129 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 129
Article Üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarının belirlenmesi(2024) Yüceer, Buğse; Aküzüm, Büşra Selen; Erol, Kevser; Kılınç, Melike; Çakar, Zeynep Merve; Boztepe, HandanAmaç: Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin ağrı inançları, ağrıyla başa çıkma ve reçetesiz ilaç kullanma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Atılım Üniversitesinde öğrenim gören 320 birinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında, Tanımlayıcı Özellikler, Ağrı ve Reçetesiz İlaç Kullanımına İlişkin Veri Toplama Formu, Ağrı İnançları ve Ağrı İle Başa Çıkma Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin çoğunlukla ağrının organik nedenlerle ortaya çıktığına inandıkları, %87.2’sinin son bir yıl içinde reçetesiz ilaç kullandıkları, en yüksek oranda baş ağrısı (%74.7) nedeniyle ilaç kullandıkları ve en sık kullandıkları ilacın ise analjezik ilaçlar (%65) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Üniversite öğrencilerini, sıklıkla kullanılan reçetesiz ilaçlara bağlı gelişebilecek yan etkilerden korumak amacıyla eğitim planlanması ve öğrencilerin akılcı ilaç kullanımı ve ağrı yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Üniversitede öğrenim gören birinci sınıf öğrencilere ek olarak diğer sınıfları da kapsayacak şekilde daha büyük örneklem gruplarında araştırmaların yürütülmesi önerilmektedir.Article Gece Peyzajı(2025) Erdoğan, Elmas; Tandoğan, EvrenDoğa ve insan eli ile şekillendirilmiş, birçok işlevin birbirleri ile hiyerarşik bir düzende bütünleştiği peyzaj alanlarının gece kullanımına yönelik doğal ve yapay aydınlatmanın bir arada kullanıldığı düzenlemeler gece peyzajını oluşturmaktadır. Gerek doğal gerek yapay ışık günün farklı saat dilimlerine ve mevsimlere göre değişiklik gösterirken aynı fiziksel çevrenin farklı biçimlerde algılanmasında belirleyici olmaktadır. Fiziksel çevrenin kimlik kazanmasında önemli bir unsur olan ışık, maddi niteliği ile karanlık alanlarda mekânsal etki yaratan üç boyutlu bir olgudur. İnsanın bulunduğu çevreyi tanıması, güvenlik gereksinimi ve ulaşıma yönelik konfor koşullarını arttıran işlevsel aydınlatmanın yanı sıra estetik kaygılar ile gerçekleştirilen aydınlatma gece peyzajında en önemli bileşendir. Doğal ışık kaynakları olan ay ve yıldızlı gökyüzü yanında yapay aydınlatma, insan aktivitelerinin gece saatlerinde de sürdürülmesine olanak sağlamakta; farklı mekanlarda kullanım olanaklarını da çeşitlendirerek gece peyzajını oluşturmaktadır. Farklı peyzaj alanlarında görünürlüğü ve alanın algılanma biçimini şekillendirmek amacı ile yapılan genel ve estetik aydınlatma tasarımları uzun erimli olabileceği gibi özel amaçlar doğrultusunda geçici olarak da kurgulanabilmektedir. Alanın sahip olduğu gece özellikleri doğrultusunda ele alınması gereken gece peyzajı; tasarım, planlama, mühendislik, güvenlik, ekoloji gibi farklı unsurların bir arada ele alınmasını gerekli kılan çok bileşenli bir konudur. Bu makalede “gece peyzajı” olgusu kavramsal olarak, farklı disiplinlerde yapılan araştırmalar kapsamında değerlendirilerek, farklı özelliklere sahip peyzaj alanlarında gece peyzajını oluşturan etmenler irdelenerek, tasarımı şekillendiren aydınlatma unsurları ve kullanım biçimleri ortaya konmuş, gece peyzajına yönelik önerilere yer verilmiştir.Article Tedavi İş Birliği Portalı’na Kayıtlı Olan ve