WoS
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/18
Browse
Browsing WoS by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 151
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 516s Bacterial Metagenomic Analysis of Herby Cheese (otlu Peynir) Microbiota(Istanbul Univ-cerrahpasa, 2021) Sudağıdan, Mert; Yurt, Mediha Nur Zafer; Taşbaşı, Behiye Büşra; Acar, Elif Esma; Ömeroğlu, Esra Ersoy; Uçak, Samet; Aydın, AliCheese microbiota may contain various bacterial species due to the use of different types of milk, rennet, and herbs. In this study, the distribution of the dominant bacteria present in the microbiota of herby cheese samples (n = 13) were examined by the next generation sequencing (NGS) technique. DNA was extracted both directly from cheese samples and after pre-enrichment. The metagenomic analysis of the NGS results revealed that Firmicutes were dominant both in DNA directly extracted from herby cheese (KOP), and pre-enriched samples (OP), at the phylum level. At the genus level, Lactobacillus, Lactococcus, and Streptococcus were dominant in the KOP samples, whereas in the OP samples, Enterococcus, Streptococcus, and Bacillus were determined as the dominant bacterial genera. Although Lactococcus raffinolactis and Streptococcus salivarius were dominant in the KOP samples, Enterococcus faecalis and S. salivarius were dominant in the OP samples. The Shannon species diversity index and principal coordinates analysis (PCoA) were used to determine the distribution in KOP and OP samples at the genus level. The PCoA of KOP-10, KOP-11, KOP-2, and KOP-7, KOP-3, and KOP-6 samples showed the wide distribution, whereas KOP-5, KOP-8, KOP-9, and KOP-14 herby cheese samples were closely related. The OP samples, especially OP-7 and OP-14, showed wide distribution in comparison to other OP samples. Finally, the dominant bacterial communities were identified by DNAbased metagenomic analysis, and this is the first report to elucidate the microbiota of herby cheese produced in Turkey using the NGS technique.Article AB VE TÜRKİYE’NIN BATI BALKAN POLİTİKALARININ BİR DEĞERLENDİRMESİ: ELEŞTİREL BİR BAKIŞ VE GELECEKTEKİ İŞBİRLİĞİNE DAİR BEKLENTİLER(Trakya Univ Balkan Yerlesesi Enstituler Binasi, 2019) Önsoy, Murat; Koç, Zeynep ElifBir yumuşak güç olan AB, başta Batı Balkanlar olmak üzere uluslararası alanda etkinliğini kısıtlayıcı birçok problemle karşı karşıyadır. Bu gölgede yumuşak gücünün dönüştürücülüğü azımsanmayacak ölçüde azalmıştır. Bu makale AB’nin yakın çevresinde ve özellikle de Batı Balkanlar’da uyguladığı yumuşak güç politikalarının önündeki problemler tartışılacak ve Birliğin etkinliğini sürdürebilmesi ve bu etkinliğe yeni boyutlar katabilmesinin muhtemel yolları tartışılacaktır. Makalenin araştırma sorusu AB’nin acil olarak yüzleşmek zorunda olduğu konuların neler olduğudur. AB mekanizmalarının Birliğin yakın çevresinde istikrarı, demokrasiyi ve barışı arttırmakta başarılı olamadığı düşünüldüğünde, alternatiflerin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir. Bu şekilde düşünüldüğünde Türkiye on yıl önceki performansıyla Batı Balkanlarda etkili olabildiğini göstermştir. Fakat ekonomik olarak zayıflayan günümüz Türkiyesi on yıl önce olduğu gibi bölge üzerinde egemenlik kurmak değil sadece bölge devletleriyle ilişkilerini güçlendirmek istemektedir.Article An Adaptive Element Division Algorithm for Accurate Evaluation of Singular and Near Singular Integrals in 3d(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2021) Bayindir, Hakan; Baranoglu, Besim; Yazici, AliAn adaptive algorithm for evaluation of singular and near singular integrals in 3D is presented. The algorithm is based on successive adaptive/selective subdivisions of the element until a prescribed error criteria is met. For evaluating the integrals in each subdivision, Gauss quadrature is applied. The method is computationally simple, memory efficient and can be applied for both triangular and quadrilateral elements, including the elements with nonplanar and/or curved surfaces. To assess the method, several