Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Article
    Büyüme Fırsatları Bağlamında Kaldıraç, Kar Payı, Sahiplik Yoğunlaşması ve Firma Değeri İlişkisi
    (2022) Dinçergök, Burcu
    Bu çalışmada kaldıraç, kar payı, sahiplik yoğunlaşması ve firma değeri ilişkisinin büyüme fırsatlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. 2010-2020 yılları arasında Borsa İstanbul 100 endeksine kayıtlı olan belirli sayıdaki firma verileri ile gerçekleştirilen panel veri analizi sonuçları kaldıraç ve kar paylarının firma değerini pozitif yönde etkilediğini ve elde edilen sonuçların özellikle düşük büyüme fırsatlarına sahip firmalarda anlamlı olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar aşırı yatırım problemine dayanan temsilcilik teorisi ile uyumlu olup, borç ve kar paylarının yönetimi disipline edici rolü olduğu görüşüne destek vermektedir. Ancak çalışmada eksik yatırım görüşüne ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır. Sahiplik yoğunlaşmasına ilişkin elde edilen bulgular ise her iki grupta da sahiplik yoğunlaşması firma değeri ilişkisinin doğrusal olmadığını; ancak ilişki yönünün gruplar arasında farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Bireysel Yatırımcı Profili ve Yatırımcı Tercihleri Üzerine Bir Araştırma: Ankara İli Örneği
    (2019) Afşar, Can Berk; Dinçergök, Burcu
    Toplum içerisinde bireyler genel olarak temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kalan gelirlerini çeşitli hedefler doğrultusunda yatırım araçlarına dönüştürmektedirler. Bireylerin ellerinde bulunan birikimlerinin miktarı, ne şekilde ve hangi yatırım araçlarına dönüştüreceklerinin kararı ise kişiden kişiye değişmektedir. Bu kararlar alınırken, bireyler insan doğası gereği çeşitli iç ve dış faktörlerden etkilenmektedir ve yatırım tercihlerini bu doğrultularda gerçekleştirmektedir. Bireylerin kişilikleri, psikolojileri gibi içsel faktörlerin yanısıra, bireyin aile yapısı, iş ortamı, sosyal statüsü gibi dış faktörler de alınan yatırım kararlarında etkili rol oynamaktadırlar. Bu tez çalışmasında da, Ankara ilinde bulunan bireysel yatırımcıların, yatırım sürecinde aldıkları kararları etkileyen iç ve dış unsurların neler oldukları, bu unsurların alınan kararlar üzerindeki etkisinin boyutları değerlendirilmiştir. Çalışmada, Ankara ilindeki bireysel yatırımcılara, yatırımcı profillerini belirlemek ve yatırım tercihlerini davranışsal finans kapsamında değerlendirmek amacıyla bir anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmanın amacı, bireylerin yatırım kararları alma sürecinde çevrelerindeki psikolojik faktörlerden ve eğilimlerden ne derece etkilendiklerini belirlemektir. Araştırma kapsamında örneklem Ankara ilinde bulunan bireysel yatırımcılar olmuştur. Davranışsal Finans kapsamındaki psikolojik eğilimler, katılımcıların yaş, cinsiyet, medeni durum gibi demografik özelliklerinin yanısıra, aylık gelirleri, yatırıma ayırdıkları miktarları, portföylerinde bulunan yatırım araçları gibi finansal özellikler ile çapraz analiz yapılarak değerlendirilmiştir. Yapılan anketten elde edilen bulgulara göre başkentteki bireysel yatırımcıların %20'sinin en az bir psikolojik eğilim etkisinde kalarak yatırım sürecine yön verdiği bulgusuna varılmıştır.
