Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Review
    Citation - WoS: 1
    Evolution of the Relationship Between Urban Planning and Urban Infrastructure
    (Kare Publ, 2018) Sahin, Savas Zafer
    In the face of disasters caused by climate change and ecological degradation, the future of cities has become closely interrelated with the sensitive balance between urban planning and urban infrastructure. Integrated sustainable urban planning and management approaches, where the relationship between urban planning and urban infrastructure is re-examined to manage urban risks, manage the capacity of existing infrastructure, and adapt to climate change have been discussed for a long time. Particularly in the last 2 to 3 decades, in various countries and for different reasons, urban planning and urban infrastructure investments have diverged. Under the influence of neo-liberal policies, the urban planning process has often been transformed into a mechanism of re-distributing urban rents via urban projects, and urban infrastructure investments are presented to society as mega projects to help legitimize the effects of this transformation politically. This dissociation results in an inefficient and ineffective use of resources, a negative effect on the urban ecosystem, and an urban daily life that is fragile and disrupted. The development of a framework that re-integrates planning with infrastructure is an inevitable necessity.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Semptomatik Çok Ciddi Aort Darlıklı Hastalarda Transkateter Aort Kapak İmplantasyonun Etkisi
    (Kare Publ, 2021) Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin
    Amaç: Aort darlığı (AD) ilerleyici bir hastalıktır ve tek tedavi seçeneği olan kapak replasmanı semptomatik hale geldikten sonra ve geri dönüşümsüz miyokardiyal hasar gelişmeden önce yapılmalıdır. Çok ciddi aort darlığı (ÇCAD) hastalarında cerrahi kapak replasmanı asemptomatik olsa bile önerilmektedir. Ancak ÇCAD hastalarında transkateter aortik kapak implantasyonunun (TAVI) etkisi hakkında ayrıntılı bir çalışma yoktur. Bu çalışmada amacımız, semptomatik ÇCAD hastalarında TAVI’nin uygulanabilirliğini ve güvenilirliğini göstermektir. Yöntemler: Merkezimizde TAVI uygulanan toplam 505 ardışık semptomatik AD hastası retrospektif olarak incelendi. Hastaların ortalama yaşı 77.8±7.6 yıl ve %56.4 kadın idi. Hastalar ÇCAD grubu (n: 134 hasta) ve yüksek gradyentli AD grubu (YGAD, n: 371 hasta) olarak iki gruba ayrıldı. Bulgular: ÇCAD grubunda daha fazla kadın cinsiyet, daha yüksek sol ventrikül ejeksiyon (SV) fraksiyonu, daha fazla küçük SV, hipertrofik SV, daha fazla normal koronerler ve daha az koroner arter hastalığı, bypas cerrahisi, miyokard enfarktüsü ve atriyal fibrilasyon öyküsü vardı. Predilatasyon ve Edwards SAPIEN 3 ÇCAD grubunda olarak daha az kullanıldı. VARC-2 kriterlerine göre majör komplikasyonlar ve hastane içi mortalitede (ÇCAD grubu; 5 hasta, YG AD grubu; 16 hasta, p: 0.769) istatistiksel fark saptanmadı. İki grup arasında Cox regresyon modeli sağ kalım eğrisinde ÇCAD lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmamız ile semptomatik çok ciddi aort darlığında TAVI’nin kabul edilebilir komplikasyon ve daha yüksek sağ kalım oranları ile uygulanabilir ve güvenli olduğu gösterilmiştir. Hâlihazırda cerrahi kapak replasmanı endikasyonu olan asemptomatik ÇCAD hastalarında TAVI uygulanabilmesi için daha fazla randomize büyük çalışma gereklidir.
