Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Proje Yönetiminde Matriks Organizasyon ve Bir Örnek İnceleme
    (2002) Turhan, Ahmet; Eke, Ali Erkan
    167 ÖZET Proje yönetimi; projenin ortaya koyduğu fayda ve zararlardan etkilenen kişi veya grupların projeye yönelik gereksinim ya da beklentilerini karşılamak veya bunların üzerine çıkmak için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin proje etkinliklerine uygulanmasıdır. Diğer bir değişle proje yönetimi, ortak bir hedefe yönelmiş, örgütlenmiş etkinlikler kümesinin özel yönetim yapı ve teknikleri kullanılarak yönetilmesidir. Bu hedefe yönelik sistemli örgütlenmenin, içinde bulunduğu yönetim disiplinleri ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtarak, proje yönetim ortamının analizini yapması gerekmektedir. Proje yönetimi başlangıç, planlama, yürütme, kontrol ve bitiş süreçlerinden oluşmaktadır. Bu süreçlerin yürütülmesi esnasında proje elemanlarının uygun şekilde koordine edilmesi ve proje kapsamı tanımlaması doğru olarak belirlendikten sonra, projenin zamanlama, maliyet, kalite, insan kaynaklan, iletişim, risk ve tedarik yönetim politikalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bilgi birikiminin hızla artığı günümüz yönetim sistemlerine farklı bir bakış açısı getiren matriks organizasyon yapısında dikey basamaklarda fonksiyonlara göre, yatay basamaklarda ise mamul bazında bir bölümlendirme bulunmaktadır. Projede uzmanlığına gerek duyulan personel, bağlı bulunduğu fonksiyon bölümünden alınarak, projede görevlendirilir. Bu görevlendirilmeler tamamlandığında oluşan ikili fonksiyonel bağımlı organizasyon yapısı içinde proje yaşam evresi gerçekleştirimi sağlanarak proje süreci tamamlanır. Projenin gerçekleşmesinden sonra, bu personel, proje yöneticisi tarafından ilgili fonksiyon bölümüne çalışmasına geri gönderilir.168 Matriks organizasyon, işletme içinde yatay ilişkilere yer verme, uzmanlaşma, merkezkaç yapı, esneklik ve düşük standartlaşma özelliklerine sahiptir. Esnek bir özelliğe sahip olmasından dolayı, içinde bulunduğu çevre koşullarına daha kolay uyabilme olanağı taşır. Bununla birlikte; tepe yönetimi, önderlik sağlamayı gerektirmesi, çatışmalara açık olması, karışıklık ve düzensizlik yaratabilmesi, kararların gecikmesi, haberleşme, maliyet, işletmenin ayrıntılarla ilgilenmesi gibi sorunlar taşıyabilmektedir. İnşaat sektörü proje organizasyon yapılarının uygulanmasında sürekli yenilenme içerisindedir ve bunun sonucu olarak son yıllarda belli bir gelişme süreci içinde, yurtiçi ve dışında iş hacmini arttırmış ve teknoloji gerektiren işleri de yapabilir duruma gelmiştir. Ancak bu tür işleri zamanında başarmak ve uluslararası piyasa koşulları altında rekabet edebilmek için firmaların farklı uzmanlık alanlarında elemanları bir araya getirmesi, etkin proje organizasyon yapısı kurması ve bu iki yapının işlevselliğini sağlayabilmek için gerekli proje yönetim sistemi geliştirmesi gerekmektedir. Proje organizasyon ve yönetim sistemleri geliştirilirken bu sistemleri uygulayacak kuruluşların yapısal özellikleri, organizasyon yapısına ve uygulamayı yapacak personelin niteliklerine uygunluk sistemin başarısı için en önemli faktörlerdendir.