examples are discussed. It has shown that the algorithm performs well for singular and near-singular integral examples presented in the paper and evaluates the integrals with very high accuracy.Review Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4Akciğer Kanserinde İmmünoterapi ve Tedavide Multidisipliner Yaklaşım(Turkish Assoc Tuberculosis & Thorax, 2020) Karadurmuş, Nuri; Kaya, Akın; Göksel, Tuncay; Yılmaz, Ülkü; Tülek, NeclaAkciğer kanseri dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca nedeniolmaya devam etmektedir. Son 20 yılda kanser biyolojisi ve patogenezi hakkındaki bilgiler artmış, immün kontrol noktası inhibitörleri (İKNİ) kullanımasunulmuş ve böylece solid kanserlerin tedavisinde önemli bir dönem başlamıştır. Bu derlemede; tedavide yenilikler, immünoterapi ve tedavide multidisipliner yaklaşım çerçevesinde akciğer kanseri ele alınmıştır. Küçük hücreli dışıakciğer kanseri (KHDAK) en sık görülen ve özellikleri nedeniyle İKNİ tedavisinden ideal olarak yararlanabilecek akciğer kanseri türü olması nedeniyleyazının odak noktasını oluşturmuştur. Bu derleme, akciğer kanseri tedavisindeimmünoterapi yaklaşımının göğüs hastalıkları başta olmak üzere tüm branşlarda multidisipliner farkındalığını artırmayı ve yönetimi hakkında bilgi sağlamayıamaçlayan ilk Türkçe derlemedir. Ayrıca bu derleme, KHDAK tedavisinde İKNİkullanımına ilişkin son klinik çalışmaların dikkat çekici sonuçlarını sunmasıaçısından önem teşkil etmektedir. İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır ve İKNİ tedavisinin kendine özgü etki mekanizması yeni bazı advers olay grubunun ortaya çıkmasına nedenolmuştur, bunlar arasında pnömonitis özellikle önemlidir ve advers olaylar konusunda gerektiğinde hastaların ilgili uzmanlık dalları ilekonsülte edilmesi gerekmektedir. Akciğer kanserinde tedavi, hastanın özellikleri, histolojik özellikler, genetik durum göz önünde bulundurularak her bir hastaya özel planlanmalı ve akciğer kanserli bir hastanın tanısal değerlendirilmesi ve en uygun şekilde tedavisi içingöğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji uzmanlık dalları arasında işbirliği sağlanmalıdır. Bununla birlikte, aile hekimleri de akciğer kanserinin erken tanınmasında ve ayrıca hastalarını tütün bırakmayı teşvik ederekkanserin önlenmesinde önemli rol oynayabilirler. Ayrıca, toplumda farkındalık yaratmak ve erken tanı için akciğer kanseri yönündentarama çalışmaları yapmak hedeflenmelidirArticle Analysing the Views of School of Foreignlanguages Instructors About Organizationalculture(Ani Publishing, 2021) Akman, Devrim; Koşar, DidemThis study aims to investigate the views of school of foreignlanguages instructors about organizational culture. The study is designed inqualitative research method and as a case study. The study was conductedwith 15 school of foreign languages instructors who were selected bymaximum variation sampling method during the 2018 and 2019 academicyear in Ankara. Semi structured interviews were conducted to gather dataand content analysis was used to analyse the data. The study emphasisesthat for the powerful school culture, instructors should focus on orientation,social activities, merit, and democratic management style.Article Analyzing the Criteria Affecting Transition To Airplane by Comparing Different Methods(Mehmet Akif Ersoy Univ, 2022) Reyhanoglu, Izay; Tengilimoglu, DilaverThis study, using the multi-vehicle approach, discusses the criteria affecting the transition from alternative transportation modes (car, train, bus) to air transportation between city pairs that neither have a hub status nor non-stop flights between them. If these criteria change, the demand for air transportation will increase. For this purpose, a survey was conducted in the provinces of Kayseri and Bursa, which are among the important trade, industry, and tourism centers in Turkey, in the course of three months between January and March, 2018. Logistic regression, the artificial neural network model, and clustering analyses were applied to the data compiled from questionnaires responded