  • Article
    Kâr Payı Dağıtımı ve Nakit Akışı Belirsizliği İlişkisi: Bıst İmalat Sektörü Firmalarında Bir Uygulama
    (2018) Dinçergök, Burcu; Pirgaip, Burak
    Bu çalışmanın amacı firmaların nakit akışı belirsizliklerinin nakit kâr payı dağıtımtutarına ve olasılığına etkilerinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Borsaİstanbul’da (BIST) işlem gören 165 adet imalat sektörü firmasının 2005-2017arasındaki yıllık verileri klasik panel veri ve panel logit veri modelleriyle analize tabitutulmuştur. İlgili modellerde diğer kontrol değişkenleri konuya ilişkin literatürdesıklıkla kullanılan serbest nakit akışları, aktif büyüklüğü, finansal kaldıraç, piyasadeğeri/defter değeri, kârlılık, dağıtılmamış kârlar/toplam özsermaye olarakbelirlenmiştir. Analiz sonuçları, firmaların nakit akışı belirsizliklerinin dağıtılan kârpayı tutarını ve olasılığını olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Buna göre,firmalar nakit akışı belirsizliklerine maruz kaldıklarında nakitlerini kâr payı olarakdağıtmak yerine korumayı tercih etmektedir. Ayrıca, kâr payı dağıtımı ile serbest nakitakışı, aktif büyüklüğü, piyasa değeri/defter değeri, kârlılık, dağıtılmamış kârlar/toplamözsermaye arasında pozitif; finansal kaldıraç arasında ise, negatif ilişki bulunmuştur.
  • Doctoral Thesis
    Applications of Machine Learning Procedures on Data Envelopment Analysis
    (2023) Kurt, Şenol; Dinçergök, Burcu
    Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Makine Öğrenmesi (MÖ), veriden anlam çıkarmayı amaçlayan ve yaygın olarak kullanılan iki metodolojidir. İki metodolojinin birlikte kullanıldığı çalışmalara ilişkin literatür incelendiğinde, genellikle MÖ algoritmalarının VZA metodolojisinin kısıtlarını aşmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir MÖ algoritmasının VZA modeli kullanılarak birim ünite etkinliğinin değerlendirmesini geliştirmek için kullanılabilirliğini araştırmaktır. Bu tez, VZA üzerindeki MÖ prosedürlerinin uygulamalarını inceleyerek mevcut literatüre katkı yapmaktadır. ML algoritmaları ile bir VZA modelinden elde edilen etkinlik skorlarını tahmin etmeye yönelik daha önce yapılmış çalışmalar olmasına rağmen, bu çalışma, bazıları daha önce kullanılmamış olan ML algoritmalarını da kullanarak bu konudaki çalışmayı genişletmektedir. Karar ağacı tabanlı MÖ modelleri, hedef değişkeni tahmin etmede daha büyük etkiye sahip olan özellikleri belirleyebilir. Önceki çalışmalar, Karar Verme Birimi (KVB) verimliliğini etkileyen önemli değişkenleri belirlemek ve açıklamak için özellik önem skorlarını kullanmıştır. Öte yandan, yeni bir yaklaşım olarak, bu çalışma bir VZA modeli için bir ağırlık kısıtlaması olarak özellik önem sıralamasının kullanılmasını önermektedir. Önerilen yaklaşım, VZA modelinin bazı girdilere çok fazla ağırlık veren ve diğer girdilere sıfır ağırlık atayarak göz ardı eden bir sınırlamasının üstesinden gelmek için kullanılabilir. Bu yaklaşım gerçek bir veri seti ile kullanılarak VZA modelinin kalitesinin arttırdığı kanıtlanmıştır.
  • Master Thesis
    Avrupa ve Türkiye'de Ticari Alacak Sigortası Uygulamalarının Karşılaştırılması
    (2019) Temel, Hazal; Dinçergök, Burcu
    Ekonomilerde yaşanan beklenmeyen değişiklikler piyasaları daha riskli hale getirmiş ve işletmelerin risk yönetimi konusunda yeni çözüm yollarına başvurmaları gerekliliğini doğurmuştur. Ticari alacak sigortası, işletmelerin devamlılığını sürdürebilmesi amacıyla sigortalanabilir riskleri garanti altına alarak, işletmelere güvenli bir şekilde ticaret yapma, yeni yatırımlar yapabilme ve finansal kayıplardan koruma ile birlikte kurumsal bir risk yönetimi hizmeti sunmaktadır. 19. yy. ın sonlarından günümüze kadar aynı amaç için hizmet eden ticari alacak sigortası, en büyük pazar payına Avrupa'da ulaşmıştır. Türkiye'de ise, 1990 yıllarının sonlarında yürürlüğe girmiştir ve hala gelişimini sürdürmektedir. Bu çalışmanın amacı, Avrupa ülkeleri ile Türkiye'de ticari alacak sigortası sistemlerinin incelenip, ekonomik göstergeler ile karşılaştırılarak izlenmesi gereken yol haritasının oluşturulmasıdır.
