Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Seçici ve Seçici Olmayan Beta Adrenergıc Receptor İnhibitörleri: Propranolol ve Metoprolol'un Biyokişmyasal Analizi
    (2017) Faraj, Muna M.aboubakar; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Bu çalışmanın amacı, beta bloker ilaçların antihipertansif etkilerinden başka tıbbi amaçlarının olup olmadığının antioksidan savunma enzimlerine olan etkilerinin incelenmesiyle tespitidir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için propranolol hidroklörür ve metoprolol tartarat ilaçlarının öncelikle çözünürlük ve kararlılıkları kızıl ötesi spektrumda en yüksek absorpsiyon yaptıkları dalga boyları olan sırasıyla 290nm ve 275nm de ölçümlenerek çalışılmıştır. Sonrasında, literatürde ilk defa, bu ilaçların antioksidan enzimler üzerine olan etkileri piyasada bulunan veya izole edilmiş saf enzimler kullanılarak çalışılmıştır. Beta bloker ilaçların farklı dozlarına maruz kalındığında Glutatyon-S-Transferaz (GST), Süperoksit Dismutaz (SOD), Katalaz (CAT) ve Glutatyon Peroksidaz (GPx) enzim aktivitelerindeki değişimlerin ölçülmesi ile antioksidan etkileri belirlenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki propranolol en iyi çözgeni olan suda, -20C'de, bir aya kadar kararlılığını korumuştur. Metoprolol enjeksiyon formunda kullanıma hazır olduğundan kararlılık testine ihtiyaç duyulmamıştır. Enzim analizlerine göre propranolol ve metoprolol'ün en yüksek dozlarında %100 SOD inhibisyonu olduğu, GPx inhibisyonunun sırasıyla %80 (IC50: 0.0052g/L), % 90 (IC50 0.00072g/L) olduğu gösterilmiştir. Bu iki ilacın GST üzerine olan inhibisyon etkisinin 20% dan az olduğu, buna rağmen CAT aktivitesi üzerine hiçbir inhibitör etkinin olmadığı gözlenmiştir.
  • Master Thesis
    Enrofloksin ve Tylosin'in Seçili Enzimler Üzerine Biyokimyasal Olarak Değerlendirilmesi
    (2018) Alatrash, Taher Mehemed A; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Gram pozitif ve gram negative bakterilere karşı gösterdikleri etki nedeni ile Enrofloksin ve Tylosin antibiotikleri veterinerlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber özellikle Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi bazı antioksidan enzimleri inhibe ederek vücutta negative etkilere sebep olabilmektedirler. Bu çalışmada söz konusu antibiyotiklerin adı geçen enzimler üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Enroflaxin DMSO da çözünürken Tylosin suda çözünmüştür. Her iki antibiyotik de 1mg/ml stok derişimde hazırlanmıştır. İlaçlara ait stabilite testleri absorbsiyon spekturumu ölçülerek test edilmiş, maksimum absorbsiyon Enroflaksin için 276 nm ve Tylosin için de 282 nm olarak ölçülmüştür. Üç ay süren testler sonucunda her iki ilacın da karanlık ortamda +4 C° ve oda sıcaklığında kararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Seri seyreltmelerle hazırlanmış olan farklı derişimlerdeki ilaçlarla yürütülen enzim çalışmalarının sonucunda, Enroflaksin'in KAT ve GST aktivitelerini sırasıyla %10 ve % 15 oranında azaltırken GPX aktivitesini % 15 oranında artırdığı bulunmuştur. Tylosin'in KAT ve GST üzerine etkisi bulunmazken GPX aktivitesini % 10 oranında artırdığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Enrofloksin ve Tylosin'in oksidatif stress yaratmadığı gibi, her iki ilacın da kullanılmasının antioksidan enzimler üzerine bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir.
  • Master Thesis
    Antihipertansif Kalsiyum Kanalı Bloker İlaçlarının Biyokimyasal Analizi
    (2017) Maged, Mustafa; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Birçok çalışma kalsiyum kanal önleyici ilaçların, özellikle Diltiazem ve Verapamil'in kanser riski veya kemoterapötik ilaç etkinliği ile aralarında bağ bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada, piyasada varolan ilaçlardan diltiazem ve verapamil'in antioksidan enzimler; Süperoksit Dismutaz (SOD), Katalaz (CAT), Glutatyon Peroksidaz (GPx), ve Glutatyon-s-tramsferaz (GST) üzerine olan etkileri ve bu yolla kanser gelişimi veya kemoterapötik ilaç direnci ile ilişkileri, bildiğimiz kadarıyla literatürde ilk defa test edilmiştir. Bu çalışmada ilaçların çözünürlüğü, belli miktardaki ilaçların su, methanol ve fosfat tamponu (100 mM, pH 6.5) gibi farklı çözücülerle çalışılmıştır. En yüksek çözünürlüğün fosfat tamponuyla bulunması nedeniyle kararlılık testleri bu çözücüyle gerçekleştirilmiştir. Kararlılık testlerinde ilaç ekstreleri 4ºC de saklanmış ve günlük olarak diltiazem için 236 nm ve verapamil için 278 nm dalgaboyunda absorpsiyon ölçümleri yapılmıştır. İlaçların ikisinin de 49 gün boyunca 4ºC'de kararlı olduğu bulunmuştur. Enzim aktivitelerine olan etkileri ilaçların farklı dozlarında analiz edilmiş ve sonuçlar kontrole kıyasla inhibisyon yüzdesi olarak verilmiştir. Sonuçların ortaya koyduğu biçimiyle Diltiazem ve Verapamil SOD enziminin faaliyetini yaklaşık %90 oranında arttırmıştır. İlaçların GST üzerindeki etkisi; Verapamil için enzim aktivitesi %100 oranında artarken, Diltiazem %22'den düşük inhibisyon yaptığıdır. GPx için sonuçlar Diltiazem'in %90, Verapamil'in ise %100 oranında inhibisyon yaptığı şeklindedir. Diğer yandan CAT enzimi ile yapılan çalışmaların sonucunda Diltiazem ve Verapamil'in herhangi bir önemli etkiye yol açmadığı görülmüştür.
  • Master Thesis
    Seçilmiş Sitozolik Enzimler Üzerinde Doksisiklin ve Gentamisin'in Etkilerinin Analizi
    (2018) Alı, Junaıd Mohammed Alı; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin Gülgün
    Gentamicin ve Doxycycli gram positif ve gram negative bakteri enfeksiyonlarında yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerdir. Bu çalışmada adı geçen antibiyotiklerin katalaz (Kat), Süperoksit Dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi antioksidan enzimler üzerine etkileri çalışılmıştır. Her iki ilaç da suda çözünmekte olup, + 4 ve – 20 ºC sıcaklıklarda saklanan 1mg/ml stok derişimde hazırlanmış ilaçların 3 ay boyunca kararlı kaldıkları UV/Vis çalışmalar ile gösterilmiştir. Bu çalışmada, farklı derişimlerde hazırlanmış ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkilerine bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre bahsi geçen ilaçların enzim aktiviteleri üzerine etkisi bulunmamıştır. Yanlızca KAT ve GST üenzim aktiviteleri sırasıyla %15 ve % 5 oranında azalmış GPX ve SOD aktivitelerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir.