Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Article
    İnsan Kaynakları Yönetiminde Kullanılan Karar Destek Sistemlerinin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi
    (2011) Karamalak, Levent; Özkıl, Altan; Sabuncuoğlu, İhsan
    Organizasyonların rekabetçi ortamlarda yaşamlarını sürdürmeleri için kaynakların etkin kullanılması gerekir. Bu kapsamda, İnsan Kaynakları Yönetimi stratejik bir rol üstlenmektedir. İnsan Kaynakları Yönetiminin stratejik rolünü etkin biçimde oynayabilmesini sağlamak maksadıyla, bilgiyi analiz edebilecek ve çıktılar üretebilecek uygun kalitatif ve kantitatif modeller geliştirilerek karar sürecine katkıda bulunulması gerekir. Bilginin elektronik ortamda toplanmasından ziyade; nasıl, ne zaman, neden ve kimi değerlendirmeli, eğitmeli, ödüllendirmeli, seçmeli vb. sorulara cevap verecek Karar Destek Sitemleri geliştirilmelidir. Bu çalışmada; İnsan Kaynakları Yönetimi işlevleri hakkında özet bilgi verilmekte ve literatürdeki çalışmalar taranarak, Karar Destek Sistemlerinin söz konusu işlevlerde ne şekilde kullanıldığı araştırılmaktadır. Ayrıca, İnsan Kaynakları Yönetimine yönelik Karar Destek Sistemlerinde kullanılan yöntemlerin işlevler bazında sınıflandırılması sunulmaktadır.
  • Article
    Effects of Topological Structure of Project Network on Computational Cost
    (Golden Light Publ, 2024) Aminbakhsh, Saman
    Understanding how network complexity affects optimization algorithms is crucial for improving computational efficiency. This study investigates how variations in network complexity impact the performance of optimization algorithms. By examining networks with different serial/parallel indicator (I2) values, the research uncovers several key insights into how topology influences computational requirements. The experiments show that higher I2 values, which are closer to serial configurations, heighten the problem's complexity. This study reveals that networks with lower I2 values, which exhibit steeper time-cost curves with fewer solutions over their efficient frontiers, require significantly more CPU time, indicating that project complexity does not necessarily scale with the extend of the Pareto fronts. This contradicts the expectation that more Pareto front solutions would inherently demand greater computational resources. Lastly, the study highlights that while the number of time-cost realizations is often used to gauge project complexity, it may not be conclusive on its own and that one complexity measure can outperform another. Although it can be an effective indicator, it does not fully capture the computational challenges posed by different network topologies. This study further acknowledges the difficulty in establishing a clear link between project performance and complexity due to the multifaceted nature of the problem. The findings suggest that exploring similar problems in other contexts could provide valuable insights into understanding and managing computational complexity.
  • Article
    Endüstri Mühendisliği Öğrencilerinin Kariyer Yollarının, Performans Metrikleri ve Sınıflandırma Teknikleriyle Veri Temelli Olarak Tahmin Edilmesi
    (2025) Özkurt, Fatma Yerlikaya; Kuyrukçu, Ayşe
    Mesleklerin giderek çeşitlenmesi ve kariyer seçeneklerinin artması, iş seçme sürecini hem daha karmaşık hem de daha kritik hâle getirmiştir. Endüstri mühendisi adayları için bu süreç, disiplinlerarası eğitim yapılarından ötürü özellikle karmaşıktır. Müfredatları; üretim, modelleme, optimizasyon, veri tabanı, ekonomi ve proje yönetimi gibi mühendislik ve işletme alanlarını kapsayan geniş bir ders yelpazesinden oluşmaktadır. Diğer bazı mühendislik dallarından farklı olarak, endüstri mühendisliğinin belirgin bir meslek alanı tanımı bulunmamaktadır. Bu özgün durum, çalışmada örneklem olarak endüstri mühendisliği öğrencileri ve mezunlarının seçilmesine neden olmuştur. Bu çalışma, endüstri mühendisliği öğrencilerine yönelik zorunlu bölüm dersleri ve bu derslerden aldıkları notlar üzerine odaklanmaktadır. Örneklem grubunu, farklı sektörlerde istihdam edilen mezunlar oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacı, öğrencilerin aldıkları derslerle mevcut iş pozisyonları arasındaki ilişkiyi veri madenciliği teknikleri aracılığıyla ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda diskriminant analizi ve lojistik regresyon yöntemleri kullanılmıştır. Doğruluk metrikleri ve sınıflandırma performans ölçütlerine göre değerlendirilen sonuçlar, iş pozisyonu değişkeni bağımlı değişken olarak ele alındığında, doğru sınıflandırma oranlarının yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, diskriminant analizi yöntemi, hem sektör bazında hem de mesleki pozisyonlara göre verinin kategorize edilmesinde etkili bir araç olarak öne çıkmaktadır.
