Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Master Thesis
    Türkiye'de İdari İşlerin Yürütülmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi
    (2021) Kumtuna, Deryam; Ülker, Halil İbrahim
    KUMTUNA, Deryam. Türkiye'de İdari İşlerin Yönetilmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Weber'in kuramsal alanda temellendirdiği bürokrasi kavramının birçok tanımı bulunmaktadır. Bürokrasi; 'bürokratların yönetimi, rasyonel örgüt, memurlar tarafından yönetim,' gibi tanımları literatürde yer almaktadır. Bürokrasi toplumda daha çok örgüt yapılarının olumsuzluklarına ya da güç tekelinin kötüye kullanılmasını ifade eden, bir nevi kötüleyici kavram olarak nitelendirilmekte; otoriteye aşırı bağımlılık, sorumluluktan kaçma, yetki devrinde isteksizlik gibi durumlar bu ifadeye örnek gösterilmektedir. Bu kavramın tanımından ziyade, temel öğelerini ve belirleyici faktörlerini nitelendirerek 'ideal tip' bürokrasiyi tanımlamaya çalışan Weber; kamu ve özel alanların ayrılması, görevlerin önceden belli olduğu, düzenli, gayrişahsilik gibi özelliklerin ve modern siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu bir örgüt tipi olarak nitelendirmiştir. Weberyen anlayışta bürokrasi, yönetim şekli değil, yazılı kurallara dayalı, profesyonellikle oluşturulup işlerin yürütüldüğü bir öğüt biçimidir. Bu şekilde ele alındığında bürokrasi; uzmanlaşma, hiyerarşik yapı, iş bölümü, planlanma ve örgütlenme çerçevesinde geniş kitlelerin yönetimini disiplin içerisinde gerçekleştirmeyi gerektiren toplumun bir aşamasıdır. Weberyan anlayışta bürokrasi; teknik açıdan diğer örgüt yapılarından üstün rasyonel bir örgüt biçimidir. Bu örgüt biçimi ve siyaset kavramlarının birbirleri ile olan ilişkisi yadsınamaz bir gerçek olup yapısal çerçevede; değişime ayak uyduramama, merkeziyetçilik, yönetimde gizlilik ve dışa kapalılık gibi sorunlar görülürken; işlevsel çerçevede de siyasallaşma, sorumluluktan kaçma, aracılar ile işlerin yürütülmesi, yolsuzluk ve kuralcılık gibi sorunların mevcut sorunların görülebileceği bir sistemdir. Türk Kamu bürokrasisi bu bağlamda etkin, kaliteli, verimli ve rasyonel hizmet verme hususunda sorunlar yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk Kamu Yönetiminde Bürokratik Yapı, Bürokrasi Kuramları, Bürokrasi, Siyaset, Türk Kamu Yönetimi Bürokrasi Sorunları.
  • Master Thesis
    Küreselleşmenin Siyasi Sonuçları ve Türkiye'ye Yansımaları
    (2014) Nişikli, Elif; Ülker, Halil İbrahim
    Küreselleşmenin dünya üzerindeki etkileri birçok araştırmaya konu olmuştur. Son yıllarda, küreselleşen ekonomi dünyada önemli değişikliklere neden olmaktadır. Dünya bugün bilgi çağını yaşamakta olup, tüm ekonomik faaliyetleri birbirini etkilemektedir. Bir ülkede meydana gelen ekonomik kriz tüm dünyaya yayılabilmektedir. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan yeni aktörler tarafından yönetilmeye başlamıştır. Günümüzde dünya yeni bir dünya düzeni arayışındadır. Son yüzyılda meydana gelen çeşitli entegrasyon hareketleri ise küreselleşme sürecine yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin Türkiye'ye olan etkilerini belirleyerek incelemektir. Geçmişten günümüze küreselleşme kavramı incelenerek yorumlanmış, Türkiye'ye etkileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Siyaset – Türkiye
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sol Hareketlerin Evrimi ve Başarısızlık Nedenleri
    (2020) Yılmaz, Mertcan; Ülker, Halil İbrahim
