Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Doctoral Thesis
    On Dokuzuncu Yüzyıl Çocuk Macera Romanlarında Sömürgeci İdeolojinin Temsili: R. M. Ballantyne'nın The Coral Island, W. H. G. Kingston'ın In The Wilds Of Africa ve H. R. Haggard'ın King Solomon's Mines
    (2018) Ayyıldız, Nilay Erdem; Gültekin, Azade Lerzan
    Bu çalışma on dokuzuncu yüzyıl çocuk macera romanlarının, macera adı altında, İngiliz sömürgeciliğinin propagandasını yaptığını ileri sürmektedir. Bunu göstermek için de, R. M. Ballantyne'nın The Coral Island (1858), W. H. G. Kingston'ın In the Wilds of Africa (1871) ve H. R. Haggard'ın King Solomon's Mines (1885) romanlarını postkolonyal teori yaklaşımıyla incelemektedir. Çalışmada, bahsedilen romanların analizleri için başlıca postkolonyal eleştirmen Edward Said, Homi K. Bhabha ve sömürge karşıtı düşünür Frantz Fanon'un yaklaşımı kullanılmaktadır. Seçilen romanlarda örneklendirilen 'stereotip,' 'öteki,' 'sömürgeci bakışı,' 'taklitçilik,' 'melezlik,' 'üçüncü uzam,' ve 'ikilem' gibi postkolonyal kavramların araştırılmasındaki amaç, sömürgeci söylemin, sömürgeci ideolojiyi güçlendirmek ve çocuk okuyuculara iletmek için nasıl işlediğini ortaya çıkarmaktır. Yapılan analizlerin ışığında çalışma; on dokuzuncu yüzyıl çocuk macera romanlarının, anlatıcı, olay örgüsü, yer ve zaman, karakter oluşturma ve içerik özellikleri açısından izledikleri benzer bir modelle geleceğin 'ideal' İngiliz sömürgecilerini oluşturmaya çalıştığını göstermektedir. Söz konusu romanların basımı arasında geçen süreyi göz önünde bulundurulduğunda çalışma; ayrıca, on dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru, sömürgeci, asimile ve hibrid kişiler arasında daha uyumlu bir ilişki sundukları için romanların birbirinden farklılaştığını da göstermektedir. Böylece, çalışma, on dokuzuncu yüzyıl İngiliz çocuk macera romanlarının, sömürgeci ideolojinin ürünü ve sürdürücüleri olarak düşünülebileceği sonucunu çıkarmaktadır.
  • Master Thesis
    Distopya Kavramları Olarak Güç ve Direniş: George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo İshiguro'nun Beni Asla Bırakma Adlı Eserlerinin Bir İ̇ncelemesi
    (2014) Kıyak, Muradiye; Gültekin, Azade Lerzan
    Bu tez, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserlerini distopik kavramlar açısından incelemeyi amaçlamıştır. Her iki romanın distopya kavramları benzeyiş acilari bakımından incelenmiştir. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır; bir giriş, iki gelişme ve bir sonuç. Tezin giriş bölümünde, distopya teriminin doğuşunu bulmak amacıyla öncellikle ütopya teriminin tanımı ve ütopya ile distopya kavramlarının ilişkisi incelenmiştir. Bu tezde, ilk gelişme bölümünde, George Orwell'ın eserinde yarattığı totaliter rejimle, karmakarışık ortamla ve hapis gibi bir hayatla, nasıl bir distopik roman sergilediği vurgulanıyor. Bu tezin ikinci bölümünde, klonların ve normal insanların bulundukları vahim durumdan dolayı Kazuo Ishiguro'nun eseri distopik açıdan incelenmiştir. Aynı bölümde, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tezin sonuç bölümünde, Beni Asla Bırakma adlı romanın gösterdiği umutsuzlukla, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romana oranla daha kötümser bit tablo çizdiği belirlenmiştir. Key Words: Orwell, Ishiguro, Ütopya, Distopya, Güç, Direniş
  • Doctoral Thesis
    Lionel Britton'un 'hunger and Love', Robert Tressell'in 'the Ragged Trousered Philanthropists', Ve Walter Greenwood'un 'love on the Dole' Isimli Romanlarında Sınıf, Ideoloji Ve Hegemonya
    (2019) Atila, Oğuzhan; Gültekin, Azade Lerzan
    Bu tez, yirminci yüzyılın ilk yarısında İngiltere'de yazılmış olan seçilmiş işçi sınıfı romanlarında, romana özgü şekil ve biçem özellikleri doğrultusunda sınıf, ideoloji ve hegemonya temalarını incelemektedir. Romanların analizinde hem klasik Marksist hem de postmarksist bakış açısıyla Marksist edebiyat eleştirisinden yararlanılmıştır. Bu tezde incelenen yazarlar, işçi sınıfının entellektüel tabakasında yer almaları ve romanlarını kendi deneyimlerinden yola çıkarak kaleme almaları bakımından seçkindir. Hunger and Love isimli romanda Lionel Britton deneysel bir edebi üslupla kapitalist toplumdaki sorunları ele alır. Walter Greenwood ve Robert Tressell'den farklı olarak Britton, romanında edebi şahsiyetlere çok sayıda atıf yapmakla birlikte bilimsel, psikolojik ve tarihi terimlerden bolca yararlanır. Britton, işçi sınıfını geniş bir kitle üzerinden anlatmak yerine romanında az sayıda karakterle küçük bir evren oluşturup kapitalist dünyada işçi sınıfı kültürü ve yaşamına dair evrensel gerçekleri ortaya koyar. Ayrıca toplumda hegemonyasını sürdüren yönetici sınıfa saldırırken sınıf ayrımcılığını ve ideolojik uygulamaları gün yüzüne çıkarır. Walter Greenwood ve Robert Tressell, özellikle işsizlik ve yoksulluk sorunlarına odaklanarak işçi sınıfının içler acısı olan çalışma ve yaşama koşullarını anlatır. Greenwood'un romanında mekan bir sanayi kasabası iken Robert Tressell romanında Kral Yedinci Edward dönemi İngiliz toplumunda endüstriyel olmayan küçük bir kasabayı mekan olarak seçer ve roman karakterleri fabrikada çalışan işçiler yerine zanaatkarlardır. Her iki yazar da kapitalizmin, devletin baskıcı ve ideolojik aygıtları araclığıyla işçileri nasıl köleleştirdiğini anlatır. Tressell'in romanında, okuyucunun olayların bağlamını anlamasına yardımcı olan çok sayıda dini ve siyasi atıf yer alır Greenwood'un romanı bir sosyal belgesel olarak kabul edilmektedir; sisteme daha üstü kapalı bir şekilde saldırırken karakterlerin psikolojik yönünü daha fazla öne çıkarır. Bu tezin nihai amacı incelenen eserlerin saygın edebiyat eserleri arasında yer almayı hak ettiği ve bu alanda daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu göstermektir.