Olmayan Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluk Tanılı Hastaların Tedavi Uyumunun Karşılaştırılması - Kesitsel Bir Çalışma(2025) Caykoylu, Ali; Esen, Fatma Betül; Bal, Nese Burcu; Karslıoğlu, Ersin Hatice; Avan, MehmetAmaç: Şizofreni ve diğer psikotik bozukluk tanıları ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) takipli hastalardan Tedavi İş birliği Portalı’na (TİP) kayıtlı olan ve olmayanların tedavi uyumları ile TİP’e kayıt öncesi ve sonrası yatarak tedavi oranlarının karşılaştırılması planlanmıştır. Yöntemler: Örneklem; TİP’e kayıtlı olan ve olmayan olarak iki gruba ayrılmıştır. Gruplara sosyodemografik veri ve anket formu, Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PNSÖ), Bireysel ve Sosyal Performans Ölçeği (BSPÖ) ve Tıbbi Tedaviye Uyum Oranı Ölçeği (TTUOÖ) uygulanmıştır. Ayrıca TİP’e kayıtlı hastaların kayıt öncesi ve sonrası yatış sayıları ve yatış şekilleri (istemli-istemsiz) incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya, TİP’e kayıtlı 75, TİP’e kayıtlı olmayan 32 olmak üzere toplam 107 hasta alınmıştır. TİP’e kayıtlı olan hasta grubunda erkek cinsiyet daha fazla saptanmıştır. İki grup arasında BSPÖ, TTUOÖ, PNSÖ toplam puan ve alt ölçek puanları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yatış sayısında yapılan karşılaştırmada TİP’e kayıt sonrası hastaların yatış oranında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). BSPÖ puanı için yapılan Standart Çoklu Regresyon analizinde; cinsiyet, tedaviye kadar geçen süre ve PNSÖ alt ölçek puanlarının toplam varyansın %37’sini açıkladığı bulunmuştur. Sonuç: TİP’in, kısa vadede hastalık belirti şiddeti veya ilaç uyumu gibi durumlarla ilişkisini tespit etmemiş olsak da uzun vadede hastaneye yatış oranında azalma şeklinde olumlu katkısı olduğu söylenebilir.Research Project Yüksek Alan Indirgemeli Ileri Akıtma Isleminin Sınır Eleman Yöntemi, Çözüm Bölgesi Parçalaması ve Paralel Programlama ile Sayısal Modellenmesi (BEE Parallel Extrusion)(2016) Baranoğlu, Besim; Akay, Hasan Umur; Yazıcı, Ali HilmiIleri akıtma yöntemi kendisine Imalat alanında pek çok uygulama bulabilen bir islemdir. Bu islem ve benzeri yüksek deformasyon içeren ve bu deformasyon bölgesinin çogu elastik olan problemlerin çözümünde Sonlu eleman yöntemi ya da Sonlu hacim yöntemi ve benzeri sayısal yöntemler sorun yasamaktadırlar. Özellikle yüksek plastik genlemelerin ortaya çıktıgı alan indirgeme oranlarının yüksek oldugu islemlerde akıtma isleminin yukarıda belirtilen yöntemlerle analizi çok daha karmasık ve hesaplama süresi açısından uzun süreli olmaktadır. Bu çalısmada, alternatif bir yöntem olarak sınır eleman yöntemi ile yüksek alan indirgemeli ileri akıtma isleminin sayısal modellemesine yönelik bir formülasyon yapılacaktır. Tüm deformasyon bölgesi üç parçaya ayrılacaktır: bunlardan ikisi elastik deformasyonun gerçeklestigi bölgeler, arada kalan kısım ise plastik deformasyon bölgesidir. Elastik bölgeler elastostatik sınır elaman yöntemi ile çözülecektir. Plastik bölgenin çözümünde ise üç farklı yöntem denenecektir: (i) hacim agı olusturma, (ii) ikili karsıtlık, ve (iii) dogrusal olmayan sonlu eleman yöntemi ile ikili çözüm. Olusturulan formülasyon paralel olarak (MPI ? Massage Passing Interface ve MP - MultiProcessing yöntemleri girisimli olarak kullanılarak) bir bilgisayar kodu haline getirilecektir.Article Akademik Amaçlı İngilizce II Dersinin CIPP Modeliyle Değerlendirilmesi(2020) Yastıbaş, Ahmet; Kavgacı, TuğçenurCIPP, eğitim çalışmalarında herhangi bir eğitim programını değerlendirmek için kullanılan yaygın bir program değerlendirme modelidir. Bu çalışma, bir Türk vakıf üniversitesinde verilen akademik amaçlı İngilizce II dersinin programını değerlendirmeyi amaçlar. Bu nedenle, betimsel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. 