4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article Türkiye'de Toplumsal Gelişmenin İki Formülü: Eğitimciliğin Tarihi ve Ekonomici Yaklaşımın Ortaya Çıkışı(2016) Sönmezer, BurakBu çalışmada, Türkiye'de, maarifçilik dediğimiz, toplumsal ve ekonomik gelişmenin ön şartı olarak eğitimi gören anlayışın bir tarihi olduğu gösterilmeye çalışılmaktadır. 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu anlayış, giderek Osmanlı Devleti'nin klasik çağındaki güçlü devlete dönüşün bir formülü olarak görülmeye başlanmıştır. Bu anlamda maarifçilik Osmanlı yönetici sınıfının tarihsel çıkarlarına göre şekillenmiş ve geleneksel aydınlar tarafından bütünüyle benimsenmiştir. Aynı dönemde iktidara sert eleştiriler yönelten ve meşrutiyet fikrini ortaya atan Jöntürkler de, geleneksel maarifçi fikirlerden kurtulmuş değildir. Jöntürkler tarafından da devam ettirilen maarifçi düşünceler ancak İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 20. yüzyıl başında Osmanlı burjuva sınıfıyla ilişki kurmasıyla birlikte değişmiş ve toplumsal gelişmeye ekonomici bir bakışa dönüşmüştür.Article TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ(2017) Şahin, Savaş ZaferSon otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktırArticle Türkiye’de Aldatıcı Reklamların Denetlenmesi(2018) Toros, SeçilTüketicileri korumak amacıyla, reklam verenlere, reklamcılara ve yayın kuruluşlarınagetirilen sınırlılıklara, uygulanan yaptırım ve çeşitli cezalara rağmen aldatıcı pratiklereyoğun bir biçimde rastlanmaktadır. Türkiye’deki hukuki denetim bu tür aldatıcıuygulamaları engellemede ya da en azından azaltmada yetersiz kalmaktadır. Bunedenle reklam denetimine ilişkin yeni yaklaşımların ve yöntemlerin geliştirilmesineihtiyaç vardır. Bu amaçla bu çalışmada mevcut hukuki uygulamalar ele alınmış vetüketicinin korunması kapsamında bunların yetersiz ve etkisiz kalma nedenleri eleştirelbir bakış açısı ile tartışılmıştır. Sonuç olarak ise reklam denetimi sorununu çözmeyekatkı sağlayabileceği düşünülen, tüketicinin davranış ve/veya algı değişimini esasalmayan, içerik odaklı yaklaşım önerilmiştir.Article TÜRKİYE'DE DÜZENLEYİCİ KURUMLARINYAPISI, İŞLEVİ VE DÖNÜŞÜMÜ(2015) Sever, Ğdem D. Çİlk olarak ABDde ortaya çıkan ve 1970lerden itibaren yeni bir işlev veyapıyla pekçok ülkede benzer ortak özelliklerle yaygınlaşan düzenleyicikurumlar Türkiyede de önemli bir işleve sahip olmuşlardır. Ancak idari vesiyasi kültür, ekonomik sistem ve idari teşkilatların yapısal özellikleri gibietkenler nedeniyle bu kurumların işlev ve yapısı ülkeden ülkeyefarklılaşabilmektedir. Temelde kurumsal özerklik ve karar organlarınınbağımsızlığı nitelikleriyle ve ekonomik kamu düzenine ilişkin kollukişlevleriyle düzenleyici kurumlar neo-liberal politikaların uygulanmasındaetkili bir role sahip olmuş ve Türkiyede kurulmalarının ardından geçen süreiçerisinde daha iyi anlaşılmış, aynı zamanda idari teşkilatta yaşanandönüşümden etkilenmişlerdir. Yerinden yönetim içerisinde yer alan bu kamukurumlarıyla ilgili mevzuatta çok sık ve köklü değişiklikler yaşanmış vegenel bir eğilim olarak bu kurumlar üzerinde merkezi idarenin yetkilerindebir artış yaşanmıştır.

