Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Editorial
    Transcatheter Aortic Valve Implantation in Bicuspid Aortic Valve Patients With Coagulation Factor 7 and 11 Deficiency and Atrial Fibrillation
    (Kare Publ, 2023) Guney, Murat Can; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Huseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin
    [No Abstract Available]
  • Article
    Recovery of Myocardial Functions After Kidney Transplantation in Patients With Heart Failure Due To Uremic Cardiomyopathy
    (Kare Publ, 2025) Ozates, Yelda Saltan; Odabasi, Ahmet Yener; Yildiz, Ufuk; Albayrak, Duygu Genc; Inan, Duygu; Bas, Serap; Tekkesin, Ahmet Ilker
    Objective: Although left ventricular hypertrophy frequently accompanies end-stage renal disease, heart failure (HF) with reduced ejection fraction (EF) is also observed in a subset of patients. In those patients kidney transplantation (KT) is generally avoided due to an increased risk of mortality in addition to the risks associated with HF. This prospective study was designed to follow patients with HF who were being prepared for KT. Methods: Twenty-five patients with HF due to uremic cardiomyopathy (UC) who had suitable donors (Group 1), 22 patients with HF who could not undergo KT due to a lack of kidney donors (Group 3), and 25 KT candidates with normal ventricular function (Group 2) were included in the study. Left ventricular ejection fraction (LVEF), left atrial diameter (LAD), mitral annular systolic velocity (Sm), left ventricular global longitudinal strain (GLS), and left ventricular mass index (LVMI) values were recorded across four sessions, from pre-transplant to six months post-transplantation. Endomyocardial biopsy was performed for detailed examination of the myocardium in patients in Group 1 and Group 3, and cardiac magnetic resonance imaging (MRI) was performed in all three groups before transplantation. Results: In Group 1, LVEF, Sm, and left ventricular global longitudinal strain (LV-GLS) increased significantly, while LAD and LVMI decreased, all reaching normal levels. In contrast, no changes were observed in Group 3 and Group 2 (P < 0.01 for LVEF, P < 0.01 for GLS, P < 0.01 for LAD, and P < 0.01 for LVMI measurements). No differences in cardiac MRI and biopsy findings were observed between Group 1 and Group 3. Conclusion: Since myocardial function improved significantly and normalized in all patients with it has been demonstrated that UC can be reversible when treated with KT.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Karotis Arter Stentlemesinin Etkinliği ve Güvenliği: Tek Merkez Deneyimi
    (Kare Publ, 2020) Karaduman, Bilge Duran; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin; Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin
    Amaç: İnternal karotis arterdeki orta ve şiddetli darlıklar tüm inmelerin %10–15’ine neden olmaktadır. Bu çalışmada, üçüncü basamak bir referans merkezde karotis arter stentlemesinin (KAS) güvenliğini ve kısa dönem etkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Üçüncü basamak merkezimizde Ocak 2017 ile Mayıs 2018 arasında KAS uygulanan hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. KAS uygulanan 145 hasta çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 70.1±8.6 yıl idi ve tüm grubun %75.2’si erkek olup %37.9’unda hipertansiyon mevcuttu. Hastaların 81’i (%55.9) semptomatik, 64’ü (%44.1) asemptomatik olarak gruplandırıldı. Semptomatik hastalarda koroner girişimler daha çok KAS sonrası (%38.9) yapılırken, asemptomatik grupta ise KAS öncesi (%25.9) ve sonrasında (%25.9) benzer oranlarda yapıldığı görüldü ama gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. Semptomatik hastalarda (%59.2), asemptomatik hastalarda (%78.7) olduğu gibi distal emboli koruyucu cihaz (EKC), proksimal EKC’ye göre daha fazla kullanıldı. Ancak proksimal EKC, semptomatik hastalarda asemptomatik hastalara kıyasla anlamlı olarak daha fazla kullanıldı. Hastane içi ölüm görülmedi ve tüm popülasyonda 5 (%3.4) hastada inme veya geçici iskemik atak (GİA) gözlendi. Asemptomatik grupta GİA veya inme gözlenmedi, semptomatik grupta 2 hastada (%2.4) inme ve 3 hastada (%3.7) GİA görüldü. Sonuç: Bu çalışma kabul edilebilir komplikasyon oranları ile KAS’ın güvenirliğini ve uygulanabilirliğini ortaya koymuştur. KAS prosedürü, deneyimli girişimciler tarafından optimal tıbbi tedavi altında, agresif risk modifikasyonu ile EKC kullanılarak, uygun hastalarda en az komplikasyonla gerçekleştirilmelidir.
