Search Results

Now showing 1 - 10 of 730
  • Article
    Açık Ders Malzemelerine Genel Bakış: Türkiye Bilimler Akademisi Örneği
    (2013) Al, Umut; Madran, Rafet Orçun
    Bu çalışmada açık ders malzemeleri konusu genel olarak ele alınmakta, Türkiye Bilimler Akademisinin açık ders malzemeleri platformu incelenmektedir. Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformu kapsamında 22 ayrı kategoride 81 adet ders bulunmaktadır. Çalışmamızda Google Analytics aracılığıyla bu derslere ait kullanım verileri analiz edilmektedir. Makale kapsamında Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformuna ilişkin kullanım verilerinin Google Analyticsden elde edildiği ilk tarih olan 15 Ocak 2011 ile 15 Ocak 2013 arasındaki iki yıllık döneme ait veriler incelenmektedir. Buna göre araştırmamıza konu olan iki yıllık süre zarfında siteyi 315.830 kişinin ziyaret ettiği ve bu kişilerin toplamda 445.982 ziyaret gerçekleştirdiği saptanmıştır. Sitenin içeriğinin gelişmesi ve daha yaygın şekilde tanıtılması sonucunda zaman içinde siteye gösterilen ilgide artış olduğu görülmektedir. Ancak siteden ülke çapında yararlanma düzeyinin sınırlı olduğu, kullanımın belli coğrafyalarda yoğunlaştığı ve belli coğrafyalarda kullanım düzeyinin neredeyse yok denecek kadar az olduğu anlaşılmaktadır. Dünyadaki konu ile ilgili gelişmeler ve ülkemizdeki üniversite, öğrenci ve akademisyen sayıları dikkate alındığında, açık ders malzemeleri ile ilgili şimdiye kadar yapılanların sorgulanması gerekmektedir.
  • Article
    Açık Sigortacılık ve Ab Hukukundaki Gelişmeler Işığında Türk Mevzuatı Açısından Bir Değerlendirme
    (2025) Hızır, Serdar
    Açık sigortacılık, dijitalleşmenin ve veri paylaşımının giderek önem kazandığı sigortacılık sektöründe, müşteri verilerinin üçüncü taraflarla güvenli ve şeffaf şekilde paylaşılmasına dayalı yeni nesil bir iş modelidir. Bu model, uygulama programlama arayüzleri (API’lar) sayesinde farklı taraflar arasında veri alışverişini mümkün kılarak, kişiselleştirilmiş sigorta ürünlerinin geliştirilmesine ve sektörde rekabetin artmasına katkı sağlamaktadır. Ancak modelin uygulanması, özellikle kişisel verilerin korunması, veri güvenliği, sözleşmesel sorumluluk ve denetim mekanizmaları açısından önemli hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, öncelikle açık sigortacılığın tanımı, yapısal unsurları, paydaşlara sağladığı faydalar ve taşıdığı riskler ele alınmaktadır. Ek olarak, modelin açık bankacılık ile ilişkisine ve benzerlik ve farklı yönlerine de değinilmektedir. Ayrıca konuya ilişkin olarak Avrupa Birliği hukukundaki düzenlemelerdeki gelişmeler ve açık sigortacılığın Türkiye’de yürürlükte olan mevzuata uygunluğu incelenmektedir. Sonuç olarak çalışmada, açık sigortacılık modelinin Türk hukuk sistemine dâhil edilebilmesi için yasal reformlara ihtiyaç olduğuna dikkat çekilmektedir.