to by 501 individuals in Kayseri and 453 individuals in Bursa. According to the empirical findings, it was concluded that the most significant criteria in the transition to air transportation according to all three methods are the cost of travel/ticket price and non-stop flight. Additionally, it was observed that the Artificial Neural Networks (ANN) model made more accurate predictions compared to others. This study is important since it compares three different methods for the purpose of criteria determination concerning the choice of transportation modes.Article Citation - WoS: 1Anayasa Mahkemesi’nin Sherapat Yagmyrova Kararı* Üzerine Bazı Değerlendirmeler(Istanbul Univ, 2020) Kibar, Esra Dardoğan; Elçin, Doğa; Aydınlı, Ogün ErşanAnayasa Mahkemesi, 2020 yılında Sherapat Yagmyrova (Yagmurova) tarafından, kendisinin sınır dışı edilmesi nedeniyle özelve aile hayatına saygı hakkının, eşitlik ilkesinin, kötü muamele ve işkence yasağının; idari gözetim altında tutulma nedeniylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılmış olan bireysel başvuruya ilişkin bir karar vermiştir. Bukararda başvurucunun özel hayat ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiası açıkça dayanaktan yoksunolması; eşitlik ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiası da benzer şekilde açıkça dayanaktan yoksunolması; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası ise kanun yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemezolarak değerlendirilmiştir. Söz konusu bireysel başvuru kararı hem güncel tarihli olması hem ihlal iddialarının çokluğuhem de Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli konulardaki son yaklaşımlarını yansıtması nedeniyle dikkat çekmektedir. Öteyandan karara konu olay bulaşıcı hastalık nedeniyle sınır dışı edilme gibi tartışmalı bir konuyu da içermesi sebebiyle kararincelemeye değer görülmüştür. Çalışmada başvurucunun iddiaları hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarıhem de Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar ışığında ele alınmıştır. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ninSherapat Yagmyrova (Yagmurova) kararında vermiş olduğu karar değerlendirilerek başvuruya konu edilen iddialar hakkındaçeşitli değerlendirmeler yapılmıştır.Article Citation - WoS: 1Ankara’da Görüntü Kirliliği: Reklam Tabelaları Üzerine Bir Analiz(Marmara Univ, Fac Communication, 2021) Toros, SeçilBirçok şehirde açıkhava reklamları hızla yaygınlaşırken, otoyollara ve sokaklara yerleştirilen reklam panoları şehirlerin peyzajına hâkim hale gelmekte, bina cepheleri reklam iskelesine dönüşmektedir. Bu bağlamda kamusal alanlara yayılan reklamların, şehrin mimari dokusunu ve çevre görüntüsünü bozarak, görüntü kirliliğine yol açtığı iddiası literatürde daha sıklıkla dile getirilmektedir. Bu çalışmada bahsi geçen iddiaları test etmek amacıyla bina cepheleri incelenerek, reklam tabelalarının bina cephelerini ne oranda kapladığı araştırılmıştır. Bu amaçla çalışma için örnek olarak seçilen Ankara Aşkabat Caddesi boyunca tüm bina cepheleri içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Yapılan analizlerde reklam tabelalarının bina cephelerinin ortalama olarak üçte birini kapladığı ve bu oranın bazı binalar için yüzde 74’e kadar çıktığı saptanmıştır. Görüntü kirliliği için kabul görmüş belli bir doygunluk sınırı ya da eşik bulunmamakla birlikte, bu oranı dikkate alarak reklam tabelalarının caddede görsel kirlilik yarattığı söylenebilir. Bu çalışma kontrolsüz tabela kullanımı ile oluşan görüntü kirliliği konusunda somut kanıtlar ortaya koymakla beraber konunun ölçümü için niceliksel bir yöntem önererek alana katkı yapmayı amaçlamaktadır.Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 10Ann-Assisted Forecasting of Adsorption Efficiency To Remove Heavy Metals(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019) Buaısha, Magdi; Balku, Şaziye; Yaman, Şeniz ÖzalpIn wastewater treatment, scientific and practical models utilizing numerical computational techniques suchas artificial neural networks (ANNs) can significantly help to improve the process as a whole through adsorption systems.In the modeling of the adsorption efficiency for heavy metals from wastewater, some kinetic models have been used such as pseudo first-order and second-order. The present work develops an ANN model to forecast the adsorption efficiency of heavy metals such as zinc, nickel, and copper by extracting experimental data from three case studies. To do this, we apply trial-and-error to find the most ideal ANN settings, the efficiency of which is determined by mean square error (MSE) and coefficient of determination (R2). According to the results, the model can forecast adsorption efficiency percent (AE%) with a tangent sigmoid transfer function (tansig) in the hidden layer with 10 neurons and a linear transferfunction (purelin) in the output layer. Furthermore, the Levenberg–Marquardt algorithm is seen to be most ideal for training the algorithm for the case studies, with the lowest MSE and high R2 . In addition, the experimental results and the results predicted by the model with the ANN were found to be highly compatible with each other.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Anticipatory Effect of Execution on Observation: an Approach Using Exopinch Finger Robot(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019) Arıkan, Kutluk Bilge; Zadeh, Hassan Gol Mohammad; Turgut, Ali Emre; Zinnuroğlu, Murat; Bayer, Gözde; Günendi, Zafer; Cengiz, BülentBackground/aim: This study aims to explore the mirror neuron system (MNS) involvement using mu (8–12 Hz)/beta (15–25 Hz) bandsuppression in an action observation-execution paradigm.Materials and methods: Electrophysiological (EEG) data from 16 electrodes were recorded while 8 participants observed video clips ofa hand squeezing a spring. Specifically, the effect of anticipated execution on observation was studied. For this purpose, a fully actuatedfinger exoskeleton robot was utilized to synchronize observation and execution and to control the execution condition for the participants. Anticipatory effect was created with a randomized robot accompany session.Results: The results showed that the observational condition (with or without anticipation) interacted with hemisphere at central channels near somatosensory cortex. Additionally, we explored the response of MNS on the kinetics features of visual stimuli (hard or softspring).Conclusion: The results showed an interaction effect of kinetics features and hemisphere at frontal channels corresponding nearly tothe ventral premotor cortex area of the brain. The activation of mirror neurons in this area plays a crucial role in observational learning.Based on our results, we propose that specific type of visual stimuli can be combined with the functional abilities of the MNS in the action observation based treatment of hand motor dysfunction of stroke patients to have a positive additional impact.Article An Application of Stochastic Maximum Principle for a Constrained System With Memory(Ankara Univ, Fac Sci, 2025) Savku, EmelIn this research article, we study a stochastic control problem in a theoretical frame to solve a constrained task under memory impact. The nature of memory is modeled by Stochastic Differential Delay Equations and our state process evolves according to a jump-diffusion process with time-delay. We work on two specific types of constraints, which are described in the stochastic control problem as running gain components. We develop two theorems for corresponding deterministic and stochastic Lagrange multipliers. Furthermore, these theorems are applicable to a wide range of continuous-time stochastic optimal control problems in a diversified scientific area such as Operations Research, Biology, Computer Science, Engineering and Finance. Here, in this work, we apply our results to a financial application to investigate the optimal consumption process of a company via its wealth process with historical performance. We utilize the stochastic maximum principle, which is one of the main methods of continuous-time Stochastic