5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Other Current Induction Therapy Strategies and Anti-T Lymphocyte Globulin Usage in Kidney Transplantation: Consensus-Based Recommendations by a Turkish Expert Panel(Aves, 2024) Çakır, Ülkem; Dinçkan, Ayhan; Karadoğan, Nayim; Keven, Kenan; Koçak, Hüseyin; Koç, Serkan Kubilay; Yıldız, AlaattinThis advisory committee convened to review national and global kidney transplantation dynamics and provide recom- mendations on the use of anti-T lymphocyte globulin (ATLG) for prevention and treatment of rejection after allogeneic kidney transplantation. A critical evaluation of 6 relevant articles released up to October 2022 was performed to reveal their importance in clinical practice. Additionally, 27 key questions on the indication, dosage of ATLG, and risk stratification were used for the Delphi technique with 8 members of the Turkish Society of Nephrology including 5 kidney transplanta- tion (KTx) subcommittee members and a surgeon experienced in solid organ transplantation. The committee declared that Türkiye had great potential in KTx; however, increase in transplantation would be possible in the case of raise in the deceased donor transplantation. As a consensus, ATLG was strongly recommended for induction and rejection treatment. Also, committee members recommended the safe dosage range in steroid resistant acute rejection as 2.5-3 mg/kg daily for 5-7 days, and the median of preferred dosage in induction sounded as 2-2.5 mg/kg daily for 3 days in intermediate risk state. Additionally, post-transplant infection and malignancy cases due to immunosuppression were much rarely encoun- tered than they were in the past.Review Hepatit B İnfeksiyonlarının İmmünopatogenezi(Bilimsel Tip Yayinevi, 2019) Tülek, NeclaHepatit B infeksiyonları tüm dünyada majör sağlık problemleri arasında olup, siroz ve hepatoselüler karsinomanın en önemli nedenidir.Tedavide gelişmelere rağmen henüz kronik hepatit B infeksiyonunda kür sağlanamamaktadır. Hepatit B infeksiyonlarında klinik sonuçinfeksiyonun alınma yaşı, viral yük ve konağın immün yanıtına bağlıdır. Akut hepatitlerde klinik seyir subklinik hastalıktan, anikterikhepatite, ikterik hepatite ve fulminant hepatite kadar değişebilirken, kronik hepatitlerde hastalığın seyri asemptomatik inaktif durumdankronik hepatite, siroz ve hepatoselüler karsinomaya kadar değişebilir. Hepatit B virüsü hepatositlerde sitopatik olmayarak çoğalır veklinik sendromların çoğu immün yanıt ile ilişkilidir. İmmün sistem aktivasyonu virüsün eliminasyonunu sağladığı gibi karaciğer hasarınada neden olur. Hepatit B patogenezinde hücresel immün yanıt özellikle de CD8+ T hücreler santral olmasına rağmen immün sistemindiğer komponentleri de katkıda bulunur. Kronik hepatitli hastalarda hem doğal hem de adaptif immün yanıt zayıflamış ve T hücreyanıtı tükenmiş durumdadır. İmmünopatolojideki mekanizmaların daha iyi anlaşılması, yeni etkin tedavi stratejilerinin geliştirilmesindeyararlı olacaktır.Article Sırt Ağrısı ve Vücut Duruşu Değerlendirme Aracı: Türkçe Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması(2019) Gençbaş, Dercan; Bebiş, HaticeAmaç: Adölesanların vücut duruşu ve sırt ağrısı gibi sorunlarını ölçmek için nitel veri araçları nadir bulunmaktadır. Bubağlamda, bu çalışmada Portekiz’de geliştirilen Sırt Ağrısı ve Vücut Duruşu Değerlendirme Aracı’nın Türkçe’ye uyarlanması amaçlanmıştır.Yöntem: Bu çalışma metodolojik olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini bir ortaokulda öğrenim gören 139 öğrencioluşturmaktadır. Ölçek uyarlamasında geçerlilik çalışması için dil, kapsam, yapı ve ölçüt geçerliliği; güvenirlik için isezamana göre değişmezlik analizleri yapılmıştır. Etik kurul onayı ve kurum izni alınmıştır.Bulgular: Araç Türkçe’ye çevrildikten sonra alınan uzman görüşleri ile elde edilen Kapsam Geçerlilik İndeksi 90.8 olarakoldukça yüksek bulunmuştur. Ölçüt geçerliliği için “Visual Analoge Scale (VAS)” kullanılmıştır. Sırt Ağrısı ve Vücut DuruşuDeğerlendirme Aracı’nın skoru ile