Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Orta Asya Türk Devletleri Politikası Üzerindeki Rus Politik Etkisi
    (2010) Kılıçbeyleroğlu, Buğra; Başak, Cengiz
    Orta Asya tarihin başından beri Türk topluluklarının ana vatanı olma özelliğini korumuştur. Çeşitli zamanlarda belli devletlerin saldırısı ve hâkimiyetine geçmiştir. Bu tezde Türkiye'nin Orta Asya Türkleri ile olan ilişkileri dikkate alınacaktır. Türkiye kökenlerini Orta Asya'dan almış bir devlettir. Tarih boyunca da kesintilere de maruz kaldıysa da ilişkilerini büyüklü küçüklü ölçülerde sürdürmeye devam etmektedir. Soğuk Savaş öncesi dönemlerde olsun soğuk savaş sırasında olsun ya da sonrasında ilişkiler duraksasa da kesilmemiştir.Tabi bu ilişkilerin seyrini etkileyen bir takım politikalardan da söz etmek mümkündür. Özellikle bölgede büyük devletlerin politik çekişmeleri yaşanmıştır. Rusya bölge üzerinde kültürel açıdan olsun, ekonomik açıdan olsun ya da askeri açıdan olsun hala başat etkisini korumaktadır. Rus politikalarına karşı duruşları değiştiren ya da belirleyen bölgesel aktörler kendileri için doğru olana en yakın siyaseti izlemeye çalışmıştır. Afganistan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bu aktörler içinde saymak mümkündür. Rusya'nın bu politikalar üzerindeki etmen olma faktörü çok kutuplu dönemde bir süper güç olmasının dışında en yakın geçmişte Orta Asya'da siyasi birliği sağlayan son devlet olmasından da kaynaklanmaktadır. Böylece bölge bu döneminde Rusya'nın isteklerine göre şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Rusya'nın yakın dönem çıkarları içinde hala önemini koruyan Orta Asya hem Rusya'nın güneyinde çok geniş sınırlarla komşu olmasıyla, enerji kaynakları açısından zenginliğiyle ve geçmişte yerleşmiş ve hala Orta Asya'da bulunan en kalabalık azınlık nüfusuyla bölgeyle olan ilişkilerini kesintisiz bir biçimde devam ettirmektedir.Bu durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Rusya Türkiye ` nin Orta Asya politikası üzerinde ki belirleyici rolünü hala korumaktadır. Bu çalışmada bu etki üzerinde Türkiye'nin konumu incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Türkiye'den Geçen ve Geçmesi Planlanan Enerji Yolları ve Bu Enerji Yollarının Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2010) Korkmazgöz, İhsan; Başak, Cengiz
    Sanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21. yüzyılda da dünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağı kesindir. Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinin değişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlı duruma getirmiştir. Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılan kaynaklar arasında petrol ve doğalgazın tüketim açısından diğerlerinden daha öncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kafkas ve Orta Asya Cumhuriyetleri, var olan zenginlikleriyle birlikte bağımsızlıklarını kazanmışlar ve yenidünya sisteminin güç mücadelesine sahne olmuşlardır. Bu güç mücadeleleri içinde Hazar Bölgesi, içerdiği petrol zenginlikleri açısından 21. yüzyılın enerji üretiminin odak noktası olarak görülmektedir.Hazar Bölgesi petrol ve doğalgazının uluslararası piyasaya taşınması için yapılacak boru hatları güzergâhları bağlamında verilmekte olan mücadelenin özünde bölgedeki kaynakların geliştirilmesi ve 21. yüzyılda Batı'nın körfez petrolüne bağımlılığının azaltılması yatmaktadır. Ayrıca, ikmal güvenliğini sağlamada Avrasya'daki enerji kaynakları üzerinde Rusya'nın tekelini kırma da yer almaktadır.Çok farklı rotaların öngörüldüğü stratejiler arasında Batı için esas olan enerji güvenliği, ABD açısından çoklu boru hatları, şirketler için ise güvenli geçiş noktalarının tercih edilmesi iken; Rusya için Sovyetler Birliği dönemi enerji nakil hatlarının revize edilmesiyle birlikte tekrar kullanıma sokulması şeklindedir.Hazar Bölgesinde en önemli kültürel etki ve siyasi güç sahibi ülke Türkiye'dir. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmenin kendisine getireceği yararların farkındadır. Bölgedeki kritik gelişmeleri yakından izleme, akılcı çözümler üretme, jeopolitik gücünü yerinde ve zamanında kullanma, orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturma gibi beceriler geliştirip, uygulayabilen bir Türkiye'nin etkinliğini Hazar Havzası ülkeleri başta olmak üzere diğer çevre ülkelerinin de yararına olacak şekilde artırması kaçınılmazdır.
  • Master Thesis
    Türk Dış Politikasında Çin Halk Cumhuriyeti ile İşbirliği Olanaklarının Analizi
    (2008) Sertel, Uygar Mustafa; Başak, Cengiz
    SERTEL, Uygar Mustafa. Türk Dış Politikasında Çin Halk Cumhuriyeti ile İşbirliği Olanaklarının Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008.Bu tezde öncelikle Türk-Çin ikili siyasi ilişkilerinin gelişimi gerçekçilik ve inşacılık kuramları açısından incelenmiş ve gerçekçilik kuramının bu gelişim sürecini açıklamada daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır. Daha sonra ikili ilişkilerin tarihsel arka planı özetlenmiş, diplomatik ilişkilerin kuruluşundan 2000 yılına kadar kaydedilen gelişmeler açıklanmış ve özellikle 2000 yılı sonrasında kaydedilen gelişmeler ayrıntılı biçimde irdelenmiştir. Dış politikanın siyasi ilişkilerin yanı sıra diğer konuları da kapsadığı düşüncesinden hareketle, Türkiye-Çin ikili ekonomik, askeri ve kültürel ilişkileri de ana hatlarıyla incelenmiştir. Ardından, 2000-2005 döneminde iki ülkenin birbirlerinin dış politika gündemlerindeki yeri belirlenmiş, Türkiye ve Çin'in daha ileri düzey siyasi işbirliğinden elde edebilecekleri kazanımlar ortaya konmuş ve böyle bir açılımın modaliteleri irdelenmiştir. Bu çerçevede, Çin'in Türkiye'nin mevcut yönelimlerine bir alternatif sunmaktan ziyade, ikili ilişkilerini daha ileri bir düzeye taşıyabileceği bir ülke olabileceği ve bunun çok boyutlu Türk dış politikasına zenginlik katacağı sonucuna varılmıştır.