Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Master Thesis
    Yapısal ve merkezi olmayan sayısal ortamların süreç eşleme performansları hakkında bir inceleme
    (2007) Çakır, Buğra; Kılıç, Hürevren; Öztoprak, Kasım; Computer Engineering; Computer Engineering; Computer Engineering
    Verimli es¸leme, yapısal ve merkezi olmayan sayısal ortamlarda problem tes¸kil etmektedir. Bu tezde s¨ozkonusu ortamlara odaklanılarak, ortamlarn es¸leme performanslarını ¨olc¸me amac¸lı benzetimler gerc¸ekles¸tirilmis¸tir. Calısmada, P2P(HyperGrid, basuclu (ultrapeer) ve bas¸uc¸'suz Gnutella), Kucuk-dunya (Small-World, Watts-Strogatz), ve us kanunu (power-law) da˘gılımını g¨osteren Ozerk Waxman sisteminin a˘gır-kuyruklu (heavy-tailed) ¨ uygulaması, rasgele (random), iki boyutlu-ızgara (2D-Grid) gibi farklı ortam modelleri dikkate alınmıs¸tır. Es¸leme amacıyla, s¨urec¸ kars¸ılas¸malarına olanak tanıyan akıs¸ mekanizmasının Bilgilendirilmemis¸ Once-Enlemesine-Arama oldugu kabullenilmis¸tir. Benzetimlerde, rasgele ortamın es¸leme performansının neredeyse di˘ger t¨um problemlere ve eszamanlı yapılandırmaya oranla performans ustunlugu gozlenmektedir. Ancak, kucuk-dunya ortamı modelinin toplam maliyeti neredeyse t¨um kurulumlar ic¸inde en yuksek olanıdır. Sozluk Terimler: Yapısal ve merkezi olmayan ortamlar, Surec¸ esleme, Performans, Benzetim
  • Master Thesis
    Doğurgan Ağ Özdevinirlerin Yerel Davranış Tanıması
    (2010) Özdemir, Burak; Kılıç, Hürevren
    Bir bütün ve onu oluşturan parçaların kendi aralarındaki ilişkisi, karmaşık ayrık dinamik sistemler bağlamında önem taşımaktadır. Bu amaçla, Doğurgan Ağ Özdeviniri şeklinde tanımlanan genel verilerden yerel davranış tanımlama algoritması geliştirilmiştir. Sabit kural-uzayı düzenlemesine sahip Özdevinir Ağları kullanarak sonlu Doğurgan Ağ Özdevinirlerinin tanınması ve benzetimi amacıyla bir izlek tasarlanabilirliği gösterilmiştir. ?Üst seviye bileşen etkileşimi? adı verilen bir soyutlama sunulmuştur. Ayrıca, Doğurgan Ağ Özdevinirleri için bir tanımlama yönteminin varlığı gösterilmiştir. Pratikte, model inşasına yönelik otomatikleştirilmiş bir yaklaşım sağlanmıştır ve geliştirilen yaklaşım Doğurgan Ağ Özdevinirlerini esas alan sistem modelleme girişimlerinde kullanılabilmektedir.
  • Master Thesis
    Ciddi Oyun Yazılımı Geliştirmek için Bir Metodolojik Yaklaşım: Konuşma Bozukluğu Üzerine Örnek Bir Çalışma
    (2012) Çağatay, Mehmet; Ege, Pınar; Çağıltay, Nergiz E.
