Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Article
    TÜRKİYE'DE YAPILAN HOMOFOBİ ÇALIŞMALARINA GENEL BİR BAKIŞ
    (2018) Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin Metin; Metin-orta, İrem
    Eşcinsel bireyler, toplumda önyargı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu türden olumsuz tutum ve davranışları tanımlamak amacıyla araştırmacılar homofobi kavramını ortaya koymuştur. Homofobi, toplumun her alanını ilgilendiren ve farklı disiplinler tarafından çalışılması gereken önemli bir konudur. Özellikle, örneklemleri Türkiye'den seçilen homofobi çalışmalarının sayısı son yıllardabelirgin bir artış göstermiştir. Ancak, bu çalışmalar farklı disiplinler tarafından yürütülmekte, yöntem, örneklem, ölçüm araçları ve analiz türleri bakımından pek çok farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, homofobi üzerine yapılmış olan, Türkiye örneklemli görgül, kuramsal ve derleme türündeki bilimsel makaleleri bir araya getirmek ve bulguları özetleyerek sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, ulusal ve uluslararası bilimsel dergide yayınlanan 35 adet makale çalışmaya dâhil edilmiş ve temel bulgular özetlenerek okuyucuya sunulmuştur. Bu çalışmalar: a)Eşcinselliğe ve eşcinsellere yönelik tutumları ve bunlarla ilişkili olan sosyal psikolojik değişkenleri ele alan çalışmalar, b)eşcinselliğe ilişkin tutumların ölçülmesi amacıyla ölçeklerin geliştirildiği veya Türkçe'ye uyarlandığı çalışmalar, c)eşcinsellerin/LGBT bireylerin nasıl algılandıkları ve onlara ilişkin kalıpyargıları ele alan çalışmalar, d)eşcinsel/LGBT bireylerin sosyal ve bireysel alanda karşılaştıkları sorunları ve bunların sosyal ve psikolojik sonuçlarını ele alan çalışmalar ve son olarak e)eşcinsellere ilişkin tutumların değişip değişmediğine odaklanan çalışmalar şeklinde gruplandırılabilir. Bu derleme, alan yazınına, eksik olan noktaların tespit edilmesi ve gelecek çalışmalarda ele alınabilecek konulara yol göstermesi bakımından katkı sağlamaktadır.
  • Article
    PSİKOLOJİK SERMAYE-İÇ GİRİŞİMCİLİK İLİŞKİSİNDE KİŞİ-ÖRGÜT UYUMUNUN ARACI ROLÜ
    (2020) Özkan, Osman Seray; Tosun, Burcu
    Bu araştırma; psikolojik sermayenin iç girişimcilik üzerindeki etkisini ve kişi-örgüt uyumunun,psikolojik sermaye ve iç girişimcilik arasındaki aracılık rolünü belirlemek amacıyla, Ankara’daki kamukurumlarında görev yapan 575 katılımcıdan oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Eldeedilen veriler üzerinde frekans, güvenirlik ve korelasyon analizlerinin yanında doğrulayıcı faktör analiziile yapısal eşitlik modellemesi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, psikolojik sermayenin hem kişiörgüt uyumunu hem de iç girişimciliği pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Ayrıca, psikolojiksermaye ile iç girişimcilik ilişkisinde kişi-örgüt uyumunun aracılık rolü olduğu yönündeki araştırmahipotezi de desteklenmiştir. Araştırma sonuçlarının; literatür çalışmalarına katkı sağlaması ve kamupersonelinin psikolojik sermaye, iç girişimcilik ve kişi-örgüt uyumu düzeyleri hakkında araştırmacılarave uygulayıcılara fikir vermesi hedeflenmiştir.