23 İngilizce öğretim görevlisi çalışmaya katılmıştır. Veriler, öğretmen temelli CIPP program değerlendirme ölçeğinin adapte edilmiş versiyonu ile toplanmıştır. Veriler, betimsel istatistikle analiz edilmiştir. Bu çalışmanın bulguları göstermiştir ki katılımcıların, genellikle programın bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutlarıyla ilgili olarak genellikle olumlu düşünceleri vardır; fakat her bir boyutta birkaç geliştirilmesi gereken nokta mevcuttur: süreç boyutunda programın sınıfların fiziksel koşullarına ve öğrencilerin İngilizce artalan bilgilerine uygun olması; girdi boyutunda ders kitabı ve önerilen materyaller; süreç boyutunda teorik bilgileri çalışmak ve aktiviteleri yapmak için ayrılan zaman ile ilginç ve motive etmeyen aktiviteler; ürün sürecinde öğrencilerin bireysel ihtiyaçları ve İngilizceyi akademik amaçlarla çalışmayı teşvik etmeme.Article An Application of Stochastic Maximum Principle for a Constrained System With Memory(Ankara Univ, Fac Sci, 2025) Savku, EmelIn this research article, we study a stochastic control problem in a theoretical frame to solve a constrained task under memory impact. The nature of memory is modeled by Stochastic Differential Delay Equations and our state process evolves according to a jump-diffusion process with time-delay. We work on two specific types of constraints, which are described in the stochastic control problem as running gain components. We develop two theorems for corresponding deterministic and stochastic Lagrange multipliers. Furthermore, these theorems are applicable to a wide range of continuous-time stochastic optimal control problems in a diversified scientific area such as Operations Research, Biology, Computer Science, Engineering and Finance. Here, in this work, we apply our results to a financial application to investigate the optimal consumption process of a company via its wealth process with historical performance. We utilize the stochastic maximum principle, which is one of the main methods of continuous-time Stochastic Optimal Control theory. Moreover, we compute a real-valued Lagrange multiplier and clarify the relation between this value and the specified constraint.Article Premenstrual Syndrome as a Sleep Disturbing Factor: A CrossSectional Study(2021) Önay, Övsen; Aydın, CansetObjective: To evaluate the lifestyle factors possibly related with premenstrual syndrome which were body mass index, coffee intake, smoking, regular physical exercise, and alcohol consumption, and investigate the impact of these lifestyle factors and premenstrual syndrome on sleep quality. Methods and Methods: This cross-sectional study included 265 participants, and all applied Pittsburgh Sleep Quality Index and Premenstrual Syndrome Scale questionnaires. Results: The prevalence of premenstrual syndrome among the participants was 57% (n:150). Participants with premenstrual syndrome had shorter total sleep time (p:0.001). Also, they needed longer time to fall asleep (p:0.001). The Pittsburgh Sleep Quality Index scores of the participants with