16 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 16
Review Article Atatürk Dönemi Dış Politikasında Barış İlkesinin Uygulanmasına Bir Örnek: İspanya İç Savaşı(2022) Birlik, Gültekin K.Avrupa’daki pek çok devlet İspanya iç savaşına taraf olmuşken, Türkiye iç savaşa “karışmama” politikasını benimsemiştir. Türkiye bu kapsamda, iç savaştaki taraflara silah satışını ve Türk vatandaşlarının iç savaşa katılmasını yasaklamıştır. Türkiye iç savaştan, iç ve dış politika alanlarında olumsuz şekilde etkilenmesine karşın, benimsemiş olduğu “Yurtta Barış, Dünyada Barış” prensibinin gereği olarak, iç savaşın “barış” yoluyla çözümlenmesi yönünde çaba göstermiştir. İç savaş Cumhuriyetçilerin aleyhine gelişmesine rağmen, Türkiye iç savaş boyunca resmi olarak, seçilmiş olan Cumhuriyetçi hükümeti tanımıştır. Türkiye ancak iç savaş sona erdikten ve dünya tarafından tanındıktan sonra, Milliyetçi hükümeti tanımış ve karşılıklı olarak diplomatik temsilci değiştirmiştir. Türkiye, barış prensibinin bir gereği olarak, İspanya iç savaşının “insani yönüyle” yakından ilgilenmiştir. İç savaşın en büyük insani sorunu olan mülteciler konusunda, Madrid’de Türkiye’ye sığınan Milliyetçi İspanyol mülteciler sorununu, “siyasi geleneğine uygun olarak” çözmeye karar vermiş ve 1937 yılında mültecilerin İspanya’dan Türkiye’ye getirilmesi için girişimde bulunmuştur. 1938 yılında Madrid’de Türkiye’ye sığınan Milliyetçi İspanyol mültecilere Cumhuriyetçi hükümetin bu kez müdahalede bulunması üzerine tepkiler göstermiştir. Türkiye resmi olarak seçilmiş olan Cumhuriyetçi hükümeti tanımakla birlikte, iç savaş boyunca, ihtiyacı olduğunda hem Milliyetçilere, hem de Cumhuriyetçilere “insani yardımda” bulunmuştur. Türk basını her iki tarafı destekleyen yayınlar yapsa da, esas itibarıyla, Türkiye’nin barış prensibine paralel olarak, İspanya’nın iç işlerine müdahale edilmemesini, çözümün İspanyollara bırakılmasını ve sorunun barış yoluyla çözümlenmesini savunmuştur.Article Critical Discourse Analysis of News Texts: A Case Study on undefinedthe Operation Shah Euphratesundefined(2016) Soy, Özlem Şahin; Durmuş, SerapT oday's communication technologies have maximised the communication speed. This huge development in communication in the international arena also paved the way for the emergence of a great amount of translation need and market. Media has been among the institutions which needs the translation the most. As it is the translation of news texts for media, such institutions followed a functionoriented approach to translations. That is to say, while translating a news text into any other language, the news translator or the journalist needs to keep the purpose of the source-text, which is to create an intended effect on source-language readers, in the target-text: to create an intended effect on the target language reader. This intended effect of news texts has attracted the attention of discourse analysis. Thus, critical discourse analysis methods have been developed in order to explicate the ideological elements imbedded in news texts. In other words, Critical Discourse Analysis is a research method, which searches for how social phenomena such as power relations, moral values, ideologies and identity definitions are reflected on individuals and social orders through linguistic structures. The determination of how and to what extent these power relations, moral values, ideologies and social phenomena take place in news texts is the purpose of this study. To this end, Teun A. van Dijk's Critical Discourse Analysis model is taken as the basis for this study as it allows a detailed analysis of news