  • Article
    A New Perspective To Design Education in Industrial Engineering: Product Design Projects at Freshman
    (2008) Erden, Zühal
    Tasarım felsefesinin mühendislik eğitiminin ilk yıllarında verilmesi, öğrencilerin lisans programında gördükleri çeşitli kavramların/yöntemlerin mühendislik tasarımı ile ilgili problemlere nasıl çözüm getirdiğini anlamaları bakımından büyük önem taşımaktadır. Bir sistem ve insan mühendisliği olan endüstri mühendisliği, profesyonel anlamda fiziksel ürün tasarımından çok sistem tasarımına yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu nedenle endüstri mühendisliğinde tasarım eğitimi daha çok sistem tasarımına yönelik projeler/uygulamalar ile gerçekleştirilmektedir. Bu makalede yenilikçi bir yaklaşımla geliştirilen ve endüstri mühendisliği bölümü birinci sınıf öğrencilerinin ürün tasarımına yönelik açık uçlu projeler yaptığı tasarım dersi anlatılmakta ve bu dersin yedi yıllık uygulaması ile ilgili değerlendirmeler sunulmaktadır
  • Article
    Kullanıcı Merkezli Tasarım ve Konsept Geliştirme:oyuncak Tasarımı Vaka Çalışması
    (2020) Toros, Seçil
    Tasarım araştırmalarında kullanıcı merkezli tasarım yaklaşımının önemi, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren giderek artmaktadır. Bu yaklaşım dahilinde farklı tekniklerle kullanıcıların tasarım süreçlerine katılması amaçlanmakta ve kullanıcı katkıları literatürde raporlanmaktadır. Ne kadar çok yöntem hikayesi paylaşılırsa, tasarım süreçleri için yeni ve daha etkili alternatif fikirlerin üretilmesinin o kadar mümkün olacağı varsayılmaktadır. Bu çalışmada, kullanıcı merkezli araştırmaların kullanılması ile şekillenen tasarım konsepti geliştirme süreci örnek bir vaka çalışması olarak incelenmektedir. Çalışmanın konusu olan “Okul öncesi çocuklar için oyuncak” projesinde uygulanan tasarım sürecinde, kullanım senaryosu oluşturulmuş, literatür taraması yapılmış, mülakat ve gözlem teknikleri ile veri toplanmıştır. Projenin erken safhalarında ürün ve form çözümlemesinden ziyade problemlere odaklı kalınmış ve söz konusu kullanıcı araştırmaları sayesinde konu hakkında doyurucu durum analizi yapılarak özgün sentezlere ulaşılmıştır. Sonuç olarak kullanıcı merkezli yaklaşımın yeni ürün geliştirmek için ve yeni konseptlerin keşfi için elverişli olduğu örneklenen bu projede de görülmüştür
  • Article
    Bütünleşik Tedarik Zinciri Yaklaşımı ve Bir Lastik Ana Bayii Uygulaması
    (2011) Erkan, Turan Erman; Özdemir, Yavuz Selim
    Günümüz rekabetçi piyasasında, işletmelerin hayatta kalabilmesi ve rekabet edebilmesi için maliyetlerin düşürülmesi giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır. Azaltılabilecek en önemli maliyet kalemlerinden bir tanesi de stok maliyetleridir. Bu çalışmada, bir satıcı ile birden çok alıcı arasındaki malzeme tedarik zinciri ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, alıcılar ile satıcının ortak bir yaklaşım benimseyerek, her alıcının siparişlerini satıcının belirlediği belirli zaman aralıklarında vermesi ve böylece satıcı ile alıcılardan oluşan sistemin ortak stok maliyetlerinin en aza indirilmesidir. Ancak bu durumda alıcıların maliyetlerinde belli bir miktar artış meydana gelmektedir. Bunu dengeleyebilmek için, satıcının alıcılara iskonto yapması gerekmektedir. Bu araştırmada, doğrusal olmayan bir model ile en küçük stok ve sistem maliyetleri elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada kullanılan model, Ankara'da bir lastik bölge bayisinden ve onun alt bayilerinden alınan gerçek veriler üzerinde uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan modelin uygulanması durumunda, lastik bölge bayiliğinin, alt bayilerinin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap vermesi sağlanabilir. Ayrıca sistemin genel maliyetlerinde de önemli bir azalma oluşacaktır.