Optimal Control theory. Moreover, we compute a real-valued Lagrange multiplier and clarify the relation between this value and the specified constraint.Article Citation - Scopus: 2An Approach for Performance Prediction of Saturated Brushed Permanent Magnet\rdirect Current (dc) Motor From Physical Dimensions(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2022) Asl, Rasul Tarvirdilu; Zeinali, Reza; Ertan, Hulusi BulentAn analytical approach for performance prediction of saturated brushed permanent magnet direct current\r(DC) motors is proposed in this paper. In case of a heavy saturation in the stator back core of electrical machines, some\rflux completes its path through the surrounding air, and the conventional equivalent circuit cannot be used anymore.\rThis issue has not been addressed in the literature. The importance of considering the effect of the flux penetrating\rthe surrounding air is shown in this paper using finite element simulations and experimental results, and an analytical\rapproach is proposed to consider this effect on magnet operating point determination and performance prediction of\rsaturated brushed permanent magnet DC motors. An analytical method is also presented to determine the boundary\rradius of the surrounding air for obtaining accurate results in finite element (FE) solutions and analytical calculations.\rAn analytical approach based on Carter’s coefficient is also proposed to calculate the effective length of the magnet when\rthe length of the magnet and rotor length are not the same. The accuracy of the proposed analytical model is illustrated\rusing finite element simulations and experimental results. With this accuracy, this analytical model is very suitable to\rbe used for reliable and quick mathematical design optimization.Article Citation - WoS: 13Citation - Scopus: 13Association between monocyte to high-density lipoprotein cholesterol ratio and bicuspid\raortic valve degeneration(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2020) Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, EnginBackground/aim: From a pathophysiological point of view, inflammation is thought to be more dominant in bicuspid aortic valve\r(BAV) stenosis than tricuspid aortic valve (TAV) stenosis. Our study aimed to determine the association between monocyte to highdensity lipoprotein cholesterol (HDL-C) ratio (MHR), a new inflammatory marker, and the speed of progression of stenosis and\rpathophysiology of BAV stenosis.\rMaterials and methods: A total of 210 severe aortic stenosis patients (70 consecutive BAV patients, 140 matched TAV patients) were\rretrospectively enrolled in the study. Clinical and echocardiographic data and laboratory results related to our research were collected\rretrospectively from the patients’ records. MHR was measured as the ratio of the absolute monocyte count to the HDL-C value.\rResults: Seventy BAV (mean age: 72.0 ± 9.1 years, 42.9% female) and 140 TAV patients (mean age: 77.9 ± 8.3 years, 51.4% female)\rwith severe aortic stenosis were enrolled in this study. There was no difference between the two groups in terms of another baseline\rdemographic or clinic findings except age (P < 0.001). Monocyte count, hemoglobin level, mean platelet volume was significantly\rhigher, and HDL-C level was significantly lower in the BAV group, while other lipid and CBC parameters were found to be similar. In\rthe multivariate analysis, MHR (P = 0.005, 95% CI: 0.90–0.98) and, as expected, age (P = 0.001, 95% CI: 1.02–1.11) were found to be\rsignificant as the independent predictor of BAV, after adjusting for other risk factors.