4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article Citation - Scopus: 5Real-World Data From Turkey: Is Sofosbuvir/Ledipasvir With or Without Ribavirin Treatment for Chronic Hepatitis C Really Effective?(AVES, 2021) Demirtürk,N.; Aygen,B.; Çelik,İ.; Mıstık,R.; Akhan,S.; Barut,Ş.; Doğan,N.; Karakeçili, Faruk; Asan, Ali; Özel, Selcan Arslan; Ersöz, Gülden; Yıldız, Orhan; Şimşek, Sümeyra; Tarakçı, HüseyinBackground: In this study, we aimed to investigate the efficacy and safety of sofosbuvir-based therapies in the treatment of chronic hepatitis C in real-world clinical practice. Methods: Data from patients with chronic hepatitis C treated with SOF/LDV ± RBV or SOF/RBV in 31 centers across Turkey between April 1, 2017, and August 31, 2018, were recorded in a nationwide database among infectious disease specialists. Demographics, clinical, and virological outcomes were analyzed. Results: A total of 552 patients were included in the study. The mean age of the patients was 51.28 ± 14.2, and 293 (55.8%) were female. The majority had HCV genotype 1b infection (65%), 75.04% of the patients underwent treatment, and non-cirrhosis was present at baseline in 381 patients (72.6%). SOF/LDV ± RBV treatment was given to 477 patients and 48 patients received SOF/RBV according to HCV genotype. The total SVR12 rate was 99% in all patients. Five patients experienced disease relapse during the study and all of them were genotype 2. In patients infected with HCV GT2, SVR12 was 77.3%. SVR was 100% in all patients infected with other HCV genotypes. All treatments were well tolerated by patients without causing severe adverse events. Side effects and side effects-associated treatment discontinuation rates were 28.2% and 0.4%, respectively. Weakness (13.7%) was the common side effect. Conclusion: The present real-world data of 525 patients with HCV genotypes 1, 1a, 1b, 3, 4, and 5 who underwent SOF/LDV ± RBV treatment in Turkey demonstrated a high efficacy and safety profile. HCV GT2 patients should be treated with more efficacious treatment. © Copyright 2021 by The Turkish Society of Gastroenterology • Available online at turkjgastroenterol.orgArticle Pankreatikoduodenektomi Sonrası Gelişen Postoperatif Pankreatik Fistül İçin Erken Bir Belirteç Olarak C-reaktif Protein(2025) Kerem, Mustafa; Emral, Ahmet CıhangırAmaç: Pankreatikoduodenektomi (PD) sonrası gelişen klinik olarak anlamlı postoperatif pankreatik fistül (CR-POPF), cerrahi sonrası morbiditenin en önemli nedenlerinden biri olup, sekonder komplikasyonlara da zemin hazırlamaktadır. CR-POPF’nin erken dönemde tanınması, zamanında müdahale ve uygun dren yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, postoperatif 3. gün (POD 3) serum C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin CR-POPF gelişimini öngörmedeki değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Mart 2020 ile Şubat 2025 arasında merkezimizde PD uygulanan 112 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Total veya distal pankreatektomi yapılanlar, neoadjuvan tedavi alanlar, kontrolsüz diyabeti olanlar, immünsüprese hastalar ve pankreas dışı anastomoz kaçağı gelişenler çalışma dışı bırakıldı. Postoperatif 3. gün serum CRP düzeyleri, dren amilaz konsantrasyonu ve drenaj hacmi kaydedildi. CR-POPF, Uluslararası Pankreas Cerrahisi Çalışma Grubu (ISGPS) kriterlerine göre tanımlandı. ROC eğrisi analizi ile CRP düzeylerinin tanısal performansı değerlendirildi. Ayrıca, çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile CR-POPF için bağımsız risk faktörleri belirlendi. Bulgular: