7 results
Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Master Thesis William Blake ve William Wordsworth Şiirlerinde Çocuk İmgesi(2016) Altahhan, Asmaa Raafat Noori; Aras, GökşenBu tezin amacı, William Blake ve William Wordsworth şiirlerinde çocuk imgesini tarihsel ve kuramsal çerçevede tartışmaktır. Tezin başlangıç noktası çocuk imgesi kavramının romantik algıyla bağlantısını incelemektir. Çocuk imgesinin kavramsal analizi adı geçen iki Romantik şairin bu kavramı hayal gücünün kaynağı şeklinde ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Çocuk imgesi, William Blake'in Songs of Innocence and of Experience başlıklı eserinden seçilen şiirlerine ve William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood ve The Prelude eserlerine göndermeler yaparak Jung'un çocuk arketipi kuramı açısından ele alınmaktadır. Birinci bölümde, Romantik dönemin sosyal, tarihsel gelişimi ve Romantik şiirde çocuk imgesi kavramları incelenmektedir. Jung'un kolektif bilinçdışı ve çocuk arketipi kuramlarının William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde nasıl yansıtıldığı analiz edilmektedir. Tezin ikinci bölümü, William Blake şiirlerinde çocuk imgesini ve bu imgenin bir bütünleşme ve hayal gücü kaynağına dönüşümünü incelemektedir. William Blake, çocuk imgesini masumiyet ve deneyim gibi birbirine zıt iki kavram açısından ele almaktadır. Üçüncü bölümde William Wordsworth'ün Intimations of Immortality from Recollections of Early Childhood başlıklı eserinde çocuk imgesi ve ölümsüzlük kavramını nasıl ifade ettiği üzerinde durulmaktadır. Bu bölümde ayrıca Wordsworth'ün The Prelude eserinde çocuk imgesi ve insan zihninin gelişimi arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında, William Blake ve William Wordsworth'ün şiirlerinde çocuk imgesini ele alış biçimleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konmaktadır. Jung'un kuramı ışığında çalışılan bu tezde çocuk imgesinin ilham, hayal gücü ve bütünleşme kaynağı olarak söz konusu şairler ve eserlerinde önemli bir yeri olduğu sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis Milton ve Blake'in Dini Şiirlerinde Akıl ve İnsan Mükemmeliğinin İlişkisi(2018) Asıatıdou, Kyrıakı; Gültekin, Azade LerzanBu tez, John Milton ve William Blake'in şiirlerinde akıl'ın kullanımını, insanın mükemmelliğini, yani insanın gerçek Benliğinin mucizevi idrakı acısından yapılan, ortodoks Hristiyan tanımı baglamında inceler. Milton ve Blake insandaki akıl'ı Tanrı'nın Logos'u olan İsa'nın doğası ile tanımlar ve böylece insan ile Tanrı arasındaki yakın ilişkiyi bulurlar. İnsan ve Tanrı arasındaki akıl yoluyla bulunan yakın ilişki, kilisenin eski pederlerinin Oğul/İsa ''hipostatik birleşim'' doktrininden yola çıkarak betimlenen ''evlilik imajından'' esinlenen, iki şairin şiirlerinde bolluk, aşım, verimlilik ve erotizm imgeleri ile kullanılmıştır. Bu tez, insanın varlığının mükemmel durumu olan ve Tanrı ile birleşiminin ön koşulu olan akıl'ın gerçek anlamını anlayan Milton ve Blake'ın şiirlerine odaklanır. Yazar, Milton ve Blake'in insan için akıl'ın telafi eden doğasının ortodoks yorumundan önce, Doğulu ilk dönem kilise yazarlarının formüle ettiği ilahiyatçıların Kristolojik ve Soteriolojik doktrinlerinin temel olduğu ortodoks Hristiyanlığının kapsayıcı bir tanımını sağlar. Bu tez, ortacağ sufileri tarafından ve sonrasında, Cambridge Platonistleri ve John Wesley ile temsil edilen Reformcular tarafından, Batıdaki Ortodoks Hristiyan geleneğinin devam ettirilmesinin izini sürer. Özellikle yazar, Doğulu ilk dönem kilise yazarlarının doktrinleri olan: Baba, Oğul, Kutsal