VAS skoru arasındaki korelasyon katsayısı r=-.684 şeklinde hesaplanmıştır (p=.000).Tekrarlanabilirliği test etmek için, aracın son hali iki hafta sonra 91 öğrenciye tekrar uygulanmıştır. Araçtaki 1’den 20’yekadar olan sorularda yapılan kappa analizine göre, 3 soru “orta”, 15 soru “iyi”, 3 soru da “çok iyi” derecede uyumlu olaraksınıflandırılmıştır. Test-tekrar test arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (Z = -.127, p =.899).Sonuç: Sonuç olarak, Sırt Ağrısı ve Vücut Duruşu Değerlendirme Aracı Türk adölesanlar için geçerli ve kullanılabilir biraraçtır.Article Preoperatif Anksiyete Skoru ile Torakotomi Sonrası Ağrı Arasında Bir Korelasyon Var Mıdır?(2012) Alagöz, Ali; Ergüven, Melike; Tunç, Mehtap; Sazak, Hilal; Pehlivanoğlu, PolatAmaç: Postoperatif ağrı için uygulanan tedaviler cerrahinin niteliğine göre değişmekle birlikte, aynı cerrahi işlem uy-gulanan hastalarda ifade edilen ağrı şiddeti ve analjezik tedavi farklılıklar gösterebilmektedir. Biz bu çalışmada tora-kotomi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete düzeyi ile postoperatif ağrı arasında korelasyon olup olmadığınıbelirlemeyi amaçladık.Yöntem ve Gereçler: Elektif torakotomi planlanan, 18-70 yaş arası, 30 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaneetik kurul onayı alındıktan sonra hastaların preoperatif anksiyete düzeyleri Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri ilebelirlendi ve postoperatif dönemde hastalara intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanarak visuel analog skala ileağrı skorları değerlendirildi.Bulgular: Hastaların ortalama anksiyete düzeyi 56,5±4,6 olup anksiyete puanları 46 ile 64 arasında değişmekteydi.Olguların 24ünde (%80) orta düzeyde anksiyete görülürken 6 olguda (%20) yüksek düzeyde anksiyete mevcuttu.Hasta kontrollü analjezi öncesi, 30.dakika, 1, 2, 6, 12 ve 24.saatlerdeki visuel analog skala düzeyi ile preoperatifanksiyete düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmamıştır (p>0,05).Sonuç: Torakotomi sonrası intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete ile post-operatif visuel analog skala skorları arasında korelasyon bulunmamıştır.Article Validation of the Outcomes Tools for Urinary Incontinence in Nursing Outcomes Classification System and Their Sensitivities on Nursing Interventions(2020) Gençbaş, Dercan; Bebiş, Hatice; Moorhead, SueAim: There are many scales to measure urinary incontinence (UI). Nursing OutcomesClassification (NOC) scales which include Urinary Continence, Urinary Elimination, Self-CareToileting, Medication Response, and Tissue integrity: Skin and Mucous Membranes are ideal foruse in the nursing process for comprehensive and holistic assessment, with surveys available.For this reason, the purpose of this study is to evaluate the validity of these NOC outcomes andindicators used for UI.Methods: This research is a methodological study. Scope validations were applied andcalculated according to Fehring 1987 work model. Total of 55 experts which were the sample ofthe study rated Fehring as a “senior degree” with a score of 90 according to the experts’ scoring.These weighted scores obtained for NOC indicators were classified as critical, supplemental orexcluded.Results: In the NOC system, 5 NOCs proposed for nursing diagnosis of UI were proposed. Theseoutcomes are; Urinary Continence, Urinary Elimination, Tissue Integrity, Self Care-Toileting, andMedication Response. After the scales were translated into Turkish, the weighted average of thescores was obtained from specialists for the coverage of all 5 NOCs. After getting the experts’opinion, 79 of the 82 indicators were calculated as critical, 3 of the indicators were calculated assupplemental. All NOCs were identified as valid and usable scales in Turkey.Conclusion: The five NOCs were verified for the evaluation of the output of individuals whoreceived nursing knowledge of UI and variant types. Recommendations include the testing ofNOC outcomes in clinical practice and inclusion in nursing curriculum.