texts. News texts on 'Operation Shah - Euphrates' dated 02.23.2015 in Turkish newspapers published in English have been selected as sample texts for the analysis. Although the newspapers published in English have been taken as the main analysis material, the original texts in newspapers published in Turkish have also been included to give an idea about the transfer of political language with its intended messages, which is explained simply as "the idea that the communicator wishes to convey to and have accepted by the receiver" (Koekemoer, 2004, p. 43). At the end of the analysis, it has been observed that the news texts of Hürriyet Daily News, Today's Zaman and Daily Sabah, whose 1. Critical Discourse Analysis of News Texts: A Case Study on the Ope-ration Shah Euphrates1.1. Political Text TypesWhat is determinative in translation is to convey the message of the source text to the target text reader, which makes translation a type of communication. As for the translation of political texts, what matters both on lexical and conceptual levels is the discourse selection to create the very same behavioural change in the target reader.Article Posthumanizm Tartışmasının Düşündürdükleri: Haddini Bilmek ile Haddini Aşmak Arasında İnsan(2021) Gençoğlu, FundaBu makale posthümanizm tartışmalarının ancak kadim ‘insan nedir’ sorusunun geçmişten bugüne doğurmuşolduğu epistemolojik-etik-politik tartışmalarla birlikte ele alındığında bir açılım sağlayabileceğini iddiaetmekte ve bunu gösterebilmek için, siyasal düşünceler tarihinde insanın düşünülüş biçimlerine dair orijinal birkategorizasyon sunmaktadır. Bu çalışmada geliştirilen ve özgün bir katkı olması umulan kategorizasyona göre,epistemolojik-etik-politik düzlemlerde insan nedir sorusunun ele alınış biçimi ve verilen yanıtlar, ilk bakıştabüyük bir çeşitlilik/çoğulluk gösteriyor olmasına rağmen, esas itibariyle bu arayış bir sarkacın iki uçtasalınımını andırmaktadır. Bilindiği üzere, siyasal düşüncenin başlangıcı, yaygın olarak, mottoları ‘İnsan herşeyin ölçüsüdür’ olan Sofistler’e dayandırılır. Bu motto, burada bizim için bahsi geçen sarkacın hareketinebaşladığı taraf olarak ele alınmaktadır; diğer tarafta da onlardan hemen sonra gelen, siyasal düşüncede bir çığıraçtığı konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu Sokrates ve onun ‘Kendini bil’ öğretisi bulunmaktadır. Ve,bu makalenin önermesine göre, bu sarkacın bu ikisi arasındaki salınımı o tarihten bu yana hiç durmamıştır.İkinci olarak, bu makale “insan gerçekte nedir?” sorusunun ayrılmaz biçimde özgürleşme/özgürlük sorunsalıylaiç içe olduğunu öne sürmektedir. İnsanın ‘Ben neyim’ sorusuna verdiği cevap ‘Ne yaparsam/ne olursa özgürolurum?’ sorusuna verdiği cevapla iç içedir. Söz konusu kategorizasyonun terimleriyle, insan haddinibilince/bilirse mi özgür olur, haddini aşabilince/aşabilirse mi? Üçüncü olarak, bu makale posthümanizmin buikili karşıtlık arasındaki salınıma bir dokunuş olduğunu öne sürmektedir. Posthümanizm ikili karşıtlıklar,özcülük ve keskin ayrımlar karşısında konumlandığı, buna karşılık olumsallık, devinim ve geçirgenlik gibikavramların altını çizmekte olan bir yaklaşım olarak insanı ne salt haddini aşabilmek üzerindentanımlamaktadır ne salt haddini bilmek üzerinden; aynı zamanda da posthümanizm insanı hem haddiniaşabilmek üzerinden tanımlamaktadır hem de haddini bilmek üzerinden. Bu durumda özgürlük sorunsalı birazdaha karmaşık hale gelmektedir. İnsanın özgürleşmesi ne zaman haddini bileceğine ne zaman haddini aşmayacesaret/cüret edeceğine karar verebilmesiyle ilişkilidir.Article NAZİ ALMANYASI İŞGALİNDEKİ POLONYA'DA PROPAGANDAPOSTERLERİ ÜZERİNDEN