  • Other
    Bağımlı Finansallaşma: Bağımlılığın Değişen Yüzü
    (2023) Güngen, Ali Rıza; Karaçimen, Elif; Şenalp, M. Gürsan
    [No Abstract Available]
  • Article
    Çocuk Askerler - Klasik Çocuk Askerler ve Yabancı Çocuk Askerler
    (2022) Arsava, Ayşe Füsun
    Çocuk askerler konusu yeni bir konu değildir. Konu silahlı çatışmaların başlangıcından itibaren gündemde olan bir konudur. Batı ülkeleri menşeli yabancı çocuk askerlerin Irak ve Suriye’de savaşmak üzere Irak Şam İslam Devleti Örgütü (ISID) tarafından eğitilmesi ile birlikte çocuk askerler konusu yeni bir boyut kazanmıştır. Afrika’daki uluslararası niteliği olmayan silahlı çatışmalarda karşımıza çıkan çocuk askerlerden önemli ölçüde farklı olan yabancı çocuk askerler konusu değişik boyutları ile Uluslararası Hukuk ve ulusal hukuk tarafından ele alınmaktadır. Bu düzenlemelerde yabancı çocuk askerlere klâsik çocuk askerlerden farklı bir kovuşturma yaklaşımı sergilenmektedir. Makalede klâsik çocuk askerler ve yabancı çocuk askerler arasındaki fark ortaya konularak yabancı çocuk askerlerin hukuki statülerine ilişkin olarak Uluslararası Hukuk ve ulusal hukuk seviyesinde yapılan tartışmalara ve düzenlemelere ışık tutulmaktadır.
  • Article
    Türk Ticaret Kanunu’nun 408/2-f Hükmü Kapsamında Anonim Şirketlerin Ticari İşletmelerinin Devri
    (2019) Songur, Damla; Hacıgüzeller, Damla Gülseren Songur
    Ticari hayatın gerekleri, ticari işletmelerin faaliyetlerini devam ettiren bir organizasyon bütünü olarak devredilebilmesiihtiyacını doğurmaktadır. Bunun için Türk Ticaret Kanunu’nun 11/3 fıkrasında düzenlenen şekil ve koşullara uyularakticari işletmenin devri gerçekleştirilebilir. Ancak ticari işletme devrinde bazı özel düzenlemelerin de dikkate alınmasıgerekir. Nitekim anonim şirketlerin ticari işletmelerinin devrinde, ticari işletmenin anonim şirketin önemli miktardaşirket varlığını oluşturması halinde devrin hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi Türk Ticaret Kanunu’nun 408/2-fhükmü gereğince genel kurul kararının varlığına bağlıdır. Buna göre, anonim şirketlerin ticari işletmelerinin devrininhangi hallerde Türk Ticaret Kanunu’nun 408/2-f hükmü kapsamında olduğunun belirlenmesi ve bu kapsamda olanticari işletme devrinde yetki, usul ve devrin geçerliliğinin incelenmesi gerekmektedir.
  • Article
    AİHM'NİN AB DİVANINI İKÂME ETMESİ
    (2017) Arsava, Ayşe Füsun
    AİHM içtihatları üzerinden şekillenen AİHM ve AB Divanı arasındaki ilişkide 2012 tarihli Michaud-Fransa davasında AİHM'nin verdiği karar bir dönemeç teşkil etmektedir. Michaud-Fransa davasında 2005 tarihli Bosphorus-İrlanda davasında kabul edilen varsayımı reddeden AİHM gerekçesini Birlik temel hak koruma sisteminin yetersizliğine istinat ettirerek AB direktifini iç hukukta düzenleyen Fransız kanununu denetlemiş ve bu tutumu ile AB Divanını ikame etmiştir.Makale, AB temel hakları koruma sisteminin AİHK hakları koruma sistemi ile eşdeğerliliği tartışmaları bağlamında Michaud-Fransa davası örneğinde AİHM'nin içtihat hukuku gelişimine ışık tutmaktadır.