  • Article
    Yas Sürecine İlişkin Sosyal Temsiller Üzerine Niteliksel Bir Çalışma
    (2020) Balcı, Büşra Bahar; Korkmaz, Leman
    Sosyal temsiller halihazırda bildiğimiz şeyleri ya da yeni tanıştığımız kavramları anlamak ve onları iletmek içinkullanılan bir yoldur. Bu araştırmanın amacı ise, yürütülen iki farklı çalışma ile yasa ilişkin sosyal temsillerinaraştırılmasıdır. Birinci çalışmada Türkiye’de sıklıkla kullanılan 3 internet sözlüğünde (Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlükve Instela) “yas” başlığı altına yazılmış 171 tane girdi incelenmiş ve anlamlı tematik birimlere ayrılmıştır. Çalışma2’de çevrimiçi veri toplama platformu üzerinden katılımcılardan “yas” denildiğinde akıllarına gelenleri yazmalarıistenmiştir. Bu soruya cevap veren 93 katılımcının cevabı, birinci çalışmada olduğu gibi anlamlı tematik birimlereayrılmıştır. Yapılan içerik analizleri sonucunda her iki çalışmada, “Yas Sürecindeki Duygusal Tepkiler”, “YasSürecini Tanımlayıcı / Betimleyici İfadeler”, “Yas Sürecindeki Bilişsel Tepkiler”, “Yas Sürecindeki DavranışsalTepkiler”, “Yas Sürecindeki Psikopatolojik Tepkiler”, “Kolektif Yas” ve “Yasa İlişkin Olumlu Atıflar” olmak üzere7 ortak tematik birime ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak sadece Çalışma 1’de “Yas Sürecinin Sanattaki Yansımaları /Yasın Sanatla İfade Edilmesi” tematik birimine ulaşılmıştır. Alan yazında yasa ilişkin çalışmalar genellikle kişilerleyüz yüze yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Bu araştırma, internet sözlüklerini kullanması ve bireylere anketaracılığı ile yasa ilişkin doğrudan soru sorması açısından alan yazındaki diğer çalışmalardan yöntemsel olarakfarklılaşmaktadır. Ayrıca, Türkiye’de yasın sosyal temsillerine dair daha önce yürütülen bir çalışma olmadığı için, buçalışmanın alan yazına katkı sunacağı düşünülmektedir
  • Article
    Beşeri Değerler ile Devamsızlık Tutumları ve Gerekçeleri Arasındaki İlişkiler
    (2016) Demirutku, Kürşad; Tekinay, Sena
    Bu çalışma, beşeri değerler ile devamsızlık tutumları ve devamsızlık gerekçeleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da bulunan bir vakıf üniversitesinde çeşitli bölümlerde öğrenim gören 180 öğrenci ile bir korelasyon çalışması yürütülmüştür. Katılımcıların değer yönelimleri Potre Değerler Anketi (Schwartz ve diğerleri, 2012) kullanılarak, devamsızlık tutumları ise semantik farklılıklar ölçeği ile ölçülmüştür. Ayrıca öğrenciler, ilgili alanyazından hareketle bu çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen ölçekler üzerinde, çeşitli gerekçelerle dersi olduğu halde okula gitmeme ve okula gittiği halde derse girmeme sıklığını rapor etmişlerdir. Korelasyon analizleri hazcılık ve uyarılma değerlerine verilen önemin devamsızlık tutumları ve gerekçeleriyle olumlu, özyönelim ve uyma değerlerine verilen önemin ise olumsuz ilişkiye girdiğini göstermiştir. Devamsızlık ile ilişkili tutum ve gerekçelerin çeşitli değerleri ifade etme işlevine sahip olabileceği önerilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın ölçüm ve örneklem özellikleri ile ilişkili kısıtlılıkları hesaba katılarak tartışılmış ve bunlara ilişkin gelecek çalışma önerileri sunulmuştur.
  • Article
    Z Kuşağının Girişimcilik Eğilimlerinde Duygusal Zekâ ve Yaratıcılığın Rolü
    (2022) Uçar, Yağmur Başak; Güney, Semra; Orta, İrem Metin; Camgöz, Selin Metin; Metin-orta, İrem
    Amaç: Bu araştırmada, Z kuşağının duygusal zekâ düzeyleri ve yaratıcılıklarının girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın verileri toplam 348 üniversite öğrencisi ve yeni mezun olmuş bireylerden anket yöntemi ile toplanmıştır. Bulgular: Yapılan aracılık analizi, Z kuşağı bireylerde duygusal zekânın girişimcilik eğilimleri üzerinde dolaylı etkisi olduğunu ve bu etkinin yaratıcılık üzerinden şekillendiğini ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki, bireylerin duygusal zekâlarının yaratıcılığı artırdığı ve artan yaratıcılık seviyelerinin de girişimcilik eğilimlerini pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Bu çalışma, Z kuşağının girişimcilik eğilimlerini etkileyen unsurlar ve altında yatan mekanizmaların ortaya çıkarılması hususunda, duygusal zekâ ve yaratıcılığın önemini ortaya koymuştur. Geleceğin iş dünyasını şekillendirmede, kariyer danışmanları, politika yapıcıları ve eğitimcilerin yaratıcılığı besleyici faaliyetler gerçekleştirmeleri konusunda önemli çıkarımlar elde edilebilir. Özgün Değer: Bu çalışma, duygusal zekâ, yaratıcılık ve girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkileri Z kuşağı bireyleri arasında inceleyen özgün bir çalışmadır.
