Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/11237
Browse
19 results
Search Results
Doctoral Thesis CDS Primini ve Vadeli İşlem Sözleşme Fiyatlarını Etkileyen Faktörler: Türkiye Örneği(2025) Benli, Tolga; Dinçergök, BurcuGünümüz finansal piyasalarının karmaşık yapısı içerisinde etkin risk yönetimi ve optimal yatırım stratejileri geliştirmek, piyasa katılımcılarının çeşitli finansal enstrümanları derinlemesine kavramasını gerektirmektedir. Vadeli işlem sözleşmeleri ve Kredi Temerrüt Takasları (CDS) gibi türev ürünler, risk yönetiminde stratejik öneme sahip finansal varlıklar olarak öne çıkmaktadır. Bu enstrümanların fiyatlandırma mekanizmaları hem ulusal hem de küresel çok sayıda ekonomik faktörün etkisi altında şekillenmektedir. Söz konusu faktörlerin vadeli işlemler ve CDS primleri üzerindeki münferit etkilerinin sistematik analizi, risk yönetimi süreçlerinin optimizasyonu ve daha isabetli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik öngörüler sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye CDS primi ile Borsa İstanbul Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası ürünlerinden dolar/TL ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hangi ulusal ve küresel değişkenlerden etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak ilgili değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkileri de dikkate alınmıştır. Literatürde öne çıkan çalışmalardan faydalanarak ulusal düzeyde enflasyon, sanayi üretim endeksi, merkez bankası dış borcu ve rezervi verileri kullanılırken küresel düzeyde VIX ve MSCI ACWI endeksleri ve Amerika, Çin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya CDS primleri kullanılmıştır. Veriler, Ağustos 2018-Aralık 2024 dönemini kapsamakta ve aylık frekanstadır. Ulusal değişkenlerin birçoğunda Ağustos 2018 tarihinde meydana gelen yapısal kırılma sebebiyle veri seti bu tarih kesim noktası olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Yöntem için VAR metodolojisi izlenmiş, Granger nedensellik testi, etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri kullanılmıştır. Sonuçlar CDS priminin ve BIST30 vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının hem küresel hem de ulusal değişkenlerle ilişkisini ortaya koyarken dolar/TL vadeli işlem sözleşmesi fiyatlarının ulusal etki altında olduğunu göstermektedir. Ek olarak bağımlı değişkenlerin yapısal kırılmalardan etkilendiği sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis Yeşil Hizmetkâr ve Yeşil Dönüşümcü Liderliğin Yeşil İş Bağlılığı ve Göreve Yönelik Çevreye Dostu Davranış Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi(2025) Yorulmaz, Ali Cenk; Üner, Mehmet Mithat; Karatepe, Osman MübinMevcut literatürde, yeşil hizmetkâr liderlik (YHL) ve yeşil dönüşümcü liderliğin (YDL) yeşil iş bağlılığı (YİB) ve göreve yönelik çevre dostu davranış (ÇDD) üzerindeki birleşik etkilerini inceleyen çalışmalar eksiktir. Özellikle, bu liderlik stilleri ile göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkide YİB'in aracı bir rol oynaması göz önüne alınmamıştır. Bu boşluğu gidermek amacıyla, bu araştırma sosyal değişim teorisi ve iş talep-kaynakları modeline dayanarak YHL, YDL, YİB ve göreve yönelik ÇDD arasındaki ilişkileri keşfetmek üzere kavramsal bir çerçeve önermektedir. Veriler Ankara, Türkiye'deki otel çalışanlarından toplanmış ve hipotezler Kısmi En Küçük Kareler-Yapısal Eşitlik Modeli (PLS-SEM) ile test edilmiştir. Bulgular, YİB'in YHL ve YDL'nin göreve yönelik ÇDD üzerindeki etkisi için bir aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Özellikle, YHL'nin