Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Doctoral Thesis
    Evlat Edinmede Rıza
    (2023) Dönmez, Pınar; Kılıçoğlu, Ahmet Mithat
    Türk Hukukuna ilk olarak, 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi ile giren evlat edinme kurumu, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile tekrar düzenlenmiştir. En yalın ve temel ifadesiyle herhangi bir sebeple çocuk sahibi olmayan çiftlerin veya evli olmayan kişilerin çocuk sahibi olmalarını sağlayan, ergin ve kısıtlıların da himayesi amacı taşıyan kurum evlat edinmedir şeklinde açıklanabilir. Bu çalışmanın temel amacı evlat edinmede rıza kavramının konuya yön veren kökler açısından işlevinin, öneminin, ortaya çıkma şeklinin ve evlat edinme prosedürlerine yön veren temel şart olma niteliğinin incelenmesi, değerlenmesi ve sonuçlandırılmasıdır. Bu temel amaç etrafından evlat edinme ve rıza kavramları etraflı biçimde incelenmiş, ilişkisi tarihi köklerle ortaya konmuş, evlat edinme kurumunun hukuki niteliğinde rızanın neden temel şart olduğu ele alınmış ve evlat edinmede rıza konusu detaylıca her yönüyle incelemeye tabi tutulmuştur. Rıza odağında ele alınan evlat edinme kurumunun hukuki bir değerlendirmesi olarak bu çalışma evlat edinmeyi sosyal, psikolojik ve toplumsal bağlamı içinde ele almıştır. Böylece evlat edinme hukuki prosedürleri ile evlat edinme amacı arasındaki organik bağı koparılmamış ve göz ardı edilmemiştir. Yargıtay kararları, temel uygulamalar ve mevcut alan yazının okunması ile yapılan araştırma sonucunda evlat edinmede rızanın temel şart olmasının, evlat edinme kurumunun temel amacına hizmet etmesinde iyi bir araç ve güvence işlevi gören bir sigorta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Evlat edinme kurumu, evlat edinmede rızayı temel koşul saymaktadır. Buna yönelik prosedürler izlenmekte ve rızanın yerine getirilmesi ehemmiyetle önemsenmektedir. Böylece temel amaç olan küçüğe sıcak ve sürekli bir yuva sağlamak etkin olabilmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Yapay Zekânın Hukuki Kişiliği Sorunu
    (2025) Başer, Müge Önal; Kılıçoğlu, Ahmet Mithat
    Özellikle son yirmi yılda yaşanan teknolojik atılımlarla makineler, programlandıkları işleri yapan birer araç olmaktan çıkıp otomatik sistemler haline gelmiştir. Yapay zekâ da bu otomatik sistemlerin, günlük yaşamda en çok karşılaşılan örneklerinden birisidir. Yapay zekâ, yaşamımıza bazı kolaylıklar getirmekle birlikte, birçok hukuki soruna da kapı aralamaktadır. Olası insan hakları ihlalleri ile hukuki ve cezai sorumluluk halleri, bu açıdan en güncel hukuki sorunlardır. Farklı yaklaşımlara sahip olsalar da Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluş, özellikle 2019 yılı ve sonrasında yapay zekâ regülasyonları üzerinde çalışmaya başlamıştır. Ülkemizde henüz bu yönde bir düzenleme bulunmamakta; ancak konuyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada ise yapay zekâya ilişkin bir regülasyonun nasıl olması gerektiğinden çok yapay zekânın hukuki statüsüne odaklanılmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle kişi, gerçek kişi ve tüzel kişi kavramlarıyla ilgili genel bilgiler verilmekte; sonra teknik ve hukuki açılardan yapay zekâ kavramından ne anlaşılması gerektiği incelenmekte ve yapay zekânın sui generis bir öge olduğu tespiti yapılmaktadır. Ardından, yapay zekâ, hukuk dünyasındaki sui generis canlı ve nesnelerden hayvanlar ve otomobiller perspektifinden değerlendirilmekte ve söz konusu eşyaya ilişkin hükümlerin, yapay zekâ kaynaklı sorunları çözmede yeterli olamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Sonrasında, yapay zekâya ayrı bir hukuki statü tanınması olasılığı değerlendirilmek üzere yapay zekâya hukuki kişilik tanınmasını reddeden görüşler ile kabul eden görüşler incelenmekte ve yapay zekâya özgü bir hukuki kişilik önerisi getirilmesinde yarar olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve en son da tüm araştırma, inceleme ve değerlendirmelerimiz sentezlenerek yapay zekâya özgü bir hukuki kişilik önerisi sunulmaktadır.