  • Article
    Suggestions for Enhancing Responsiveness in Supply Chains Using Knowledge Management
    (2003) Vıshnu, A. S.; Babu, A. Subash; Sarda, N. L.; Önel, Azer
    İşletmeler, üretim maliyetlerini daha fazla düşüremedikleri durumlarda, rekabetle başedebilmek için değişik stratejiler geliştirmişlerdir. Bunlardan biri de müşteriden tedarikçiye ve üreticiye kadar uzanan yelpazede tedarik zincirinin tüm katmanlarının planlama sürecine katılabilmelerini sağlamaktır. Başarılı bir zincir kurulabilmesi için önemli olan, planlama bilgilerinin tüm tedarik zincirinde anında paylaşılması ve ortaklaşa planlama yapabilmektir. Bu makalede tedarik zincirinin daha etkin çalışabilmesi için kavramsal bir çerçeve önerilmektedir. Önce farklı üretim yerlerinde üretilen ve dağıtım ağının farklı yerlerinde depolanmış ürünlerin, müşteriye zamanında ulaşmasını sağlayan perakendeci-üretici-müşteri üçgeninden oluşan bir sistemin karşılaştığı temel sorunlar tartışılmaktadır. Bu sistemin kavramsal alt yapısı sunulmakta, daha sonra sistemin etkinliğinin artırılması için gereken bilgi teknolojisi ve doğru bigiye ulaşabilmek için bilgi yönetimi ve veri madenciliği konularından söz edilmektedir.
  • Article
    Sürdürülebilir Girişimci Ağına Kavramsal ve Makroekonomik Yaklaşım: Amerika Özelinde bir Endeks Çalışması
    (2021) Benli, Hande Emin
    Gap in the literature that is because of identifying entrepreneurship concept with only “network” concept, makes difficult to understand the entrepreneur network term concretely. The aim in this study is, drawing a definitional framework, making measurable the concept with using mathematical formulas, creating index with a special focus on sample country and revealing the relationship between the concept and macroeconomic factors in order to add the “sustainable entrepreneur network” concept in to the literature. Methodologically, sustainable entrepreneur network defined through entrepreneurial culture, network and evolutionary cycle factors. The theoretical background originated from Network and Product Life Cycle Theories. Sustainable entrepreneur network, from the descriptive framework, measured by mathematical formulas in four stages. Calculated indicators converted to the sub-index and then with using HDI methodology, Sustainable Entrepreneur Network Index (SGAE) data obtained. To eliminate the multiple linear regression problem SGAE calculated with both arithmetic mean (unweighted-AO) and Principle Component Analysis (weighted-PCA). According to the index results, that are calculated between 0-1, there is a stability between 1980-2014 mainly. The highest score is 0.73 in 1997. 1980 is the lowest year when the index score is 0.27. The relationship between the concept and macroeconomy is clearly defined through the four stage institutional impact also.