YİB üzerinde YDL'ye kıyasla daha güçlü bir olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Beklendiği üzere, YHL'nin YİB aracılığıyla göreve yönelik ÇDD üzerindeki dolaylı etkisi, YDL'nin dolaylı etkisinden daha belirgin çıkmıştır.Doctoral Thesis Telekomünikasyon Sektöründe Tedarikçi Seçim Kriterlerinin Geliştirilmesi: Ahp ve Dengeli Puan Kartı Uygulaması(2019) Adıgüzel, Hasan; Samut, Pınar Kayaİletişim çağında ve küreselleşen dünyada telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, küresel pazarlarda boy gösterebilmek ve müşteri memnuniyetini arttırmak adına yaşanan değişimleri ve gelişimleri yakından izlemek zorundadırlar. Telekomünikasyon sektörü, kesintisiz ve hızlı bir şekilde hizmet vermek zorunda olan bir sektördür. Bu nedenle faaliyetlerin yürütülebilmesi için gerekli ürün ve hizmetleri satın alma süreçleri büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, telekomünikasyon sektörüne yönelik olarak tedarikçi performans değerlendirme amaçlı bir Dengeli Puan Kartı oluşturmaktadır. Türkiye'de tedarik zincirlerine, yönetimlerine ve tedarikçi performans değerlendirmesine yönelik çok sayıda çalışma bulunmasına karşılık telekomünikasyon sektörüne yönelik çalışmalardan üç tane bulunması, bu çalışmanın önemini artırmaktadır. Dengeli Puan Kartının oluşturulmasına yönelik olarak öncelikle olası performans değerlendirme kriterleri belirlenmiş, tez danışmanından ve sektörde konusunda uzman kişilerden görüş alınarak esas alınacak ana ve alt kriterler tespit edilmiştir. Oluşturulan derecelendirme tabloları, sektörde tedarik zinciri yönetiminde aktif görev yapmakta olan 5 uzmana gönderilmiş ve puanlandırma yapmaları istenmiştir. Uzmanlardan gelen yanıtlar Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılarak analiz edilmiş ve kriterlerin önem dereceleri elde edilmiştir. AHP ile elde edilen önem derecelerine göre sıralama yapılarak ve Dengeli Puan Kartının boyutlarına dağıtılarak telekomünikasyon sektörü için bir Dengeli Puan Kartı oluşturulmuştur.Doctoral Thesis İhracat Bariyerleri ve Libya'da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin İhracat Kapasitesini Azaltmadaki Rolleri(2019) Salem, Afaf Masaud.sh; Üner, Mehmet MithatOperasyonları uluslararası çapta genişletme kararı alırken, bir iç pazarda belirli bir şirketin karşılaştığı çeşitli riskler ve zorluklar var. Operasyonların genişletilmesi süreci uluslararasılaşma olarak bilinirken, dış pazarlara erişimi engelleyen engeller ihracat engelleri olarak bilinmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, uluslararasılaşma sürecinde zorluklarını anlamak için Libyalı KOBİ'lerin ve ihracatçıların karşılaştığı ihracat engellerini tespit etmektir. İhracat engelleri ve literatürden gözden geçirilen uluslararasılaşma modellerine dayanan bir anket tasarlanmıştır. Tasarlanan anket, Libya'nın ihracat ve ithalat otoritesine kayıtlı iki yüz elli dokuz ihracatçı firmaya dağıtılmıştır. Yüz yirmi bir anket Cronbach'ın 0.956'nın alfa seviyesine ulaştı. Çalışmanın sonuçları, Libya'daki KOBİ'ler için yıllık satış hacimlerinde ve yıllık ihracat hacimlerinde önemli farklar getiren on dokuz ihracat engelinin bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, onyedi ihracat engelleri, Libya şirketleri arasında farklı uluslararasılaşma aşamalarında önemli farklılıklar göstermiştir. Her üç uluslararasılaştırma aşamasındaki şirketler için en önemli üç engel, şirketler açısından önem derecelerine göre sıralanmaktadır. Kesin sonuçlar, Libyalı KOBİ'lerin karşılaştığı en önemli