  • Master Thesis
    İdare Belediyelerde Altyapı Yatırımlarının Dış Kredi ile Finansmanının İdare Belediyeler ve Proje Yönetim Birimleri Üzerine Etkileri : Belediye Hizmetleri Projesi Örneği
    (2010) Kırbaş, Derya; Ülker, Halil İbrahim
    Bu çalışmada, İller Bankası tarafından Hazine Müsteşarlığı garantisiyle Dünya Bankası'ndan temin edilen kredi ile finansmanı sağlanan Belediye Hizmetleri Projesi (BHP) kapsamındaki 9 belediye, iki Su ve Kanalizasyon İdaresi ve BHP'de görev yapan personelle yapılan bir anket çalışmasıyla altyapı yatırımlarının dış kredi ile finansmanının belediyeler ve Proje Yönetim Birimlerinin mali ve teknik kapasitesi üzerindeki etkileri ölçülmüştür.Anket sonucunda elde edilen veriler analiz edildiğinde, BHP'nin dış kredi ile finansmanının; İPYB personelinin kişisel deneyimlerini artırdığı, idare/belediyelerin örgütlenmesine, mali disiplin oluşturmasına, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve dış kredi kullanım kültürünün oluşmasına olumlu etki yaptığı gözlemlenmiştir. BHP ile edinilen kişisel ve kurumsal deneyim ve oluşturulan mali ve teknik kapasite artışı, idare/belediyelerin bundan sonraki benzer projeleri yürütmelerine olumlu katkı sağlayacağı ortaya çıkmıştır.Ayrıca katılımcılar, BHP kapsamında İller Bankası'nın ve Dünya Bankası'nın proje sürecinde vermiş olduğu idari, mali ve teknik desteğin yeterli olduğu ve idare/belediyelerin gelecekte de altyapı yatırımların finansmanında dış kredi kullanmak ve sağlanacak krediyi yine İller Bankası aracılığıyla temin etmek istemektedirler.Anahtar Sözcükler1.Altyapı yatırımları2.Uluslararası Finansman Kuruluşları3.Proje Yönetim Birimleri4.Belediye Hizmetleri Projesi5.Dünya Bankası Satınalma Usulleri6.Dünya Bankası Kredi Kullanım Koşulları
  • Master Thesis
    İnşaat Projesi Yönetiminde Cpm-pert ve Bulanık Ağ Analiz Yöntemlerinin Karşılaştırılması
    (2017) Al-hachamı, Omar; Samut, Pınar Kaya
    Bu çalışmada, Fuzzy mantık teorisi ve inşaat projelerinin yönetiminde PERT teorisi uygulanmıştır. Yukarıdaki teoriler kullanılarak ve uygulama sonuçları karşılaştırarak, Irak Cumhuriyeti Elektrik ve Elektronik Bakanlığı, Eğitim ve Geliştirme Dairesi bünyesindeki elektrik eğitim merkezinin inşaat projesinin deneysel sonuçlarına dayanan bir uygulama yapılmıştır. Fuzzy mantığının projelerinin planlanması, özellikle inşaat projeleri, bu proje faaliyetlerinin değerlendirilmesi ve başarıyı etkileyen faktörlerin; iş ve başarı ile doğrudan ilişkisi olan etkilere bağlı olarak önemini açıklanmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Kamu-özel İşbirliği (köi) Modeli ile Yürütülen Şehir Hastanesi Projeleri için Risk Değerlendirilmesi
    (2022) Doğan, Tuğba; Akçay, Emre Caner
    Devletler, sınırlı kaynaklarıyla topluma sunmaları gereken hizmetleri gerçekleştirmekte güçlük çekmektedirler. Söz konusu durum, alternatif bir finansman modeli olan Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin kullanımının giderek artmasına yol açmıştır. KÖİ, kamu hizmetlerini yerine getirmek için özel sektör ve kamu sektörünün birlikte yürüttüğü uzun soluklu bir işbirliği yapısına sahiptir. Türkiye, yeterli kaynağa sahip olmayan ve ivedi toplum ihtiyaçlarını karşılamak için KÖİ modelini uygulayan gelişmekte olan ülkelerden biridir. Son 10 yıldır, Türkiye Hükûmeti özellikle şehir hastanesi projelerinin gerçekleştirilmesinde KÖİ modelini yaygın olarak kullanmaktadır. Ancak, yatırımcılar çeşitli risk faktörleri nedeniyle projelerin uygulanmasında birtakım zorluklarla karşılaşmışlardır. Bu doğrultuda, bu tezin temel amacı Türkiye'deki KÖİ şehir hastanesi projeleri için risk değerlendirmesi yapmaktır. Bu kapsamda, KÖİ projelerinde karşılaşılabilecek olası risk faktörlerinin listesi kapsamlı bir literatür taraması yapılarak elde edilmiştir. Risk faktörlerinin meydana gelme olasılığı ve etkisinin şiddeti, bir anket çalışması aracılığıyla incelenmiştir. Risklerin önceliğinin belirlenmesi için anketten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Sonuçlar ise, Türkiye'deki KÖİ şehir hastanesi projelerindeki en önemli beş risk faktörünün döviz kuru dalgalanmaları riski, enflasyon oranı oynaklığı riski, yüksek finansman maliyeti riski, mali risk ve ekonomik kriz riski olduğunu, buna karşın ekipmanın düşük verimliliği riskinin en az önemli risk faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Bu tezden elde edilen sonuçların, Türkiye'de KÖİ şehir hastanesi projelerine yatırım yapmayı düşünen yatırımcılara yol gösterebileceği düşünülmektedir.