Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Kardiyovasküler Aldatma-Salgını: Kardiyovasküler Tedavilerde Kandırma ve Yanlış Bilgilendirme Epidemisinin Yaygınlaşması
    (Baycınar Medical Publishing - Baycınar Tıbbi Yayıncılık, 2024) Demirkılıç, Ufuk; Tosun, Burcu
    Son zamanlarda, bazı kalp damar cerrahları sıklıkla yanıltıcı terimler kullanarak pazarlama amacıyla sosyal medyayı giderek daha fazla kullanmaktadır. “Kardiyovasküler aldatma- salgını” olarak adlandırdığımız bu eğilim, kardiyovasküler tedaviler için yanıltıcı reklamların salgın benzeri bir şekilde yayılmasını içeren bir durumu yansıtmaktadır. Bu tür yanlış bilgilere maruz kalmanın, profesyonel kaynaklardan gelen bilgiye doğal olarak güvenen hastaları tehlikeye atmakla kalmayıp, aynı zamanda tıbbi etik ve bilimsel doğruluğa olan kamu güvenini de zedelemektedir. Ayrıca, bu durum tedavi reddine ve olumsuz sağlık sonuçlarına da katkıda bulunmaktadır. Bu sorunları değerlendiren kapsamlı küresel düzenlemelerin yetersizliği, acilen daha etkili uygulama önlemlerine gereksinim olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Karotis Arter Stentlemesinin Etkinliği ve Güvenliği: Tek Merkez Deneyimi
    (Kare Publ, 2020) Karaduman, Bilge Duran; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin
    Amaç: İnternal karotis arterdeki orta ve şiddetli darlıklar tüm inmelerin %10–15’ine neden olmaktadır. Bu çalışmada, üçüncü basamak bir referans merkezde karotis arter stentlemesinin (KAS) güvenliğini ve kısa dönem etkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Üçüncü basamak merkezimizde Ocak 2017 ile Mayıs 2018 arasında KAS uygulanan hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. KAS uygulanan 145 hasta çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 70.1±8.6 yıl idi ve tüm grubun %75.2’si erkek olup %37.9’unda hipertansiyon mevcuttu. Hastaların 81’i (%55.9) semptomatik, 64’ü (%44.1) asemptomatik olarak gruplandırıldı. Semptomatik hastalarda koroner girişimler daha çok KAS sonrası (%38.9) yapılırken, asemptomatik grupta ise KAS öncesi (%25.9) ve sonrasında (%25.9) benzer oranlarda yapıldığı görüldü ama gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. Semptomatik hastalarda (%59.2), asemptomatik hastalarda (%78.7) olduğu gibi distal emboli koruyucu cihaz (EKC), proksimal EKC’ye göre daha fazla kullanıldı. Ancak proksimal EKC, semptomatik hastalarda asemptomatik hastalara kıyasla anlamlı olarak daha fazla kullanıldı. Hastane içi ölüm görülmedi ve tüm popülasyonda 5 (%3.4) hastada inme veya geçici iskemik atak (GİA) gözlendi. Asemptomatik grupta GİA veya inme gözlenmedi, semptomatik grupta 2 hastada (%2.4) inme ve 3 hastada (%3.7) GİA görüldü. Sonuç: Bu çalışma kabul edilebilir komplikasyon oranları ile KAS’ın güvenirliğini ve uygulanabilirliğini ortaya koymuştur. KAS prosedürü, deneyimli girişimciler tarafından optimal tıbbi tedavi altında, agresif risk modifikasyonu ile EKC kullanılarak, uygun hastalarda en az komplikasyonla gerçekleştirilmelidir.
  • Article
    Surgical Treatment of a Patient With Recurrent Bleb Leak and Glaucoma: Bleb Excision Combined With Gonioscopy-Assisted Transluminal Trabeculotomy
    (Galenos Publ House, 2022) Boluk, Ceyda Eristi; Aktas, Zeynep
    Here we present a case of intermittent bleb leakage with increased intraocular pressure (IOP) during recovery periods that was treated with gonioscopy-assisted transluminal trabeculotomy (GATT) combined with avascular bleb excision. A 60-year-old woman exhibiting simultaneous leaking bleb and glaucoma underwent GATT and bleb revision. At her final visit, the bleb leakage had resolved and IOP was under control without any further antiglaucoma medication. GATT may be useful for glaucoma patients exhibiting intermittent bleb leakage after failed trabeculectomy.
