3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article The Effect Of Constructivist Training On The Rate Of Catheter-Associated Urinary Tract Infections in The Intensive Care Unit(Anestezi Dergisi, 2025) Yarimoglu, Saliha; Erdinç, Fatma Şebnem; Kaymak, Çetin; Tulek, Eren, N.; Basa̧r, Hulya; Tuncer-Ertem, Günay,; Kinikli, Sami; Tulek, Necla; Ertem, Gunay TuncerObjective: Catheter-associated urinary tract infections (CA-UTIs) are common healthcare-associated infections. Constructivist training is based on integrating new knowledge with previously learned knowledge. The aim of this study was to evaluate the effects of constructivist training on the rate of CA-UTIs in the Anesthesia and Reanimation Intensive Care Units (ARICU). Methods: This study was a retrospective-prospective intervention study. Over the period of one month, a total of 62 healthcare staff (seven doctors, 38 nurses, and 17 cleaning staff) working in ARICUs were organized into groups of 4-5 people and received forty-five minutes of constructivist training on preventing CA-UTI. Personnel from each of three ICUs participated in the same number of training sessions. Comparisons were made of the rates of CA-UTI and catheter use in the six-month periods before and after the training. A 4-item questionnaire was administered to the study participants six months after completion of the training. Results: The catheter-associated urinary tract infection rates before and after training were observed to be 8.3 and 8.7 per 1000 catheter days, respectively in ARICU-1, 7.0 and 8.1 per 1000 catheter days in ARICU-2, and 7.3 and 9.9 per 1000 catheter days in ARICU-3. No statistically significant difference was observed in the CA-UTI rate in each unit after constructivist training compared to the pre-training period. The intervention of constructivist training alone did not reduce the CA-UTI rates in the ICUs. According to the results of the survey conducted six months later, 92% of the nurses and 88% of the cleaning staff stated that constructivist training had positive effects. Conclusion: The intervention of constructivisit training alone did not reduce the rates of CA-UTIs in the ARICUs, but an increase was observed in the awareness of ICU nurses and cleaning staff. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.Review Hepatit B İnfeksiyonlarının İmmünopatogenezi(Bilimsel Tip Yayinevi, 2019) Tülek, NeclaHepatit B infeksiyonları tüm dünyada majör sağlık problemleri arasında olup, siroz ve hepatoselüler karsinomanın en önemli nedenidir.Tedavide gelişmelere rağmen henüz kronik hepatit B infeksiyonunda kür sağlanamamaktadır. Hepatit B infeksiyonlarında klinik sonuçinfeksiyonun alınma yaşı, viral yük ve konağın immün yanıtına bağlıdır. Akut hepatitlerde klinik seyir subklinik hastalıktan, anikterikhepatite, ikterik hepatite ve fulminant hepatite kadar değişebilirken, kronik hepatitlerde hastalığın seyri asemptomatik inaktif durumdankronik hepatite, siroz ve hepatoselüler karsinomaya kadar değişebilir. Hepatit B virüsü hepatositlerde sitopatik olmayarak çoğalır veklinik sendromların çoğu immün yanıt ile ilişkilidir. İmmün sistem aktivasyonu virüsün eliminasyonunu sağladığı gibi karaciğer hasarınada neden olur. Hepatit B patogenezinde hücresel immün yanıt özellikle de CD8+ T hücreler santral olmasına rağmen immün sistemindiğer komponentleri de katkıda bulunur. Kronik hepatitli hastalarda hem doğal hem de adaptif immün yanıt zayıflamış ve T hücreyanıtı tükenmiş durumdadır. İmmünopatolojideki mekanizmaların daha iyi anlaşılması, yeni etkin tedavi stratejilerinin geliştirilmesindeyararlı olacaktır.Article DSÖ Avrupa Bölgesinde Grip Salgınının Büyüklüğünün Tahmin Edilmesi(2025) Bulut, TevfikBu çalışma DSÖ Avrupa ülkeleri ve bölgelerindeki grip salgınının büyüklüğünü tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Bu ülkelerin dalga boyları, A ve B alt tipleri de dahil olmak üzere influenza vakalarının sayısına göre karşılaştırılmıştır. Salgının büyüklüğünü değerlendirmek için nüfus yoğunluğu, insani gelişme endeksi, vaka sayısı ve ilk vakanın kaydedilmesinden bu yana geçen gün sayısı gibi faktörler göz önünde bulundurularak epidemiyolojik dalga boyu yöntemi kullanılmıştır. Birleşik Krallık, İngiltere, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında en yüksek dalga boyu skorlarına (We) sahip olmuştur. Buna karşılık, Azerbaycan sırasıyla 2022 ve 2023 yıllarında en düşük dalga boyu skorlarına (We) sahip olmuştur. DSÖ Avrupa ülkeleri ve bölgeleri için ortalama dalga boyu skoru 2023'te zirveye ulaşırken, en düşük skor 13,44 We ile 2022'de görülmüştür. Çalışma, epidemiyolojik dalga boyu yönteminin salgın boyutunu tahmin etmek için kullanılabileceğini ve salgının daha net ve daha güvenilir bir kesitsel görüntüsünü sağlayabileceğini göstermektedir.

