Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    RADYASYON YAYMA ve ATOM ENERJİSİYLE PATLAMAYA SEBEBİYET VERME SUÇLARINA BİLİMSEL ve HUKUKİ PERSPEKTİFTEN BİR BAKIŞ
    (2021) Ege, Ahmet
    Radyasyon ve nükleer enerji iyi ellerde olduğunda insanlığa sağlık, enerji ve refah getiren fakat kötü ellerde bir o kadar tehlikeli ve zarar veren enerji türüdür. Türkiye’nin nükleer enerjiyle elektrik üretimine geçiş sürecinde olduğu bu yıllarda radyasyon yayma ve atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçlarının geniş bir bilimsel ve hukuki perspektifle analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Böyle bir analizde fizik, kimya gibi temel bilimler ve mühendislik bilimleri ile tıp ve hukuk iç içe girecektir. Söz konusu suçların hukuki değerlendirmesinde bilimsel temellere oturmayan bir tutum, yanlış bir sonuca yol açarak kişilerin hiç işlemedikleri bir suç nedeniyle cezalandırılmalarına neden olabileceği gibi suç işlenmesine karşın faillerin cezalandırılmamalarına da neden olabilir. Radyasyon yayma suçu nükleer maddelerle işlenebileceği gibi nükleer silahlarla da işlenebilir. Atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçunu kişilerin, terör gruplarının veya yasa dışı örgütlerin nükleer silah yaparak suç işlemeleri pratikte imkansıza yakındır. Tarihte meydana gelen üç büyük nükleer kaza olan; Three Mile Island (1979-ABD), Çernobil (1986-Sovyetler Birliği) ve Fukushima (2011-Japonya) kazalarında doğrudan atom enerjisi (nükleer) kökenli bir patlama olmamıştır. Patlamalar ikincil nitelikteki kimyasal reaksiyonlarla gerçekleşmiştir. Buna karşın reaktör içerisindeki nükleer bölünme ürünlerinin etrafa yayılmasının ne denli ciddi sonuçları olduğu konunun uzmanı olsun olmasın herkesin malumudur. Bu bağlamda atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçu aynı zamanda radyasyon yayma suçuna da yol açmaktadır. Patlama sonucu etrafa saçılan parçalar radyoaktivite içereceğinden bu suçun kasten veya taksirle işlenmesi halinde aynı zamanda radyasyon yayma suçu da işlenmiş olmaktadır.
  • Article
    NÜKLEER SİLAHLARIN YASAKLANMASI ANLAŞMASI ve NATO ANLAŞMASI
    (2023) Arsava, A. Füsun
    Makalede NATO tarafından Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasına ve onun denetim rejimine ters düştüğüne ilişkin olarak ileri sürülen iddialar ele alınmaktadır. İki anlaşmanın bağdaşmazlığına ilişkin olarak ileri sürülen görüşler hukuki olmaktan çok siyasi olarak değerlendirilmektedir. Aynı bağlamda makalede bir devletin NATO üyeliği ile Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasına taraf olmasının hukuken mümkün olup olmadığı ele alınmaktadır. NATO üyesi devletlerin Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasının gereği olarak hukuken nükleer destek yasağı ve NATO anlaşmasına istinat eden karşılıklı dayanışma mükellefiyeti arasında kurumsal ve teknik önlemler alarak bir denge kurma mükellefiyeti bulunmaktadır. Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasının teamül hukuku teşkil etme potansiyeli makalede ele alınan konular arasında yer almaktadır.