Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Doctoral Thesis
    Güncel İngiliz Romanında Neo-viktoryen Bağlamlar: Michel Faber'in Kızıl Taçyaprağı ve Beyaz, Sarah Waters'in Usta Hırsız ve Peter Ackroyd'un Cinayet Sanatı
    (2015) Gündüz, Ela İpek; Adanur, Evrim Doğan; Er, Zekiye Antakyalıoğlu
    Tarihsel roman olarak değerlendirilebilen Neo-Viktoryen roman, hakiki geçmiş ve oradan çıkan tarihsel doğrular arasında uyumsuzluk/farklılık farkındalığı olan, güncel zamanların kültürel bir ürünüdür. Bu bakış açısı, 'sahte tarih' (apocryphal) de denilen tarih yazımı gibi, geçmişin alternatif versiyonlarını da sunan yeni yaklaşımlara ilgi çeker. Tarih yazımındaki bu güncel gelişmelerle, tarihsel romanın değerlendirilmesi değişmiştir ve tarihin kurgusallığı artık kurgusallığa bağışık değildir. Bu sebeple, tarihsel roman gerçek ve kurguya olan yaklaşımı açısından, ondan önce gelen tarihsel romanlardan kendini ayırır. Neo-Viktoryen roman, geçmişin alternatif temsillerinde, kurgusal gerçekliği (faction) vurgulayarak, yeni olanaklar bulur. Bu yeni bakış açısıyla, neo-Viktoryen roman ikincil öneme sahip ana karakterler ve uygunsuz Viktoryenlerin görülmeyen hayatlarının tasviri ile geleneksel Viktoryen romanların ve tarihsel metinlerin bıraktığı boşlukları doldurmayı amaçlar. Günümüz İngiliz kültürü Viktoryen döneme karşı bir ilgi içindedir. Neo-Viktoryen roman, günümüz kültürünün köklerini geçmişe dönük bir biçimde değerlendirebilmek için Viktoryen döneme odaklanır. Viktoryen dönemle olan bu geçici uzlaşma; ya daha masum zamanlara ulaşmak, ya da bugünün problemlerine neden olan kaybolmuş gerçeklikleri bulmak içindir. Öyle ya da böyle, özellikle Viktoryen hatırlanır ve sonuçta neo-Viktoryen roman ortaya çıkar. Neo-Viktoryen romanların ortak özelliği özel olarak Viktoryen, genel olarak da tarihle olan ilgileridir. Neo-Viktoryen romanlar geleneksel tarihsel roman ve onun güncel versiyonlarının bir deviasyonudur. Neo-Viktoryen romanların kendi türsel çeşitliliklerinden dolayı, onları tek bir ifade ile tanımlamak zordur. Her neo-Viktoryen roman kendisini diğerlerinden ayıran biçimsel özelliklere sahiptir. Tarihsel roman olarak Neo-Viktoryen roman hem klasik, hem yeni bir tarihsel bakış açısı içerir. Neo-Viktoryen yazarlar konularını ele alırken farklı tarzlardan yararlanırlar. Bu tarzlar genellikle geleneksel türlerden faydalanılarak oluşturulur. Özellikle romans edebi bir tür olarak neo-Viktoryen romancıların kullanımına uygun düşmüştür. Bu bağlamda, John Fowles'ın romans özellikleri taşıyan Fransız Teğmenin Kadını adlı romanı örnek alınarak bu tez üç neo-Viktoryen romana yönelik olarak hazırlanmıştır: Michel Faber'in Kızıl Taçyaprağı ve Beyaz (2002), Sarah Waters'ın Usta Hırsız (2002) ve Peter Ackroyd'un Cinayet Sanatı (1994). Bu romanların analizi ile birlikte, her biri Viktoryen döneme (formları ve içerikleri ile) farklı bir açıdan yaklaşan neo-Viktoryen romanların çeşitli türleri sunulmuştur. Bu roman türleri sırasıyla romans, duygusal ve suç romanlarıdır fakat cinselleştirilmiş bir şekildedirler. Bu geleneksel romanların özellikleri, geçmişi hatırlarken, Viktoryen cinselliğini vurgulayan bir şimdiki bakış açısıyla yeniden kullanılırlar. Yine de, bu yeni-Viktoryen romanların güncel edebiyata en önemli katkısı tarihsel roman geleneklerini yeniden değerlendirmeleridir.
  • Article
    Shakespeare’in The Winter’s Tale ve Winterson’ın The Gap Of Time Eserlerinde Zamanın Travması
    (2018) Adanur, Evrim Doğan
    William Shakespeare’in The Winter’s Tale oyunu ve bu oyunun roman türünde yeniden yazımı olan Jeannette Winterson’ın The Gap of Time’ı zaman kavramını travmatik olarak işlemektedirler. Shakespeare ‘in oyununda, trajediye yol açan travmatik olaylar 16 yıllık bir aradan sonra “Zaman” karakterinin yardımıyla görünüşte mutlu bir sona doğru yöneltilir. Winterson’ın romanında ise anlatıcı Zaman karakterinin rolünü üstlenerek yer ve zaman değiştirir. Bu zaman değişikliği hem travmanın sonucu zamanın akışını bozarken hem de aslında başka türlü mümkün olmayacak bir uzlaşmayı olanaklı kılarak tam bir çözümleme olmadan, zoraki bir uzlaşmanın getirdiği travmaya sebep olmaktadır. Travma Shakespeare’in The Winter’s Tale oyununda mucize ve affetme yoluyla, Winterson’ın romanında ise affetme ve yeni kuşağın eski neslin hatalarını tekrar etmeyeceğine olan inanç ile geçirilmeye çalışılır. Bu makalede, bu iki eserdeki zaman boşluğunun travması Cathy Caruth’un travmatik olanı geçiştirmenin etkisi teorisi ve Thomas de Quincey’nin Shakespeare’in dramatik eyleminde normal zaman akışına taşınma kavramı doğrultusunda incelemektedir.
  • Article
    The Uses of Anachronism in Shakespeare’s Troilus and Cressida
    (2017) Adanur, Evrim Doğan
    17. yüzyılın başlarında yazılan Troilus ve Cressida oyunu geçmiş ve şimdiki zamana ait farklı davranış ilkeleri barındırır. Oyunda şövalyelik zamanlarının kaybolan idealleri Truvalı Hector ile modern olanlar ise Yunanlı Ulysses tarafından temsil edilir. William Shakespeare, ortaçağa ait/feodal olan ile modern/kapitalist olanı birarada sunarak geçmiş ve çağdaşa anakronistik bir yaklaşım getirmektedir. Batı geleneğindeki en ünlü savaş ve kahramanlık hikayesinin kendi yorumunda Shakespeare, doğrusal tarih anlayışını problematize etmekte ve sadece çağdaşa ait olan davranış ve düşünce biçimlerini geçmişe taşıyarak değil, aynı zamanda modern zamanda kahraman olmanın anakronizmini de göstererek geçmişe kairotik bir bakış açısıyla bakmaktadır. Bu gerekli anakronizm Shakespeare'e Rönesans dönemine ortaçağ boyunca romans geleneği etkisiyle değişerek gelen sadece görünüşte Homeros'a ait olan bu hikayenin yeniden anlatımıyla erken modern çağın ideolojileri üzerine yorum yapmasına olanak vermektedir