YAHUDİLERE KARŞI NEFRET SÖYLEMİİNŞASI(2019) Çakı, Caner; Gazi, Mehmet; Çakı, GülPolonya'da, İkinci Dünya Savaşı'ndan önce yaklaşık üç milyon Yahudi yaşamaktaydı. Bu sayı 1939 yılında Nazi Almanya’sının Polonya'yı işgal etmesinden sonra sistemli olarak azalmıştı. Naziler, işgali altında bulundurdukları Polonya'da Yahudilere karşı olumsuz bir imaj oluşturarak, Polonya halkının Yahudilere yardım etmesini önlemeyi, aynı zamanda Polonyalıların Yahudilerin saklandıkları yerleri ihbar etmelerini amaçlamıştır. Bu çalışmada Nazi propagandasının Polonya'da Yahudilere dinine karşı nefret söylemi inşasında posterleri nasıl ve ne şekilde kullandıkları incelenmiştir. Bu amaçla çalışmada Nazi propagandası tarafından Polonya'da basılan ve günümüzde Amerika Birleşik Devletleri Holokost Anıt Müzesi'nde yer alan beş antisemitist propaganda posteri nefret söylemi bağlamında incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında belirlenen Nazi propaganda posterleri, Fransız dilbilimci Roland Barthes'ın göstergebilim anlayışı ışığında analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular kapsamında, Nazi propaganda posterlerinde Yahudilerin yalnızca insanlığın kötülüğü için çalıştığına ve Hıristiyanlık dini için büyük bir tehlike oluşturduğuna yönelik mitler inşa edildiği sonucuna ulaşılmıştır.Article İhtiyaçlar Sorunlar ve Sanat(2015) Ünver, Erdemİnsana özgü olan sanatın kaynağı, insan ihtiyaçlarıdır. Yeme-içme, can güvenliği ve neslini devam ettirebilme sorunlarıyla karşı karşıya kalan ilkel insan, sanatı bu temel ihtiyaçların çözüm yöntemi olarak değerlendirmiştir. Büyüsel anlam taşıyan bu davranışlar, insanlığın gelişim seyrine bağlı olarak değişerek günümüze kadar gelmiştir. Sanat, kendi döneminin şartlarına göre şekillenmiş, kendini üreten çevreyle, tarihsel anla denge içinde olmuştur. Kişilerin bireysel istek ve beklentilerinden öte, açıklanabilecek kararlı gerekçelerle ortaya çıkmıştır. İlkel dönemde toplum adına üreten büyücü, arkaik dönemde Tanrı Kral adında üreten usta, insanı merkeze alan hümanist klasik dönemde üreten zanaatçı- sanatçı, sanayi ve bilimsel teknoloji çağında üreten tasarımcı sanatçı, hep toplum adına çalışmıştır.İnsanla birlikte var olan ihtiyaçlar ve sorunlar sürekli artarak devam etmiştir. Kazanma ve üstün gelme, hükmetme arzusu barış, güven, sevgi, saygı, hoşgörü ortamına egemen olmuştur. İnsanlığı ve dünyayı bir bütün halinde düşünmenin ortak mutluluk getireceği anlaşılamamıştır. Gelinen noktada, ilkel insanın sorunları çözme yöntemi olarak gördüğü sanat anlayışına, çağdaş insanın farklı nedenlerle dönüş yapması gerekmektedir. Tarih boyunca ihtiyaçların, dinin, yönetimin, ideolojilerin, bireysel duyguların ve estetiğin sözcülüğünü yapan sanatın, varlığını sürdürdüğü tek gezegenin ve insanlığın yaşaması için yeni görevler alması tartışılmalıdırArticle Yenimahalle Belediyesi Monografisi(2017) Şahin, Savaş Zafer; Gözcü, Ali CanYakın dönemde Türk kamu yönetiminde gerçekleştirilen en dramatik değişiklik ve reformların yerel yönetimler alanında olduğu görülmektedir. Bunun sonucunda, gelişen ve değişen büyük kentlerin yapılarını dikkate alan büyükşehir sistemi değişikliği gibi yapısal reformların yerel yönetim pratikleri üzerindeki etkilerini izleyebilmek çok önemli hale gelmektedir. Bu monografi çalışması, daha önce Çankaya ve Keçiören Belediyeleri için geliştirilmiş monografi yaklaşımını kullanarak Ankara Yenimahalle Belediyesi'nin belli bir yıldaki durumunu tespit edip sorun ve potansiyellerini ortaya koymaktadır. Monografide, niteliksel ve niceliksel araştırmalara dayalı olarak Yenimahalle Belediyesi'nin 2014 yılı itibarıyla dış çevre