3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article Bazen “dur” Deyip Beklemek Gerekir: Gelişim Psikolojisi Bakış Açısıyla Doyumun Ertelenmesi(İz Dergisi, 2015) Cihanoğlu, Mine“Beklemeyi öğrenmek”, insan yaşamının her evresinde en çok zorlanılan konulardan biridir. Toplum bireylerden, kendi isteklerini gerçekleştirmek, dürtülerini doyuma ulaştırabilmek için uygun zaman, koşul ve yöntemi bir araya getirmesini beklemektedir. Bu durum, kişilerin seçim yapma süreçlerine de yansımaktadır. Daha kolay ve çabuk ulaşılabilir bir halde önümüzde duran haz verici, ödüllendirici seçenekler ile beklemeyi ya da çalışmayı gerektiren, ancak sağlayacağı doyum ve ödülün daha büyük olacağını bildiğimiz seçenekler arasında yaşanan ikilem, bebeklikten yetişkinliğe her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Zahmetli bir işte sebat gösterip ücretini almak, sıkıcı bulsa da bir okulu/kursu tamamlayıp diploma veya sertifika almaya hak kazanmak, parasının tümünü dilediği gibi harcamak yerine uzun vadede daha fazla getiri sağlayacak yatırımlar yapmak bu tür ikilemlere örnektir. Bu tür ikilemlerin üstesinden gelmek, doğru seçimler yapmak demektir ve iç kaynaklı güçlü dürtülerin kontrolünü gerektirmektedir. Psikoloji literatüründe doyumun ertelenmesi olarak adlandırılan bu olgu, psikolojinin farklı alt alanlarında ele alınan önemli konulardan biridir. Doyumun ertlenmesi bu yazıda; insan duygu, davranış ve zihinsel süreçlerinin yaşamın farklı dönemlerinde gösterdiği değişimi inceleyen gelişim psikolojisi bakış açısıyla ele alınmaktadır.Article “Psikolog” olmanın dayanılmaz cazibesi(İz Dergisi, 2014) Alkan, NeşeÜniversitelerin Psikoloji bölümlerine öğrencilerin ilgilerinin giderek arttığını görüyoruz. Psikolojiyi bu kadar cazip kılan nedir? İnsanı, duygu, düşünce, davranışı ile yaşadığı her ortamda anlamak, bir bütün olarak anlamak, yönlendirmek ve yardımcı olmak pek çok insanın iş hayatında yaşamak istediği bir doyum olsa gerek. Hem eğitiminde, hem de meslekte sunduğu çeşitli uzmanlık konuları bu mesleği galiba daha da çekici hale getiriyor. Doğum öncesinden ölüme kadar insanı incelen gelişim psikolojisi, insanın normal dışı hallerini inceleyen klinik psikoloji, sosyal hayatta ve başka insanların varlığında inceleyen soysal psikoloji, iş yaşamında insanı inceleyen endüstri örgüt psikolojisi, duyum, algı, öğrenme ve zihinsel süreçleri inceleyen deneysel/bilişsel psikoloji, suç ve insanı değerlendiren adli psikoloji. Bu liste daha da uzayabilir, trafik psikolojisi, spor psikolojisi, eğitim psikolojisi, sağlık psikolojisi, politik psikoloji. İnsan ihtiyaçları arttıkça ve değiştikçe bu liste daha da uzayacağa benzer.Article Kararlarımızı Biz mi Seçiyor Muyuz?(İz Dergisi, 2015) İnan, Aslı Baharİnsanın zihinsel süreçlerin altında yatan mekanizmaları ve bunların davranış üzerindeki etkilerini bilimsel olarak çalışan psikolojinin alt alanına bilişsel psikoloji denilmektedir. Bilişsel psikoloji, üst düzey kognitif süreçlerin, birkaç örnek verecek olursak düşünme, problem çözme, karar verme, algı, hafıza ve öğrenmenin nasıl işlediğini araştırır. Bu durumda bir davranışın neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak o davranışın öncelikle “belirlendiği” prensibine dayanmaktadır. Determinizm ya da belirlenircilik dediğimiz bu görüşte evrendeki bütün olayların bilimsel yasalarla belirlenmiş olduğu savunulmaktadır. Bizim de yapmaya çalıştığımız iş, zihinsel süreçleri ve davranışları nelerin belirlediğini bilimsel yöntemler kullanarak bulmaya çalışmak olduğundan, akla gelebilecek bir soru da davranışlar bir takım kurallar ve kanunlar tarafından belirlenilmiş ise, seçim nerede ve ne zaman işin içine giriyor?

