4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article The Uses of Anachronism in Shakespeare’s Troilus and Cressida(2017) Adanur, Evrim Doğan17. yüzyılın başlarında yazılan Troilus ve Cressida oyunu geçmiş ve şimdiki zamana ait farklı davranış ilkeleri barındırır. Oyunda şövalyelik zamanlarının kaybolan idealleri Truvalı Hector ile modern olanlar ise Yunanlı Ulysses tarafından temsil edilir. William Shakespeare, ortaçağa ait/feodal olan ile modern/kapitalist olanı birarada sunarak geçmiş ve çağdaşa anakronistik bir yaklaşım getirmektedir. Batı geleneğindeki en ünlü savaş ve kahramanlık hikayesinin kendi yorumunda Shakespeare, doğrusal tarih anlayışını problematize etmekte ve sadece çağdaşa ait olan davranış ve düşünce biçimlerini geçmişe taşıyarak değil, aynı zamanda modern zamanda kahraman olmanın anakronizmini de göstererek geçmişe kairotik bir bakış açısıyla bakmaktadır. Bu gerekli anakronizm Shakespeare'e Rönesans dönemine ortaçağ boyunca romans geleneği etkisiyle değişerek gelen sadece görünüşte Homeros'a ait olan bu hikayenin yeniden anlatımıyla erken modern çağın ideolojileri üzerine yorum yapmasına olanak vermektedirArticle Shakespeare’in The Winter’s Tale ve Winterson’ın The Gap of Time Eserlerinde Zamanın Travması(2018) Adanur, Evrim DoğanWilliam Shakespeare’s The Winter’s Tale and its rewriting in the novel form by Jeanette Winterson both handle the concept of time traumatically. In the play, the traumatic events culminating into tragedy is linked to the second part of the play, after an interval of 16 years, with the help of the emblematic character “Time” that winds the play towards a seemingly happy ending. In the novel, on the other hand, the narrator takes up the role of Time and changes the setting in time and space. The change in temporality not only disrupts the flow of time signifying trauma, but also leads way to an otherwise impossible reconciliation entailing the trauma of forced compromise without a proper denouement. Trauma is attempted to be treated in Shakespeare’s The Winter’s Tale through miracle and forgiveness and in Winterson’s novel through forgiveness and in the belief that the next generation will not make the same mistakes as the old one. This paper evaluates the trauma of the gap of time in these two works through Cathy Caruth’s theory on the effects of forgetting the past trauma and Thomas de Quincey’s concept of being carried to the normal flow of time in Shakespearean dramatic action.Doctoral Thesis Güncel İngiliz Romanında Neo-viktoryen Bağlamlar: Michel Faber'in Kızıl Taçyaprağı ve Beyaz, Sarah Waters'in Usta Hırsız ve Peter Ackroyd'un Cinayet Sanatı(2015) Gündüz, Ela İpek; Adanur, Evrim Doğan; Er, Zekiye AntakyalıoğluTarihsel roman olarak değerlendirilebilen Neo-Viktoryen roman, hakiki geçmiş ve oradan çıkan tarihsel doğrular arasında uyumsuzluk/farklılık farkındalığı olan, güncel zamanların kültürel bir ürünüdür. Bu bakış açısı, 'sahte tarih' (apocryphal) de denilen tarih yazımı gibi, geçmişin alternatif versiyonlarını da sunan yeni yaklaşımlara ilgi çeker. Tarih yazımındaki bu güncel gelişmelerle, tarihsel romanın değerlendirilmesi değişmiştir ve tarihin kurgusallığı artık kurgusallığa bağışık değildir. Bu sebeple, tarihsel roman gerçek ve kurguya olan yaklaşımı açısından, ondan önce gelen tarihsel romanlardan kendini ayırır. Neo-Viktoryen roman, geçmişin alternatif temsillerinde, kurgusal gerçekliği (faction) vurgulayarak, yeni olanaklar bulur. Bu yeni bakış açısıyla, neo-Viktoryen roman ikincil öneme sahip ana karakterler ve uygunsuz Viktoryenlerin görülmeyen hayatlarının tasviri ile geleneksel Viktoryen romanların ve tarihsel metinlerin bıraktığı boşlukları doldurmayı amaçlar. Günümüz İngiliz