Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği
    (2012) Cantürk, Özlem; Seval, Halil
    Dünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlama
  • Master Thesis
    Kamu Hastanelerinde Merkezi Satın Alma, Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri: Sivas - Kayseri - Tokat - Yozgat Örneği
    (2015) Keskin, Yunus Emre; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknoloji baş döndüren bir hız ile gelişmeye devam ederken her alanda bilgiye erişim hızlanmış ve kolaylaşmış bulunmaktadır. Bu hızlı değişim sürecinde, sağlık hizmetlerinin finansal acıdan kesintisiz sürdürülmesi ve değişime uyumun doğru tercihlerle yapılması büyük önem taşımaktadır. Değişim sürecine uyumun sistemsiz ve gelişigüzel çabalar ile elde edilemeyeceği açıktır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında teşkilat yapısını 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirmiş ve Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı üç farklı kuruma ayrılmıştır. Değişen teşkilat yapısının yanında satın alma birimlerinde çalışan personelde ortak bilinç oluşturacak ve tüm çalışanların katkılarını sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. Bu çalışmada Sağlık Bakanlığının satın alma maliyetlerini azaltmak ve hastanelerde hizmet standardını sağlamak için 2013 yılı itibari ile uygulamaya konulan Merkezi Satın Alma Sisteminin amacına ulaşıp ulaşmadığını, varsa aksayan yönlerini tespit edilmeye çalışılacak ve Merkezi Satın Alma Sisteminin daha etkin ve faydalı olabilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler ortaya konulacaktır. Bu bağlamda yapılan alan çalışmasında Sivas, Kayseri, Tokat, Yozgat illerinde Merkezi Satın Alma birimlerinde çalışan 128 personele anket uygulanarak veri toplanmıştır. Veriler SPSS 15,0 istatistik programı ile farklı istatistiki yöntemler (t testi, çapraz tablolar) kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların uzmanlaşmış personel eksikliği var mı sorusuna verdikleri cevaba baktığımızda 108 (% 84,4) kişinin uzmanlaşmış personel eksikliğini kabul ettiği görülmektedir. Yine katılımcıların Merkezi Satın Alma Sistemi konusunda 5'li likert ölçekli sorularda en çok katıldıkları ifadenin 3,96 (± 1,21) ortalaması ile 1. soru (Merkezi Satın Alma Sistemi maliyetlerin düşürülmesi için gereklidir.) olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamu Hastaneler Birliği, Merkezi Satın Alma, Maliyet, Tedarik Zinciri
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Master Thesis
    Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yapısına İlişkin 663 Sayılı ve 694 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler Hakkında Sağlık Yöneticilerinin Görüşleri
    (2018) Topcu, Havva Gül; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışma, Sağlıkta Dönüşüm Programı ile geçmişten günümüze kadar gerçekleşen değişimin nedenlerini belirlemeyi amaçlamıştır. Daha sonra Teşkilat Yapısındaki 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin öncesi ve sonrası karşılaştırılarak, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede ki Teşkilat yapısında gerçekleşen değişimleri görmek ve Sağlık yöneticilerinin görüşlerini öğrenmeyi amaçlamıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye genelindeki Sağlık Bakanlığı'na bağlı 100 yatak üzeri il merkezlerindeki hastanelerde çalışan sağlık yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 yıllarında çalışan 500 sağlık yöneticisi