  • Review
    Temel Değerlerin Ölçümü: Portre Değerler Anketinin Türkçe Uyarlaması
    (2010) Demirutku, Kürşat; Sümer, Nebi
    Bu makalede temel değerleri ölçmek için geliştirilen Portre Değerler Anketi (PDA; Schwartz ve ark., 2001) tanıtılmaktadır. Literatürde baskın olan iki değer kuramı ve ölçüm yöntemleri özetlendikten sonra, PDA'nm geliştirilme süreci ayrıntılandırılmıştır. Devamında, PDA'nın Türkçe uyarlamasını yapmak amacıyla bir Türk üniversite örnekleminde yürütülen araştırma sunulmuştur. Bulgular PDA'nın iç tutarlık ve zaman içinde tutarlık bakımından güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermiştir. En Küçük Uzay Analizi ile PDA'nın yapı geçerliği smanmıştır. Kadınların ve erkeklerin değer yönelimleri de incelenmiş ve değer yönelimlerinin farklı olmaktan çok benzer oldukları bulunmuştur. Genel olarak, PDA'nın Türk örneklemi üzerinde kuramsal modele uygun yapı gösterdiği saptanmış ve olası farklılıklar tartışılmıştır. Bu çalışma PDA'nın Türkçe uyarlamasının ileriki çalışmalarda kullanılabilecek düzeyde psikometrik yeterliğe sahip olduğunu göstermiştir.
  • Article
    Çocuğu Hastanede Yatan Ebeveynlerin Aile Merkezli Bakım Alma Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Boztepe, Handan; Yıldız, Gizem Kerimoğlu; Çınar, Sevil; Ay, Ayşe
    Amaç: Bu araştırmanın amacı, çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin, aile merkezli bakım uygulamalarına katılma durumları veetkileyen faktörleri belirlemektir.Hastalar ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma bir çocuk hastanesinin yataklı servislerinde çocuklarına refakat eden ebeveynler ileTemmuz 2014- Nisan 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu araştırmaya katılmayı kabuleden 303 ebeveyn oluşturmuştur.Bulgular: Ebeveynlerin çoğunluğunun (%95) hastanede çocuklarının bakımına katıldıkları, en çok bakımına katıldıkları uygulamaların çocuğun temel fiziksel bakımını karşılamaya yönelik uygulamalar (yemek yeme, hijyen gereksinimlerini karşılama) veilaç uygulaması olduğu (%37,6) belirlendi. Çocukları planlı bir şekilde hastaneye yatırılan ebeveynlerin sağlık profesyonellerinedaha fazla soru sorabildiği belirlenmiştir (p<0,05). Ebeveynlerin çoğunluğunun (%72.6) teslimlere katılmak istedikleri belirlendi. Ebeveynlerin eğitim seviyeleri ve çocuklarının hastalığını, hastanede aldıkları tedavi protokolünü, çocuklarına yapılanuygulamaların nedenlerini ve yatak başı hemşire teslimlerini anlama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkolduğu bulundu (p<0.05).Sonuç: Bu araştırmanın sonucunda, çocukları hastanede yatan ebeveynlerin aile merkezli bakım sürecine katılmalarını planlarken; ebeveynlerin eğitim seviyesi ve çocukların hastaneye yatış şekli gibi özelliklerin, sağlık profesyonelleri tarafından dikkatealınması gerekliliği sonucu ortaya çıkmıştır.
  • Article
    Tetkik Nedeni ile Verilen Açlık İsteminin Hasta Üzerindeki Etkileri: Tanımlayıcı Kesitsel Bir Araştırma
    (2024) Tamer, Fatma; Uçar, Gizem Cansız; Kapucu, Sevgisun
    Amaç: Hastanede yatan hastalarda laboratuvar ve radyolojik tetkik nedeniyle verilen açlık istemi süresinde atlanılan öğün sayısını ve hasta üzerindeki etkilerini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel desende gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklemini, Ekim-Aralık 2020 tarihleri arasında, iç hastalıkları servisinde yatan ve en az 8 saatlik açlık istemi verilen 18-65 yaş arasındaki 78 hasta oluşturdu. Araştırmanın verileri Hasta Tanıtım Formu, Numerik Şiddet Skalası, BARF Bulantı Ölçeği, Nutrisyonel Risk Skoru-2002, KATZ Günlük Yaşam Aktivitesi Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların %11.54’ünün beslenme bozukluğu riskinin yüksek olduğu, tetkik nedeniyle ortalama 12.1 saat aç kaldığı ve bu süre içinde ortalama iki öğün kaçırdıkları belirlenmiştir. Hastaların NRS-2002 puan ortalaması 0.77±1.15, BARF Bulantı Ölçeği puan ortalaması 0.53±1.45, KATZ GYA puan ortalaması 0.32±0.987 ve Beck Anksiyete Ölçeği puan ortalaması ise 25.03±5.95 bulunmuştur. Sonuç: Araştırmamızda, laboratuvar ve radyolojik tetkik nedeniyle verilen açlık istemi süresinde atlanılan öğün sayısının, literatürde belirtilen süreden fazla olduğu ve hastaların susama, bulantı, yorgunluk, anksiyete yaşadığı belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarının klinik alanda çalışan sağlık personeli ile paylaşılması ve hemşirelik uygulamalarına yansıtılması önerilmektedir.