Ruh, ''Hipostatik Birleşme,'' İsa'nın Tanrı'nın Logos'u olmasına ve insanın Tanrı'nın imgesi olması ifadesine odaklanır. Bu doktrinler, ortodoks Hristiyanlığının Tanrı'nın doğasını, insanın doğasını ve Tanrı ile insan arasındaki ilişki anlayışını ortaya çıkarır. Ayrıca bu doktrinler, aklın ilahi doğasının insanın ruhsal ölümsüzlüğü yolundaki tek yol olan rolünü ifade eder.Master Thesis Şiir Tercümesi: Mahmoud Darwish'in Duvar Şiiri Tercümelerinin Bir Çalışmasıdır(2020) Badran, Khalıd Sallam Khalıd; Suçin, Mehmet Hakkı; Suçin, Mehmet Hakkı; Suçin, Mehmet Hakkı; Department of Translation and Interpretation; Department of Translation and InterpretationBu tezde, Darwish'in Duvar şiirinin İngilizce'ye çevirilmesindeki (tercüme edilmesindeki) sorunların ve kullanılan stratejilerinin tartışıp, analiz edilmesi ve bu stratejilerinin ne kadar kabul edilebilir olduklarının değerlendirilmesi istenmektedir (amaçlanmaktadır). Başka bir deyişle, bu çalışma, Duvar şiirinin içeriği ve özelliklerine ek olarak, yazılarında kullanılan tekniklerin ayrıntılı bir açıklamasının sağlanmasıyla da yapısal analiz çalışması olma özelliği taşımaktadır. Ayrıca bir yandan Berger ve Hammami, diğer yandan Fadi Joudah tarafından yapılan çevirilerin kalitesini analiz ederek hangi tercümenin, şairin mesajlarını sözcüksel ve içeriksel seviyelerde daha etkili bir şekilde tasvir ettiği ve daha doğru olduğu sonucuna varılacaktır. Bu çalışma daha iyi çeviriyi değerlendirmek için, çeviri süreci ve çeviri sırasında alınan kararların kapsamlı ve derin bir şekilde analizini sunacaktır. Makale sonucunda, Berger ve Hammami'nin, Duvar şiirinde şairin ne tarzını ne de hedef dilin normlarını(standartlarını) korumadıkları ve bu durumun bireysel seçimlerden kaynaklanabileceğini görülmüştür. Diğer yandan Joudah'ın çevirisinde ise mümkün olduğunda orjinal şiire sadık kalınmaya çalışıldığı ve bunun da Joudah için büyük bir avantaj olduğu gözlemlenmiştir. Ancak yine de Berger ve Hammami'nin çevirilerinde özellikle Hedef Dil'in kültürü hakkında daha geniş kültürel bilgilere bağlı olabilen ve kültüre ilişkin metinler arasılığı gibi bazı teknikleri daha iyi bir şekilde aktarıp ilettiği de gözlemlenenler arasındadır.Master Thesis Siegfried Sassoon: More thanjust a war poet(2002) Airey, Ian; Vale, Marcia142 ÖZET Bu tezin giriş bölümünde, ilkönce Sassoon'un ailesiyle ilgili detayi vermeyi, daha sonra 1914 I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Sassoon'un şiirsel gelişimini incelemeyi amaçlıyorum. Bunu yaparken, hem şiir akımlarının hem de yakın çevresinin ona olan etkilerini inceleyeceğim. Bunu takiben, Savaş Yılları bölümünde Batı Cephesi olaylarının Sassoon üzerindeki kişisel etkilerini ve şiirlerindeki tarz ve içerik yönündeki etkileri de inceleyeceğim. Savaş şiirini incelerken eksiksiz bir inceleme yapabilmek için günlükleri, hatıraları ve otobiyografileri de dikkate alacağım. Ayrıca Sassoon'un şiirlerinin zamanın eleştirmenleri tarafından nasıl değerlendirildiğine dair bir bölümü de olacaktır. Sadece yazarın savaş yıllarında başından geçenler değil buna ek olarak bu olaylara yolaçan gelişmeleri ve Sassoon'un 'A Soldier's Declaration' (Bir Askerin Beyanatı)'nın Wilfred Owen üzerindeki etkilerini içerecek şekilde inceleyeceğim. Sherston üçlemesini incelerken Sassoon'un düzyazı tarzının ve içeriğinin, şiirlerin anlaşılması için fikir vermesi açısından, oynadığı rolünü de inceleyeceğim. Bundan sonra Sassoon'un kendi anılarında tanımladığı asıl kişiliğinin tasvirinin tamamlanması açısından öz hayat hikayesini inceleyeceğim. Son olarak da özellikle