ile yüz yüze görüşmeler yapılarak ve online sistemden e-mail gönderilerek anket çalışması yapılmıştır. Veriler için 10 değişkenli demografik özellikler ölçeği ve 26 faktörden oluşan 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Bütün veriler SPSS 15.0 Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz değerlendirmede t-testi, ANOVA testi ve Scheffe post hoc testi kullanılmıştır. Analiz sonucunda profesyonel sağlık yöneticileri istihdam edildikleri dikey ve yatay yönlü yönetsel değişiklikler ile karar verme yetkisinin hızlı olduğu, itibarlarının ve hizmet verimliliğin artığını düşünmektedirler. Kısaca, sağlık yöneticilerinin 663 sayılı kanun hükmünde kararnameden vazgeçilmesinin daha uygun olduğunu, 694 sayılı kanun hükmünde kararnamenin yöneticilerin itibarlarını, motivasyonlarını ve hizmet verimliliğini artırdığı görülmektedir.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Uyum Sürecinde Türkiye'de Sağlıkta Dönüşüm Programının Hastalar Tarafından Değerlendirilmesi: Ankara İli Özel İki Hastane Uygulaması
    (2013) Eracar, Ramazan; Cilasun, Seyit Mümin
    Bu çalışmada özel iki hastaneye başvuran hastaların Sağlıkta Dönüşüm Programı ile yapılan yenilikleri başarılı bulup bulmamaları konusundaki memnuniyet düzeyleri incelenmiştir. Avrupa?da ve Türkiye?deki sağlık politikaları incelenmiş olup, Türkiye?deki sağlıkta dönüşüm programı çalışmalarının amaçları ve ilkeleri ile ilgili bilgilerinden ayrıca sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinden hastaların memnuniyet düzeyleri belirlenmiştir.Hastaların sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinden çok memnun oldukları fakat bazı hizmetlerden memnun olmadıkları görülmektedir.Bu çalışmada literatür araştırması yapılmış, araştırmanın uygulama kısmında ise Ankara ilinde sağlık hizmeti veren 2 özel hastaneye başvuran 350 hastaya anket uygulanmış ve sağlıkta dönüşüm programı ile yapılan yeniliklere ilişkin hastaların memnuniyet düzeyleri incelenmiştir.Anket çalışmasında hastaların sağlıkta dönüşüm programından memnuniyetlerinin ne düzeyde olduklarını kendilerinin belirlemeleri istenmiştir. Kontrol soruları ile belirledikleri memnuniyet düzeylerinin analizi yapılmıştır.Yapılan ankette elde edilen bulgularda, özel hastaneye başvuran hastaların sağlıkta dönüşüm programından memnun olup olmadıkları, yenilikleri başarılı bulup bulmadıklarına ilişkin memnuniyet düzeylerinin çok yüksek olduğunu değerlendirdikleri görülmüştür. Memnuniyet düzeylerini kontrol eden sorulara verdikleri cevaplar incelendiğinde ise; Özel hastaneye başvuran hastaların, her ne kadar memnun olsalar da bazılarının sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinin bir kısmından memnun olmadıkları saptanmıştır.122Uygulanan ankette hastaların muayene katkı payı ve ilaca ödenen katkı payından memnun olmadıkları görülmüştür. Bunun nedeni ise; katkı payı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamalarındandır. Buna rağmen özel hastaneye başvuran hasta sayısının fazla olduğu görülmektedir.Yapılan çalışmanın sonuç ve önerilerinin ortaya konulduğu son bölümünde, hastaların sağlıkta dönüşüm programı ile memnuniyet düzeylerine yönelik yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenleri en aza indirecek öneri ve çözüm yolları tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler1- Sağlık Politikaları2- Sağlıkta Dönüşüm Programı3- Hasta Memnuniyeti4- Sağlıkta Dönüşüm Programı Reformları5- Hastaların Memnuniyet Düzeyi
