5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Article Küresel Polis Devleti: “Askerileşmiş Birikim” ve “Finansallaşma” Çağında Küresel Kapitalizm Kuramını Yeniden Düşünmek(2023) Şenalp, M . Gürsan; Şenalp, Esra ŞengörWilliam I. Robinson, 1980’lerin sonlarından bu yana çok sayıda akademik/politik eser vermiş üretken bir Marksist kuramcı. Bilimsel çalışmaları, küreselleşme sürecinin zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda daha fazla tanınır hale geldi. Bu dönemde dünya çok boyutlu krizlerle uğraşmak zorunda kalacaktı. Elinizdeki makale Robinson’un Küresel Kapitalizm Teorisi ile ilgilenmekte; bunu da yazarın Küresel Polis Devleti (Ayrıntı, 2022) adlı kitabıyla diyalog içerisinde yapmaktadır. Bu kitap sadece yazarın geliştirdiği teorik modeli tam olarak tasvir etmekle kalmıyor, aynı zamanda 2008 küresel mali krizinin ardından sürekli derinleşen çok boyutlu “insanlık krizine” de odaklanıyor. Günümüzü karakterize eden askerileşmiş birikim ve yağmacı finansallaşma gibi olgular ışığında Robinson’un bu kitapta neler söylediğine geçmeden önce yazarın teorik modelinin gelişimine kısaca göz atmak istiyoruz.Article Elektrikli Otomobil ve Otonom Otomobil Satın Alma Niyetlerini Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi: Bir Alan Çalışması(2025) Tengilimoglu, Dilaver; Reyhanoğlu, İzay; Bilgin, Pinar; Darıcı, GökhanArtan rekabet ortamında otomobil şirketleri yeni teknolojiler geliştirerek günümüz ve geleceğin otomobillerini tasarlamak ve üretmek için yoğun çaba sarf etmektedir. Özellikle sürüş konforu ve araç içi deneyimi geliştirmeye yönelik çabaların yanı sıra, enerji tasarrufu ve çevre koruma hedefleri doğrultusunda otomobil üreticilerine rekabet avantajı sağlayan iki teknoloji öne çıkmaktadır: elektrikli araçlar ve otonom araçlar. Elektrikli araçlar tamamen yeni bir teknoloji olmamakla birlikte, günümüzde çevresel kaygıların artması bu araçların daha iyi performans, fiyat ve ulaşılabilirlik ile yeniden popülerlik kazanmasına yol açmıştır. Bu çalışmada, yeni sayılabilecek bu iki araç türü için tüketicilerin satın alma niyetleri ve bu niyetleri etkileyebilecek faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Ankara ilinde yaşayan 18 yaş ve üzeri 384 kişi üzerinde çevrimiçi anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcıların %85,7'sinin halihazırda otomobile sahip olduğu, ancak sadece %1'inin elektrikli araca sahip olduğu, %51'inin elektrikli araçlar hakkında, %34,3'ünün ise otonom araçlar hakkında orta ve iyi düzeyde bilgi sahibi olduğu tespit edilmiştir. Araç tercihinde en fazla önem verdikleri konuların başında aracın güvenliği gelirken, bunu aracın fiyatı ve yakıt tüketimi izlemektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu gelecekte elektrikli araç satın almayı düşündüğünü ifade etmiştir. Elektrikli araçlarda en dezavantajlı konu olarak menzillerinin sınırlı olması, otonom araçlarda ise aracın olumsuz hava koşullarından etkilenme endişesi belirtilmiştir.Article Türkiye’de Yükseköğrenim Başvuru Oranının Belirleyicileri(2025) Üner, Mehmet Mithat; Çamalan, Özge; Karatepe, TunaAmaç - Bu araştırma, Türkiye'de 2006-2024 döneminde yükseköğretim kurumlarına başvuru oranlarını etkileyen makro ekonomik faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Son yıllarda Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) başvuru sayılarında yaşanan belirgin düşüş, yükseköğretime olan talebin belirleyicilerinin analizini gerekli kılmaktadır. Çalışma, medya tarafından sıklıkla gündeme getirilen yoksulluk, üniversite mezunları arasındaki işsizlik ve maaş farkları gibi makro ekonomik değişkenlerin yükseköğretim talebi üzerindeki etkisini ampirik olarak ortaya koyarak alandaki boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Yöntem- Araştırmada 2006-2024 dönemi yıllık zaman serisi verileri kullanılarak çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bağımlı değişken olarak yükseköğretim kurumlarına başvuru oranı (YKS başvuru sayısının 15-24 yaş grubu nüfusa oranı), bağımsız değişkenler olarak ise yoksulluk oranı, yükseköğretim mezunu işsizlik oranı (15-24 yaş grubu) ve eğitimin ekonomik getiri oranı (9/1 dereceli memur maaşının net