2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis Katılım Bankalarında Bireysel Pazarlama Faaliyetleri ve Tüketicilerin Katılım Bankaları Tercihinde Etkili Olan Faktörler(2013) Uslucan, Emre; Hacıhasanoğlu, BilgeDünyada giderek artan küreselleşme, yerel pazarları daha fazla rekabete açık hale getirmiş bunun yanında bilgi teknolojileri ile birlikte daha da bilinçlenen tüketiciler de her bir işletme ve sektörün müşteri odaklı bireysel pazarlama yaklaşımını benimsemeye zorlamıştır. Bu sektörlerden biri de bankacılık sektörü olup, faizsiz bankacılık prensibini benimseyen katılım bankaları, dünyada genel geçerli klasik bankacılık sistemi ile rekabet edebilmek için de bireysel pazarlama uygulamalarına ihtiyaç duymuştur. Ancak sistemin farklı oluşu, elbette katılım bankalarının da çok daha farklı bireysel pazarlama yaklaşımı benimsemesini gerektirmiştir. Bankacılık sisteminin iktisadi ve iktisadi olmayan her alandaki etkisi dikkate alındığında etkili bir pazarlama yaklaşımı, katılım bankaları için büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla bu çalışmada katılım bankalarının bireysel pazarlama stratejileri ve uygulamaları, müşteri kitlesinin özellikleri ve rekabet koşulları dahilinde analiz edilmiştir. Sonuçlar göstermektedir ki, katılım bankaları, bireysel pazarlama faaliyetlerini hedef pazarın özelliklerine ve müşteri gruplarının farklı tercihlerine göre revize ederek rekabet avantajı yaratabilecektir. En önemlisi de din vb. nedenlerden çok, getiri olanakları nedeniyle katılım bankaları tercih edilmektedir. Türkiye?deki katılım bankalarının ise bireysel pazarlama yaklaşımında, rekabet koşullarının zorlaması nedeniyle, bireysel pazarlama stratejilerini dünyadaki emsallerine göre daha başarılı yürüttüğü sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: 1. Bireysel Pazarlama 2. Katılım Bankacılığı 3. Faizsiz Bankacılık 4. KüreselleşmeMaster Thesis Özel Finans Kurumlarının Katılım Bankalarına Dönüşümünün Sebepleri ve Sonuçları(2007) Darçın, Ahmet Cüneyt; Battal, AhmetÖzel finans kurumları, ülkemizde faaliyete geçtikleri 1985 senesinden 16.12.1999 tarihinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun kapsamına alınana dek Bakanlar Kurulu Kararına dayalı olarak faaliyet göstermekteydi. Bu gelişme birçok yönden yeterli bulunsa da özel finans kurumlarının ?banka? vasfına net bir tanımlama sunmayışı tartışmaları tümüyle sonlandıramamıştır. Öte yandan ?özel finans kurumu? olarak adlandırılan kurumların bu adlandırmayla son derece yetersiz biçimde tanımlanıyor oluşu ve yanlış çağrışımlara neden olunması yeni isim arayışlarına yol açmıştır. Nihayet katılım bankacılığı kavramı ortaya atılmış ve kısa sürede kabul gören bir tanımlama haline gelmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile özel finans kurumları ?katılım bankası? adını almış ve böylece bu bankalar için yeni bir dönem, katılım bankacılığı dönemi başlamıştır. Türk bankacılık sektöründe yer alan üç banka türü; mevduat bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile katılım bankalarıdır. Bilanço büyüklüğü açısından katılım bankaları 2007 yılının ilk yarısı itibariyle bu üç banka türünden oluşan bankacılık sektörümüzün yüzde 3,2'sini oluşturmaktadır. Bu oranın toplam içinde büyük bir yer tutmamasına rağmen hemen her yıl istikrarlı olarak artış gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda katılım bankacılığının ilerleyen yıllarda bankacılık sektöründe ağırlığını artırması muhtemeldir.Bu çalışma ile, özel finans kurumlarının katılım bankalarına dönüşmesini netice veren yasal düzenlemenin doğurduğu hukuki sonuçlar ve bu değişimin kamu oyunun bu kurumları algılayış şekline ne yönde etki ettiğinin ortaya konması amaçlanmıştır.