  • Master Thesis
    Kamu Hastanelerinde Çalışan Hemşirelerin Tıbbi Müdahaleden Doğan Hukuki ve Cezai Sorumluluklarına İlişkin Farkındalık Düzeylerinin Ölçümü: Ankara - Eskişehir İlleri Kamu Hastaneleri Uygulaması
    (2013) Arat, Şenay; Törüner, Ali Mete
    Bu çalışmada kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması ve tıbbi müdahaleyi hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmeleri hem yasal anlamda güvencelerini sağlamak, hak ve sorumluluklarını bilerek hareket etmeleri, hem de kaliteli sağlık hizmeti sunabilmeleri açısından önemlidir. Dolayısıyla, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerinin yüksek olması, aynı zamanda hasta haklarının gelişmişlik düzeyini de yukarı seviyelere taşıyacaktır. Hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek olması ve hukuka uygun tıbbi müdahale gerçekleştirmesinin kamu hastanelerinde çalışan hemşirelere sağlayacağı en temel fayda, hemşirelerin hatalı tıbbi müdahalesinden dolayı zarar görecek hastaya ve yakınlarına yüksek miktarda tazminat ödemek zorunda kalmamaları ve haklarında ceza kararı çıkmamasıdır. Ülkemizde son zamanlarda gündeme alınan kamu sağlık çalışanı ile zarar gören hasta veya yakının uzlaştırılması müessesi ileri tarihlerde tam anlamıyla uygulanmaya başlandığında sadece hekimler açısından değil, hemşireler açısından da pek çok tazminat ve ceza davaları gibi durumlarla sık sık karşılaşılacaktır. Çünkü; uzlaşma müessesesiyle, kamu çalışanı sıfatı sebebi ile güvence altına alınan hemşireler, artık bu güvenceden eskisi gibi yararlanamayacak ve zarar verdiği hastası veya yakını ile , verdiği zararın giderilmesi için karşı karşıya kalacak, yani artık ilk muhatap bağlı olduğu sağlık bakanlığı olamayacak, hemşirenin kendisi muhatap olacaktır. Bu sebeple, hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalığının yüksek düzeyde olması, hemşirelerin yargılanma endişesini azaltacaktır. Bu çalışmada literatür ve mevzuat araştırması yapılmış, araştırmanın uygulama kısmında ise Ankara ve Eskişehir illerinde sağlık hizmeti veren kamu hastanelerin de çalışan 411 hemşireye anket çalışması yapılmış ve tıbbi müdahaleden doğan hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin hemşirelerin farkındalık düzeyleri incelenmiştir. Anket çalışmasında kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin eğitim alıp almadıkları, eğitim alanların eğitimi yeterli bulup bulmadığı ve bu bağlamda hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin ne düzeyde farkında olduklarını kendilerinin belirlemeleri istenmiştir. Kontrol soruları ile belirledikleri farkındalık düzeyinin hukuka uygunluğu ölçülmüştür. Yapılan ankette elde edilen bulgularda, kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin büyük çoğunluğunun hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin yeterli eğitim almadıkları, eğitim alanların büyük çoğunluğunun aldıkları eğitimi yetersiz gördükleri saptanmış. Ancak eğitim almadıklarını ve eğitim alanların da aldıkları eğitimi yetersiz gördüklerini belirten hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin farkındalık düzeylerini yeterli düzeyde değerlendirdikleri görülmüştür. Yeterlilik düzeylerini kontrol eden sorular incelendiğinde ise kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin her ne kadar kendilerini yeterli düzeyde bilgili ve eğitimli olarak değerlendirseler de aslında yeterli derecede bilgili ve eğitimli