    Bilgisayar yazılımları hayatın çoğu alanında kullanıldığı gibi eğitsel alanda da aktif olarak kullanılmaktadır. Ancak gerçek hayat problemlerini ele alan yazılım geliştirmek karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle karmaşık yazılımların düzenli ve planlı ilerleyebilmesi için birçok yazılım geliştirme metodolojisi geliştirilmiştir. Bugüne kadar bu metodolojiler hemen her yazılım sürecine uygun olsa da, eğitsel yazılımların kendine özgü ihtiyaçları ve gelişim süreçleri açısından yetersiz kalabilmektedir.Bu tezde eğitsel yazılımların daha sistematik ve temel ihtiyacı olan uzmanlar ve son kullanıcıları içinde barındıran bir eğitsel yazılım geliştirme yaklaşımı önerilmektedir. Ayrıca bu yazılım geliştirme metodu dil ve konuşma bozukluğu olan çocukların terapi süreçlerine destek vermek amacıyla bir ciddi oyunun geliştirilmesi sürecinde kullanılmıştır. Bu tez çalışması ile öncelikle önerilen eğitsel yazılım geliştirme metodolojisinin bir oyun çalışması ile değerlendirilmesi sağlanmıştır. Ayrıca geliştirilen yazılımın konuşma bozukluklarının tedavi sürecine olan etkisi değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Ipv4 ve Ipv6protokollerinin Karşilaştirmali Yönlendirme Performans Analizi
    (2009) Üstündağ, Dursun Turan; Öztoprak, Kasım; Koyuncu, Murat
    Bir ağ iletişim protokolü olan IP, RFC 791'de belirtildiği gibi 1981 yılında geliştirildi. O zamana kadar yapılmış 3 çalışmanın üzerine ortaya konan IP, sürüm olarak 4 rakamını aldı ve IPv4 olarak tanıtıldı. Birçok değişiklik ve ilavelerle daha kullanılabilir hale getirilen IPv4'ün ana yapısı 1980'lerin başındaki halini muhafaza etti. 1992 yılında birtakım uzmanlar IPv4'ün yetersizlikleri ve onyıllar boyu sürekli gelişen internetin ilerlemesinde problemler olacağı konularında IETF'i uyardılar. Çok çeşitli çalışma grupları tarafından IPv6, problemin çözümü olarak önerildi. Taleplerin artması üzerine IETF, IPng veya IPv6 adıyla geniş kapsamlı özellikler içeren, gelecek nesil internet protokolünü geliştirdi. IPv6'nın, IPv4'e nazaran daha etkin, ölçeklenebilir, güvenilir, bütünleşik yapıda barındırma ve yönlendirilebilir imkanlar sunacağı iddia edildi. Bütün ağ otoritelerinin de kabul ettiği gibi IPv4'ten IPv6'ya kusursuz ve kesintisiz bir geçişi düşünmek oldukça zordur. Özgün IPv6 yolunda geçiş mekanizmaları geçici bir tercih olabilir.Bu tez sözkonusu iddiaları günümüz, geçiş süreci ve nihayetinde özgün IPv6 ağlarında yönlendirme performansı açısından değerlendirmektedir. Tezin odaklandığı 2 ana konu; 1. IPv6'nın IPv4'ten belirgin farklılıkları, öne sürdüğü üstünlükleri ve avantajları, 2. IPv6'nın yönlendirme performansı kazanımlarını, özellikle geçiş sürecinde, deneysel ortamda (OPNET) ortaya koymak olarak belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: IPv6, IPng, IPv6 Geçiş Mekanizması, OPNET.
  • Master Thesis
    Zaman Serilerinde Yapısal Kırılma Testlerinin Simülasyon Yöntemi ile Karşılaştırılması
    (2021) Çamalan, Özge; Omay, Tolga
    Bir zaman serisinde örneklem boyunca eğim katsayıları, sabit terim ve trend her zaman istikrarlı değildir, politika değişimleri, krizlerden, savaşlardan kaynaklı kalıcı değişimler (yapısal kırılmalar) meydana gelebilir. Yapısal kırılmaları dikkate almadan yapılan regresyon sonuçları gerçek değerleri yansıtmayabilir. Bu çerçevede yapısal kırılmanın doğru tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, zaman serileri verilerinde yapısal kırılmanın tarihini belirleyen testlerin performansları karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda öncelikle yapısal kırılma kavramı açıklanmış, birim kök problemi ile arasındaki etkileşimden bahsedilerek hangi sorunlara yol açtığı ve yapısal kırılma tespitinde sıklıkla kullanılan yöntemler tanımlanmıştır. Daha sonra yapısal kırılma tarihini tespit eden ve sıklıkla kullanılan testlerin teorik açıklamaları verilmiştir. Bu testlerin performansı; değişen varyans, birim kök gibi problemleri içermeyen basit bir seri yaratılarak kırılmanın konumu ve kırılma katsayısı bağlamında simülasyon çalışması ile değerlendirilmiştir. Simülasyon sonuçları, yapısal kırılmanın tarihini belirleyen bazı testlerin performansının incelenen tüm durumlar için zayıf olduğunu bazı testlerin ise kırılmanın konumuna, kırılma büyüklüğüne bağlı karşı hassas olduğunu göstermiştir. Çalışmada Türkiye reel döviz kuru serisinin yapısal kırılmaları belirlenerek Kapetanios (2005) testinin iyi performans sergilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu görgül uygulama ve simülasyon sonuçları beraber değerlendirildiğinde Kapetanios testinin gücü veri yapısına bağlı değişmemektedir.