CR-POPF, 17 hastada (%15,2) gelişti. Bu hastalarda pankreas duktus çapı anlamlı şekilde daha dar ve doku yapısı daha yumuşaktı (p < 0,01). ROC analizinde, POD 3 CRP düzeyi >161 mg/L olan hastalarda CR-POPF gelişimini öngörmede AUC 0,77, sensitivite %82,4 ve spesifisite %66,3 olarak bulundu. Lojistik regresyon analizinde, dar pankreatik duktus çapı ve yumuşak pankreas dokusu CR-POPF için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Pankreatikoduodenektomi sonrası 3. gün serum CRP düzeylerinin yüksek olması, CR-POPF gelişimini öngörmede anlamlı bir belirteçtir. CRP düzeylerinin rutin postoperatif değerlendirmeye dahil edilmesi, erken risk sınıflamasını kolaylaştırarak hasta yönetimi ve dren çekilme zamanlamasında klinik karar sürecine katkı sağlayabilir.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 3Management of Chronic Hepatitis B in Special Patient Groups: a Consensus Report of the Study Group for Viral Hepatitis of the Turkish Society of Clinical Microbiology and Infectious Diseases-2023(Doc design informatics Co Ltd, 2023) Tekin, Sueda; Karakecili, Faruk; Binay, Umut Devrim; Celik, Ilhami; Tulek, Necla; Tutuncue, Ediz; Demirturk, Nese; Tütüncü, Ediz; Yılmaz, EmelTurkish Society of Clinical Microbiology and Infectious Diseases Viral Hepatitis Working Group updated the consensus report on the management of chronic hepatitis B (CHB) in private hosts and special situations. Relevant literature and international guidelines are reviewed, and agreed recommendations are presented at the end of each chapter. In the report, treatment of hepatitis B virus (HBV) and human immunodeficiency virus (HIV) coinfection, management of HBV and hepatitis C virus (HCV) coinfection, management of CHB in severe COVID-19 patients, non-transplant immunocompromised patients.Article Tedavi Alan Kronik Hepatit B Hastalarında Serum Kantitatif Hbsag Düzeyi ile Viral Yük Arasındaki İlişkinin Araştırılması(Pamukkale University, 2020) Demirelli, Meryem; Tülek, Necla; Temoçin, Fatih; Yücel, Doğan; Erdinç, Fatma Şebnem; Ertem, Günay; Erdinc, SebnemAmaç: Yakın geçmişe kadar HBsAg sadece hepatit B enfeksiyonun tanısında kullanılırken, günümüzde serum HBsAg kantitasyonu (qHBsAg)’nun, hepatit B virüsü (HBV) enfeksiyonunun viral monitörizasyonunda kullanılabileceğine dair veriler artmaya başlamıştır. Bu çalışmada inaktif hepatit B taşıyıcıları ile kronik aktif hepatit B hastaları arasındaki qHBsAg ile HBV DNA düzeyleri karşılaştırılmış ve tedavi başlanmış hastalarda tedavi süresince qHBsAg ile HBVDNA seyri izlenerek aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Gereç ve yöntem: Çalışma Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nde yapılmıştır. Kronik hepatit B (KHB) tanısıyla tedavi alan 71 hasta ve inaktif HBsAg taşıyıcısı 74 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalarda serum qHBsAg düzeyleri Elecsys HBsAg II cihazı ile çalışıldı. Bulgular: Nükleoz(t)id analoğu ile tedavi edilen hastalarda 6. ve 12. aydaki serum qHBsAg düzeyi ile HBVDNA arasında pozitif yönde bir korelasyon görüldü ve her iki parametrenin altı ay ve bir yıllık izlemindeki düşüş istatiksel olarak anlamlı bulundu (qHBsAg 6ay p=0,03, qHBsAg 12 ay p=0,001, HBV DNA 6 ay p=0,001, HBV DNA 12 ay p=0,001). Peg-IFN tedavisi alan kronik hepatit B hastalarında ise serum qHBsAg düzeyi ile HBVDNA arasında tedavi başlangıcı ve 6. ayında anlamlı bir ilişki olmayıp tedavi sonunda pozitif yönde korelasyon görüldü. PEG-IFN tedavisi alan hasta grubunda ise qHBsAg seviyeleri ile HBV DNA arasındaki korelasyon tedavi sonunda anlamlı (p=0,01) olarak saptandı.