koşulları, hizmet sunumu, karar verme süreçleri, teknoloji kullanımı ve iletişim alanlarında bütünsel bir değerlendirmesine yer verilmiştirArticle GÜNDELİK HAYAT ve MEKÂN: MODA AİLE ÇAY BAHÇESİ(2024) Şahin, Dilek; Demirel, Emre; Demire, EmreMekân, fiziksel tanımlamaların ötesinde gündelik hayat pratikleriyle sürekli şekillenen ve kendini tekrar inşa eden bir yapıdır. Bu çalışmada, mekânın önceden tanımlanmış ve ortaya konmuş fiziksel sınırlarının yanında; bireyin gündelik hayat pratiklerinin devingen, dinamik, esnek bir mekân oluşturma potansiyeli çay bahçeleri üzerinden ölçülecektir. Türk toplumu içerisinde geçmişten bugüne sahip olduğu kültürel ve sembolik değeriyle birlikte; çay bahçelerinin insanların günlük yaşam akışı içindeki çeşitli etkinliklerini gerçekleştirdiği, bütünleştirici ve eşitlikçi bir sosyal ortam sunmasıyla kültürümüze özgü benzersiz bir mekân yarattığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, toplumun her katmanından insanın bir araya gelebildiği toplumsal alan haline gelen çay bahçelerinin mekânsal anlamda incelenmesi ve gündelik hayat içindeki yerinin yeniden değerlendirilmesi önemli bir konu haline gelmektedir. Bu çerçevede çalışma İstanbul’un en eski ve en bilinen çay bahçelerinden biri olan İstanbul Moda Aile Çay Bahçesi’ni ele alacaktır. Çalışmanın kapsamında gündelik hayat içerisindeki mekânsal pratiklerin çözümlenmesinde Lefebvre’den çıkarım yapılan “eşitleyici, gündelik hayat, mekân üretimi, toplumsal ilişkiler ve bir arada olma” kriterleri üzerinden bir analiz hedeflenmiştir. Çalışma ağırlıklı olarak kuramsal bir tartışma çerçevesinde mekâna bakmakta ve bu doğrultuda elde edilen mekânsal veriler Moda Aile Çay Bahçesi özelinde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaktadır. Gözlem tekniği kullanılarak gerçekleştirilen saha çalışmasından elde edilen ampirik bulgular aracılığıyla, gündelik hayatın oluşumunu destekleyen kentsel mekânın deneyimlenmesine ve mekânsal pratiklerin belirlenmesi üzerine odaklanılmaktadır.Article Ab Temel Haklar Şartının Ab Hukuku İle İlişkisi(2016) Arsava, Ayşe Füsun2009'da primer hukuk 2009'da primer hukuk olarak bağlayıcılık kazanan AB Temel Haklar Şartı, AB Divanı içtihatında artan şekilde rol oynamaktadır. Temel Haklar Şartına AB Divanının yapmış olduğu atıf her sene daha çok artmaktadır. Temel Haklar Şartı sadece düzenlediği münferit haklar bakımından değil, genel hükümleri itibariyle de çok sayıda hukuki soruna yol açmaktadır. Bu sorunlardan birini oluşturan Temel Haklar Şartının Birlik hukukunun diğer hükümleriyle, ulusal hukukla ve uluslararası hukukla ilişkisi makalede ele alınmaktadırArticle Orhan Veli Kanık’ın Şiirlerinde Bilinçaltının Metaforik Yansımaları(2021) Ulus, GökçeTürk Edebiyatı, Cumhuriyet’in ilânıyla büyük bir evrim geçirmiştir. Orhan Veli Kanık, Türk edebiyatının bu değişiminde büyük rol oynayan bir aydındır. Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatında şiir türünün en güçlü temsilcilerinden biri olan Orhan Veli Kanık’ın şiirleri birçok kaynakta veya birçok kişi tarafından düşünsel derinliği olmayan, gündelik konuları yansıtan eserler olarak yorumlanır. Ancak edebiyat tarihimize böylesi büyük bir iz bırakan modernist şair Kanık’ın şiirleri, tutarlı bir biçimde bazı metaforlarla örülmüştür. Farklı bakış açıları ve kuramlarla yorumlandığında değişik anlamlar çıkarılabilecek bu şiirlerde şairin bilinçaltından yansımalar bulunduğu ve şairin belli bir duruşunun olduğu görülmektedir. Bu çalışmada Sigmund Freud referans alınarak şairin kullandığı metaforlar üzerinden özne kurgusu, psikanalitik şiir çözümlemesi denemesiyle anlaşılmaya çalışılmaktadır.