düzyazı eserlerini yazarken içinde bulunduğu ruh halinin yansıması olarak 1918'den sonra yazdığı şiirlerinde görülen, hayatının son dönemindeki gelişmeleri göstermesi açısından inceleyeceğim.143 Yukarıdaki araştırmaları yapmaktaki amacım, Sassoon'un yirminci yüzyıl edebiyatına yapmış olduğu bütün katkıların değerlendirmesini yapmak; O 'nun ününün sadece bir avuç epigramatik savaş şiirlerine bağlı olup olmadığı veya tamamen bir insanın bütün çalışmaları; şiiri, düzyazısı ve anıları bütünleşmiş olarak yirminci yüzyılın diğer bölümlerinin toplamından daha büyük olan yirminci yüzyılın ilk yansını anlamamıza sağlayabilir mi sorusuna cevap vermektir.Doctoral Thesis Modernist Şiiri İnşa Etmek: Ezra Pound'un ve T. S. Eliot'ın Şiirlerinde Londra'nın Ulusaşırı Temsilleri(2018) Alta, Seda Şen; Elbir, Nüket BelginTarih boyunca Londra, İngiliz edebiyatında birçok yazarın eserlerinde betimlediği ve çoğu kez bir sembol olarak kullandığı bir kent olmuştur. Küçük bir tüccar kasabası olarak kurulan Londra'nın, çokuluslu bir metropole dönüştüğünde edebiyat metinlerindeki işlevinin ve taşıdığı anlamların da değişime uğradığı görülmektedir. Kent, yazarların betimlemeleri sayesinde yeni anlamlar kazanırken, öte yandan da kentte meydana gelen çeşitli değişiklikler kentin görünüşünü ve dolayısıyla yazarların kenti eserlerinde kullanma biçimlerinin değişmesine neden olmaktadır. Diğer bir deyişle, edebiyat ile kent arasında yakın bir ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren çağdaş kuramcı ve eleştirmenler kent anlatısı içeren edebi eserleri mekân odaklı okuma yöntemleriyle incelemeyi önermişlerdir. Ayrıca bu eleştirmenler bir kentin bir metne dönüşebileceğini, edebi metinlerdeki kent anlatısının ise okuyucunun zihninde kenti yeniden kurabileceği ve yaratabileceği, anlatım yöntemlerine göre yazarın kent ile ilgili izlenimleri değiştirebileceği ve hatta şehrin fiziki yapısını bile etkileyebileceği öne sürmektedirler. Söz konusu eleştirmenler, yazarların kent ile ilişkilerini konu eden edebi anlatılara kent edebiyatı, bu çerçevede kent ile ilgili şiirlere kent şiiri adını vermişlerdir. Bu yöntem, şiirlerdeki kent imgelerinde kentteki tarihsel, toplumsal ve ideolojik değişimlerin tespit edilebilmesinin yanı sıra modernizm gibi edebiyat akımlarının ve bu akımların içinde yer alan yazarların ve eserlerinin de mekân odaklı okumalarının yapılabilmesini sağlamıştır. Ayrıca mekânsal eleştiriyi savunan eleştirmenler kentin yerlisi olan yazarlar ile yabancı yazarların kenti farklı yöntemlerle betimlediklerini öne sürmüşlerdir. Bu tezde, yukarıda belirtilen mekân odaklı eleştiri yöntemleri ışığında, birçok eserlerinde Londra kentini konu ve izlek edinen Amerikalı asıllı modernist şairler Ezra Pound ve T. S. Eliot'ın Londra'yı temsil etme biçimleri incelenecek ve bu iki şairin Londra temsillerini, Londra'nın daha önceki edebi temsilleriyle nasıl bir araya getirerek modernist şiir tekniklerini oluşturmada kullandıkları tartışılacaktır. Kenti bir yabancının gözünden anlatarak, ulusaşırı bir bakışla eski ve yeniyi kaynaştıran Pound ile Eliot'ın şiirlerindeki Londra kenti imgeleri yoluyla modern dünyanın karmaşasını çeşitli yönleriyle ortaya koymaya çalıştıkları vurgulanacaktır.Master Thesis Edith Sitwell'in Şiir ve Müziği: Bireysel Yeteneğe Meydan Okumak(2017) Ünal, Olga; Elbir, NüketEdith Sitwell'in şiirlerini tez konusu olarak seçmemin nedeni öncelikle şiire olan ilgim ve sevgim ve Sitwell'in kişiliğine ve sanatına hayranlığımdır. İkinci nedeni, modernizme ve deneysel edebiyata olan ilgimdir. Son olarak, avant-garde edebiyatını