kültürü Viktoryen döneme karşı bir ilgi içindedir. Neo-Viktoryen roman, günümüz kültürünün köklerini geçmişe dönük bir biçimde değerlendirebilmek için Viktoryen döneme odaklanır. Viktoryen dönemle olan bu geçici uzlaşma; ya daha masum zamanlara ulaşmak, ya da bugünün problemlerine neden olan kaybolmuş gerçeklikleri bulmak içindir. Öyle ya da böyle, özellikle Viktoryen hatırlanır ve sonuçta neo-Viktoryen roman ortaya çıkar. Neo-Viktoryen romanların ortak özelliği özel olarak Viktoryen, genel olarak da tarihle olan ilgileridir. Neo-Viktoryen romanlar geleneksel tarihsel roman ve onun güncel versiyonlarının bir deviasyonudur. Neo-Viktoryen romanların kendi türsel çeşitliliklerinden dolayı, onları tek bir ifade ile tanımlamak zordur. Her neo-Viktoryen roman kendisini diğerlerinden ayıran biçimsel özelliklere sahiptir. Tarihsel roman olarak Neo-Viktoryen roman hem klasik, hem yeni bir tarihsel bakış açısı içerir. Neo-Viktoryen yazarlar konularını ele alırken farklı tarzlardan yararlanırlar. Bu tarzlar genellikle geleneksel türlerden faydalanılarak oluşturulur. Özellikle romans edebi bir tür olarak neo-Viktoryen romancıların kullanımına uygun düşmüştür. Bu bağlamda, John Fowles'ın romans özellikleri taşıyan Fransız Teğmenin Kadını adlı romanı örnek alınarak bu tez üç neo-Viktoryen romana yönelik olarak hazırlanmıştır: Michel Faber'in Kızıl Taçyaprağı ve Beyaz (2002), Sarah Waters'ın Usta Hırsız (2002) ve Peter Ackroyd'un Cinayet Sanatı (1994). Bu romanların analizi ile birlikte, her biri Viktoryen döneme (formları ve içerikleri ile) farklı bir açıdan yaklaşan neo-Viktoryen romanların çeşitli türleri sunulmuştur. Bu roman türleri sırasıyla romans, duygusal ve suç romanlarıdır fakat cinselleştirilmiş bir şekildedirler. Bu geleneksel romanların özellikleri, geçmişi hatırlarken, Viktoryen cinselliğini vurgulayan bir şimdiki bakış açısıyla yeniden kullanılırlar. Yine de, bu yeni-Viktoryen romanların güncel edebiyata en önemli katkısı tarihsel roman geleneklerini yeniden değerlendirmeleridir.Master Thesis Bir Yaz Gecesi Rüyası, Nasıl Hoşunuza Giderse ve Onikinci Gece Oyunlarındaki Bakhtinsel Karnaval Ruhu: Zaman-mekan İlişkisi, Rol Değiştirme, Güldürü, Parodi ve Grotesk İmgeleme(2015) Şen, Nigar; Adanur, Evrim DoğanWilliam Shakespeare'ın Bir Yaz Gecesi Rüyası (1595-96), Nasıl Hoşunuza Giderse (1599-1600) ve Onikinci Gece (1599-1600) adlı romantik komedileri, Mikhail Bakhtin'in teorisine uygun olarak mevcut dünya düzeninin ve geleneklerinin tersine çevrilmesini öngeren karnaval ruhunu yansıtır. 'Halk mizahı' geleneğine dayanan Bakhtin'in karnaval anlayışı, dünya düzenine yeni bir bakış açısı getirir. Bahsedilen üç oyun 'rol değiştirme,' 'zaman-mekan ilişkisi,' 'parodi' ve 'grotesk imgeleme' gibi karnaval kavramlarıyla ilişkilendirilip çözümlendiğinde, oyunlardaki karnavalesk bağlamda alışılagelmiş düzenin temsilcilerinin güldürü amacıyla yapılan taklitleri, taklitlerinin asıllarının yerini alması ve bozuk ya da garip vücut şekilleri gözlemlenir. Bu durum, oyunlarda dogmalara karşı olan ve doğrunun göreceli olduğunu gösteren bir karnaval dünyası oluşturur. Bu karnaval bağlam, mevcut hierarşik düzenin kurallarını geçici olarak kaldırıp yeni bir dünya görüşü sunar. Bakhtinsel karnaval bağlam ve arka plandaki şenlikler, rol değiştirme, parodi ve grotesk imgelemelerle birlikte oyunlarda temsil edilen otoriter düzene karşı farklı bir dünya algısı ortaya koyar. Bu üç romantik komedideki karnaval bağlamı, mevcut kural ve gelenekleri bozar fakat aynı zamanda otoriter güçlerin ve ilkelerin üzerinde yapıcı etki bırakır. Anahtar Sözcükler: William Shakespeare, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Nasıl Hoşunuza Giderse, Onikinci Gece, Bakhtin, Karnaval Teorisi

