Search Results

Now showing 1 - 10 of 65
  • Article
    Almanya Örneğinde Terörizmle Mücadele Aracı Olarak Vatandaşlık Kaybı – Uluslararası Hukukun Sınırları
    (2023) Arsava, Ayşe Füsun
    Terörizmle mücadelede vatandaşlık kaybı günümüzde bir rönesans yaşamaktadır. Kimi devletlerin bu çerçevede mevcut hukuki dayanağa istinat ettiği görülmektedir. Örneğin Almanya’da vatandaşlık hukuku 2019’da terörizmle bağlantılı vatandaşlık kaybı düzenlemesi ile genişletilmiştir. Makalede bu tür düzenlemelerin Uluslararası Hukuka uygunluğu tartışılmaktadır. Yapılan düzenleme ile hernekadar Uluslararası Hukukun reddettiği vatansızlık durumu ortaya çıkmasa da, farklı insan hakları sorunları ortaya çıkmaktadır. Almanya’nın yaptığı düzenleme somut durumu dikkate almaması nedeni ile eleştirildiği gibi, vatandaşlık kaybının ülkeye girişi engelleme amacı taşıması nedeni ile de eleştirilmektedir. Devletler bu tür düzenlemelerle güvenliği bakımından tehlikeli gördükleri vatandaşları hakkında cezai takibat yapmak yerine onları vatandaşlıktan çıkararak Uluslararası Hukuk sorumluluklarından kurtulmak istemektedir. Makalede devletlerin terörizmle mücadele araçlarına ve Uluslararası Hukukun bu çerçevedeki sınırlarına ışık tutulmaktadır.
  • Article
    AB YASAMA TASARRUFLARINA KARŞI BİREY HAKLARINI KORUMA MEKANİZMASI
    (2017) Arsava, Ayşe Füsun
    Lizbon Anlaşması AB'nin hakları koruma mekanizmalarında önemli değişiklikler getirmiştir. Önemli değişikliklerden biri gerçek ve tüzel kişilerin dava açma hakkını düzenleyen 263. maddenin 3. paragrafıdır. Söz konusu paragrafta, birinci ve ikinci alt paragraflarda bahsedilen şartların oluşması durumunda, gerçek ve tüzel kişilerin kendilerine direkt veya dolaylı olarak etki eden işlemlere ve uygulanış detayları açıkça belirtilmemiş düzenleyici işlemlere karşı dava açılabileceği ifade edilmiştir. Bu madde AB yasal işlemlerine karşı kişisel hakların korunmasına ilişkin mekanizmalara, ABAD'ın 3.10.2013 tarihli Inuit Kanatami davasındaki tüzük karakterli hukuki tasarruflar ifadesine ilişkin yorumu çerçevesinde ışık tutmaktadır.
  • Article
    AİHM'NİN AB DİVANINI İKÂME ETMESİ
    (2017) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHM içtihatları üzerinden şekillenen AİHM ve AB Divanı arasındaki ilişkide 2012 tarihli Michaud-Fransa davasında AİHM'nin verdiği karar bir dönemeç teşkil etmektedir. Michaud-Fransa davasında 2005 tarihli Bosphorus-İrlanda davasında kabul edilen varsayımı reddeden AİHM gerekçesini Birlik temel hak koruma sisteminin yetersizliğine istinat ettirerek AB direktifini iç hukukta düzenleyen Fransız kanununu denetlemiş ve bu tutumu ile AB Divanını ikame etmiştir.Makale, AB temel hakları koruma sisteminin AİHK hakları koruma sistemi ile eşdeğerliliği tartışmaları bağlamında Michaud-Fransa davası örneğinde AİHM'nin içtihat hukuku gelişimine ışık tutmaktadır.
  • Article
    Ab Adalet Divanı’nın Hukuk Yaratması Ultra-vires Tasarruf Olarak Görülebilir Mi?
    (2021) Arsava, Ayşe Füsun
    AB Adalet Divanı Taricco II davasında vermiş olduğu kararla İtalyan Anayasa Mahkemesi ile kendi arasındaanayasal kimliğin korunması konusundaki mevcut uyuşmazlığın tırmanmasını önleyebilmiştir. AB Adalet Divanı birönceki kararında İtalyan hukukunun zaman aşımı kurallarının AB’nin Çalışma Usulleri Hakkındaki Sözleşme’nin325. maddesi muvacehesinde uygulanmaması gerektiği sonucuna varmıştır. İtalyan Anayasa Mahkemesi ise budurumu İtalyan Anayasasının kimliğinin korunması ile bağdaşmaz olarak görmüştür. Makalede AB’nin ÇalışmaUsulleri Hakkındaki Sözleşme’nin 325. maddesinin etkisine ilişkin olarak AB Adalet Divanı tarafından getirilengerekçelere ve Taricco I kararında getirilen AB Adalet Divanının hukuk yaratma sınırlarına ışık tutulmaktadır.
  • Article
    Uluslararası Hukuk ve Bm Teşkilatındaki Değişimler
    (2015) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukuk tarafından düzenlenen alanlar arttıkça uluslararası hukukun parçalanması (fragmentation) bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine ters düşen çıkarların ve konuların uluslararası hukuk tarafından düzenlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede genel uluslararası hukuk düzenlemelerinden kaçış yerine belli alanlarda bölgesel düzenlemelere yönelişten söz edilmektedir. Bu durum BM örgütünün ve kurumsal yapısının değişimi tartışmalarını gündeme getirmektedir. Makale uluslararası hukukun bütünleştirilesi ve parçalanması arasındaki gerilime ve yeni gelişimlere ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır.