  • Master Thesis
    Katılım Bankacılık Sistemi ve Türkiye'deki Katılım Bankalarının Sürdürülebilirlik Faaliyet Raporları Üzerinden Değerlendirme
    (2022) Geçimli, İbrahim; Dinçergök, Burcu
    Sürdürülebilirlik, gelişen teknoloji ve buna bağlı olarak artan endüstriyel faaliyetler sonucunda çevreye yönelik kaygıların artması ile ortaya çıkan bir kavramdır. Gelecek nesillere yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya bırakılması için sürdürülebilirlik, önemini her geçen gün artırmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren altı katılım bankasının raporlarında sürdürülebilirlikle ilgili faaliyet ve yaklaşımların belirlenmesi amaçlanmıştır. İçerik analizi yöntemiyle raporlar incelenmiş, Birleşmiş Milletler'in sürdürülebilirlik hedefleri kriter olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Türkiye'deki katılım bankalarının sürdürülebilirlik konusundaki faaliyetlerinin hangi BM hedefleri ile uyumlu olduğu ortaya konulmuştur.
  • Doctoral Thesis
    CDS Primini ve Vadeli İşlem Sözleşme Fiyatlarını Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği
    (2025) Benli, Tolga; Dinçergök, Burcu
    Günümüz finansal piyasalarının karmaşık yapısı içerisinde etkin risk yönetimi ve optimal yatırım stratejileri geliştirmek, piyasa katılımcılarının çeşitli finansal enstrümanları derinlemesine kavramasını gerektirmektedir. Vadeli işlem sözleşmeleri ve Kredi Temerrüt Takasları (CDS) gibi türev ürünler, risk yönetiminde stratejik öneme sahip finansal varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu enstrümanların fiyatlandırma mekanizmaları hem ulusal hem de küresel çok sayıda ekonomik faktörün etkisi altında şekillenmektedir. Söz konusu faktörlerin vadeli işlemler ve CDS primleri üzerindeki münferit etkilerinin sistematik analizi, risk yönetimi süreçlerinin optimizasyonu ve daha isabetli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik öngörüler sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye CDS primi ile Borsa İstanbul Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası ürünlerinden dolar/TL ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hangi ulusal ve küresel değişkenlerden etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak ilgili değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkileri de dikkate alınmıştır. Literatürde öne çıkan çalışmalardan faydalanarak ulusal düzeyde enflasyon, sanayi üretim endeksi, merkez bankası dış borcu ve rezervi verileri kullanılırken küresel düzeyde VIX ve MSCI ACWI endeksleri ve Amerika, Çin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya CDS primleri kullanılmıştır. Veriler, Ağustos 2018-Aralık 2024 dönemini kapsamakta ve aylık frekanstadır. Ulusal değişkenlerin birçoğunda Ağustos 2018 tarihinde meydana gelen yapısal kırılma sebebiyle veri seti bu tarih kesim noktası olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Yöntem için VAR metodolojisi izlenmiş, Granger nedensellik testi, etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar CDS priminin ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hem küresel hem de ulusal değişkenlerle ilişkisini ortaya koyarken dolar/TL vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının ulusal etki altında olduğunu göstermektedir. Ek olarak bağımlı değişkenlerin yapısal kırılmalardan etkilendiği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Comparison of Enterprises' Sustainability Performance and Accounting-based Performance With Multi-Criteria Decision Making Methods: an Application in Bist Sustainability Index
    (2024) Sönmez, Asiye Suna; Dinçergök, Burcu