\rConclusion: Our study showed a significant correlation between increased MHR and BAV. MHR was determined as a significant\rindependent predictor for the speed of progression and diagnosis of severe BAV stenosis in multivariate analysis.Article Avrupa Birliği Ülkeleri ve Türkiye’nin 2010-2021 Dönemi Toplam Antibiyotik Tüketiminin Karşılaştırılması: Akılcı İlaç Kullanımı ve Pandeminin Etkileri(Bilimsel Tip Yayinevi, 2023) Kavruk, Murat; Uçak, Samet; Sapmaz, Burcu; Demir, Canan Çiçek; Dursun, Ali DoğanGiriş: Antibiyotik tüketimini düşürmek adına dünya genelinde pek çok uygulama yapılmaktadır fakat bu uygulamaların karşılaştırmalı analizi ve pandemi gibi geniş çaplı değişkenler karşısındaki durumu yeterince analiz edilmemektedir. Bu kapsamda; Türkiye ve Avrupa ülkelerinin ATC grubu J01 toplam antibiyotik tüketim eğilimleri ve ülkeler arasındaki farklılıklar incelenmiş olup son dönemde yaşanan pandeminin antibiyotik tüketim verilerindeki değişime etkisi sorgulanmıştır. Materyal ve Metod: Türkiye ve 19 Avrupa ülkesinin 2010-2021 yılları arasındaki ATC grubu J01 toplam antibiyotik tüketimi (hastane + toplum) verileri birleştirilerek karşılaştırıldı. Çalışma için Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TICKK) verileri kullanılmıştır. Antibiyotik tüketim verileri, günlük 1000 hasta başına tanımlanmış günlük doz (DDD) cinsinden temsil edildi. Bulgular: Türkiye, odaklanılan dönemde en yüksek antibiyotik tüketimine sahip olmasına rağmen 2010-2015 tarihleri arasında 41.43 günlük 1000 hasta başına tanımlanmış günlük doz (DDD) ve 2016-2021 tarihleri arasında 32.24 günlük 1000 hasta başına tanım- lanmış günlük doz (DDD) antibiyotik tüketim verisi ile istatistiksel olarak (p= 0.05) anlamlı bir düşüş gösterdi. COVID-19 pandemisinin etkili olduğu 2021 yılında Avrupa’da, çalışmaya konu olan 2010-2021 yılları arasındaki en düşük düzeyi olan 14.91 günlük 1000 hasta başına tanımlanmış günlük doz (DDD)’a gerilerken Türkiye’de 2020 yılındaki kaydedilen 24.39 günlük 1000 hasta başına tanımlanmış günlük doz (DDD) seviyesine düşen antibiyotik tüketimi, 2021 yılında 26.97 günlük 1000 hasta başına tanımlanmış günlük doz (DDD) seviyesine yükseldi. Sonuç: Akılcı ilaç kullanımı uygulamaları, Türkiye için antibiyotik tüketimini azaltmada etkili olmakla birlikte, 2021 tüketim verileri ile trendin bozulduğu gözlemlenmiştir. Avrupa ülkeleri antibiyotik tüketim miktarlarında farklılık gösterse de toplamda COVID-19 pandemisi ile azalan bir tüketim durumuna girdiği tespit edilmiştir.Article Citation - WoS: 4Betonarme Binaların Yapım Maliyeti ve Deprem Davranışında Döşeme Tipinin Etkisi(Gazi Univ, 2023) Tunç, Gökhan; Azizi, Abdul Basir; Tanfener, TuğrulTürkiye’de betonarme çerçeveli binalar diğer tür yapı taşıyıcı sistemlerine göre en çok tercih edilmektedir. Bu tür binalarda kullanılan yaygın döşeme türleri ise kirişli, kirişsiz, kaset ve nervürlü olanlarıdır. Bir bina tasarımında, yatay ve düşey yükler altında en iyi performansı gösteren ve aynı zamanda en az maliyet gerektiren döşeme türünün belirlenmesi istenir. Ancak, kirişler, kolonlar ve perde duvarlar gibi diğer yapı elemanlarına analitik çalışmalarda öncelik verildiğinden, döşeme türünün uygun seçimi genellikle tasarımcı tarafından göz ardı edilir. Bu nedenle, döşemelerin bina tasarımına ve yapısal davranışına sağlayacakları katkılar yeterince irdelenmemiş olur. Ortaya çıkan bu eksikliğin ise binanın tasarım aşamasından itibaren detaylı olarak irdelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada çok katlı betonarme binalar üzerinde farklı döşeme türlerinin etkileri incelenirken aynı zamanda toplam maliyetin de optimumda kılınması hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda toplamda 36 bina modeli hazırlanarak, analiz ve tasarımları mevcut Türkiye bina yönetmelik ve standartlarına uygun olarak yapılmıştır. Bu kapsamda yapılan analitik çalışmalarda incelenen parametreler şu şekildedir: döşeme türleri (kirişli, kirişsiz, kaset ve nervürlü), toplam kat sayıları (10, 20 ve 30) ve tip döşeme açıklıkları (6, 7.5 ve 9 metre). Binaların tümünün iş yeri kullanımına uygun olarak İstanbul’un deprem tehlikesi içeren bir bölgesinde yer aldığı kabul edilmiştir. Yapılan analitik çalışmalara göre 6 metre açıklığa sahip binalarda en ekonomik sonucun kirişli, 7.5 metre açıklığa sahip olanlarda ise kaset döşemelerde olduğu görülmüştür. Ele alınan tüm modeller içerisinde en maliyetli çözümü üreten döşeme türü kirişsiz döşeme olarak belirlenmiştir. İncelenen tüm döşeme türleri