olmadıkları saptanmıştır. Uygulanan ankette hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hatayı hasta veya yakınlarından saklamak eğiliminde olduğu görülmüştür. Yapılan tıbbi hatayı saklamanın en temel nedeni ise hastaların tıbbi hatayı öğrendiğinde hemşireler aleyhine dava açma eğilimin artacağını düşünmeleridir. Hemşireler açılan davaların motivasyonlarını düşürdüğünü ve açılan davaların haksız yere açıldığını ifade etmişlerdir. Hemşireler aleyhlerine dava açılma endişesinin sunulan sağlık hizmetinin kalitesini azalttığını belirtmişlerdir. Hemşirelere göre tıbbi müdahaleden doğan, tıbbi hatanın en temel nedeni ise çok sayıda hasta bakımı, yetersiz mesleki eğitim ve yoğunluktur. Yapılan çalışmanın son bölümünde, sonuç ve öneriler kısmında hemşirelerin tıbbi müdahaleden doğan tıbbi hataya ilişkin hukuki ve cezai sorumluluklarının farkındalık düzeylerini nasıl arttırabileceklerini ve tıbbi hatayı en aza indirecek öneri ve çözüm yolları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Tıbbi müdahale, 2. Tıbbi hata, 3. Hemşirelerin hukuki sorumluluğu, 4. Hemşirelerin cezai sorumluluğu, 5. Hemşirelerin farkındalığı
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Kamu Özel Ortaklığı Modeli Hakkında Hizmet Sunucuları ve Hizmet Yararlanıcılarının Görüşlerinin Değerlendirilmesi: Yozgat İli Örneği
    (2019) Baş, Önder; Tengilimoğlu, Dilaver
    Baş, Önder. Sağlık Sektöründe Kamu Özel Ortaklığı Modeli Hakkında Hizmet Sunucuları ve Hizmet Yararlanıcılarının Görüşlerinin Değerlendirilmesi: Yozgat İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Bu araştırma Türkiye'de sağlık sektöründe uygulanmaya başlanmış olan Kamu Özel Ortaklığı Modeli hakkında, hizmet sunucuları ve hizmet yararlanıcılarının görüşlerinin değerlendirilmesi, Kamu Özel Ortaklığı Modelinin öncesi ve sonrasının karşılaştırılması, memnuniyetlerinin araştırılması ve modelin sağlık çalışanları ve hastalar için yeterince faydalı olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Yozgat şehir hastanesinde çalışan 1060 sağlık personeli ve Yozgat ilinde yaşayan, şehir hastanesinden hizmet alan bireyler oluşturmaktadır. Örneklemi 400 sağlık çalışanı ve 400 hasta oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve ölçme aracı olarak anket formlarından yararlanılmıştır. Araştırma verileri IBM SPSS Statistics 20 programına girilmiş ve analiz edilmiştir. Hizmet sunucuları ve hizmet yararlanıcılarına ait demografik bilgiler ve verilen ifadelere katılım düzeylerinin dağılımı frekans analizi ile incelenmiştir. Hizmet sunucuları ve hizmet yararlanıcıları verilen ifadelerin faktör yapısının belirlenmesi amacıyla Varimax döndürme metodu ile temel bileşenler analizi (faktör analizi) yapılmıştır. Ortak sorulara katılım düzeyinin gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılık gösterip göstermediği bağımsız gruplarda t testi ile incelenmiştir. Ölçek alt boyutlarının güvenilirliğinin belirlenmesi amacıyla güvenilirlik analizi yapılmış ve Chronbach alfa katsayısı elde edilmiştir. Çalışma sonucunda Şehir hastanesinden alınan hizmetin ve memnuniyetin yüksek olduğuna, Kamu özel ortaklığı modeli hakkında Sağlık çalışanları ve hastalar açısından yeterli bilgilendirmenin olmadığına, yöneticilerin modele daha olumlu yaklaşırken, diğer personellerin daha negatif bakış açısına sahip olduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler Kamu Özel Ortaklığı, Şehir Hastanesi, Sağlıkta Dönüşüm Programı.
