Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Farklı Dozlarda Uygulanan Apelin-13’ün Analjezik Minimum Etkin Dozu ve Böbrek Dokusu Üzerine Etkisi: Deneysel Çalışma
    (2024) Küçük, Ayşegül; Dursun, Alı Dogan; Arslan, Mustafa; Ozdemir, Cagri; Sezen, Şaban Cem
    Amaç: Apelin ve APJ sinyal yolu; kalp, böbrek ve akciğer dâhil çeşitli dokularda eksprese edilmektedir. Bu yol kan bas ıncı, kardiyak kontraktilite, kalp h ızı, nosisepsiyon, apoptozis ve inflamasyon üzerinde çeşitli etkilere sahiptir. Mekanizması hâlen anlaşılamamasına rağmen Apelin-13’ün analjezik etkinli ği gösterilmi ştir. Gelecekte koruyucu ve tedavi edici bir ajan olarak kullan ılabilecek olması insan sağlığına önemli katk ılar sağlayacaktır. Bu sebeple ratlarda Apelin- 13’ün minimum analjezik etkin dozunu ve böbrek üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: 30 adet Wistar Albino erkek rat, randomize olarak 5 gruba ayrıldı. Ratlar kontrol, Apelin-25, Apelin-50, Apelin-100 ve Apelin-200 gruplar ı olarak isimlendirildi. Apelin-13 intraperitoneal olarak 25, 50, 100 ve 200 μg/kg uyguland ı. Kontrol grubuna intraperitoneal olarak ayn ı hacimde salin uygulandı. Apelin uygulanmasından sonra 30. dk, 1. ve 2. saatlerde Hot Plate testi ile analjezik etkinlik de ğerlendirildi. 24 saat sonra histolojik ve biyokimyasal değerlendirmeler için tüm ratlardan kan ve doku örnekleri alındı. Bulgular: Hot Plate sonuçlarına bakıldığında 50 μg/kg ve üzeri Apelin-13’ün analjezik etkinlik gösterdiği tespit edildi. 25 μg/kg dozda analjezik etki görülmedi. 100 ve 200 μg/kg Apelin-13 uygulanan ratların böbrek dokusunda vasküler vakuolizasyon ve hipertrofi, Bowman aralık dilatasyonu ve tübüler hücre dökülmesi anlamlı olarak artmış bulundu. 200 μg/kg Apelin-13 uygulanan ratlarda doku oksidatif stres belirteçleri daha yüksekti. Sonuç: Literatürde Apelin-13’ün farklı dozlarda analjezik etkileri ile ilgili çalışmalara rastlamadık. 200 μg/kg Apelin-13 uygulamas ının böbrek dokusunu olumsuz etkiledi ğini bulduk. Apelin-13’ün minimum analjezik etkin dozunun intraperitoneal olarak uygulanan 50 μg/kg olduğunu tespit ettik.
  • Article
    Preoperatif Anksiyete Skoru ile Torakotomi Sonrası Ağrı Arasında Bir Korelasyon Var Mıdır?
    (2012) Alagöz, Ali; Ergüven, Melike; Tunç, Mehtap; Sazak, Hilal; Pehlivanoğlu, Polat
    Amaç: Postoperatif ağrı için uygulanan tedaviler cerrahinin niteliğine göre değişmekle birlikte, aynı cerrahi işlem uy-gulanan hastalarda ifade edilen ağrı şiddeti ve analjezik tedavi farklılıklar gösterebilmektedir. Biz bu çalışmada tora-kotomi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete düzeyi ile postoperatif ağrı arasında korelasyon olup olmadığınıbelirlemeyi amaçladık.Yöntem ve Gereçler: Elektif torakotomi planlanan, 18-70 yaş arası, 30 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaneetik kurul onayı alındıktan sonra hastaların preoperatif anksiyete düzeyleri Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri ilebelirlendi ve postoperatif dönemde hastalara intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanarak visuel analog skala ileağrı skorları değerlendirildi.Bulgular: Hastaların ortalama anksiyete düzeyi 56,5±4,6 olup anksiyete puanları 46 ile 64 arasında değişmekteydi.Olguların 24ünde (%80) orta düzeyde anksiyete görülürken 6 olguda (%20) yüksek düzeyde anksiyete mevcuttu.Hasta kontrollü analjezi öncesi, 30.dakika, 1, 2, 6, 12 ve 24.saatlerdeki visuel analog skala düzeyi ile preoperatifanksiyete düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmamıştır (p>0,05).Sonuç: Torakotomi sonrası intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete ile post-operatif visuel analog skala skorları arasında korelasyon bulunmamıştır.
  • Article
    The Effect Of Constructivist Training On The Rate Of Catheter-Associated Urinary Tract Infections in The Intensive Care Unit
    (Anestezi Dergisi, 2025) Yarimoglu, Saliha; Erdinç, Fatma Şebnem; Kaymak, Çetin; Tulek, Eren, N.; Basa̧r, Hulya; Tuncer-Ertem, Günay,; Kinikli, Sami; Tulek, Necla; Ertem, Gunay Tuncer
    Objective: Catheter-associated urinary tract infections (CA-UTIs) are common healthcare-associated infections. Constructivist training is based on integrating new knowledge with previously learned knowledge. The aim of this study was to evaluate the effects of constructivist training on the rate of CA-UTIs in the Anesthesia and Reanimation Intensive Care Units (ARICU). Methods: This study was a retrospective-prospective intervention study. Over the period of one month, a total of 62 healthcare staff (seven doctors, 38 nurses, and 17 cleaning staff) working in ARICUs were organized into groups of 4-5 people and received forty-five minutes of constructivist training on preventing CA-UTI. Personnel from each of three ICUs participated in the same number of training sessions. Comparisons were made of the rates of CA-UTI and catheter use in the six-month periods before and after the training. A 4-item questionnaire was administered to the study participants six months after completion of the training. Results: The catheter-associated urinary tract infection rates before and after training were observed to be 8.3 and 8.7 per 1000 catheter days, respectively in ARICU-1, 7.0 and 8.1 per 1000 catheter days in ARICU-2, and 7.3 and 9.9 per 1000 catheter days in ARICU-3. No statistically significant difference was observed in the CA-UTI rate in each unit after constructivist training compared to the pre-training period. The intervention of constructivist training alone did not reduce the CA-UTI rates in the ICUs. According to the results of the survey conducted six months later, 92% of the nurses and 88% of the cleaning staff stated that constructivist training had positive effects. Conclusion: The intervention of constructivisit training alone did not reduce the rates of CA-UTIs in the ARICUs, but an increase was observed in the awareness of ICU nurses and cleaning staff. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.