Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Trompe L’oeil İle Klavye Üzeri Giyim İçin Yaratıcı Kalıp Denemeleri
    (2022) Cegindir, Nese Yasar; Sürmeli, Sena
    Bu çalışmanın tasarım senaryosu Trompe l’oeil (yanılsama) tekniği ile “çalışan kadınlara yönelik nasıl daha farklı, sıra dışı ve orijinal gömlekler üretebiliriz?” sorusuna yanıt aramak üzerine kurulmuştur. Kullanıcı odaklı tasarım araştırması yönteminin kullanıldığı araştırmanın örneklemi klavye üstü çalışan kadınlardır. Çalışma kapsamında yaratıcı kalıp uygulamaları ile üç adet kadın gömleği üretilmiştir. Giysi üretiminde bilinen klasik teknikler, Trompe l’oeil tekniğiyle yeniden kurgulanmıştır. Bulgular, bu üç gömlek için yürütülen süreç ve prototip değerlendirilmesi olarak iki açıdan ele alınmıştır. Gömleklerin tasarım değerinin oluşturulmasında Osborn’un kontrol listesinden yararlanılmıştır. Ürünlerin pazarlanabilirliğine ilişkin değerlendirmeler için Google Formlar üzerinden oylama türünden ölçme yapılmıştır. Yapılan oylama sonucunda birinci prototip hedef kitleye daha uygun bulunmuştur. Alınan bireysel yorumlardan hareketle özgünlüğün, hedef kitlenin pozisyonu ve ihtiyaçları devreye girdiğinde değişkenlik gösterdiği izlenmiştir. Yaratıcı ürün tasarımında kullanıcı profilinin önemi anlaşılmıştır.
  • Research Project
    Yüksek Sıcaklığa Dirençli Kaplamaların Numerik Modellenmesi Ve Simülasyonu
    (2018) Aslan, Özgür; Saeıdı, Farid
    Günümüzde malzeme teknolojisinin sınırlarında kullanıldığı en önemli iki sektör kuşkusuz havacılık/uzay ve savunma sanayidir. Yeni malzeme teknolojilerinin gelişmesiyle mevcut tasarım anlayışlarında da büyük değişimler söz konusudur. Bu değişimin en keskin yaşandığı alanlardan birisi kuşkusuz gas türbin teknolojisidir. Son teknoloji türbinler artık 400MW güç üretebilmekte ve %60 evrim barajını kırabilmektedirler. Bu verim barajının aşılmasındaki temel etken 1400°C dereceye kadar artırılan türbin iç sıcaklığıdır. Bilindiği gibi jet motorlarında türbin sıcaklığı ile motor performansı doğru orantıdır. Bu sebeple türbin kanatçıklarının yapısal bütünlüğünün bozulmaması için kullanılan süper-alaşımların üzerine yüksek sıcaklığa dirençli kaplamalar uygulanmakta ve ?termal bariyer kaplama sistemleri? adı verilen malzeme sistemleri oluşturulmaktadır. Termal bariyer kaplama sistemleri (TBCs) türbin kanatlarının performansını ve dayanıklılığını artırmak için gerçekleştirilen, modern yüzey mühendisliğinin en ileri uygulamalarından birisidir. Bu proje temelde matematiksel modelleme ve gelişmiş türbin teknolojisi için yüksek sıcaklık kaplama sistemleri termomekanik yapı tasarımı için hesaplama prosedürlerinin geliştirilmesini ele alan bir araştırma programıdır. Araştırma, TBC komponentlerin performans, dayanıklılık ve servis sürelerini tahmin edebilen bir matematik model oluşturarak ilgili numerik simülasyonların başarımını hedeflemektedir. Malzeme mekaniği açısından bakıldığında TBC sistemleri difüzyon, oksidasyon, faz dönüşümü, termo-elastik-viskoplastik deformasyon ve hasar gibi çok sayıda fenomenin kompleks ilişkisini içerir. Bu fenomenler kuvvetle birbirilerine bağlı olduklarından her birini izole ederek tüm değişkenlerin TBC üzerindeki göreli etkilerini belirlemek deneysel olarak çok zordur. Ayrıca bu fenomenlerin arkasındaki kuvvetler zamana bağlı ve yüksek ölçüde heterojendirler. Bu sebeple TBC yapısındaki bozulmalardan sorumlu yerel koşullar hakkında bir anlayış kazanmak için zamana bağlı difüzyon, oksidatif faz dönüşümü, elastik-viskoplastik deformasyon ve gerçekçi yüzey davranışının sofistike mekanizmalarını esas alan süreklilik modelleri üzerinde çalışmalar yapmak gereklidir. Halihazırda literatürde bulunan modeller yetersiz olduğu gibi bu alanda yapılacak yeni teorik, numerik ve deneysel araştırmaların büyük önemi vardır. Bu noktadan hareketle bu projenin merkezinde aşağıdaki üç temel nokta bulunmaktadır: 1- Yukarıda bahsedilen birbirlerine kuvvetle bağlantılı ve çok çeşitli fenomenlere ait detaylı bir mekanistik yaklaşım ve anlayış geliştirmek. 