    Türkiye'de çok partili hayata geçildiği ilk günden bu yana yüzlerce parti açıldı, yüzlerce parti kapandı. Elde edilen bilgiler sonucunda, sağ partilerin hegemonyası, çok partili yaşamın ilk gününden bu yana mutlak üstünlük ile devam etmiştir. Osmanlı'nın 600 yıllık mutlak hakimiyeti sırasında, tek kişilik otoritenin ağırlığı her zaman halkın arkasındaydı, ancak bu mutlak kural halkın tüm kesimleri tarafından kabul edilmedi. Osmanlı dönemindeki ayaklanmalara ve bakarsak, ekonomik, dini ve siyasi nedenlerin varlığını görürüz. Böylece, bu algının yok edildiği döneme ayak uydurmuş bir Türkiye Cumhuriyetinde, sol görüşe karşı baskı, çok partili yaşamın başlamasından bu yana her hükümetin kullandığı bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu'da 2. Meşrutiyet döneminden itibaren ' ilk sol hareketler görülmeye başlanmış, Geç Osmanlı, Milli Mücadele, Tek Parti dönemi ve çok partili dönem olarak devam etmiştir. Arkasındaki entelektüel yapısıyla hafife alınmayacak bir tarihe sahip olan bu ideoloji, 1977 Ecevit hükümeti dışında Türkiye'deki ciddi başarılar ve mutlak bir hakimiyet kazanamamıştır. Türkiye'de sol hareketlerin evrimi ve iktidar olamamasının altındaki başarısızlık nedenleri tek bir nedenle açıklanamayacak kadar geniş bir perspektif çizmektedir. Merkez-çevre teorisi, Din algısı, Türk toplum yapısı, ekonomik faktörler, solun kendi içindeki sıkıntılar olmak üzere bir çok bağlamıyla oluşturulan bu tezte, birçok soruya cevap aramıştır. Araştırmalar sonucunda, sol ideolojinin tarihsel bağlamında hangi fikirlerin var olduğu, nasıl geliştiği ve ülkemize nasıl yansıdığı konusunda birçok gözlem yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana solun her zaman, ''iktidarı tehdit eden, her dönemde baskı altında tutulan ve genel olarak sorunlarını açıklayamayan bir ideoloji olarak görülmesidir.'' Ayrıca Sovyetler ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık Türkiye'de solun gelişimini mutlak ölçüde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sol İdeoloji, Sosyalist İdeoloji, Türkiye'de sol, Sol İdeoloji ve Türkiye
  • Master Thesis
    Kadınların Siyasi Kariyerlerinde Cam Tavan Etkisi
    (2013) Gönül, Ayşe Füsun; Ülker, Halil İbrahim
    Kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engelinin etkisini araştıran çalışma, ülkemizde kadınların siyasal katılımlarının yetersiz olması gerçeği ve sorunundan yola çıkılarak başlamıştır. Ülkemizdeki kadınların siyasi kariyerlerinde cam tavan engeli konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, araştırma sonucunda bilimsel bir katkı sunmanın yanı sıra, siyasi partilerdeki emektar kadınlara teşvik edici bir kaynak oluşturmak da amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni olarak, Türkiye Büyük Millet Meclsi?nde grup kuran 4 siyasi partinin Ankara?da yaşayan kadın üyeleri belirlenmiştir. Örneklem olarak ise Ankara?da Genel Merkez?de ve ilçe-il teşkilatlarında üye olan kadın siyasetçiler seçilmiş ve 119 kadına anket uygulanmıştır. Ayrıca karar mekanizmalarına yükselmeyi başarmış ( cam tavan engelini kırabilmiş ) 13 kadın siyasetçi ile yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Mülakat ve anketler, bağımlı değişken olarak belirlenen parlamenter sistemdeki hedeflere göre yapılmıştır. Cam tavanın varlığı ve seviyesi parlamenter sistemde aranmıştır . Ankette , yerel yönetimlere ilişkin de bir soru sorulmuştur ve kadınların önemli bir kısmının yerel yönetimlerde aktif olmaya hevesli olmadıkları gerçeğiyle karşılaşılmıştır. Bu