derinden incelemek ve anlamak arzusudur. Çalışmamın amacı, Edith Sitwell'in şiirinde müziğin anlamını ve önemini araştırmak ve anlayabilmektir. Bu amaca ulaşmak için, Sitwell'in 1910'tan 1940'lara kadar yazdığı şiirlerinin çoğunu inceledim ve dönemin sosyal, kültürel ve tarihi bağlamını analiz ettim. O dönem içirişinde hem modernist müzikte hem de edebiyatta önemli yenilikleri ana hatlarıyla belirttim ve Edith Sitwell'in müziğe düşkünlüğünü nedenini açıkladım. Sitwell şiirleri halka sunmak için tiyatro ve görsel öğeler kullanmaya modernist 'sanat birliği' kavramından ilham aldı. Deneyinin bu kısmı şairin kendi sesine ve bir müzik eşliğinde okunan eğlenceli bir şiirinin yaratılmasına yol açtı. Çok sayıda kitap, tez hazırlığı ve eleştirel makale okumuş olarak, Sitwell'in şiir ve müziği eserlerinde sadece kelime ve sunma düzeyinde değil aynı zamanda geleneksel olmayan sayaç, ritim ve belirli kelimelerin kalıbı seçimi düzeyinde ( ünlüler ve ünsüzlerin kombinasyonu) birleştirdiğini de belirttim. Şiirlerinin yapısı, tipik bir modernist müzik parçasının yapısına benzemektedir. Şairin müzik ve şiiri birleştirme girişiminde bulunduğunu, bu özelliğin onun avant-garde sanatının bir parçası olduğu sonucuna ulaştım. Bu yöntemi seçmesinin nedenlerin arasında, Edith Sitwell'in köklü bir aristokrat aileye ait olması, eğitimi ve kişisel nitelikleri sayılabilir. Elbette yirminci yüzyılın başında, Sitwell'e, ahlak ve insanın doğası hakkında yeni estetik biçimlerde sanat eserleri üretmek için ilham veren esas kültürel neden, değişimin boyutudur. Araştırmamın önemi, Edith Sitwell'in bireysel yeteneklerinin ve İngiliz ve dünya avant-garde deneysel şiirinin üzerindeki etkisinin değerlendirilmesidir. Üstelik çalışma, modernist edebiyatı istediğim seviyede anlamamda ve genel olarak edebi bir deneyin amacını ve önemini kavramında yardımcı olmuştur.Doctoral Thesis Keats, Tennyson ve D. G. Rossetti'nın Eserlerindeki Şiir Sanat ve Gerçeklik Doğruluk Arasındaki Estetik İlişki(2017) Asıatıdou, Anna; Tekin, KuğuBu tezin amacı, estetik algılar ve gerçeklik algısı arasındaki ilişkiyi John Keats, Alfred L. Tennyson ve D.G. Rossetti şiirleri aracılığıyla sanat, güzellik ve gerçeklik kavramlarını felsefi ve edebi tartışmalarla bağdaştırarak incelemektir. Tez, Keats, Tennyson ve D.G.Rossetti'nin eserleriyle ilgili yapılan estetik yorumları meydana getiren estetik geleneği ve estetiğin yeni kullanımlarına esin kaynağı olan uygulamaları tartışır. Bu tez özellikle on dokuzuncu yüzyıl estetik algısına yoğunlaşır çünkü bu yüzyıl, estetiğin bir akım haline geldiği tarihsel bir dönemdir. Ayrıca tezde görülüyor ki, estetik uzun bir felsefi ve edebi eleştiri döneminin biçimlendirdiği, üzerinde tartışılabilir bir kavramdır ve bu kavramın içeriği çeşitli sanatsal kullanımlarla biçimlenmiş ve biçimlenmeye devam etmektedir. Bu bakımdan estetik, gelişimi devam eden bir kavramdır. Estetiğin doğası ve şiirdeki ilgili uygulamaları, kavramın etkileri, sapmaları ve gerçekle olan ilişkisi bağlamında tezde tartışılır. Bu tezin temel felsefi yapısı Platon'un estetik ve gerçeklik felsefesinin çağdaş bir yorumla değerlendirilmesine dayanır ve sanat ve gerçeklik arasındaki ilişki ve gerçeklikle ilgili yeni algıları özgür sanatsal ifade aracılığıyla yansıtır. Tezin sonuç bölümünde görülüyor ki, sanat, gerçeğin anlık ve/veya farklı algılanışı olası kılan estetikle ilgili kapsamlı, katmanlı ve esin kaynağı olan uygulamaların ifade edildiği alandır. Sonuç olarak, sanat algısının bu şekildeki oluşumu, sanatın doğası ile gerçekliğin doğasının bağlantılı olduğunu göstermektedir.