2- Sürekli ortamlar mekaniği temelinde TBC mikroyapısını göz önünde bulunduran ve bahsi geçen fenomenlerin kuplajını içeren hasar ve bozulma modelleri geliştirmek. 3- Kaplama sistemlerinin yapısal tasarımı için güvenilir sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri geliştirmek. Bahsedilen numerik dizayn yetenekleri böylesi heterojen ve çok-katmanlı bir sistem için dayanıklılığı ve olası hasarı ön görülen hizmet ömrü için güvenilir biçimde öngörmelidir, servis ömrünün uzatılması ve daha başarılı TBC sistemlerinin dizaynı bu başarıma bağlıdır. Bu proje ile kazanılacak olan sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri Türk savunma sanayinin yerli helikopter ve yerli uçak projelerinde doğrudan kullanılabilinecek ve ciddi katma değer yaratacaktır. Önerilen bu proje özellikle TBC alanında başlatılan önemli yerli projelerdeki en büyük eksiklik olan modelleme ve simülasyon alanındaki açığı kapatmaya adaydır
  • Research Project
    Yüksek Kükürt İçerikli Polimerik Malzemelerin Sentezi ve Uygulamaları
    (2021) Yağan, İbrahim Aziz; Kaya, Murat; Berk, Hasan; Balcı, Burcu; Cihaner, Atilla
    Doğal kaynaklardan ve petrol rafinerilerinden elde edilen elementel kükürt, yaygın olarak bulunan pahalı ve zehirli olmayan bir malzeme olmasına rağmen, kükürt için endüstride büyük ölçekli üretken kullanımlar bulmak önemli bir ilerleme olacaktır. Öte yandan, gelecekte bitkisel yağların yenilenebilir kaynaklardan polimer üretiminde kilit rol oynaması beklenmektedir. Bu çalışmada, ters vulkanizasyon yöntemi kullanılarak farklı yağ asitleri (oleik asit (OA), linoleik asit (LA) ve linolenik asit (LnA)) ve elementel kükürtten, yüksek kükürt içerikli yeni bir poli(kükürt-rastgele-yağ asidi) (poli(S-r-YA)) polimer serisi sentezlenmiş ve başarılı bir şekilde karakterize (NMR, Raman, FTIR, UV, GPC, SEM, DSC, TGA vb.) edilmiştir. Özellikle, çift bağların ve serbest alkil zincirlerinin polikükürt kopolimerleri üzerindeki etkisi, bir çift bağlı OA, iki çift bağlı LA ve üç çift bağlı LnA kullanılarak, sistematik olarak araştırılmıştır. İlgili kopolimerler yaygın organik çözücülerde çözünür ve işlenebilirdir. Öte yandan, polimer yapısında yağ asitlerinin bulunması nedeniyle, kopolimerler reaktif fonksiyonel birimlere (karboksilik grup-COOH) sahip olup diol ve diaminlerle kimyasal modifikasyonları sonrasında polimer zincirleri arasında veya zincir içinde sırasıyla ester ve amid bağlarının oluşumuna yol açar. Bu modifikasyon işlemi yüksek moleküler ağırlıklı yeni polimerlerin elde edilmesi ile sonuçlanmıştır. Ayrıca, kg ölçeğinde ağırlıkça %90 kükürt ve %10 OA içeren polikükürt kopolimeri sentezi başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Son olarak, tüm kopolimerlerin fotokatalitik boya gideriminde, ağır metal iyonlarının (Pd2+ ve Hg2+) uzaklaştırılmasında ve Li-S pillerde katot malzemesi olarak kullanımı test edilmiştir. Özellikle kopolimerlerin sulu çözeltideki ağır metal iyonlarının neredeyse tamamını tuttukları/uzaklaştırdıkları gözlenmiştir. Sonuçlar, termal olarak kararlı polikükürt kopolimerlerinin özellikle boya giderimi ve ağır metal iyonu uzaklaştırılması konularında potansiyel malzemeler olabileceğini göstermiştir.