sonucun kadın dostu belediyeler oluşturmak adına kaygı verici olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Daha önce incelenmiş olan iş hayatında cam tavan etkisinin kategorilerinden beslenilerek, erkeklerin kadınlar için oluşturdukları engeller, kadınların kadınlar için oluşturdukları engeller ve kadınların kendileri için oluşturdukları engeller kategorileri araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın, alt amaçları da anketin sorularını oluşturmuştur. Anket cevapları ki-kare (chi-square) testiyle değerlendirmeye alınmıştır. Anket ve mülakatlar sonucunda beklenmedik sonuçlarla da karşılaşılmıştır. Kadın siyasetçiler, kendilerine rol model olarak erkek siyasetçileri seçmişlerdir. Ülkemizde siyasal sistemin, rol model olabilecek kadın siyasetçiler yetiştirmek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İş yaşamının aksine siyasette erkeklerin, kadınların yükselmeleri için bir sorun teşkil etmediği ve erkeklerle sorun yaşamanın, cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde iş yaşamında, kadının kadına engel yaratması kategorisi de siyasette geçerli olmamış, kadınların kadınlarla sorun yaşaması durumu siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmamıştır. Ancak kadınların kendi kendilerine engel oluşturmaları gerçeği , iş yaşamının yanı sıra siyasette de yer bulmuş ve kadının kendi kendine koyduğu sınırlar , siyasette cam tavanın kategorilerinden birini oluşturmuştur.Siyasette cam tavan engelinin kategorilerine dahil edilebilecek yeni bulgular : i) Eğitim yetersizliği ii) Kariyer yapmamak iii) Çocuk sahibi olmak iv) STK deneyimi yaşamamak v) Cam tavan engelinin farkında olmamak olarak ortaya çıkmıştır. Kadınlar siyasette yükselirken, söz konusu kategoriler yüzünden kendilerine bariyer koymaktadırlar. Parlamenter sisteme yönelik hedeflerde ise kritik eşik milletvekilliği olarak belirlenmiştir. Mülakat yapılan karar mekanzimasına yükselebilmiş kadınların ise mevcut pozisyonlarının üstünde bir pozisyonu talep ettiklerini söylemek konusunda çekince yaşadıkları, parti büyüklerinin oklarına hedef olma çekincesi yaşadıkları gözlenmiştir. Milletvekilliğine kadar olan siyasi pozisyonları, 119 kadın içinde toplam 80 kadın seçmiştir, en çok işaretlenen pozisyon, 30 kadın tarafından hedeflenen milletvekilliğidir, milletvekilliğinden sonraki pozisyonları ise 119 kadın içinde 9 kadın hedeflemiştir. Sonuç olarak Türkiye- Ankara evreninden seçilen 119 kadın siyasetçiden oluşturulan örnekleme göre siyasette cam tavan için kritik eşik milletvekilliğidir. Milletvekilliği ve sonrasındaki pozisyonlar kadınlar için cam tavan sahasını oluşturmaktadır Anahtar Sözcükler : 1. Siyasette Cam Tavan 2. Kadın siyasetçi 3. Rol model
  • Master Thesis
    Türkiye'de Siyasal İktidar-bürokrasi İlişkileri
    (2013) Doğan, Halit Murat; Ülker, Halil İbrahim
    Bürokrasi-siyaset ilişkileri toplumun yasal, sosyal, tarihi, siyasi vb. koşullarınca belirlenir. Başka bir ifadeyle mevcut devletin özellikleri, siyasal rejim, toplumsal gelenekler, kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları gibi pek çok faktör anılan bu etkileşimi belirleyen dinamiklerdir. Bürokrasi-siyaset ilişkileri her toplumda farklı bir görünüm sergilemektedir. Siyasal iktidar ve bürokrasi ilişkisi topluma hizmet gibi aynı hedef doğrultusunda, aynı değer ve araçlarla, uyum içinde çalışmaları esasına göre kurulmuştur. Ülkemiz açısından bakıldığında Osmanlıdan günümüze kadar bürokratik ve siyasi kadrolar