  • Article
    Recovery of Myocardial Functions After Kidney Transplantation in Patients With Heart Failure Due To Uremic Cardiomyopathy
    (Kare Publ, 2025) Ozates, Yelda Saltan; Odabasi, Ahmet Yener; Yildiz, Ufuk; Albayrak, Duygu Genc; Inan, Duygu; Bas, Serap; Tekkesin, Ahmet Ilker
    Objective: Although left ventricular hypertrophy frequently accompanies end-stage renal disease, heart failure (HF) with reduced ejection fraction (EF) is also observed in a subset of patients. In those patients kidney transplantation (KT) is generally avoided due to an increased risk of mortality in addition to the risks associated with HF. This prospective study was designed to follow patients with HF who were being prepared for KT. Methods: Twenty-five patients with HF due to uremic cardiomyopathy (UC) who had suitable donors (Group 1), 22 patients with HF who could not undergo KT due to a lack of kidney donors (Group 3), and 25 KT candidates with normal ventricular function (Group 2) were included in the study. Left ventricular ejection fraction (LVEF), left atrial diameter (LAD), mitral annular systolic velocity (Sm), left ventricular global longitudinal strain (GLS), and left ventricular mass index (LVMI) values were recorded across four sessions, from pre-transplant to six months post-transplantation. Endomyocardial biopsy was performed for detailed examination of the myocardium in patients in Group 1 and Group 3, and cardiac magnetic resonance imaging (MRI) was performed in all three groups before transplantation. Results: In Group 1, LVEF, Sm, and left ventricular global longitudinal strain (LV-GLS) increased significantly, while LAD and LVMI decreased, all reaching normal levels. In contrast, no changes were observed in Group 3 and Group 2 (P < 0.01 for LVEF, P < 0.01 for GLS, P < 0.01 for LAD, and P < 0.01 for LVMI measurements). No differences in cardiac MRI and biopsy findings were observed between Group 1 and Group 3. Conclusion: Since myocardial function improved significantly and normalized in all patients with it has been demonstrated that UC can be reversible when treated with KT.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Karotis Arter Stentlemesinin Etkinliği ve Güvenliği: Tek Merkez Deneyimi
    (Kare Publ, 2020) Karaduman, Bilge Duran; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin
    Amaç: İnternal karotis arterdeki orta ve şiddetli darlıklar tüm inmelerin %10–15’ine neden olmaktadır. Bu çalışmada, üçüncü basamak bir referans merkezde karotis arter stentlemesinin (KAS) güvenliğini ve kısa dönem etkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Üçüncü basamak merkezimizde Ocak 2017 ile Mayıs 2018 arasında KAS uygulanan hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. KAS uygulanan 145 hasta çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 70.1±8.6 yıl idi ve tüm grubun %75.2’si erkek olup %37.9’unda hipertansiyon mevcuttu. Hastaların 81’i (%55.9) semptomatik, 64’ü (%44.1) asemptomatik olarak gruplandırıldı. Semptomatik hastalarda koroner girişimler daha çok KAS sonrası (%38.9) yapılırken, asemptomatik grupta ise KAS öncesi (%25.9) ve sonrasında (%25.9) benzer oranlarda yapıldığı görüldü ama gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. Semptomatik hastalarda (%59.2), asemptomatik hastalarda (%78.7) olduğu gibi distal emboli koruyucu cihaz (EKC), proksimal EKC’ye göre daha fazla kullanıldı. Ancak proksimal EKC, semptomatik hastalarda asemptomatik hastalara kıyasla anlamlı olarak daha fazla kullanıldı. Hastane içi ölüm görülmedi ve tüm popülasyonda 5 (%3.4) hastada inme veya geçici iskemik atak (GİA) gözlendi. Asemptomatik grupta GİA veya inme gözlenmedi, semptomatik grupta 2 hastada (%2.4) inme ve 3 hastada (%3.7) GİA görüldü. Sonuç: Bu çalışma kabul edilebilir komplikasyon oranları ile KAS’ın güvenirliğini ve uygulanabilirliğini ortaya koymuştur. KAS prosedürü, deneyimli girişimciler tarafından optimal tıbbi tedavi altında, agresif risk modifikasyonu ile EKC kullanılarak, uygun hastalarda en az komplikasyonla gerçekleştirilmelidir.
  • Editorial
    Can Military Zones Be an Opportunity for Revitalizing Ankara's Green Belt and Upper Scale Urban Planning?
