3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Review Hepatit B İnfeksiyonlarının İmmünopatogenezi(Bilimsel Tip Yayinevi, 2019) Tülek, NeclaHepatit B infeksiyonları tüm dünyada majör sağlık problemleri arasında olup, siroz ve hepatoselüler karsinomanın en önemli nedenidir.Tedavide gelişmelere rağmen henüz kronik hepatit B infeksiyonunda kür sağlanamamaktadır. Hepatit B infeksiyonlarında klinik sonuçinfeksiyonun alınma yaşı, viral yük ve konağın immün yanıtına bağlıdır. Akut hepatitlerde klinik seyir subklinik hastalıktan, anikterikhepatite, ikterik hepatite ve fulminant hepatite kadar değişebilirken, kronik hepatitlerde hastalığın seyri asemptomatik inaktif durumdankronik hepatite, siroz ve hepatoselüler karsinomaya kadar değişebilir. Hepatit B virüsü hepatositlerde sitopatik olmayarak çoğalır veklinik sendromların çoğu immün yanıt ile ilişkilidir. İmmün sistem aktivasyonu virüsün eliminasyonunu sağladığı gibi karaciğer hasarınada neden olur. Hepatit B patogenezinde hücresel immün yanıt özellikle de CD8+ T hücreler santral olmasına rağmen immün sistemindiğer komponentleri de katkıda bulunur. Kronik hepatitli hastalarda hem doğal hem de adaptif immün yanıt zayıflamış ve T hücreyanıtı tükenmiş durumdadır. İmmünopatolojideki mekanizmaların daha iyi anlaşılması, yeni etkin tedavi stratejilerinin geliştirilmesindeyararlı olacaktır.Article Boza Mikrobiyotasının Fermantasyon Sürecindeki Değişimi(2021) Kavruk, Murat; Yurt, Mediha Nur Zafer; Taşbaşı, Behiye Büşra; Acar, Elif Esma; Soyuçok, Ali; Altunbaş, Osman; Sudağıdan, Mert; Ozalp, CengizBoza, insan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları içeren fermente bir içecektir. Çalışmamızda boza üretiminde ham madde olarak kullanılan (mısır unu, buğday unu, mayşe) ve boza fermantasyonunun 1. günü, 3. günü ve 4. gün son ürün boza’nın içerdiği mikrobiyota Yeni Nesil DNA Dizileme yöntemi ve metagenomik analiz ile ortaya çıkarılmıştır. Örneklerden doğrudan cins düzeyinde yapılan analiz sonucunda, mısır unu ve buğday ununda dominant olarak Streptophyta ve Pleomorphobacterium bulunurken; bozanın 1. gün, 3. gün ve son ürün ile boza mayasında dominant bakterilerin Leuconostoc ve Lactococcus cinsine ait olduğu tespit edilmiştir. Ön zenginleştirme yapılan örneklerin analizinde, mısır ununda dominant bakteriler Enterococcus, Klebsiella ve Micromonospora, buğday ununda ise Pantoea ve Bacillus olduğu, boza mayası, 1. gün boza, 3. gün boza ve satışa sunulan son üründe dominant bakteri Lactococcus olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda örnekler arasındaki bakteriyel çeşitlilik, benzerlik ve farklılıklar Principal Coordinate Analiz ve dendrogram oluşturulması ile ortaya konmuştur. Boza üretiminde kullanılan ham maddelerin bozanın fermantasyon aşamalarındaki ürünler ile fermantasyon sürecinde mikrobiyotasına nasıl değiştiği ve son ürüne olan katkıları, DNA düzeyinde yapılan metagenomik analizler ile belirlenmiştir.Review Covid-19’a Histopatolojik Bir Bakış: Akciğ Er, Bo Brek, Beyin, Karaciğ Er(2020) Aykanat, Nuriye Ezgi Bektur; Bektur, Ezgi2002 ve 2012 yıllarında önceki koronavavirüs salgınları olan Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs (SARS‐ CoV) ve Ortadoğusolunum sendromu koronavirüs (MERS ‐ CoV) ortaya çıkmıştı. Sonrasında Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaleti Wuhan Şehrinde SARS‐CoV‐2 adında bir başka yüksek derecede patojenik koronavirüs ortaya çıktı ve hızla tüm dünyaya yayıldı. 11 Mart 2020 tarihinde hastalıkpandemi, yani küresel salgın hastalık olarak ilan edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs,inhalasyon veya enfekte damlacık yoluyla bulaşır ve kuluçka süresi 2 ila 14 gün arasında değişmektedir. Virüs, halsizlik, kuru öksürük, ateş,bulantı, kusma, koku kaybı, baş ağrısı ve en önemlisi solunum sıkıntısına neden olmaktadır. Birçok insan asemptomatiktir. Hastalık çoğuinsanda hafif seyreder; bazılarında (genellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlarda) pnömoniye, akut solunum sıkıntısı sendromuna (ARDS)ve çoklu organ fonksiyon bozukluğuna ilerleyebilir. Vaka ölüm oranının % 2 ile % 3 arasında olduğu tahmin edilmektedir. SARS-CoV-2,konakçı hücreleri anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) reseptörleri yoluyla enfekte eder. Artan kanıtlar, koronavirüslerin her zamansolunum yollarıyla sınırlı olmadığını, ACE2 reseptörlerinin bulunduğu pek çok organı istila edebileceklerini göstermektedir. Dünyagenelinde ilk vakanın çıktığı Aralık 2019’dan bu yana 8 aylık süre içerisinde vaka sayısı 14 milyonu, ölü sayısı 619 bini geçmiştir.Türkiye’de ise COVID-19 pozitif vaka sayısı 225 bine yaklaşmış olup maalesef aramızdan ayrılan insan sayısı 5500'ü geçmiştir. Buderlemede COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmiş insanlara ait farklı organlardan alınan biyopsi örneklerinin histopatolojik bulgularıbildirilmektedir.