arasında sürekli bir çatışmanın olduğu görülmektedir. Tek partili dönemde bürokrasi hakim iken, çok partili dönemde siyasi otorite hakim olmaya çalışmıştır. Bürokrasi- siyaset çatışmasının yoğun olduğu zamanlarda ekonomide tehlike çanlarının çalması, hükümetlerin çıkardığı yasa tasarılarının bir kısmının hayata geçirilememesi gibi durumlar meydana gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye?deki siyasal iktidar ve bürokrasi arasındaki ilişkileri ortaya koymaya, bilhassa kamu çalışanlarının siyasal iktidar ile bürokrasi arasındaki ilişkiyi nasıl yorumladıklarını tespit etmeye, bu ilişkiden kaynaklanan sorunları saptayarak çözüm önerileri sunmaya çalışılmıştır. Bürokrasi- siyaset ilişkilerinin istikrarlı olması için, siyasilerin kararlar alması bürokratların bunları uygulaması ve bürokrasinin yaptığı işlerden dolayı sürekli denetim altında tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: 1- Bürokrasi 2- Bürokrasi Kuramları 3- Bürokratik Siyaset 4- Bürokrasi-Siyaset ?li?kileri 5- Kamu Çalı?anları
  • Master Thesis
    Gelişen Havacılık Sektörü ve Siyaset ile İlişkisi
    (2021) Şahin, Emre; Ülker, Halil İbrahim
    Havacılık ve siyaset kavramları arasındaki ilişkiyi Hava Hakimiyet Teorisi özelinde değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışma ile literatüre katkı sağlamak ve farklı bir bakış açısı ile değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu gaye için, konuyla özleşen yabancı ve yerli kaynaklar metin ve söylem analizinden geçirilmiş, uluslararası raporlar taranmış ve tarihsel karşılaştırmalı yöntem kullanılarak geçmişte yaşanan olaylar ışığında bugünü ve yarını etkileyen ve etkileyeceği düşünülen, ülkelerin politikalarına yön veren olaylar incelenmiştir. Ulaşılan bilgiler ışığında; gelişen teknoloji ile beraber, havacılık ile iç siyaset ve uluslararası siyaset arasındaki ilişki, daha geniş ve kapsamlı bir değerlendirmeye gereksinim göstermektedir. Hava hakimiyet teorisinin ortaya çıkmasından bugüne kadar yaşanan gelişmeler ile beraber, teorinin tekrar ele alınarak güncel bir yaklaşımla ortaya konması gerektiği düşünülmüştür. Havacılık sektörünün gelişmesi ile beraber ülkelerin küresel anlamda siyaset, ekonomi ve savunma gibi alanlarda çok boyutlu bir değişimi öngördüğü düşünülmektedir. Ayrıca bir ülkenin hava gücü, milli güvenlik politikalarınca başka ülkeler ile ilişkilerinde söz sahibi olma ve toprak bütünlüğünün korunması amacıyla büyük önem arz etmektedir. Bu açıdan havacılık ve savunma arasında, ülkelerin politikalarında büyük değişimlerin meydana geldiği bilinmektedir. Özellikle son yıllarda gelişen havacılık teknolojileri ile beraber İHA ve SİHA gibi havacılık ürünlerinin popülaritesinin arttığı ve bu sistemlerde öncü konuma yerleşmek isteyen ülkelerin birbirlerine engel olma niteliğiyle sıkça ambargo ve yaptırımlar uyguladığı görülmektedir. Bununla beraber bu sistemlerde başarılı gelişim sağlayan ülkelerin istihdam oranlarında artış meydana gelmekte, üretilen yüksek teknoloji havacılık ürünlerinin temini ve rehberliği amacıyla diğer dünya devletlerinden talepler alınmakta, alt sistemlerin gelişiminde payı olan sektörlere ekonomik olarak katkı sağlanmaktadır. Aynı zamanda terörizm ile mücadelede üstün başarılar elde edilmekte, elde edilen stratejik başarılar neticesinde yeni politik ilişkiler kurmaya yardımcı olurken savunma sanayide dışa olan bağımlılık azaltmakta ve dış siyasette sözü geçer niteliğe ulaşmada katkı sağladığı görülmektedir.