arasında, kirişli döşemeye sahip binaların en iyi deprem performansına, kaset ve kirişsiz döşeme türlerine sahip binaların ise en olumsuz deprem performansına sahip oldukları görülmüştür.Article Bibliometric Analysis of Publications on Stapedius Muscle(Pera Yayincilik Hizmetleri, 2024) Sever, Sinem Nur; Sen, Esra; Turhan, BegümhanObjective: The clinical importance of the stapedius muscle has been particularly emphasized in several publications. The purpose of this study is to bibliometrically analyze all publications on the stapedius muscle and to determine research trends related to this muscle. Methods: The publications related to the stapedius muscle were identified by the Web of Science database. A total of 548 publications were discovered throughout the literature review. Bibliometric techniques were employed to analyze the identified publications (VOSviewer Version 1.6.13). Results: The first studies were conducted in the 1980s. The highest number of publications related to the stapedius muscle was in 2020 (22 studies), while the lowest was in 1985 (2 studies). Most of the publications (90.11%) were written in English. The USA was the most prolific nation, with John J. Guinan having written the most articles on the stapedius muscle. Harvard University was also the most prolific institution. Conclusion: The findings demonstrated the researchers’ interest in the stapedius muscle and offered quantifiable information regarding the muscle’s position within the scientific domain. Recent years have seen an increase in studies on this topic. To the best of our knowledge, it can be said that this study is the first bibliometric analysis on the stapedius muscle.Article Citation - WoS: 1Bilimsellik Değerlerinin İçeriği ve Yapısı*(Istanbul Univ, Fac Letters, dept Psychology, 2021) Demirutku, Kürşad; Güngör, ElisBu araştırmanın amacı bilimsel bağlamla ilişkili değerlerin tespit edilmesi ve bu değerlerin Schwartz (1992) tarafından önerilen güdüsel çemberdeki konumlarının sınanmasıdır. Bilimsellik değerleri alanyazınından hareketle yaratıcılık, merak, şüphecilik, açık fikirlilik, akılcılık, nesnellik, müştereklik, bilimsel etik ve tutarlılık değerleri bilimsellik değerleri olarak tespit edilmiştir. Bu değerlerin önemini ölçmek amacıyla yazarlar tarafından maddeler geliştirilmiştir. Beş hipotezi sınamak amacıyla iki çalışma yapılmıştır. Birinci çalışmanın (N = 624, Ort.yaş = 22) bulguları bilimsellik değerlerinin görgül olarak Özyönelim ve Evrenselcilik değerleri arasında konumlandığını ve bilimsellik değerleri ile diğer değer tipleri arasındaki korelasyonların sinus dalgası şeklinde bir örüntü sergilediğini ortaya koymuştur. İkinci çalışmada ise (N = 181, Ort.yaş = 21.5) bilimsellik değerlerinin semantik farklılık maddeleri ile ölçülen bilime yönelik tutumlar ve bilme ihtiyacı puanları ile pozitif, belirsizliğe tahammülsüzlük puanları ile negatif korelasyon gösterdiği gözlenmiştir. Bu araştırma bilimsellik değerlerini, değerlerin çembersel yapısıyla entegre eden ilk çalışmadır. Bulguların bilimsellik değerlerinin hipotez edilmiş olan yapısını doğruladığı ve bilimsellik değerleri ölçümünün yakınsak ve ıraksak geçerliğe sahip olduğunu desteklediği tartışılmıştır. Kendi kendini seçme yanlılığı içerebilecek uygunluk örneklemleri kullanılması, verinin Türk üniversite öğrencilerinden toplanmış olması, ikinci çalışmada kadınların erkeklerden daha fazla temsil edilmiş olması ve bilimsellik değerleri dışındaki değer tipi ölçümlerinde düşük güvenirlik katsayıları gözlenmiş olması araştırmanın yöntemsel sınırlılıkları olarak kayda geçirilmiştir. Gelecekte yapılabilecek çalışmalarda, halihazırdaki araştırma bulgularının kültürlerarası çalışmalarla tekrarlanması ve bilimsellik değerlerinin, bu çalışmada kullanılanlar dışında kalan kişilik ölçümleri ile arasındaki ilişkilerinin incelenerek yakınsak geçerlik bulgularının genişletilmesi önerilmiştir.Article Citation - WoS: 11Citation - Scopus: 15Biomaterials and Tissue Engineering for Regenerative Repair of Articular Cartilage Defects(Turkish League Against Rheumatism, 