  • Article
    Üretim İşlevi ve Maliyet Muhasebesi Etkileşiminde Maliyet Muhasebesi Eğitiminden Beklentiler: Uygulama Eğitimi Model Önerisi
    (2010) Acar, Vedat; Aktaş, Rafet
    Günümüzde rekabetin hızlı bir şekilde yaşandığı ortamda işletmeler emek yoğun üretimden, teknoloji yoğun üretim ortamlarına doğru hızlı bir geçiş yapmışlardır. Bu durum, işletmeleri üretim sistemlerini gözden geçirmeye ve geliştirmeye, aynı zamanda üretim maliyetlerini daha gerçeğe yakın bir şekilde hesaplamaya yöneltmiştir. Bu bağlamda, değişen üretim ortamları ve bunun sonucunda mamul maliyet yapılarında yaşanan değişim ve gelişmeler paralelinde, işletmelerin diğer fonksiyonları ve özellikle de üretim fonksiyonu ile etkileşim gerçekleştirebilecek nitelikte, maliyet muhasebesi bölümünde çalışacak eleman ihtiyacı, maliyet muhasebesi eğitiminde uygulama ağırlıklı eğitim faaliyetlerinin kurgulanmasını gerektirmektedir. İşletmelerde faaliyetlerin bütünleşik sistemler üzerinden yürütüldüğü bir ortamda muhasebe eğitim faaliyetlerinin de bu temelde gerçekleştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Çalışmamızda sunulan eğitim modeli, bütünleşik bilgi sistemi kullanan işletmelerin üretim ortamları için gerçekleştirilebilecek maliyet muhasebesi uygulamalarına imkân tanımaktadır. Burada yer alan eğitim model önerisi, geleneksel maliyet muhasebesi eğitim faaliyetini tamamen ortadan kaldıran bir araç olarak nitelendirilmemelidir. Çalışmada sunulan model önerisi, muhasebe eğitiminin tüm bileşenlerinin yani öğrenci- öğretim üyesi- ders içeriği ve materyallerinin uyumlu bir biçimde bütünleştirilmesine, LOGO Unity ERP yazılımı üzerinde görsel ve uygulamalı faaliyetler ile öğrencilerin işletmelerde karşılaşabilecekleri çeşitli durumlara hazırlık yapmasına imkân tanıyan, teorik dersleri takviye edecek bir ek uygulama dersi konumundadır. Bu modelde eğitim çıktısı olarak hedeflenen; işletmelerin maliyet muhasebesi bölümlerinde çalışabilecek nitelikte, üretim işlevi ve maliyet muhasebesi entegrasyonunu sağlamış, yeterli uygulama bilgileri ile donatılmış, hem teorik hem de uygulama bilgisini pekiştirmiş, piyasanın istediği eleman niteliklerine sahip öğrencilerin yetiştirilmesidir.
  • Article
    YARATICI ENDÜSTRİLER VE ENDÜSTRİYEL TASARIM: KAVRAMLAR VE OLGULAR
    (2021) Toros, Seçil
    Yaratıcı endüstriler başlığı altında girdisi yaratıcılık ve çıktısı fikri mülki haklar olan yeni bir endüstrinin yükselişi tartışılıyor. Bilgi-temelli-ekonomi üzerinde yükselen üretimin, yaratıcılığın ve inovasyonun, ekonomik ve politik dönüşümlerde belirleyici olacağı kabul ediliyor. Buna bağlı olarak, akademik ilgi enformasyonu işleyebilen ve bilgiyi değişim değerine dönüştürebilen yaratıcı meslek kolları üzerinde yoğunlaşmakta. Ancak bu bağlamda endüstriyel tasarımın yeterli ilgiyi gördüğü söylenemez. Bu makalenin amacı yaratıcı endüstriler söylemi ile endüstriyel tasarım arasındaki ilişkiye odaklanarak, henüz yeterli düzeyde tartışılmamış olan ortak kavramları ve olguları açığa çıkartmaktır. Konu, tasarıma olan ihtiyaç, yaratıcı tasarım süreci ve yaratılan yenilikçi ürün olmak üzere üç temel başlıkta incelenmiştir. Çalışmanın sonunda “yaratıcılık”, “inovasyon”, “iş birliği”, “dijitalleşme” ve “yaratıcı emek” yeni ampirik çalışmalara konu olabilecek başlıklar olarak belirginleşmiştir.