ihracat engellerinin yerel hükümet desteği, döviz istikrarsızlığı ve uluslararası kalite standartlarını karşılama ile ilgili olduğunu gösteriyor. Anahtar Sözcükler Uluslararasılaşma, İhracat engelleri, Libya, KOBİ'lerDoctoral Thesis Türkiye'de şehir çiftleri arasında hava seyahat talebine etki eden kriterlerin farklı yöntemlerle karşılaştırmalı analizi(2019) Reyhanoğlu, İzay; Tengilimoğlu, DilaverTürkiye'de havayolu ile ulaşımın gün geçtikçe yaygınlaşması rekabetin artmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan doğru yapılmış bir havayolu talep tahmini, bir havayolu işletmesi için, belirli bir hatta uçuş konulup konulmaması kararı, filo planlaması, kaynak planlaması, bilet fiyatlarının belirlenmesi, uygun stratejilerin belirlenmesi gibi kritik kararların verilmesinde oldukça önemlidir. Bir ülkenin ekonomisinin önemli bir parçası olan havayolu taşımacılığında talebin bilinmesi işletmelerin özellikle stratejik kararlarını doğru belirlemelerinde önemlidir. Türkiye'de havayolu taşımacılığı, dünya ortalamasına göre daha yüksek oranda büyüme göstermektedir. 2003 yılında başlatılan Bölgesel Havacılık Politikasından bu yana iç hat yolcu sayısında yaklaşık 12 kat artış görülmüştür. Buna karşın yurtiçi yolcu taşımacılığının büyük bir bölümü halen karayolu üzerinden yapılmaktadır. Türkiye'de ana merkezlerden ülkenin pek çok havalimanına uçuşlar gerçekleşmekte iken, ana merkezler haricinde uçuşlar (çapraz uçuşlar) yeterli sayıda değildir. Bu noktalar arası uçuşlar bağlantılı uçuşlar ile gerçekleşmektedir. Bağlantılı uçuşlarda uzun aktarma (bekleme) süreleri ile yüksek bilet fiyatları, bu uçuşlarının yolcular için cazip gelmemesine yol açmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de çapraz uçuşlarla ilgili olarak havayolu talep tahmini çalışması yapılmıştır. Bu amaçla Kayseri ve Bursa, anket uygulanan şehir çifti olarak seçilmiştir. Kayseri'de yaşayan 501, Bursa'da yaşayan 453 bireye uygulanan anketlerden derlenen verilere lojistik regresyon, yapay sinir ağları modeli ve kümeleme analizleri uygulanmıştır. Veri setinin analizi sonucunda elde edilen ampirik bulgular karşılaştırma yapılarak yorumlanmıştır ve yapay sinir ağları modelinin diğer yöntemlerden daha başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Çalışmada, her iki şehirde de uçuş talebini belirleyen en önemli etkenlerin aktarmasız uçuş konulması ile bilet fiyatlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Doctoral Thesis İlgili Muhasebe Teknikleri Açısından Kurumsal Yönetim ve Risk Yönetiminin Türkiye'de İslami Bankalar ve Geleneksel Bankaların Performans Üzerine Etkisi(2021) Alrujoubı, Adnan Mohammed Husayn; Büyükmirza, Hüseyin KamilAlrujoubi, Adnan. İlgili muhasebe teknikleri açısından kurumsal yönetim ve risk yönetiminin tyürkiye'de islami bankalar ve geleneksel bankaların performans üzerine etkisi, Doktora Tezi, Ankara, 2021. Bu çalışmanın en temel amacı Türkiye'de İslami bankalar (İB) ile geleneksel bankaların (GB) performanslarını etkileyen değişkenler arasında regresyon analizi yaparak iki banka türü arasındaki korelasyonları belirlemektir. Çalışmanın diğer önemli amacı ise CAMELS modeli kullanmak sureti ile bu banka türlerinin performanslarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmanın önemi, banka performanslarının çok geniş kapsamlı kitleleri etkiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Takip eden kısımda araştırmanın ana başlıkları yer almaktadır: 1) Kurumsal yönetişim (KY), risk yönetimi (RY) ile ilgili teorilerin çoğu, iyi KY ve RY uygulamak için fikir birliğine sahip olan ve performans üzerinde mükemmel faydalar sağlayacak olan ekonomik teorilerdir. 