asgari ücrete oranı) kullanılmıştır. Veriler ÖSYM raporları, TÜİK istatistikleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kaynaklarından elde edilmiştir. Bulgular - Regresyon analizi sonuçları, her üç makro ekonomik değişkenin de yükseköğretim başvuru oranları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Yoksulluk oranı en güçlü belirleyici faktör olarak öne çıkmış (β=-2.524, p<0.001), yoksullukta 1 puanlık artışın başvuru oranını 2,5 puan azalttığı tespit edilmiştir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları olumsuz etkilemekte (β=-0.481, p=0.020), \"diplomalı işsizlik\" olgusunun caydırıcı etkisini göstermektedir. Eğitimin ekonomik getiri oranı ise sınırlı da olsa pozitif etki göstermektedir (β=0.202, p=0.036). Model, yükseköğretim talebindeki toplam değişkenliğin %77,7'sini açıklamaktadır. Tartışma- Araştırma bulguları, yoksulluk oranının yükseköğretim başvuruları üzerinde en güçlü belirleyici etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı da başvuruları negatif yönde etkilemektedir. Maaş oranının pozitif ancak sınırlı etkisi bulunmaktadır. Model, Türkiye'de yükseköğretim talebinin makro ekonomik değişkenlerle açıklanabildiğini ortaya koymaktadır.Article Entegre Raporlamanın Halka Açık Bankaların Hisse Senedi Fiyatları Üzerine Etkisi: Borsa İstanbul’da Bir Uygulama(2024) Tümer, Tolga; Yasar, Ali Rıza Zafer; Sayar, Ali Rıza ZaferFinansal olmayan bilgiler, günümüzde işletmelerin paydaşları tarafından yüksek talep görmektedir. Muhasebe bilimi, entegre raporlama aracılığıyla finansal olmayan bilgilerin, finansal bilgilerle birlikte işletmelerin paydaşlarına iletişimini sağlamaya başlamıştır. İşletmelere değer katması beklenen entegre raporlama olgusu Türkiye'de yeni gelişmektedir ve halka açık bankalar entegre raporlamanın öncüleri arasındadır. Bu çalışmada entegre rapor hazırlamanın ve yayımlanmış entegre raporların Türkiye'deki halka açık bankaların hisse senedi fiyatları ve hisse başı kazançları üzerindeki etkisi En Küçük Kareler (EKK) tahmincisi ile ampirik olarak araştırılmıştır. Araştırmanın bulguları, entegre rapor hazırlamanın; halka açık bankaların hisse başı kazançları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu, ancak hisse senedi fiyatları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Diğer yandan çalışmada, yayımlanmış entegre raporların halka açık bankaların hisse senedi fiyatları ve hisse başı kazançları üzerinde olumlu bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, araştırma bulgularına göre; entegre raporlama Türkiye'deki halka açık bankalara sınırlı da olsa değer katmaktadır, ancak borsa yatırımcılarının finansal okuryazarlığının artması gerekmektedir.Article Türkiye’nin Bölgesel Düzeyde Ar-Ge Girdilerinin GM(1,1) Modeli İle Tahmin Edilmesi(2025) Belgin, OnderAraştırma ve geliştirme (Ar-Ge), özellikle rekabet güçlerini artırmak isteyen gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyümenin önemli bir itici gücüdür. Ar-Ge ekosistemin çeşitli değişkenler bakımından performansının değerlendirilmesi, politika yapıcıların en iyi uygulamaları belirlemelerine, stratejileri iyileştirmelerine ve çeşitli aşamalar ve seviyelerdeki dinamikleri daha iyi anlamalarına olanak tanır. Bu çalışmada Türkiye’nin bölgesel düzeyde Ar-Ge girdilerinin (Ar-Ge İnsan Kaynağı ve ArGe Harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki Payı) gri sistem teorisinin bir yöntemi olan GM(1,1) modeli ile 2024-2026 dönemi için tahmin edilmiştir. Çalışmada 2010-2023 yılları arasındaki geçmiş veriler kullanılmış ve tahminin hata oranı Ortalama Mutlak Yüzdesel Hata (Mean Absolute Percentage Error-MAPE) değerine göre değerlendirilmiştir. Buna göre, GM(1,1) modeli ArGe İnsan Kaynağı değişkenin tahmininde daha başarılı tahmin değerleri sağlamıştır. Gelecek yıllara ilişkin yapılan tahminlerde Ar-Ge İnsan Kaynağının 2024-2026 döneminde tüm bölgelerde artacağı, Ar-Ge Harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki Payının TRC bölgesi haricinde artış göstereceği görülmüştür. Bu çalışma Türkiye’de bölgesel düzeyde Ar-Ge girdilerinin düzeyinin tahmin edilmesine ilişkin ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır.