  • Article
    Citation - WoS: 13
    Citation - Scopus: 13
    Evaluation of procedural and clinical outcomes of transcatheter aortic valve implantation: A single-center experience
    (Kare Publ, 2020) Karaduman, Bilge Duran; Kayaoğlu, Hüseyin Ayhan; Keleş, Telat; Bozkurt, Engin
    Objective: Transcatheter aortic valve implantation (TAVI) is an established alternative to surgical aortic valve replacement. Our study aimed to evaluate the implementation of TAVI at our large-volume center, having an all-comer patient population with short and long-term follow-ups. Methods: This retrospective, single-center analysis included 556 consecutive patients with symptomatic severe aortic stenosis (AS) who underwent TAVI between July 2011 and December 2019. Results: The mean age of the entire population was 77.6±7.9 years, and 54.9% were women. The Society of Thoracic Surgeons (STS) mean score of the cohort was 6.0%±3.5%. The balloon-expandable valve (Sapien XT, Sapien 3; Edwards Lifesciences, Irvine, California) was the most frequently used valves in this cohort (94.6%). Transfemoral access was used in 96.3% of patients. Implantation success was achieved in 96.6% of cases. During the TAVI procedure, 7.2% of patients required permanent pacemaker implantation, with 37.5% in the Lotus valve group needing the most permanent pacemakers. The mean length of hospital stay for the entire cohort was 4.5±2.3 days. Overall, 22 (3.9%) in-hospital deaths occurred before hospital discharge. The mean follow-up period was 15.1±14.9 months for all patients, and a significant improvement was noted in all echocardiographic parameters and functional capacity. Paravalvular leak (PVL) was documented in 18.9% patients, mild in 17.9%, and moderate in 1% at discharge. No cases with severe PVL, necessitating additional procedures. The multiple logistic regression analysis revealed that sex, STS score, baseline SYNTAX score, bicuspid valve morphology, common femoral artery diameter, and post-TAVI PVL were independent predictors of overall mortality. Conclusion: To our knowledge, this study, which is the largest single-center real-world experience of TAVI in Turkey, demonstrated low complication rates with favorable short- and mid-term THV performance in patients undergoing TAVI.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 4
    Semptomatik Çok Ciddi Aort Darlıklı Hastalarda Transkateter Aort Kapak İmplantasyonun Etkisi
    (Kare Publ, 2021) Karaduman, Bilge Duran; Ayhan, Hüseyin; Keles, Telat; Bozkurt, Engin
    Amaç: Aort darlığı (AD) ilerleyici bir hastalıktır ve tek tedavi seçeneği olan kapak replasmanı semptomatik hale geldikten sonra ve geri dönüşümsüz miyokardiyal hasar gelişmeden önce yapılmalıdır. Çok ciddi aort darlığı (ÇCAD) hastalarında cerrahi kapak replasmanı asemptomatik olsa bile önerilmektedir. Ancak ÇCAD hastalarında transkateter aortik kapak implantasyonunun (TAVI) etkisi hakkında ayrıntılı bir çalışma yoktur. Bu çalışmada amacımız, semptomatik ÇCAD hastalarında TAVI’nin uygulanabilirliğini ve güvenilirliğini göstermektir. Yöntemler: Merkezimizde TAVI uygulanan toplam 505 ardışık semptomatik AD hastası retrospektif olarak incelendi. Hastaların ortalama yaşı 77.8±7.6 yıl ve %56.4 kadın idi. Hastalar ÇCAD grubu (n: 134 hasta) ve yüksek gradyentli AD grubu (YGAD, n: 371 hasta) olarak iki gruba ayrıldı. Bulgular: ÇCAD grubunda daha fazla kadın cinsiyet, daha yüksek sol ventrikül ejeksiyon (SV) fraksiyonu, daha fazla küçük SV, hipertrofik SV, daha fazla normal koronerler ve daha az koroner arter hastalığı, bypas cerrahisi, miyokard enfarktüsü ve atriyal fibrilasyon öyküsü vardı. Predilatasyon ve Edwards SAPIEN 3 ÇCAD grubunda olarak daha az kullanıldı. VARC-2 kriterlerine göre majör komplikasyonlar ve hastane içi mortalitede (ÇCAD grubu; 5 hasta, YG AD grubu; 16 hasta, p: 0.769) istatistiksel fark saptanmadı. İki grup arasında Cox regresyon modeli sağ kalım eğrisinde ÇCAD lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmamız ile semptomatik çok ciddi aort darlığında TAVI’nin kabul edilebilir komplikasyon ve daha yüksek sağ kalım oranları ile uygulanabilir ve güvenli olduğu gösterilmiştir. Hâlihazırda cerrahi kapak replasmanı endikasyonu olan asemptomatik ÇCAD hastalarında TAVI uygulanabilmesi için daha fazla randomize büyük çalışma gereklidir.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 1
    Caval Valve Implantation Procedure in 7 Cases of Torrential Tricuspid Regurgitation and Step-By Description of the Procedure
    (Kare Publ, 2025) Sarıçam, Ersin; Barcin, Cem; Çelebi, Aksüyek Savaş; Asfour, Mohamed; Bozbas, Huseyin; İlkay, Erdoğan
  • Letter
    Reply to Letter to the Editor: Critical Appraisal of Caval Valve Implantation Procedure in 7 Cases of Torrential Tricuspid Regurgitation
    (Kare Publ, 2026) Bozbas, Huseyin; Barcin, Cem; Asfour, Mohamed; Celebi, Savas A.; Cam, Ersin; Ilkay, Erdogan