2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Article Diabetes and Chronic Kidney Disease in Turkey (DIAKIT): A Cross-Sectional Cohort Study(BMC, 2025) Arici, Mustafa; Ates, Kenan; Yildiz, Alaattin; Odabas, Ali R.; Tokgoz, Bulent; Sezer, Siren; Altun, BulentBackground Chronic kidney disease (CKD) is a global public health problem with increasing disease burden affecting nearly 10% of adult population worldwide. We aimed to detect the prevalence of CKD, patients' distribution among CKD stages, and factors associated with having CKD in diabetic patients in Turkey. Methods This cross-sectional study, conducted in 2022, included 1591 patients with diabetes (mean age, 63 +/- 10 years; female: 65.5%) from the Cappadocia Cohort study. CKD was diagnosed by an estimated glomerular filtration rate (eGFR) < 60 mL/min/1.73 m(2) or urinary albumin-to-creatinine ratio (UACR) >= 30 mg/g, which was measured in spot urine samples collected in the morning for three consecutive days. Results In this cohort of adult diabetic patients, the prevalence of CKD was 25.1%. More than half of the diabetic patients with CKD (53.8%) had albuminuria without a decrease in eGFR, 28.1% had decreased eGFR without albuminuria, and 18.2% had both albuminuria and decreased eGFR. While the percentage of CKD patients who are female vs. male was 60% vs. 40%, CKD prevalence was higher in males (29.2%) than in females (22.9%) (P = 0.007). Among patients with CKD, only 9.4% were aware that they had CKD. Age, male sex, HbA1c, triglyceride, uric acid, C-reactive protein, and hypertension Grade 1, 2 and 3 were associated with the presence of CKD, with uric acid showing the strongest association. Conclusions More than half of our patients with CKD would not have been diagnosed if urinary albumin excretion was not measured. Early detection of CKD by regular screening of diabetic patients using both UACR and eGFR measurements is essential for early diagnosis and prompt treatment to slow down disease progression.Article Citation - WoS: 2Çocukluk Çağı Kanser Yaşayanlarında Nefrotoksisitenin İncelenmesi ve Glomerüler Filtrasyon Hızı Yöntemlerinin Karşılaştırılması(Dr Behcet Uz Cocuk Hastaliklari ve Cerrahisi, 2021) Erdem, Arzu Yazal; Emir, Suna; Çakar, Nilgün; Demir, Ahmet; Özyörük, Derya; Demir, Haci AhmetAmaç: Çocukluk çağı kanserlerinde artan sağkalım oranları, uzun süreli tedaviye bağlı yan etkilere ve geç nefrotoksisite için olası risk faktörlerine odaklanmaya yol açmıştır. Amacımız kanser tedavisi alıp iyileşen çocuklarda nefrotoksisiteyi belirlemek ve glomerül filtrasyon hızının hesaplanmasında tahmini glomeruler filtrasyon hızı ile kreatinin klirensinin birbiri ile uyumunu araştırmaktır. Yöntem: Sisplatin, karboplatin, ifosfamid ve/veya yüksek doz metotreksat ile kanser tedavileri tamamlanmış 59 çocuğun glomerüler ve tübüler disfonksiyonları değerlendirildi. Bulgular: Ortalama tanı yaşı 10,7±5,5 yıl (2,5-23), ortalama takip süresi 2,6±2,1 yıl (0,5-8) olan 59 hastanın %65’inde böbrek fonksiyon bozukluğu tespit edildi. Böbrek fonksiyon bozukluğunun en yaygın bulgusu azalmış glomeruler filtrasyon hızı (n:19, %32,2), artmış üriner β2-mikroglobulin atılımı (n:12, %20,4), ardından mikroalbuminuri (n:6, %10,1) idi. Kombine kemoterapi ile tedavi edilenlerde, yüksek doz metotreksat ile tedavi edilenlere göre istatistiksel anlamlı düşük tubüler fosfor reabsorbsiyonu saptandı. Serum sistatin-C ve Schwarz formülü ile hesaplanan tahmini glomeruler filtrasyon hızının birbiri ile tutarlı olduğu (r=0,563, p=0,00) bulundu. Sonuç: Çocukluk çağında kanser tedavisi alıp iyileşenlerde yüksek oranda böbrek komplikasyonlarının geliştiği gösterilmiştir. Çocukluk çağı kanser yaşayanlarında, Schwartz formülü veya sistatin-C ile tahmini glomerüler filtrasyon hızının hesaplanmasının kreatinin klirensiyle uyumlu olduğunu gösterdik. 24 saatlik idrar toplayamayan çocuklarda tahmini glomeruler filtrasyon hızı hesaplaması pratik bir yaklaşımdır.