2009) Tur, Kazim; Department of Metallurgical and Materials EngineeringArticular cartilage defects heal very poorly and lead to degenerative arthritis. Existing medications cannot promote healing process; cartilage defects eventually require surgical replacements with autografts. As there is not enough source of articular cartilage that can be donated for autografting, materials that promote cartilage regeneration are important in both research and clinical applications. Tissue engineering involves cell growth on biomaterial scaffolds in vitro. These cells are then injected into cartilage defects for biological in vivo regeneration of the cartilage tissue. This review aims first to provide a brief introduction to the types of materials in medicine (biomaterials), to their roles in treatment of diseases, and to design factors and general requirements of biomaterials. Then, it attempts to sum up the recent advances in engineering articular cartilage; one of the most challenging area of study in biomaterials based tissue engineering, as an example to the research on regenerative solutions to musculoskeletal problems with an emphasis on the biomaterials that have been developed as scaffolds for cartilage tissue engineering. The definitive goal on cartilage regeneration is to develop a system using biomimetic approach to produce cartilage tissue that mimics native tissue properties, provides rapid restoration of tissue function, and is clinically translatable. This is obviously an ambitious goal; however, significant progress have been made in recent years; and further advances in materials design and technology will pave the way for creating significantly custom-made cellular environment for cartilage regeneration. (Turk J Rheumatol 2009; 24: 206-17)Article Borulu Sulama Şebekeleri Optimizasyonu(Turkish Chamber Civil Engineers, 2018) Marım, Gökhan; Darama, Yakup; Bozkuş, ZaferBorulu sulama şebekeleri ülkelerin tarımsal ürün yetiştirmesinde ve su tasarrufunda enönemli sistemlerdir. Günümüzde tarımsal amaçlı sulama, su tüketiminin en yüksek olduğusektördür. Ülkemizde tarım sektörünün kullandığı su miktarı su potansiyelimizin %73oranındadır. Ülkemizde ve genelde Dünyada nüfus artışı nedeniyle tarımsal üretimde sutalebinin artması ve su kaynaklarımızın sınırlı olması nedeniyle sürdürülebilir su kaynaklarıyönetimi zorunlu olmaktadır. Son yıllarda ülkemizde yapılan sulama sistemleri yatırımlarınınbüyük bir çoğunluğunu, su kaybını ve tarımsal su kullanımını azaltan modern borulu sulamaşebekeleri yatırımları oluşturmaktadır. Bu çalışma borulu sulama şebekelerinintasarımlarının maliyet ve istenen işletme basınçları açısından optimum koşullara ulaşmasınaodaklanmıştır. Optimizasyon problemi çözümünde heuristik tabanlı dinamik programlamaile birlikte doğrusal programlama yöntemi olan “Simplex” metodu kullanılmış olup, buoptimizasyon yazılımı DSİ borulu sulama şebekeleri için uygulanmıştır.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Bozucu Torklar Altında İzdüşümsel Doğru Akım Motoru Kontrolü(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2018) Doruk, Reşat Özgür; Zuglam, İsmailBu çalışmada, izdüşümsel doğrusal kareselservo geri beslemesi (P-LQSF) yöntemiyle tasarlanmış bir birdoğru akım (DC) motoru denetim yaklaşımı sunulmaktadır. Tasarlanan denetleyicinin kararlılığı girdidenhale-kararlılıkyaklaşımından yola çıkarak incelenmektedir. İzdüşümsel kontrol yöntemi, tam durumdeğişkeni geri beslemeli bir denetleyicinin özdeğer spektrumunu çıktı geri beslemesi kullanarak yaklaşıkolarak elde etmeyi amaçlar. Tasarlanan denetleyicilerin kararlılık analizi hem teorik hem de sayısalbenzetim yoluyla incelenecektir. Temel doğrusal kararlılığın yanı sıra, bozucu etkilerin kapalı döngüyü birdış girdi olarak etkilemesinden yola çıkarak girdiden-çıktıya-kararlılık kavramından yararlanılması olanaklıolabilmektedir. Sonuç olarak bir bozucu etkiden-hale-kararlılık yaklaşımı ortaya çıkmaktadır. Tasarımlar,elde edilen bu yaklaşımla incelenecektir. Performanslar ise sayısal benzetimler yoluyla görülecektir.