  • Research Project
    Yüksek Sıcaklığa Dirençli Kaplamaların Numerik Modellenmesi Ve Simülasyonu
    (2018) Aslan, Özgür; Saeıdı, Farid
    Günümüzde malzeme teknolojisinin sınırlarında kullanıldığı en önemli iki sektör kuşkusuz havacılık/uzay ve savunma sanayidir. Yeni malzeme teknolojilerinin gelişmesiyle mevcut tasarım anlayışlarında da büyük değişimler söz konusudur. Bu değişimin en keskin yaşandığı alanlardan birisi kuşkusuz gas türbin teknolojisidir. Son teknoloji türbinler artık 400MW güç üretebilmekte ve %60 evrim barajını kırabilmektedirler. Bu verim barajının aşılmasındaki temel etken 1400°C dereceye kadar artırılan türbin iç sıcaklığıdır. Bilindiği gibi jet motorlarında türbin sıcaklığı ile motor performansı doğru orantıdır. Bu sebeple türbin kanatçıklarının yapısal bütünlüğünün bozulmaması için kullanılan süper-alaşımların üzerine yüksek sıcaklığa dirençli kaplamalar uygulanmakta ve ?termal bariyer kaplama sistemleri? adı verilen malzeme sistemleri oluşturulmaktadır. Termal bariyer kaplama sistemleri (TBCs) türbin kanatlarının performansını ve dayanıklılığını artırmak için gerçekleştirilen, modern yüzey mühendisliğinin en ileri uygulamalarından birisidir. Bu proje temelde matematiksel modelleme ve gelişmiş türbin teknolojisi için yüksek sıcaklık kaplama sistemleri termomekanik yapı tasarımı için hesaplama prosedürlerinin geliştirilmesini ele alan bir araştırma programıdır. Araştırma, TBC komponentlerin performans, dayanıklılık ve servis sürelerini tahmin edebilen bir matematik model oluşturarak ilgili numerik simülasyonların başarımını hedeflemektedir. Malzeme mekaniği açısından bakıldığında TBC sistemleri difüzyon, oksidasyon, faz dönüşümü, termo-elastik-viskoplastik deformasyon ve hasar gibi çok sayıda fenomenin kompleks ilişkisini içerir. Bu fenomenler kuvvetle birbirilerine bağlı olduklarından her birini izole ederek tüm değişkenlerin TBC üzerindeki göreli etkilerini belirlemek deneysel olarak çok zordur. Ayrıca bu fenomenlerin arkasındaki kuvvetler zamana bağlı ve yüksek ölçüde heterojendirler. Bu sebeple TBC yapısındaki bozulmalardan sorumlu yerel koşullar hakkında bir anlayış kazanmak için zamana bağlı difüzyon, oksidatif faz dönüşümü, elastik-viskoplastik deformasyon ve gerçekçi yüzey davranışının sofistike mekanizmalarını esas alan süreklilik modelleri üzerinde çalışmalar yapmak gereklidir. Halihazırda literatürde bulunan modeller yetersiz olduğu gibi bu alanda yapılacak yeni teorik, numerik ve deneysel araştırmaların büyük önemi vardır. Bu noktadan hareketle bu projenin merkezinde aşağıdaki üç temel nokta bulunmaktadır: 1- Yukarıda bahsedilen birbirlerine kuvvetle bağlantılı ve çok çeşitli fenomenlere ait detaylı bir mekanistik yaklaşım ve anlayış geliştirmek. 2- Sürekli ortamlar mekaniği temelinde TBC mikroyapısını göz önünde bulunduran ve bahsi geçen fenomenlerin kuplajını içeren hasar ve bozulma modelleri geliştirmek. 3- Kaplama sistemlerinin yapısal tasarımı için güvenilir sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri geliştirmek. Bahsedilen numerik dizayn yetenekleri böylesi heterojen ve çok-katmanlı bir sistem için dayanıklılığı ve olası hasarı ön görülen hizmet ömrü için güvenilir biçimde öngörmelidir, servis ömrünün uzatılması ve daha başarılı TBC sistemlerinin dizaynı bu başarıma bağlıdır. Bu proje ile kazanılacak olan sayısal tasarım ve simülasyon yetenekleri Türk savunma sanayinin yerli helikopter ve yerli uçak projelerinde doğrudan kullanılabilinecek ve ciddi katma değer yaratacaktır. Önerilen bu proje özellikle TBC alanında başlatılan önemli yerli projelerdeki en büyük eksiklik olan modelleme ve simülasyon alanındaki açığı kapatmaya adaydır