    Sosyal, çevresel ve ekonomik boyutları olan sürdürülebilirlik kavramı son yıllarda işletmeler ve işletme paydaşları açısından çok önemli bir konu haline gelmiştir. Yatırımcılar ve finans çevreleri de iyi yatırım kararları alabilmek adına finansal bilgiler kadar finansal olmayan bilgilere de önem vermektedir. Bu sebeple sürdürülebilirlik performansının objektif bir şekilde ölçümü hem mevcut paydaşlar hem de işletmelere gelecekte yatırım yapmayı düşünen taraflar açısından son derece önemlidir. Çok kriterli karar verme yöntemleri performans ölçümlerinde çok boyutlu analiz imkanı sağlama, kapsamlı ve sistematik yaklaşım sunma, hassas sonuçlar elde etme, birbiriyle çelişen kriterleri dikkate alma yönleriyle öne çıkmaktadır. Bu çalışmada Topsis, Moora ve GRA yöntemleri ile 2018-2022 yılları arasında seçilmiş olan 10 işletmenin sürdürülebilirlik ve muhasebe temelli performansları değerlendirilmiştir. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinde ise Geliştirilmiş Entropi yöntemi kullanılmıştır. Sosyal boyutlardan kadın yönetici oranı en yüksek ağırlığa sahip iken çevresel boyutlardan atık miktarı en düşük ağırlığa sahip olarak bulunmuştur. Migros sürdürülebilirlik performansı, Ford Otosan ise finansal performansı en yüksek işletme olarak belirlenmiştir. Pearson Korelasyon analizi sonuçları iki sıralama arasında istatistiki açıdan anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilirlik Raporlaması, Muhasebe Temelli Performans, Türkiye'de Sürdürülebilirlik
  • Article
    Temsilcilik Maliyetleri Bağlamında Kaldıraç, Sahiplik \ryoğunlaşması ve Etkinlik İlişkisi: Bıst Kimya, İlaç, Petrol, \rlastik ve Plastik Ürünler Sektöründe Bir Uygulama
    (2022) Dinçergök, Burcu; Yıldız, Ayşe
    Bu çalışmada ortak-yönetici çatışmalarından kaynaklanan temsilcilik probleminin ve buna ilişkin \rmaliyetlerin kaldıraç kullanımı ile azaltılıp azaltılmayacağı araştırılmaktadır. Çalışma 2018 ve 2019 \ryılları için Borsa İstanbul’da Kimya, İlaç, Petrol, Lastik ve Plastik Ürünler Sektöründe kayıtlı olan ve \ranaliz şartlarını sağlayan 27 kimya firması kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada finansal \rperformans göstergelerini performans ölçütü olarak kullanan çalışmalardan farklı olarak performans \rölçümü için farklı etkinlik hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. Diğer değişkenlerle anlamlı bulunan \rölçek etkinliği firmaların etkinlik göstergeleri olarak kullanılmıştır. Etkinliğin kaldıraca etkisi de \roluşturulan başka bir modelle test edilmiştir. Tüm analizler sahiplik yoğunlaşmasının etkinliğe ve \rkaldıraç oranına olası etkileri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Regresyon analizlerinden elde \redilen sonuçlar, kaldıracın etkinlik üzerinde ve etkinliğin de kaldıraç üzerinde pozitif yönlü bir etkiye \rsahip olduğunu ortaya koymuştur. Sahiplik yoğunlaşması değişkenine dair elde edilen sonuçlar ise \rbu değişkenin kaldıraç ve etkinlik değişkeni üzerinde istatistiki açıdan etkili bir faktör olmadığını \rbelirtmiştir
  • Article
    Ekonomi Politikası Belirsizliğinin Nakit Oranlarına Etkisi: Bist 100 Endeksindeki Firmalarda Bir Uygulama
    (2023) Dinçergök, Burcu
    Bu çalışmada ekonomi politikası belirsizliğinin firmaların nakit oranları üzerindeki etkisi ve finansal kısıtların bu ilişkideki rolü analiz edilmektedir. Çalışma 2002-2021 döneminde BİST100 endeksinde yer alan firmaların verileri kullanılarak panel veri analizi ile gerçekleştirilmiştir. Kullanılan belirsizlik endeksleri sırasıyla Dünya Belirsizlik Endeksi, Avrupa Belirsizlik Endeksi ve Türkiye Belirsizlik Endeksleridir. Çalışma sonuçları, kullanılan tüm belirsizlik endeksleri için endeksteki artışın nakit oranlarını artırdığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar nakit tutma güdülerinden ihtiyatlılık güdüsü ile açıklanmaktadır. Çalışmada ayrıca firmalar finansal kısıtlılıklarına göre gruplara ayrılmıştır. Gruplamalar, Kaplan ve Zingales (1995) endeksine, firmaların kâr payı dağıtıp dağıtmamalarına ve kâr payı dağıtım oranlarına göre yapılmıştır. Teorik beklentinin aksine, sonuçlar sadece finansal kıstı göreceli olarak daha az olan firmalarda, ekonomi politikası belirsizliği ve nakit oranları arasındaki pozitif ilişkinin istatistiki açıdan anlamlı olduğunu göstermektedir.