Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Türk Dış Politikasında Doksanlı Yıllar ve Ab Perspektifinde Değerlendirilmesi
    (2012) Köymen, Yiğit; Aygül, Cenk
    Doksanlı yıllar devlet dışı aktörlerin öneminin arttığı, özellikle büyük devletlerin daha çok ekonomik nedenlere dayalı yeni ittifak arayışlarına girdiği, sürekli enerji arzını garanti edecek büyük oyunların senaryolarını hazırladığı ve bölgesel entegrasyonların keskinleşmeye başladığı yıllar olarak bilinmektedir. Bunlardan başka, doksanlı yıllar tüm dünyada aslında yeni bir dünya düzeninin başlangıcı sayılmaktadır. Çünkü, çift kutuplu bir dengeye dayanan dünya siyasal sistemi bitmiş, Varşova Paktı etkisini kaybetmeye başlamış, Doğu Avrupa'da bulunan eski Sovyet tiranlığına bağlı ülkelerdeki çözülmelerin etkisi Rusya'nın birinci kuşağında bulunan ülkelere kadar sirayet etmiş, Körfez Savaşı ile birlikte Ortadoğu'nun yeniden şekillendirilmesi sürecine girilmiş, NATO, üye sayısını artırmaya, dolayısı ile etki alanını genişletmeye başlamış, AB ise bütünleşmenin altyapısını tamamlamaya ve Avrupa kıtasının tamamını şemsiyesi altına almaya doğru bir planlamanın içine girmiştir. Türkiye ise tüm bu değişen koşullara karşın, iç siyasi çekişmeleri çok derin yaşadığından doksanlı yıllarda dış politikadaki hızlı gelişmelere fazla ayak uyduramamış, eskinin edilgen devlet bürokrasisi içerisinde hareket etmiş ve özellikle de dış politikada pro-aktif olamamanın getirdiği sürekli bir bekle-gör politikasını takip etmiştir. Bu itibarla, bugünü daha iyi anlayabilmek için o yılları iyi analiz etmek gerekmektedir. Bu tezin önemi de o yıllarda kaçırılan fırsatlar, ileriyi görememe, tüm doksanlar boyunca yaşadığımız sürekli koalisyonlar, siyasi çekişmeler ile birlikte yapılan hataların sonuçlarını irdeleme ve bazı alternatiflerin üzerinde durmaktır. Tezin bir de AB boyutu bulunmaktadır. Bu kısımlarda ise öncelikle AB, bütünleşme politikaları açısından incelenmiş ve ?Türkiye bu bütünleşme sürecinde neden olmalıdır? sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Sonra kısaca Türkiye-AB ilişkilerinin dönemsel analizlerine ve önemli tarihsel dönüm noktalarına bakılmıştır. Ayrıca, Türkiye'nin tam üyelik başvurusu sonrası AB içindeki dengeler, ABD'nin Türkiye'ye olan desteğinin AB içinde farklı gruplaşmalara yol açması ve bunların nedenleri de incelenmiştir. Bunlardan başka, AB güvenlik politikalarına Türkiye'nin katkısı ile AB'ye tam üyeliğin Türkiye'nin stratejik öneminin artmasına yönelik ne gibi etkileri olabilirdi sorusunu da yanıt aranmaya çalışılmıştır. Böylece o yılları günümüzdeki gelişmelere göre tekrar inceleme imkanı doğmuştur.Çalışma boyunca öncelikle kavramsal ve kuramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Ayrıca, konu dış politika olduğu için dış politikanın çeşitli uluslararası ilişkiler teorilerine göre tanımı ve doksanlı yıllarda Türk Dış Politikası'nın genel olarak hangi teorinin pratiğinin uygulanmasına göre şekillendiğine bakılmıştır. Genelde realist bir perspektif hakim olmakla birlikte, liberal yaklaşımlar da sık sık kullanılmıştır. Son olarak, her ne kadar belirli bir dönem incelense de ulusal çıkarlarımız ve dış politikada bizim için önemli olan konu başlıklarına da değinilmiştir.