  • Article
    Aihm Kararlarının Yerine Getirilmesi
    (2020) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) AİHK’dan do -ğan mükellefiyetlerin üye devletlerden birisi tarafından yerine geti -rilmemesi halinde mükellefiyetin yerine getirilmediğini tespit eder.Bu tespitin gereğinin yerine getirilmesi üye devletlerin mükellefiye -tidir. Mükellefiyetin gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda Av -rupa Konseyi Bakanlar Komitesinin yeniden AİHM’ne başvuru imkânıbulunmaktadır. AİHM’nin bununla beraber 2003’ten itibaren kararla -rında ihlâl tespitinin ortadan kaldırılması bağlamında somut önerileryaptığı görülmektedir. Bu tablo AİHM’nin tespit kararından eda kararı -na geçiş yaptığını ortaya koymaktadır. Makalede AİHM’nin Konvansi -yonda dayanağı olmayan eda kararları yerine yeniden tespit kararlarıile ilgili Konvansiyon düzenlemesine dönmesi gerekliliğine ilişkin de -ğerlendirmeler yapılmaktadır.
  • Article
    AİHM’NİN İNSAN HAKLARI ALANINDA OYNADIĞI ANAYASA MAHKEMESİ ROLÜ
    (2018) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukukun anayasallaşma sürecinde AİHK Avrupa’nın gölge anayasası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Avrupa Anayasa Mahkemesi olarak nitelendirmektedir. AİHM içtihatı ile insan hakları alanında Avrupa Konseyi’nin 47 üyesi arasında mütecanis bir standart yaratılması nedeniyle bu tespit isabetlidir. Söz konusu insan hakları standartı bağlayıcıdır ve bireysel başvuru üzerinden de talep edilmektedir. Herşeyden önce diğer uluslararası mahkemelerle veya insan hakları kurumları ile karşılaştırma yapıldığı zaman AİHM’nin önemi daha iyi ortaya çıkmaktadır. AİHM’nin söz konusu yönlendirme fonksiyonu onun insan hakları alanında Avrupa Anayasa Mahkemesi rolünü oynamasını sağlamaktadır. AİHM’nin bir anayasa mahkemesi ile karşılaştırılması durumunda ancak iki mahkeme arasında açık sınırların olduğu ortaya çıkmaktadır. AİHM AİHK’da yer alan haklara riayet denetimi yapmaktadır ve bu çerçevede ulusal özellikleri dikkate almaktadır. AİHM’nin denetimi bunun ötesinde subsidier (ikâme edici) bir denetimdir. AİHM uluslararası bir mahkeme olarak ulusal seviyede herhangi bir icra olanağına sahip değildir; kararlarının üye devletler tarafından icra edilmesi gerekmektedir. AİHM’nin ulusal bir anayasa mahkemesine nazaran söz konusu zafiyeti nedeniyle daha zayıf bir statüye sahip olması, onun anayasa mahkemelerinin fonksiyonlarını tamamlayan bir mahkeme olarak nitelendirilmesi sonucunu doğurmaktadır.
  • Article
    Uluslararası Hukuk Anlaşmalarının Geçici Uygulanması
    (2020) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukuk anlaşmalarının geçici olarak uygulanması uluslararası hukukta tartışmalı bir müessese olarak önemli hukuki sorunlar ortaya atmaktadır. Uluslararası hukuk anlaşmalarının geçici uygulanması son olarak AB çatısında karma anlaşma karakterli bir serbest ticaret anlaşması olan CETA (Comprehensive Economic and Trade Agreement) anlaşması bağlamında dikkatleri üstüne çekmiştir. Makalede uluslararası hukuk, ulusal hukuk ve AB hukuku seviyesinde doğan sorunlar bir taraftan uluslararası hukuk aktörlerinin tasarruf ehliyetleri, diğer taraftan anayasa muvacehesinde öngörülen demokrasi prensibi gereksinimleri çerçevesinde tartışılmaktadır.
  • Article
    Ab Hukukunun Uluslararası Hukukla İlişkisinin Temelleri ve Sınırları
    (2019) Arsava, Ayşe Füsun
    AB’nin ve üye devletlerin ekonomik ve parasal Birlik ve ortak mülteci politikası gibi aktüel krizlerin üstesinden gelmek için sıklıkla Uluslararası Hukuk enstrümanlarına başvurduğu görülmektedir. Bu gelişme AB Hukuku ve Uluslararası Hukuk ilişkisinin yeniden ele alınmasına neden olmaktadır. AB primer hukukunun tereddütsüz Uluslararası Hukuk yaklaşımı ile formüle edilmiş olmasına karşılık, bu yaklaşımın AB Adalet Divanı tarafından paylaşılmadığı görülmektedir. Makale AB Hukukunun muhtariyetinin, AB Hukukunun Uluslararası Hukuk dayanağı temelinde ele alınması gerekliliğine eğilmektedir.
  • Article
    Bm Güvenlik Konseyi'nin İnsan Haklarını Koruma Rolü ve Güvenlik Konseyi'nin Yetkilerinin Dayanağı ve Sınırları
    (2008) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; Law
    Özet: 1990 'lı yıllardaki Birleşmiş Milletler uygulamaları Güvenlik Konseyi'ni insan haklarının koruyucusu konumuna getirmiştir. Güvenlik Konseyi'nin insan hakları ihlâllerine müdahale kriterlerinin belirlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın VII. Bölümü'ne göre tasarrufta bulunabilmesinin kriterleri günümüzde en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Makalede bir taraftan söz konusu kriterlerle ilgili gelişmelere ışık tutulurken, diğer taraftan da Birleşmiş Milletler uygulamasında tek düzelik bulunmadığına dikkat çekilmektedir.