  • Article
    Romatizmal Mitral Kapak Hastalığında Yeni Yolak: Sitokrom P450 ve Glutatyon S Transferaz İzozim Ekspresyonu
    (Walter de Gruyter Gmbh, 2020) Şimşek, Erdal; Şimşek, Gülçin; Sayol, Mehmet Fazıl Tolga; Kaygın, Pınar; Oğuztüzün, Serpil; Düzgün, Ali Cemal; Kaplan, Sadi; Sarialtin, Sezen; Soyal, Mehmet Fazil Tolga
    Amaç: Romatizmal mitral kapak hastalığı ve iskemik mitral kapak yetmezlikli hastalarda Sitokrom P450 (CYP)1A1, glutatyon S-transferaz pi (GSTP1) ve omega (GSTO1) izozimleri karşılaştırılarak, romatizmal mitral kapak hastalığı ile oksidatif stres arasındaki ilişki araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Kontrol grubunu, iskemik mitral kapak yetmezliği sebebiyle ameliyat edilen (group I, n:14), çalışma grubunu ise romatizmal mitral kapak hastalığı nedeni ile ameliyat edilen (group II, n:29) hastalar oluşturmuştur. Mitral kapak materyalleri hematoksilen ve eozinle boyandı. CYP1A1, GSTP1, ve GSTO1 immünohistokimyasal belirteçler ile çalışıldı. Bulgular: Çalışma grubunda %20.7 GSTP1 isozim protein ekspresyonu gözlendi; fakat kontrol grubunda ekspresyon izlenmedi. Bu bulgu GSTP1 izozim açısından istatistiksel olarak önemli bulundu. Çalışma ve kontrol grupları arasında GSTO1 ve CYP1A1 protein ekspresyonları açısından istatistiksel anlamlı farklılık görülmedi. Sonuç: Bu çalışmada GSTP1 izozimi romatizmal mitral kapak hastalığı ile ilişkili olabileceği görüldü. Romatizmal mitral kapak hastalığı olan hastalarda oksidatif stresi önleyen strateji, hastalığın ilerleyişini engellemek için çok değerli bir seçim olabilir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 4
    Semptomatik Çok Ciddi Aort Darlıklı Hastalarda Transkateter Aort Kapak İmplantasyonun Etkisi
    (Kare Publ, 2021) Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin
    Amaç: Aort darlığı (AD) ilerleyici bir hastalıktır ve tek tedavi seçeneği olan kapak replasmanı semptomatik hale geldikten sonra ve geri dönüşümsüz miyokardiyal hasar gelişmeden önce yapılmalıdır. Çok ciddi aort darlığı (ÇCAD) hastalarında cerrahi kapak replasmanı asemptomatik olsa bile önerilmektedir. Ancak ÇCAD hastalarında transkateter aortik kapak implantasyonunun (TAVI) etkisi hakkında ayrıntılı bir çalışma yoktur. Bu çalışmada amacımız, semptomatik ÇCAD hastalarında TAVI’nin uygulanabilirliğini ve güvenilirliğini göstermektir. Yöntemler: Merkezimizde TAVI uygulanan toplam 505 ardışık semptomatik AD hastası retrospektif olarak incelendi. Hastaların ortalama yaşı 77.8±7.6 yıl ve %56.4 kadın idi. Hastalar ÇCAD grubu (n: 134 hasta) ve yüksek gradyentli AD grubu (YGAD, n: 371 hasta) olarak iki gruba ayrıldı. Bulgular: ÇCAD grubunda daha fazla kadın cinsiyet, daha yüksek sol ventrikül ejeksiyon (SV) fraksiyonu, daha fazla küçük SV, hipertrofik SV, daha fazla normal koronerler ve daha az koroner arter hastalığı, bypas cerrahisi, miyokard enfarktüsü ve atriyal fibrilasyon öyküsü vardı. Predilatasyon ve Edwards SAPIEN 3 ÇCAD grubunda olarak daha az kullanıldı. VARC-2 kriterlerine göre majör komplikasyonlar ve hastane içi mortalitede (ÇCAD grubu; 5 hasta, YG AD grubu; 16 hasta, p: 0.769) istatistiksel fark saptanmadı. İki grup arasında Cox regresyon modeli sağ kalım eğrisinde ÇCAD lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmamız ile semptomatik çok ciddi aort darlığında TAVI’nin kabul edilebilir komplikasyon ve daha yüksek sağ kalım oranları ile uygulanabilir ve güvenli olduğu gösterilmiştir. Hâlihazırda cerrahi kapak replasmanı endikasyonu olan asemptomatik ÇCAD hastalarında TAVI uygulanabilmesi için daha fazla randomize büyük çalışma gereklidir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 5
    The Clinical, Functional, and Radiological Features of Hand Osteoarthritis: Tlar-Osteoarthritis Multi-Center Cohort Study
    (Turkish League Against Rheumatism, 2022) Duruoz, Mehmet Tuncay; Gursoy, Didem Erdem; Tuncer, Tiraje; Altan, Lale; Ayhan, Figen; Bal, Ajda; Ugurlu, Hatice; Çay, Hasan Fatih; Durmaz, Berrin; Gurer, Gülcan; Sarıkaya, Selda; Sezer, Ilhan
    Objectives: This study aims to evaluate the clinical, functional, and radiological features of hand osteoarthritis (OA) and to examine their relationships in different geographic samples of the Turkish population. Patients and methods: Between April 2017 and January 2019, a total of 520 patients (49 males, 471 females; mean age: 63.6 +/- 9.8 years) with hand OA were included in the study from 26 centers across Turkiye by the Turkish League Against Rheumatism (TLAR). The demographic characteristics, grip strengths with Jamar dynamometer, duration of hand pain (month), the severity of hand pain (Visual Analog Scale [ VAS]), and morning stiffness were evaluated. The functional disability was evaluated with Duruoz Hand Index (DHI). The Kellgren-Lawrence (KL) OA scoring system was used to assess the radiological stage of hand OA. Results: The DHI had significant correlations with VAS- pain (r= 0.367, p<0.001), duration of pain (r=0.143, p=0.001) and bilateral handgrip strengths (r=-0.228, p=0.001; r=-0.303, p<0.001). Although DHI scores were similar between the groups in terms of the presence of hand deformity (p= 0.125) or Heberden's nodes (p=0.640), the mean DHI scores were significantly higher in patients with Bouchard's nodes (p=0.015). The total number of nodes had no significant correlations with the VAS-pain and DHI score (p>0.05). The differences between the groups of radiological hand OA grades in terms of age (p= 0.007), VAS-pain (p<0.001), duration of pain (p<0.001), and DHI (p<0.001) were significant. There were no significant differences between radiological hand OA grades according to the duration of the stiffness, grip strength, and BMI (p>0.05 for all). Conclusion: In our population, the patients with hand OA had pain, functional disability, and weak grip strength. The functional impairment was significantly correlated with the severity of the pain, and the functional status was worse in high radiological hand OA grades.