  • Article
    KÜTÜPHANELERDE HİZMET KALİTESİNİN KRİTİK OLAYLAR TEKNİĞİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ
    (2016) Özgen, Pelin; Göker, Anıl Z
    Bu çalışmanın amacı, bilgi hizmeti sunan işletmeler olarak tanımlanabilen kütüphanelerde hizmet kalitesinin kullanıcılar tarafından nasıl algılandığı ve bu algılara bağlı olarak hizmet kalitesinin nasıl geliştirilebileceğini incelemektir. Kütüphanelerin kullanıcı kitlesinin büyük bir bölümü üniversite öğrencilerinin oluşturduğu varsayılmış olup, bilgi hizmetlerindeki bu çalışma Ankara'da faaliyet gösteren Devlet ve Vakıf Üniversiteleri Kütüphanelerindeki öğrencilere uygulanmıştır. Hizmet kalitesinin belirlenmesine yönelik araştırmada anket tekniği uygulanmış olup, 533 katılımcıdan elde edilen veriler Kritik Olaylar Tekniği (KOT) kullanılarak kütüphanelerde tecrübe edilmiş olan ve olumlu ya da olumsuz olarak nitelendirilen, hatırlanmaya değer olaylar içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Kullanıcıların anket formlarında ifade ettikleri kritik olaylar, hizmet kalitesini değerlendirmede sıkça kullanılan SERVQUAL kategorilerinden uyarlanan gruplara dağıtılmıştır. Araştırma bulgularının değerlendirilmesi sonucunda hem olumlu hem de olumsuz olaylar açısından, devlet üniversitesi kütüphanelerinde en çok hatırlanan kritik olaylar \"fiziksel özellikler\" kategorisinde görülmektedir. Vakıf üniversitelerinde ise, en çok \"empati\" sınıfında olumsuz olaylar hatırlanırken, olumsuz olaylarda ise yine fiziksel özelliklerin birinci sırada olduğu gözlemlenmiştir
  • Article
    Harriet Finlay-johnson’ın Drama Yaklaşımı
    (2021) Sapmaz, Cemil; Adıgüzel, Ömer
    Türkiye’de eğitimde yaratıcı drama alanı hızlıca gelişirken, dünya alanyazınına ilişkin çalışmalar ve dramadaki öncü kişilerin drama anlayışlarına yönelik araştırma ve incelemeler yeterli görünmemektedir. Bu araştırmada, eğitimde yaratıcı dramanın öncüsü kabul edilen Harriet Finlay-Johnson’ın dramaya yaklaşımı betimlenmeye çalışılmıştır. Drama alanında ilk çalışmaları yapan Harriet Finlay-Johnson’ın kendi kitabının incelenmesine dayanan bu araştırma, döküman incelemeye dayalı biyografik bir çalışmadır. Biyografik çalışma, bir bireyin yaşam hikâyesi, arşivsel dokümanlar ve kayıtlar kullanılarak tek bir birey üzerine yapılan bir çalışmadır. Bu araştırma türünde bir kişi üzerine odaklanılır, o kişinin yaşamı, öyküleri, çalışmaları, özel olayları, vb. olaylar ve durumlar araştırmanın konusunu oluşturur. Araştırmada verilerin toplanması işi, “doküman incelemesi” yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, araştırmaya konu olan Harriet Finlay-Johnson’ın, “yeni bir okul geleneği” oluşturmayı hedefleyerek gerek kendi dönemi gerekse günümüzde “devrimci” sayılabilecek kadar sıradışı bazı görüş ve uygulamalar ortaya koyduğunu, öte yandan günümüzdekilerle bazen benzerlik gösteren kimi görüş ve uygulamalarının, bazen de tam olarak örtüştüğünü, dolayısıyla onun bu alanda “öncü” sıfatını layıkıyla hakkettiğini göstermiştir. Sonuç olarak, onun eğitim sahnesinden (sıradışı evliliğinden dolayı) kendisine yönelik baskılar nedeniyle çekilmesinin üzerinden bir asır geçmiş olmasına karşın, Harriet Finlay-Johnson’ın görüş ve uygulamalarından bazılarının hala günümüze ışık tutmakta olduğu ve diğer bazılarının – denendiği takdirde – belki de geleceğe giden yolda da önümüzü aydınlatabileceği yargısına varılmıştır.