  • Article
    Multipl Skleroz Hastaları için Geliştirilen Bir Grup Psikoeğitim Programının Değerlendirilmesi
    (2019) Saygılı, Dilek Demirtepe; Saygılı, Dilek Demirtepe; Demirtepe-saygılı, Dilek
    Kronik hastalıklar uzun sureli, kısıtlayıcı ve uyum gerektiren durumlardır. Bazı hastalar bu uyum sürecinde hastalıkla baş etmede zorlanır ve bunun sonucunda psikolojik sağlıkları olumsuz yönde etkilenir. Pek çok farklı kronik hastalık için psikososyal destek amaçlı müdahale programları geliştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı kronik bir sinir sistemi bozukluğu olan Multipl Skleroz tanısı almış hastalar için geliştirilen bir grup psikoeğitim programının geliştirilme sürecinin ve sonuçlarının değerlendirilmesidir. En az üç en çok 30 yıl önce Multipl Skleroz tanısı almış katılımcılardan oluşan üç ayrı gruba stres yönetimi, iletişim ve duygu düzenleme konularında toplam 20 oturumluk bir psikoeğitim programı uygulanmıştır. Programın sonuçlarını değerlendirmek için program bitiminde her grup için bir odak grubu görüşmesi yapılmıştır. İçerik analizi sonucunda öğrenme, sosyal destek, günlük hayata aktarma, özgüven ve terapi ilişkisi temaları ortaya çıkmıştır. Temalar değişim süreçlerinin katılımcıların bakış açısıyla detaylı olarak incelenmesini sağlamıştır. Bulgulara dayanarak benzer gruplar için geliştirilecek grup destek programlarına ve etkililik çalışmalarına katkıda bulunacak çıkarımlar yapılmıştır.
  • Article
    Davranışsal Finansın Genç Yatırımcılar Üzerindeki Etkileyici Olan Psikolojik Faktörleri Üzerine Nitel Bir Araştırma
    (2026) Saka, Gamze; Yanık, Zeki
    Araştırmanın amacı, 18–35 yaş aralığındaki bireylerin karar alma süreçlerinin bilişsel yanlılıklar çerçevesinde nasıl şekillendiğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda özellikle aşırı güven, doğrulama yanlılığı ve bulunabilirlik yanlılığı gibi yaygın bilişsel eğilimlerin bireylerin hem finansal kararları hem de günlük yaşamlarına ilişkin genel kararları üzerindeki etkisi incelenmektedir. Araştırma söz konusu yanlılıkların karar verme davranışını ne ölçüde ve hangi yönlerde etkilediğini analiz ederek, genç yetişkinlerin rasyonel karar alma kapasitesinin anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Böylece araştırma, bilişsel süreçler ile karar sonuçları arasındaki ilişkiyi bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirerek literatüre kuramsal ve uygulamalı düzeyde katkı sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmada elde edilen veriler 8 katılımcı ile yüz yüze gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmış ve görüşmeler ses kaydı altına alınarak sistematik biçimde çözümlenmiştir. Elde edilen kayıtlar nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak kodlanmış ve tematik çerçevede değerlendirilmiştir. Katılımcılardan elde bulgular karar alma süreçlerinde yalnızca rasyonel değerlendirmelere dayanmadıklarını, duygusal faktörlerin ve geçmiş deneyimlerin de önemli ölçüde belirleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte doğrulama yanlılığı ve bulunabilirlik yanlılığının, bireylerin hangi bilgiye eriştiği ve hangi bilgiye güven duyduğu üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda, bilişsel yanlılıkların bireylerin kararlarını çoğu zaman farkında olmadan ve sistematik biçimde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların karar alma süreçlerinde rasyonel değerlendirmeler yaptıklarını düşünmelerine rağmen, aşırı güven, doğrulama yanlılığı ve bulunabilirlik yanlılığı gibi bilişsel eğilimlerin tercih ve değerlendirmeleri yönlendirdiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, bilişsel yanlılıklara ilişkin farkındalığın artırılmasına yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının, bireylerin daha eleştirel ve analitik düşünme becerileri geliştirmelerine katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Özellikle genç yetişkinlere yönelik yapılandırılmış eğitim programlarının, finansal ve genel yaşam kararlarında daha tutarlı ve rasyonel tercihler yapılmasını destekleyebileceği önerilmektedir.