Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Toplumsal Olarak Dezavantajlı Grupların Karşı Hegemonik Pratikleri: Cinsel Azınlıklar Örneği
    (2012) Kural, Kerem Cevdet; Özen, Hayriye
    Yeni toplumsal hareketlerin, geçtiğimiz yüzyılın son yarısından başlayarak toplumsalın tamamı üzerindeki etkileri ve toplumu dönüştürmedeki önemleri büyüktür. Bu çalışmanın merkezinde de bu hareketlerden biri olan LGBT hareketi yer almaktadır. Hareketin ve içerisinde oluştuğu toplumsalın dinamiklerini incelemek amacı ile, hareketin önde gelen temsilcilerinden olan Ankara merkezli Kaos GL derneği örnek alınmış ve bu özelde, Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe'un kavramsallaştırması üzerinden Türkiye'deki LGBT mücadelesinin karşısına aldığı ve karşı hegemonik mücadelesinin merkezine yerleştirdiği kavramlar tartışılmıştır.
  • Article
    Toplumsal Hareketlerin 'siyasal' Rolü: Rasyonalist Yaklaşımların Eleştirel Bir Değerlendirmesi
    (2013) Özen, Hayriye
    Toplumsal hareketler yazınında son yıllarda hâkim bir konum edinerek pek çok toplumsal hareket analizine yön veren rasyonalist yaklaşımlar, toplumsal hareketlerin mevcut toplumsal yapıları nasıl değiştirdiği veya değiştirebileceği konusunda dikkate değer bir suskunluk sergilerler. Bu çalışma rasyonalist yaklaşımların bu suskunluğunun toplumsal hareketlerin ‘siyasal’ rollerini kavramsallaştıramamaları ile ilgili olduğunu tartışıyor. Çalışmada öncelikle, çağdaş siyasi düşüncede toplumsalı değiştirip dönüştüren moment ile kurumsallaşmış siyasi pratikler arasında kavramsal bir ayrım yapmak üzere Claude Lefort, Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kullanılan ‘siyasal’ ve ‘siyaset’ kavramları ile Jacques Ranciére tarafından kullanılan ‘siyaset’ ve ‘polis’ kavramları ele alınmaktadır. Rasyonalist toplumsal hareket yaklaşımlarının bu ayrım ekseninde incelendiği ikinci bölümde ise bu yaklaşımların toplumsal hareketleri tamamen kurumsal siyasetin alanına hapsederek siyasal rollerini göz ardı ettikleri ve böylece toplumsal yapıları nasıl değiştirip dönüştüreceklerini kavramsallaştırmakta oldukça yetersiz kaldıkları gösterilmektedir. Çalışma rasyonalist yaklaşımların bu yetersizliğinin çeşitli analitik sorunlar doğurmanın yanı sıra önemli siyasi sonuçları olduğuna da dikkat çekerek sonlanmaktadır.