2) Türk bankacılık sisteminin temel sorunları bankacılık sektöründe yabancı sermayeye bağımlılık, likidite krizleri ve faiz oranlarının hükümet kurallarıyla değişmesi nedeniyle yerel para birimi enflasyonu olarak sıralanabilir. 3) IB ve GB'ler arasındaki temel farklılık faiz oranlarıdır. Bunun sebebi İslami mevzuatın kullanımıdır. Bu farklılığı ikame etmek için Kar-Zarar Paylaşım (KZP) araçları kullanılmaktadır. Bu nedenle, onları karşılaştırmamız halinde sonuçlarda farklılık beklenir. Çalışma verileri Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesinden elde edilmiştir. Üç İslami banka ve 19 mevduat bankası çalışmaya dahil edilmiştir. Korelasyonları belirlemek için SPSS programı ve 2010-2017 yıllarına ait panel verileri kullanılmıştır. Tüm hipotezler kabul edildiğinde, IB'lerin performansının genel olarak daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir, bu bulgular IB'lerin geleceğinin muadil GB'lere kıyasla hala sağlam bir proje umudu verdiğini düşündürmektedir.Doctoral Thesis Sağlık Çalışanlarına Göre Medikal Turizm Endeksi Faktörlerinin Değerlendirilmesi(2021) Köroğlu, Gönenç; Tengilimoğlu, DilaverBu çalışmanın amacı, medikal turizmde rekabet gücünü etkileyen faktörlerin sağlık profesyonelleri gözüyle Türkiye açısından ortaya konmasıdır. Bu amaç aynı zamanda Türkiye'nin sağlık turizminde rekabet önceliği sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma Türkiye'de çalışmakta olan 388 sağlık çalışanı üzerinde anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda gelişmekte olan medikal turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler adına avantaj sağlayacak nitelikler barındırmaktadır. Ülkelerin güçlü oldukları alanların farkına varıp bu alanlarda daha yoğun çalışmasına, zayıf oldukları alanları geliştirmesine ve potansiyel sağlık turisti çekmesi için ne yapması gerektiğine dair hazırlanmış olan bu tez dünyadaki belirli sağlık turizmi konumlarını ele almaktadır. Ülkeler yalnızca sağlık turizmi sunmakla kalmayıp, sağlık hizmeti öncesi, sırası ve sonrasında da tamamlayıcı hizmetler sunmaktadır. Medikal turizmde rekabet edecek ülkelerin hangi alanlarda ne gibi rekabet üstünlüğüne sahip olduklarının belirlenmesi, potansiyel medikal turistlerini hangi alanlarda kendilerine çekebilmeleri ancak oluşturulacak bir endeks ile ortaya çıkarılabilir. Çalışma medikal turizmin bileşenlerinin ortaya konması ve bu bileşenlerin ağırlıklarının analitik yöntemlerle belirlenmesi açısından hem çalışma alanına önemli bir katkı hem de teoride önemli bir kaynak olma niteliğindedir. Çalışmada, uluslararası geçerliliği olan açıklayıcı faktör analizine dayalı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma sonunda medikal turizmin maliyet, destinasyon, sağlık kurumları ve insan kaynakları olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, ayrıca bu bileşenlerinin birbirine yakın ağırlıkta olduğu bulunmuştur.Doctoral Thesis Üniversitelerde Akademisyenlerin Kayırmacılık Algılarının Örgütsel Bağlılığa Etkisinde İş Doyumunun Aracılık Rolü: Ankara İli Örneği(2023) Cankurtaran, Yeliz; Tengilimoğlu, DilaverKurumların, hedeflerine ulaşabilmeleri ve performanslarını arttırabilmeleri için kendilerine yüksek düzeyde bağlılık hisseden ve iş doyumu yüksek olan insan gücüne ihtiyaçları vardır. Kayırmacılık, kurumların hedeflere ulaşmasını engelleyen, varlığını tehlikeye atan etik dışı bir olgudur. Kayırmacı davranışlar akademisyenlerin örgütsel bağlılık ve iş doyumuna