  • Master Thesis
    Seçmen Davranışlarına Yönelik Bir Alan Araştırması: Şanlıurfa Örneği
    (2019) Şenbayram, Neval; Ülker, Halil İbrahim
    Günümüzde yurttaşların mevcut siyasal haklarının varlığı, çoğulcu demokrasinin bir gereği olan siyasal partilerin artışıyla birlikte seçmenin oy verme tercihinin farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması gerekliliği doğmuştur. Bu çalışmanın amacı; Şanlıurfa ilinde seçmen davranışları üzerinde etkili olan unsurların, siyasal katılım düzeylerinin ve siyasal yönelimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, Şanlıurfa ilinde yaşayan seçmenlerin davranışlarını etkileyen faktörlere genel bir bakış açısı sunup, seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde yapılan bir alan araştırmasıdır. Bu amaçla seçmen davranışını farklılaştıran etmenler ortaya konulurken seçmenin demografik özelliklerine bağlı olaraktan, parti ve lidere bakış açısı, aşiret bağlılığı, etnisite ve ideoloji gibi faktörlerin seçmen davranışına etkisi incelenecektir.
  • Master Thesis
    Osmanlı'dan günümüze bürokrasinin evrimi
    (2021) Bilici, Batuhan; Ülker, Halil İbrahim
    Bürokrasi ve siyaset mekanizmaları birbirleri ile ilişkili olarak ortaya çıkmıştır. Bürokrasi toplum içinde verimsizlik, hantallık, sert kuralların olduğu bir kavram olarak tanımlanmıştır. Bir başka tanımda ise bürokratların yönetimi olarak ortaya çıkmıştır. Aslında bürokrasi için yapılan tüm bu tanımlar Weber'in ortaya koyduğu kavramsal yapıyı örnek almıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devletinden başlayan bürokratik geleneğin 2002 yılına kadar dönüşümleri incelenmiştir. Aynı zamanda bürokrasinin gelişimi kronolojik olarak ele alınmıştır. Osmanlı Devletinde bürokrasinin gelişerek kurumsal bir araç rolü oynamasındaki en önemli sebep büyük bir imparatorluk kurması olmuştur. İlerleyen dönemlerde ise sivil bürokrasi, yöneticiler ile birlikte devlet yönteminde etkili olmuştur ve aynı zamanda askeri bürokrasi güçlenmiştir. Tek parti iktidarı süresince Osmanlı bürokrasisinin izleri devam etmiştir. Cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda iktidar, hem burjuva hem de askeri bürokrasi görevini yapmıştır. Aynı zamanda devleti kurma ve temsil etme görevini de üstlenmiştir. 1950'li yıllarda bürokrasi tek partili dönemdeki prestijini ve önemini kaybetmiştir. DP döneminde askeri bürokrasi ve iktidar arasında gerilim artmıştır ve bu durum 27 Mayıs 1960 darbesine zemin hazırlamıştır. DP, programlarında da belirttiği gibi bürokrasinin yönetim açısından gücünü kıracağını ve düzenlemeler yapacağını söylemiştir. 1960'lı yıllarda bürokrasi tekrar eski gücünü kazanmıştır ve ordu itibarını geri kazanmaya çalışmıştır. 1960 yılı yeniliklerinden olan, Devlet Personel Dairesi, Devlet Memurları Kanunu bürokrasi açısından oldukça önemli gelişmelere neden olmuştur. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ile sivil bürokratik kesime iktisadi kararları denetleme olanağı sağlamıştır. 12 Eylül askeri darbesi, Türk toplum yapısı açısından köklü değişimlerin yaşandığı ve bürokrasinin evrim geçirdiği yıllar olmuştur. 1980'li yıllarda bürokrasi, etkisini kaybetmeye devam etmiştir. 1990'lı yıllar bürokrasi açısından önemli unsurların ön plana çıktığı dönem olmuştur ve Türk bürokrasisinin temel sorunları ortaya çıkmıştır. Bunlar şu şekilde sıralanmaktadır; yönetimde merkeziyetçilik, değişimlere ve teknolojilere ayak uyduramaması, adam kayırma, kuralcılık ve personelin sorumluluk almaktan kaçması, yolsuzluk ve rüşvet olarak sayılmıştır. 2002 yılına geldiğimizde AK Parti bürokrasinin gücünü kırılması gerekliliğinden bahsetmiştir. Alınan kararların başında, bürokratik işlevlerin azaltılması amaçlanmıştır.