  • Master Thesis
    Yerel Yönetimlerin Kürt Kökenli Grupların Büyükşehirlere Göç Sonrası Entegrasyon Sorunlarına Yaklaşımı: Ankara Örneği
    (2011) Küyük, Nurten; Şahin, Savaş Zafer
    İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren; insanlar, ekonomik, siyasal, etnik sorunlar gibi çeşitli nedenlerden dolayı kalıcı olarak yer değiştirmek ( göç etmek ) durumunda kalmışlardır. Savaştan kaçmak, daha iyi şartlarda yaşamak, çalışmak ve daha çok para kazanmak vb. bu sebeplerden bazılarıdır.Aslında bu kitlelerin göç etmelerinin ? diğerleriyle kıyaslandığında- en büyük sebebi ekonomik sorunlardır. Ülkelerinde veya bulundukları yerleşim biriminde çalışabilecekleri istihdam alanlarının yeterli olmaması ve dolayısıyla iş bulamamaları, onları göç etmeye mecbur kılmıştır. Türkiye'den göç eden insanlarda da bu durum aynıdır, çoğunlukla Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelere iş bulmak, çalışmak, daha iyi şartlarda yaşamak, insan muamelesi görerek yaşamak ümidiyle göç etmişlerdir.Ancak, Türkiye içinde yaşanan iç göçlerde durum biraz farklıdır. Özellikle Güney Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesindeki illerden, büyükşehirlere, batıya ve Akdeniz bölgesindeki illere , yerleşim birimlerine yoğun göç yaşanmasının sebepleri sadece ekonomik nedenlerle sınırlı değildir. Ekonomik sorunların yanı sıra, devletin o bölgelerde yeterli güvenliği sağlayamaması, terör eylemlerinin aşırı derecede artması, yaşayan köy halkının tüm geçim kaynaklarının ve evlerinin yakılıp-yıkılıp yok edilmesi ve köy koruculuğu sistemindeki boşlukları avantaj olarak kullanan kişilerin artması ve kaos ortamı oluşturması gibi nedenler bulunmaktadır.Diğer illere göç edenlerin, yeterli miktarda konut alanı olmaması sebebiyle kent merkezlerine kabul edilmemeleri, o illerde gecekondulaşma oranını hızlı bir şekilde arttırmıştır. Göç ettikleri illerin kenar mahallelerinde, kente eklemlenerek yeni bir yapılanma oluşturmuşlardır. Bu yapılanmalardan, özellikle ?Kürt Kökenli? grupların oluşturduğu bölgeler, dilleri, giyim tarzları, kültürleri ve davranış biçimleri dolayısıyla ayrı bir yaşam tarzına sahiptirler ve bu yüzden de göç ettikleri yerleşim biriminin ortamına uyum sağlayamamaktadırlar.Kitlesel olarak ayırımcılığa maruz kalmaları, lisanları dolayısıyla net bir şekilde kendilerini ifade edememeleri, çok kalabalık nüfuslu aileye sahip olmaları, iş bulamamaları, maddi imkânlarının yeterli olamayışı gibi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşamlarını sürdürebilmek için de farklı arayışlar içine girmektedirler. Bu grupların, halkla iç içe yaşam standartlarında yaşayabilmeleri için ?devlete- iller bazında da yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir. Entegrasyon ve uyumları için yapılması gerekenler, ?en ince ayrıntısına kadar ? izlenmesi gereken politikalar belirlenmeli ve aşama aşama uygulanmaya başlanmalıdır. Yerel yönetimlerin, bu grupların adaptasyonları için eğitim, sağlık, kültürel dayanışma, sosyal yardımlar, meslek edindirme, yaşayacak yer sağlama gibi konularda bir program çizip ( STK'lar, üniversiteler, dernekler, gönüllüler kanalıyla), hizmet sunum süreçlerini geliştirmeleri gerekmektedir. Her şeyden öte, temel hak ve özgürlüklerin önemli bir unsuru olan etnik kimliklerin yerel yönetimlerin hizmet sunum süreçlerinin yeniden tanımlanmasında ve iyileştirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı; topraklarında binlerce etnik gruptan insanın çalıştığı ve yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti'nde, ?Kürt Kökenli? grupların göç ettikleri yerleşim birimlerinde, karşı karşıya kaldıkları olumlu - olumsuz davranışları, koşulları ve sorunları ortaya çıkartmak, ?geri dönüşler? için yeterli düzeyde çalışmalar yapılıp yapılmadığını araştırmak, Yerel Yönetimler bazında da Ankara İlinde bu sorunlara çözüm üretilip üretilmediğini incelemek, geliştirmekte oldukları politikaların var olup olmadığını araştırmak, varsa sunulmasını sağlamak, yoksa öneri olabilecek çözüm politikaları sunmaktır.Anahtar Kelimeler : Etnik gruplar, göç , entegrasyon, kentleşme, yerel yönetimler, Kürt kökenli gruplar (ya da kentliler)