  • Master Thesis
    Hemşirelerde Tükenmişlik Sendromunun Örgütsel Bağlılık ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisi: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
    (2015) Çalık, Nursel; Törüner, Ali Mete
    Çalışmanın birinci bölümünde; Tükenmişlik sendromu kavramı, belirtileri, modelleri, tükenmişlik sendromunu etkileyen faktörler, sonuçları ve mücadele teknikleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümünde; örgütsel bağlılık kavramı, boyutları, belirleyicileri, türleri, örgütsel bağlılığı etkileyen faktörler, bağlılığın göstergeleri, sınıflandırılması, sonuçları ve işten ayrılma niyeti hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; araştırmanın amacı, yöntemi, evren ve örneklemi, kapsam ve sınırlılıkları, demografik bulguları, hipotez ve farklılıkları, tükenmişlik sendromunun örgütsel bağlılık ile ilişkisi, etkisi, sonuç ve önerilerden bahsedilmiştir. Bu tez çalışmasındaki amaç, istenmeyen bir durum olan tükenmişlik sendromunun örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisini belirlemeye çalışmaktır. Araştırma verileri nicel araştırma yöntemlerinden, anket tekniği ile toplanmıştır. Ankette, toplam 59 soru bulunmaktadır. Bunların 22 tanesi Maslach Tükenmişlik Ölçeğine, 17 tanesi Allen ve Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeğine ve 20 taneside mesleki-demografik durum bilgilerine aittir. Bu araştırma, Ankara İli Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 250 hemşireye anket uygulanarak yapılmıştır. Anket çalışmamda, araştırmanın örneklemi için basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca çalışmanın güvenirliği arttırıcı bir etken olması nedeni ile hastanede bulunan kliniklerin her birinden minimum dört çalışana ulaşılmak amacıyla dağıtılan 250 anketten sağlanan, 200 geri dönüşle anketlerimizin cevaplama oranı %80 olmuştur. Anketlerden elde ettiğimiz verilerin analizi için, Statistical Package for the Social Sciences 17,0 for Windows paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın analizinden elde edilen sonuçları, hastane içinde genelleyebilsek de; Ankara İl sınırları içinde bulunan diğer Eğitim ve Araştırma hastanelerinde bulunan hemşireler için genelleme yapılması doğru değildir. Anahtar Sözcükler: Hemşire, Tükenmişlik Sendromu, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti.
  • Master Thesis
    Vatandaşların ve Sağlık Çalışanlarının Şehir Hastaneleri ile İlgili Görüşlerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2018) Taş, Merve Özzeybek; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu araştırma Kamu Özel Ortaklığı Modeli uygulaması olan entegre sağlık kampüslerinin sunacağı hizmetle ilgili vatandaşın ve sağlık çalışanlarının ayrı ayrı beklentilerini araştırmak, bu iki grup bireyler arasındaki bilgi, düşünce ve görüş farklılıklarını incelemek, Ankara İli'ndeki şehir hastanesi hizmet vermeye başlamadan önce bireylerin tutumlarını detaylı bir şekilde analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara İli'nde yaşayan bireyler ve sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Örneklemi 446 sağlık çalışanı ve 440 sağlık çalışanı olmayan vatandaşlarımız oluşturmaktadır. Bu çalışma nicel bir araştırma olup, bu çalışma için kullanılan ölçme aracı anket formlarıdır. Araştırmadaki veriler IBM SPSS Statistics 23 paket programına aktarılarak analizler tamamlanmıştır. İki bağımsız grup arasındaki farklılıkları incelerken bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki farklılıkları incelerken ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonucunda farklılık çıkması durumunda farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını analiz etmek için 'Tukey' çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır. Yapılmış olan açımlayıcı faktör analizi sonucunda hizmet vermeye başlayacak şehir hastaneleri uygulaması hakkındaki görüşleri analiz eden 23 maddenin 3 faktöre ayrıldığı görülmüştür. Bu faktörler kendi arasında şehir hastanelerinin negatif etkileri, pozitif etkileri, sağlık turizmi ve rekabete etkileri olarak ayrılmıştır. Çalışma sonucunda sağlık çalışanlarının şehir hastaneleri uygulaması hakkında vatandaşlara oranla daha olumsuz görüşlere sahip olduğu, özellikle hekimlerin diğer sağlık çalışanlarına göre şehir hastaneleri uygulamasının negatif etkilerinin daha fazla olduğunu düşündüğü ve eğitim düzeyi yüksek olan sağlık çalışanlarının da şehir hastaneleri uygulaması hakkında olumsuz görüşlere katıldığı söylenebilir.