3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Distopya Kavramları Olarak Güç ve Direniş: George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo İshiguro'nun Beni Asla Bırakma Adlı Eserlerinin Bir İ̇ncelemesi(2014) Kıyak, Muradiye; Gültekin, Azade LerzanBu tez, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserlerini distopik kavramlar açısından incelemeyi amaçlamıştır. Her iki romanın distopya kavramları benzeyiş acilari bakımından incelenmiştir. Bu tez dört bölümden oluşmaktadır; bir giriş, iki gelişme ve bir sonuç. Tezin giriş bölümünde, distopya teriminin doğuşunu bulmak amacıyla öncellikle ütopya teriminin tanımı ve ütopya ile distopya kavramlarının ilişkisi incelenmiştir. Bu tezde, ilk gelişme bölümünde, George Orwell'ın eserinde yarattığı totaliter rejimle, karmakarışık ortamla ve hapis gibi bir hayatla, nasıl bir distopik roman sergilediği vurgulanıyor. Bu tezin ikinci bölümünde, klonların ve normal insanların bulundukları vahim durumdan dolayı Kazuo Ishiguro'nun eseri distopik açıdan incelenmiştir. Aynı bölümde, George Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı eserleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Tezin sonuç bölümünde, Beni Asla Bırakma adlı romanın gösterdiği umutsuzlukla, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romana oranla daha kötümser bit tablo çizdiği belirlenmiştir. Key Words: Orwell, Ishiguro, Ütopya, Distopya, Güç, DirenişDoctoral Thesis Distopya Romanlarında Güç Mekanizmasının Yeni Tarihselciliğe Göre Okunması: Anthony Trollope'un The Fixed Period, Anthony Burgess'ın A Clockwork Orange ve Kazuo Ishiguro'nun Never Let Me Go Adlı Eserleri(2019) Bekler, Ecevit; Aras, GökşenAnthony Trollope, Anthony Burgess ve Kazuo Ishiguro tarafından yazılan sırasıyla The Fixed Period (1882), A Clockwork Orange (1962) ve Never Let Me Go (2005) romanları Yeni Tarihselcilik teorisi kullanılarak incelenmiştir. Bu teori kullanılarak metin, yazarın hayatı ve her dönemin sosyal, kültürel ve politik koşulları arasındaki ilişki dikkatli bir çalışma ile ortaya çıkarılmıştır. Romanlar, kültürleri ve söylemlerinin metinsel ürünleri olarak dönemleri hakkında derin bilgi sağlar. The Fixed Period, A Clockwork Orange ve Never Let Me Go, sırasıyla sömürgecilik, gençlik suçları ve bilimsel söylemlerin ürünleridir. Bu çalışma, her bir romanın, dönemlerinin çağdaş ve önde gelen sosyal sorunlarını yansıttığını ortaya koymaktadır. Romanların distopik olması sosyal meselelerle ilgili endişeleri yansıtmaktadır. Çağdaş edebi metinler ve edebi olmayan metinler, her dönemin baskın ideolojisini bulmak için kullanılmıştır. Üç farklı dönemin kültürel ve entelektüel tarihini daha iyi anlamak için Stephen Greenblatt ve Michel Foucault'nun güç, ideoloji ve söylem hakkındaki teorileri ve argümanları toplumdaki güç mekanizmalarının işlevi konusunda temel alınmıştır. Bu tez, güç ilişkilerinin ve kontrol mekanizmalarının toplumlardaki sosyal ve kültürel değişimlere paralel olarak dönemden döneme değiştiğini göstermiştir. Günümüzde insanlar sadece doğaya değil aynı zamanda birbirine de hükmetmektedir. Bu çalışma, makineleşmenin, teknolojinin ve bilimin, insanların yaşam standartlarını arttırdığı ve toplumun refahına katkıda bulunduğunu ancak bu gelişmelerin daha fazla kontrol mekanizmalarının oluşmasına neden olduğunu da ortaya koymaktadır.Master Thesis The Representation of Feminist Dystopia in Margaret Atwood's the Handmaid's Tale and Katharine Burdekin's Swastika Night(2015) Yurdakul, Selin; Tekin, KuğuBu tezin amacı, Margaret Atwood'un The Handmaid's Tale ve Katharine Burdekin'in Swastika Night başlıklı feminist distopyalarında, kadın kimliğinin yapılandırılmasını ve yansıtılmasını incelemektir. Tez konusu bu romanlar aracılığı ile teokratik devletlerin erkek egemen toplum yapısında kadın kimliğinin arka plana atıldığı ve hatta silindiği öne sürülmüştür. Kuram bölümünde, eleştirmenlerin görüşlerinden yola çıkılarak, ütopya ve distopya kavramları tanımlanmıştır. Bunların yanı sıra, iki feminist eleştirmen, Luce Irigaray ve Helene Cixous'nun ilgili çalışmaları analiz bölümündeki roman incelemelerine ışık tutması amacıyla ele alınmıştır. Analiz bölümünde ise, The Handmaid's Tale ve Swastika Night romanlarında teokratik ve baskıcı toplum düzeni ve bu düzende kadının yeri incelenmiştir. Sonuç olarak, Burdekin'in ve Atwood'un kaleme aldığı distopyalarda, kadınların birey olarak değer görmediği, sadece üreme amaçlı kullanılan objeler olduğu kanıtlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: distopya, totalitarizm, teokrasi, kadının indirgenmesi