    (Kare Publ, 2016) Sahin, Savas Zafer
    [No Abstract Available]
  • Article
    A Research On The Relationship Between Functional Transformation İn Spaces And Gentrification, Nevşehir Uçhisar Mekanlarda İşlev Dönüşümü ve Soylulaştırma İlişkisi Üzerine Bir Araştırma, Nevşehir Uçhisar
    (Kare Publ, 2024) Sümer, Tuğçe Utku
    Dünyada 1960’larda tartışılan soylulaştırma, fiziksel ve toplumsal hareketliliği içeren kaotik bir durumdur. Ortaya çıkışından günü- müze, ilk söylendiği şekliyle temel alınsa da farklı birçok tanımı ya- pılmıştır. Tanımların çoğunda da toplumsal sonucuna odaklanıldığı ve bir “soylulaştırma genellemesi” yapıldığı görülmüştür. Ancak bu tür bir soylulaştırma anlayışının, farklı kentlerde görülen soylulaş- tırmanın bağlamsal çeşitliliğini, özelliklerini ve/veya varsa sınırları- nı bulma sürecini gölgelemekte olduğu görülmüştür. Bu nedenle çalışma soylulaştırmanın, özellikle mekanla ve fiziksel dönüşümle ilişkili olduğunu, buna bağlı olarak mekansal dinamiklerle direnç gösteren ya da tetiklenebilen bir kavram olduğunu göstermeyi he- deflemektedir. Bunu yaparken örneklem alanı olarak turizmin aktif bir role dönüşmesi ile tarihi yapı stoğunun dönüşümüne şahitlik eden ve soylulaştırma ile temas halinde olan Nevşehir’in Uçhisar beldesi seçilmiştir. Turizmin bölgeye hâkim olması ile pek çok kaya- dan oyma konut, konaklama yapısına dönüştürülmeye başlanmıştır. Çalışma kapsamında bu mekânlar incelenmiş ve tasarım süreçle- rine dâhil olan mimar ve işletmecileriyle yenilenme sürecine dair görüşmeler yapılmıştır. Yapılı çevredeki değişimlerin soylulaştırma- yı nasıl etkilediği, soylulaştırmanın yapılı çevreyi nasıl etkilediği ve yeni bir mimari dil yaratıp yaratmadığı sorularına cevap aranmıştır. Analizler sonucunda mekânsal dönüşümle soylulaştırma arasında bir döngü olduğu, dönüşüm sürecinde mekâna dair dinamiklerin soylulaşma üzerinde tetikleyici ve engelleyici etkisi olduğu saptan- mıştır. Burada kavramı yalnızca toplumsal bir sorun olmaktan çıka- rarak mekânsal parametrelere sahip olduğu görülmüş ve kavramın yalnızca sosyolojik bir kavram olmadığı saptanmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Validity and Reliability of Turkish Version the Family Inventory of Needs-Pediatric Ii: an Inventory To Identify Care Needs of Parents of Children With Cancer
    (Kare Publ, 2019) Boztepe, Handan; Ay, Ayşe; Monterosso, Leanne
    OBJECTIVEThis study was conducted to translate and adapt the Family Inventory of Needs-Pediatric II (FIN-PEDII) into the Turkish language and investigate its validity and reliability for parents of children with cancer.METHODSA self-administered questionnaire and Family Inventory of Needs-Pediatric II was completed by 180parents whose children (0-18 years old) were diagnosed with leukemia, solid tumors, and central nervous system tumors. FIN-PED II was translated into Turkish and then back-translated and then evaluated by three experts for face validity. For construct validity, exploratory factor analysis was applied andfor reliability, internal consistency analysis was employed.RESULTSAs a result of exploratory factor analysis, it was observed that percentages of explaining total variancewere 74.787%, 68.649%, and 72.746% for sections of the importance of care needs, the need fulfilment,and the need for further information, respectively. As a result of Cronbach’s Alpha reliability analysis,the reliabilities of the sections on the importance of care needs, need fulfilment, and the need for furtherinformation for FIN-PED II was 0.814, 0.906, and 0.915.CONCLUSIONAlthough the Turkish version of FIN-PED II needs further psychometric testing, it is an effective, validand reliable tool to find out the care needs of parents of children with cancer.