3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Işid'in Ortaya Çıkışı ve Türkiye(2018) Yüksel, Serdar; Ünal, HasanIŞİD terör örgütü Arap Baharı'nın Suriye'ye gelmesiyle oluşan iç savaşı ve zaten istikrarsız bir görüntü veren Irak'ta kendisine hakimiyet alanı kurarak devlet olma yolunda ilerleyen bir görüntü çizdi. Irak ve Suriye ile tarihsel yakınlığın yanında sınır komşusu olan Türkiye ise bu süreçte en çok etkilenen devlet oldu. Türk dış politikasının bu dönemde geliştirdiği politikalar, bölgenin siyasi istikrarın da etkili olmuştur. Türkiye bu dönemde aktif ve çok yönlü dış politikasıyla sadece Ortadoğu da değil dünya çapında yaptığı eylemlerle yankı uyandıran IŞİD terör örgütüne karşı yürüttüğü politikalarıyla bölgede söz sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Türk dış politikasında alınan kararların anlık değişkenlerini ve iç politikasına nasıl yansıdığı üzerine tartışmayı amaçlamaktadır. Bu noktada bir sonuca varabilmek için AKP hükümetinin Türk dış politikasında alışılagelmişliğin dışına çıkan bazı kararları ve dış sorun olarak görünen Irak, Suriye ve IŞİD politikalarının iç sorunlarını da tetiklemesiyle yaşanan olaylardan da yararlanılmıştır. Böylelikle söz konusu değişimlerin yıllara ve şartlara göre Türk iç ve dış siyasetinde köklü değişikliklere gidildiği ve IŞİD konusunda anlaşmalara dayanan bir çözüm seçtiği görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Dış Politika Değişkenleri, IŞİD,Master Thesis Ak Parti'nin Hizbullah Algısı 2000 - 2015: Değişim ve Devamlılık(2015) Taşan, Oğuzhan; Ünal, HasanBu çalışma Lübnan'da kurulmuş olan Hizbullah örgütüne tarihsel bir bakış açısı sunmaktadır. Hizbullah'ın kuruluşundan günümüze kadar pek çok evre geçirmiştir ve bunların yanı sıra kurulmasında birinci dereceden yardımı olan İran ile olan ilişkileri son derece samimi olmuştur. Hizbullah'ın kuruluş yeri olan Lübnan'da yapmış olduğu faaliyetler sonucunda Meclis'e kadar giren Hizbullah, davasına artık silahın yanında meşru olarak da devam etmektedir. İsrail'in yanı başında olan Hizbullah, İsrail halkına her an korku ve endişe yaşatmaktadır. Bunu bilen İsrail'de Hizbullah'ı yok etmek için bir mücadele vermektedir. İsrail'in tek hedefi Hizbullah olmayıp Hizbullah'a yakından yardım eden ülkelerle yani Suriye, Lübnan ve İran'la da mücadele etmektedir. Hizbullah'ı yok etmek isteyen İsrail, Hizbullah'a yardım eden ülkeleri yıpratmak ve bölgede kendisine rahat bir yaşam alanı sunmak istemektedir. İsrail ile girmiş olduğu 2006 yılında ki savaşı kazanmış olan Hizbullah o dönemlerde Türkiye tarafından sıkı bir şekilde destekleniyordu. Türkiye'nin Müslüman olan Hizbullah'a İsrail karşısında vermiş olduğu destek karşısında Arap devletleri tarafından da takdirle karşılanmıştı. İsrail'in Suriye'yi Hizbullah'a karşı vermiş olduğu destekten dolayı suçlaması ve saldırmak istemesi Türkiye tarafından olumlu görülmüyordu. Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk rolüne girişmesi İsrail'in Gazze'ye düzenlemiş olduğu Dökme Kurşun Operasyonu sonrası son bulmuş ve Türkiye ile İsrail'in arası iyice açılmıştı. O dönemlerde Türkiye'de iktidarda olan AK Parti hükümeti İsrail ile ilişkileri açmış ve mesafeli duruşunu korumuştur. AK Parti'nin Hizbullah'a destek vermesi İsrail'e karşı olan tutumundan ve Müslümanlara karşı Hizbullah'ın koruyucu yönünden kaynaklanmaktadır. Fakat Arap Baharı ile kendi halkına silah doğrultan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed yapmış olduğu katliamlar sonrası tüm dünyada olduğu gibi Türkiye tarafından da istenilmeyen adam ilan edilmiştir. Hizbullah'ın da Esed'e destek vermesiyle birlikte AK Parti'nin gözünden iyice düşen Hizbullah'ın şeytanlaştırılması da buradan gelmektedir. Artık dil, ırk ve mezhep ayrımcılığı yapmadan Müslümanların koruyuculuğunu yapan Hizbullah yoktu. Başta kendi halkı olmak üzere tüm Müslümanlara silah doğrultan bir Hizbullah vardı. Anahtar Sözcükler: AK Parti, Hizbullah, Hizbullah'ın Şeytanlaştırılması, İsrail, İranMaster Thesis 2000-2010 Yılları Arasında Türk Dış Politikasının Filistin Davasına Yönelik Tutumunu(2018) Mortaga, Osama T.a.; Ünal, HasanBu çalışma, 2000-2010 yılları arasında Türk dış politikasının Filistin davasına yönelik tutumunu tartışmıştır. Aslında bu dönem, Türk politikasını Filistin davasının merkezi bir neden olarak ele almasını sağlayan önemli bir değişikliğe şahit oldu. Bu değişimde, genel olarak uluslararası alanda ve özellikle Orta Doğu'da kalkınma ve adalet partisi ve Türk varlığı önemli bir rol oynamaktadır. Çalışmada ilk olarak Türklerin Filistin davasına yönelik tutumlarının tarihsel gelişimi araştırılmıştır (1948-2002). Ardından çalışma, Kalkınma ve Adalet Partisi'nin (2002-2010) yönetiminden bu yana Filistin davasına yönelik Türk politikasıyla başa çıkmıştır. Çalışma ayrıca Filistinlilere yönelik siyasi önlemleri ve Filistinlilerin topraklarında kalmalarını sağlama çabalarını da ele aldı. Türkiye ile İsrail arasındaki özel ilişkiye rağmen; Türkiye, Filistin haklarını destekleyen ve bu kararların yanında yer alan kararlarla taraflar arasında denge kurduğu bir dış politikada her zaman yanındaydı. Araştırmacı, Türk konumunun, Filistin davasının yıllardır yaşadığı olay ve gelişmelere yönelik tutumunu tanımlamak ve açıklamak için analitik tanımlayıcı yöntemi kullanmıştır. Araştırmacı, Türk siyasi kararını etkileyen iç ve dış faktörleri incelemek için karar verme yöntemini özellikle inceledi. Ayrıca, benzerlik alanlarını ve 2002'den önce ve sonrasında İşgal Altındaki Filistin Toprakları'na Türk siyasi rolü arasındaki farkı bulmak için karşılaştırmalı yöntemi kullandı.