zarar vermektedir. Bu çalışma, Ankara ili kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin kayırmacılık algıları ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu seviyelerinin demografik durumlardan etkilenip etkilenmeyeceğini saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi olarak betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, üniversitelerin sahipliği esas alınarak Tabakalı Rastgele Örnekleme yöntemi ile akademisyenler tanımlanmıştır ve değerlendirmeye 518 (323 online, 195 yüz yüze) anket katılmıştır. Araştırmaya dâhil olan akademisyenlerin sosyo-demografik özellikleri, 'Kayırmacılık Ölçeği', 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve 'Minnesota İş Doyum Ölçeği' değerlendirilmiştir. Sonuçlar istatistiksel paket programlar aracılığıyla incelenerek yorumlanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi, t testi, Tukey ve Anova testleri, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, akademisyenlerin kayırmacılık algılarının (Ort.=2,67) düşük düzeyde, örgütsel bağlılıkları (Ort.=3,05) ve iş doyumlarının (Ort.=3,69) orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, akademisyenlerin yaş, üniversite statüsü, yöneticilik yapma durumu, meslekte toplam çalışma süresi değişkenlerine göre kayırmacılık algılarında istatistiksel anlamda farklılık görülmüştür. Buna ek olarak, akademisyenlerin yaş, aylık gelir durumu, üniversite statüsü, toplam çalışma süresi, mevcut üniversitede çalışma süresi, yöneticilik yapma durumu, meslekte toplam çalışma süresi durumları ile iş doyumu arasında etkili bir fark yarattığı saptanmıştır. Ayrıca, yöneticilik yapma durumu, mevcut üniversitede çalışma süresi durumlarına göre örgütsel bağlılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Bununla beraber yapılan korelasyon analizi neticeleri akademisyenlerin kayırmacılık algıları ile örgütsel bağlılık ve iş doyumu arasında olumsuz yönde bir ilişki olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Kayırmacılık, Örgütsel bağlılık, İş doyumu, Akademisyen, ÜniversiteDoctoral Thesis Dijital Dönüşüm Kriterlerinin Entelektüel Sermaye Bileşenlerine Kattığı Değer: Esenboğa Havalimanı'nda Ağ Analizi(2022) Yılmaz, Ayşe Aslı; Tuzlukaya, Şule ErdemÖrgütler sınırlarının ötesinde, gerekli kaynaklara erişim sağlamak için açık inovasyon taktiklerini ve modellerini benimseyerek korkusuzca hareket ederler. Açık inovasyonda 'açık', örgütsel örtük bilginin paylaşımını ifade eder. Değer odaklı stratejiler benimseyen örgütler, dijital dönüşümler ve Endüstri 5.0'a geçiş sürecinde teknolojiyi bir amaçtan çok bir araç olarak değerlendirerek veri merkezli davranmaya çalışırlar. Endüstri 5.0'ın sunduğu fırsatlarla dijital dönüşüm süreci, örgütsel çeviklik, örgütsel sürdürülebilirlik, örgütsel uyum ve değişkenliğe, belirsizliğe, karmaşıklığa hatta muğlaklığa karşı dayanıklılığa ulaşmak için örgütler tarafından üstlenilir. Örgütler entelektüel sermaye değerlerini artırdıkça, geleceklerini güvence altına almayı başarırlar. Çünkü varlıklarını sürdürmek, değer üretmek, pazar paylarını ve pazar etkilerini büyütmek ve sürdürülebilir rekabet stratejileri ile büyümek amacıyla sürekli bir değişim ve gelişim döngüsü içindedirler. Bu durum en dikkat çekici şekilde havaalanlarında görülmektedir. Doğaları gereği en titiz şekilde ağ sistemi kuran havaalanları, havacılık sektörünün en kritik amiral gemileridir. Dijital dönüşümü, yenilikçi teknolojiyi ve teknolojik hareket tarzını her yönden takip eden örgütlerdir. Araştırmanın amacı, ağların açıklayıcı gücünden yola çıkarak