3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article Geçici Afet Konutlarının Ortopedik Engellilerin Erişilebilirliği Açısından İrdelenmesi(2021) Ünal, Bülent; Akın, EmelEngelli bireylerin yaşadıkları fiziksel çevre, sahip oldukları fiziksel işlev bozuklulukları ve yetersizlikleri, bu sıkıntıların neden olduğu sınırlamalar yüzünden büyük önem taşımaktadır. Özellikle afetlerden dolayı oluşabilecek merkezi sinir sisteminin ya da iskelet sisteminin zedelenmesi sonucu ortopedik engeller karşılaşılması beklenen ve yaşanan durumlardır. Bu araştırmada, meydana gelen afetlerden sonra kalıcı konutlara geçene kadar geçen ortalama üç yıllık süreçte afetzedelerin yaşamlarını sürdürdüğü geçici afet konutlarının engellilerin erişilebilirliği açısından öneminin vurgulanması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) kullanmakta olduğu genel tip ve engelli tip geçici afet konutu tasarımları, Engelliler İçin Evrensel Standartlar Kılavuzu’nda bulunan kriterlere göre analiz edilmiştir. Buna ek olarak mevcut durum ortopedik engelli bireylerin sanal ortamda oluşturulan geçici afet konutunu deneyimlemesi ile değerlendirilmiş ve anket çalışması ile veriler elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda varolan engelli tip geçici afet konutunun, ortopedik engelli bireylerin erişilebilirliğini sağlayamadığı ve ortopedik engelli kullanıcılar için yeni bir geçici afet konutu tasarımına ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmıştır.Article KALKANEAL EPİN HASTALARINDA FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYİNİN AYAK AĞRISI VE FONKSİYONEL PERFORMANS ÜZERİNDEKİ ETKİSİ(2020) Vergili, Özge; Oktaş, Birhan; Aktaş, Fatma Cansu; Arıkan, Halime; Deveci, Hülya; Arslan, Fatma Cansu AktaşAMAÇ: Kalkaneal epin, hastalara ciddi anlamda rahatsızlık vererek günlük yaşam aktivitelerini kısıtlar. Çalışmamızın amacı bu bireylerde fiziksel aktivite düzeyinin ağrı ve fonksiyonellik yanıtları üzerindeki etkisini araştırmaktı. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma kalkaneal epin tanısı konmuş 41 birey ile yapıldı. Bireylerin yaş, cinsiyet, boy, kilo, beden kütle indeksi (BKİ) ve topuk ağrılarına ilişkin niteliksel ve niceliksel özellikleri sorgulandı. Bireylerin fiziksel aktivite düzeylerini değerlendirmek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA) kullanıldı. Ayak ağrısını değerlendirmek için algometre, fonksiyonel performanslarını belirlemek için 6 dakika yürüme testi ve topuk yükseltme testi kullanıldı. BULGULAR: Bireylerin 8’i (%19,5) düşük düzeyde aktivite, 26’sı (%63,4) orta düzeyde aktivite ve 7’si (%17,1) yüksek düzeyde aktiviteye sahipti. Fiziksel aktivite düzeylerine göre sınıflandırılan bireylerde ayak ağrısı ve fonksiyonel performans parametreleri açısından anlamlı bir fark görülmedi. SONUÇ: Farklı fiziksel aktivite düzeyine sahip gruplar arasında ağrı ve fonksiyonel performans açısından farklılık çıkmamış olsa da çok yüksek düzeyde fiziksel aktivitenin topuk ağrısı / plantar fasit / kalkaneal epin gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğu, bunun özellikle de yüksek BKİ’ye sahip kişilerde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Aktif bir yaşamın ve egzersiz alışkanlığının sistemik endokrin yanıtlar, kas iskelet sistemi ve vücut kompozisyonu üzerindeki olumlu etkileri ile söz konusu şikayetlerin görülme sıklığını azaltabileceği unutulmamalıdır.Article KALKANEAL EPİN HASTALARINDA VÜCUT KOMPOZİSYONU İLE AYAK AĞRISI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ(2019) Vergili, Özge; Oktaş, Birhan; Arıkan, Halime; Aktaş, Fatma Cansu; Arslan, Fatma Cansu AktaşAmaç: Kalkaneal epin özellikle fazla kilolu ve obez erişkinpopülasyonda sık görülen ve bireyin yaşam kalitesini ciddiölçüde etkileyen bir hastalıktır. Çalışmamızın amacı bu hastapopülasyonunda ayak ağrısı ile vücut kompozisyonu arasındakiilişkiyi incelemektir.Gereç ve Yöntemler: Kalkaneal epin tanısı almış olan 25-55yaş arasındaki 44 birey üzerinde gerçekleştirilmiş olançalışmada ağrı şiddeti ve ağrılı bölge sayısı ayak ağrısınıdeğerlendirme parametreleri olarak ele alınırken, vücut kitleindeksi, bel kalça oranı, deri altı yağ dokusu ölçümlerinden eldeedilen yağ yüzdesi, yağ ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı verileri iseadipoz dokuyu değerlendirmek amacıyla kullanılmıştır.Bulgular: Obez olan hastalarda kronik hastalık görülme sıklığıkalkaneal epin tanılı diğer bireylere nazaran daha yüksekbulunmuştur. Ayak ağrısına ilişkin parametreler ile vücutkompozisyonu parametreleri arasında anlamlı bir ilişkisaptanmamıştır.Sonuç: Bu çalışmada adipoz dokuya ait yağ yüzdesi, yağağırlığı, yağsız vücut ağırlığı gibi parametreler ile ayak ağrısıarasında bir ilişki olmadığı belirlenmiş olup, adipoz dokunundeğerlendirilmesinde daha objektif ölçüm yöntemleri üzerindeodaklanılması gerekliliği bir kez daha vurgulanmıştır.

