3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article Üniversite 2.0 Modeli(Bilim ve Teknoloji, 2012) Şahin, İclal1950’li yıllarda birkaç bilgisayarın birbiriyle bilgi alışverişinde bulunması ile başlayan internet serüveni günümüzde inanılması güç boyutlara ulaşmıştır. Öyle ki internete bağlanan her bilgisayara verilen bir nevi kimlik numarası olan IP (internet protokol) numaralarının neredeyse tümünün günümüz internet servis sağlayıcıları arasında dağıtılarak tüketilmiş olması bunu bize kanıtlar niteliktedir. Bilgi iletişim devleri ve hükümetler yıllardır bu durumun çözümü üzerinde çalışmaktadır ve yeni bir kimliklendirme altyapısının çalışmalarını bitirmiş durumdadır. Bu yeni kimliklendirme altyapısı, IPv6, aynı anda 1038 adet bilgisayarın internete bağlanmasına imkan sağlamakta iken mevcut altyapı olan IPv4 için bu sayı ancak 109’dur. Bu da göstermektedir ki 109 adet IP numarasını tüketmiş durumdayız. Bundan 10 sene önce tüketilmesi güç olarak görülen bu rakamın, günümüzde cep telefonlarının, tablet bilgisayarların hatta televizyonların bile internete bağlandığını düşündüğümüzde nasıl tükendiğini anlamak güç değildir. Peki üniversitelerimiz bu ışık hızıyla gelişen teknolojik yaşam tarzının neresindedir?Article ATILIM ÜNİVERSİTESİ, YABANCI DİLLER BÖLÜMÜ’NDE BAŞLATILAN “FLIPPED CLASSROOM-EVRİK ÖĞRENME” UYGULAMALARI(Bilim ve Teknoloji, 2015) Güven, FerideYıllardır ülkemizde İngilizce’nin yabancı dil olarak öğretilmesi ile ilgili çeşitli tartışmalar sürmektedir. Atılım Üniversitesi İngilizce eğitim yapan bir üniversite olduğu için ilgililer olarak bizler, “daha çok öğrencimizin daha iyi İngilizce öğrenebilmesi için başka neler yapılmalı?” konusunda kafa yormaktayız. Sürekli olarak hangi model, hangi yöntem, hangi teknik, hangi yaklaşımla İngilizce’yi daha iyi öğretebiliriz konusunu inceleyip denemekteyiz.Article Üniversite ve Spor(Bilim ve Teknoloji, 2015) Balcı, YağmurAslında her şey hayatım boyunca voleybol oynayacağımı zannederken İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanmamla başlamıştı. Hem böylesi zor bir bölümde burslu okuyacak hem de çok sevdiğim voleybolu oynamaya nasıl devam edecektim? Her gün yetişmem gereken kulüp ve okul takımı antrenmanlarının yanı sıra düzenli olarak hazırlanmam gereken daha önce adını bile duymadığım derslerim vardı artık. İlk birkaç ay biraz zorlandığımı da itiraf etmeliyim. Ama sonrasında herşey bölümümü ikincilikle bitirmemi sağlayacak kadar düzenli bir hale geldi. Ödevlerimi yaparken, sınavlarıma çalışırken ya da sunum hazırlarken birçok arkadaşımın istemsizce içine düştüğü “Yarın hallederim” benim hayatımda hiç yer bulamadı. Çünkü yarın da yapmam gereken başka şeyler vardı her zaman. Aktif bir şekilde spor yapıyor olmam, akademik olarak da hayatıma olumlu yönde etki etmeye başlamıştı. Mezuniyet zamanı geldiğinde ise bölümünü dereceyle bitirip ailesini çok mutlu etmiş, okulunun adını da gittiği her turnuvada ya da maçta gururla üstünde taşımış ve temsil etmiş bir yetişkindim. Aradan geçen iki yıldan sonra kendimi hep ait hissettiğim okuluma ders dinlemek için değil de ders anlatmak için gitmek ise hayatımı bambaşka bir yöne çevirdi. Artık benim oturduğum sıralarda oturan ve benden bir şeyler öğrenmeyi bekleyen öğrencilerim vardı. Bu fikre yeterince adapte olduktan sonra sıra yıllarca bir parçası olduğum voleybol takımıyla olan ilişkime gelmişti. Bu sefer onlarla oynayamayacaktım ama daha büyük başarılara imza atabilmek için yanlarında olacaktım. Şimdi sırada Yabancı Diller Bölümü okutmanı olarak girmem gereken dersler, antrenör olarak katılmam gereken antrenmanlar ve maçlar ve bir de bitirmem gereken bir yüksek lisans vardı. Bakalım bütün bunların altından da kalkabilecek miydim?