premenstrual syndrome were higher than those without premenstrual syndorme (p<0.001), indicating poor sleep quality. It was observed that the participants with premenstrual syndrome had more coffee intake (p:0.040) and more regular physical activity (p:0.009), which were risk factors of premenstrual syndrome. premenstrual syndrome positivity was associated with increased poor sleep quality in both univariate and multivariate analyses (OR:5.93 95% CI: 3.46- 10.15, p<0.001; OR:5.61 95% CI: 3.19-9.88, p<0.001, respectively). The remaining variables, which were risk factors of premenstrual syndrome, didn’t have any statistically significant association with sleep quality. Conclusion: The important relation between premenstrual syndrome and sleep quality is highlighted. Relief of premenstrual syndrome complaints may lead to better sleep quality and enhancement of quality of life for a woman.Article DSÖ Avrupa Bölgesinde Grip Salgınının Büyüklüğünün Tahmin Edilmesi(2025) Bulut, TevfikBu çalışma DSÖ Avrupa ülkeleri ve bölgelerindeki grip salgınının büyüklüğünü tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Bu ülkelerin dalga boyları, A ve B alt tipleri de dahil olmak üzere influenza vakalarının sayısına göre karşılaştırılmıştır. Salgının büyüklüğünü değerlendirmek için nüfus yoğunluğu, insani gelişme endeksi, vaka sayısı ve ilk vakanın kaydedilmesinden bu yana geçen gün sayısı gibi faktörler göz önünde bulundurularak epidemiyolojik dalga boyu yöntemi kullanılmıştır. Birleşik Krallık, İngiltere, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında en yüksek dalga boyu skorlarına (We) sahip olmuştur. Buna karşılık, Azerbaycan sırasıyla 2022 ve 2023 yıllarında en düşük dalga boyu skorlarına (We) sahip olmuştur. DSÖ Avrupa ülkeleri ve bölgeleri için ortalama dalga boyu skoru 2023'te zirveye ulaşırken, en düşük skor 13,44 We ile 2022'de görülmüştür. Çalışma, epidemiyolojik dalga boyu yönteminin salgın boyutunu tahmin etmek için kullanılabileceğini ve salgının daha net ve daha güvenilir bir kesitsel görüntüsünü sağlayabileceğini göstermektedir.Article Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi(2023) Özer, Özge BayraktarRudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.Article Gerçek Zamanlı Polip Tespiti: YOLOv5 ve YOLOv6'nın Hız ve Performans Analizi(2025) Demirel, Semih; Abdulkadir,; Karatas, Hakan; Çelikten, Azer; Bingol, Ece; Akpulat, Andac; Gültekin, İdrisKolorektal kanser, kolonoskopi sırasında gözden kaçan poliplerin bilgisayar destekli teşhis sistemi ile tespit edilmesiyle potansiyel olarak önlenebilir. Bu nedenle, endoskopi uzmanlarına yardımcı olmak amacıyla, polipleri gerçek zamanlı olarak tespit eden bir teşhis algoritması geliştirildi. Polip tespiti için you look only once v5 (yolov5) ve you look only once v6 (yolov6) modelleri kullanıldı. Açık kaynaklı verilere ek olarak, nesne tespiti modellerini eğitmek için yeni bir özel veri seti de kullanıldı. Sonuçlara göre, yolov5x ve yolov6l sırasıyla 0.896 ve 0.913 mean average precision 50 (mAP50) oranlarına ulaştı. Yolov5x ve yolov6l karşılaştırıldığında, yolov5x'in hassasiyet açısından daha iyi olduğu, yolov6l'nin ise duyarlılık açısından daha iyi olduğu sonucuna varıldı. Modeller diğer çalışmalardaki sonuçlarla karşılaştırıldığında, yolov5x 0.876 f1-skoru oranıyla diğer çalışmalardan daha iyi performans sergilerken, yolov6l 0.893 duyarlılık oranıyla diğer çalışmaları geride bıraktı.