havalimanının dijital dönüşüm kriterleri ve entelektüel sermaye bileşenleri arasındaki etkileşimi analiz etmektir. Bu nedenle araştırma sorusu 'Dijital dönüşüm kriterleri entelektüel sermayenin değerini nasıl artırıyor?' dur. Çalışma açık inovasyon stratejileri çerçevesinde, havalimanları dijital dönüşüm kriterleri ile havacılık paydaşlarının entelektüel sermaye bileşenleri arasındaki etkileşimin havalimanı terminal yönetimi ile iş birliği içinde örgütsel ağ analizi ile incelenmesi literatürde bir ilk olacaktır. Aynı zamanda grafik analizi ile elde edilen yerel olmayan merkezilik ölçütleri sonuçlarına göre en kritik, en belirgin, en güçlü, en önemli ve en prestijli düğümler ve paydaşlar belirlenmiştir. İlişkilendirilen ve tüm detaylarıyla değerlendirilen fonksiyon ve örgütler 'karşılaştırma ve genelleştirme' tablosu ile açıklanmıştır. Anahtar Sözcükler: Entellektüel Sermaye, Dijital Dönüşüm, Havaalanı Terminal Yönetimi, Ağ Analizi, Python NetworkxDoctoral Thesis Stratejik İnsan Kaynakları Transferinde Sosyal Ağların Rolü: Türkiye Yükseköğretim Kurumları Üzerine Uygulama(2023) Ibrahım, Abdelmeneim; Tuzlukaya, ŞuleYükseköğretim kurumları arasında öğretim üyesi transferi olgusunu anlamak, yükseköğretim sistemlerini geliştirmek ve yükseköğretime artan talebi karşılamak için kritik öneme sahiptir. Türkiye'deki devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının sayısı son yıllarda artmasına rağmen, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimin kalitesi, yükseköğretim sektöründe birbiriyle bağlantılı iki önemli sorundur. Sonuç olarak bu araştırmanın amacı, Stratejik İnsan Kaynağı olan öğretim üyelerinin Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki transferini Kaynak Temelli ve sosyal ağ bakış açısıyla açıklamaktır. Aynı zamanda Türk Yükseköğretim Kurumları arasında öğretim üyesi transferi için oluşturulan sosyal ağ ilişkilerinin anlamını ve içeriğini anlamak ve bunlarda oluşan kilit aktörleri ve kalıpları belirlemektir. Araştırma, 208 Türk Yükseköğretim Kurumunun tamamı ve 182.764 öğretim üyesi hakkında toplanan ikincil verileri işleyerek nesnel bir değerlendirme nicel metodolojisini benimsemektedir. Veri kullanımının etkinliğini ve verimliliğini artırmak için her biri kendi veri işleme stratejisine sahip iki araştırma yöntemini birleştirmektedir. İlk olarak, araştırma sorularının geliştirilmesine ve ele alınmasına yardımcı olan genel eğilimleri ve altta yatan ayrıntıları ortaya çıkarmak için Python kodlamasını kullanan bir Keşif Çalışması kullanıldı. Keşif Çalışmasının çıktıları Gephi yazılımı tarafından Sosyal Ağ Analizi ile işledikten sonra nihai sonuçlara ulaşmak üzere kullanıldı. Araştırmanın bulgularına göre, sosyal ağın içeriği Türkiye'nin 81 ilinde bulunan 205 Türk Yükseköğretim Kurumu arasındaki ilişki iken, diğer 3 Türk Yükseköğretim Kurumu Türk Yükseköğretim Kurumları arasındaki geçişte aktif olmamakta, bu durum öğretim üyesi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu ilişkiler, 1965'ten 2022'ye kadar 57 yıllık bir süreçte 41.544 öğretim üyesinin ve buna bağlı olarak 61.745 transferin bir sonucu olarak oluşturulmuştur. Buna ek olarak, çalışma yatay geçişte coğrafi konum, yasal durum, Türkiye Yükseköğretim Kurumunun yaşı ve akademik sıralama gibi yatay geçiş üzerinde niceliksel ve yönlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, araştırma, dört ayrı merkezilik ölçüsünün her birinde merkezi Türk Yükseköğretim Kurumlarını ve bu sosyal ağ içinde geliştirilen yedi Türk Yükseköğretim Kurumu topluluğunu ortaya çıkarmaktadır.
