7119 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 7119
Article Citation - Scopus: 1An Investigation on the Dna Binding Activities of Melamine, Cyanuric Acid and Uric Acid(Editura Acad Romane, 2021) Senol, Ali; Devrim, Alparslan Kadir; Sudagidan, Mert; Ozalp, Veli CengizMelamine can be added to various foods such as milk, milk powder, baby food, pet, and livestock feed for cheating purposes due to its high nitrogen content. Regarding its usage in food products, there is a need to investigate its possible interactions with DNA. Thus, this study aimed to investigate the interactions of melamine and its metabolized products, cyanuric acid and uric acid with genomic DNA, isolated from eukaryotic (calf thymus) and prokaryotic (Staphylococcus aureus) sources. UV-absorbance spectrophotometry, fluorescence spectrophotometry, and agarose gel electrophoresis techniques were used to evaluate these interactions. The five different concentrations of melamine, cyanuric acid, and uric acid were incubated with fixed DNA concentration and it was determined that the test compounds interacted with the DNA molecules. The data obtained by UV-absorbance and fluorescence spectrophotometry techniques revealed an increase in wave peaks observed with the increasing substance concentration. After the obtained data of the aforementioned techniques were evaluated together, it was concluded that melamine, cyanuric acid, and uric acid bonded to the eukaryotic and prokaryotic genomic DNA materials via groove binding.Article Citation - WoS: 6A Light Bulb in Every House the Istanbul General Electric Factory and American Technology Transfer To Turkey(Johns Hopkins Univ Press, 2022) Tunc, Tanfer Emin; Tunc, GokhanIn 1946, Turkish entrepreneur Vehbi Koc signed an agreement with the U.S. firm General Electric to build and operate its first light bulb factory in the Near/Middle East, in Istanbul. This private joint venture introduced new manufacturing techniques, business practices, and consumer habits to Turkey, opening channels of postwar technological exchange. Closer examination of the GE-Koc partnership reveals that during the early Cold War, the transfer and embedding of American technologies in Turkey was a politically complicated process of innovation that required constant adaptation. Fraught with unforeseeable obstacles, it also required cautious negotiation with multiple transnational actors. The story of the GE-Koc partnership thus adds a new dimension to historical understandings of the Turkish Cold War experience and the Americanization of the region. It illustrates how transferring a nonmilitary, soft-power, domestic technologythe light bulb-played a significant role in Turkish-American relations and therefore contributes to studies of U.S. Cold War diplomacy through transnational investment in innovation.Master Thesis Çalışan Destek Programı ve Çalışanların Moral ve Verimliliğindeki Rolü Üzerine Bir Araştırma(2018) Farman, Tarıq Mahmood; Tuzlukaya, ŞuleÇalışan Destek Programı, çalışmayı etkileyen sorunlara ve sorunların çözümüne yardımcı olur. Bu konular sadece çalışma ortamı sorunları değildir. Çalışan Yardımı Programları, çalışanların ilişki sorunları, ayrılık ve kayıp, aile içi şiddet ve finansal sorunlar gibi sorunlarını anlamalarına ya da aşmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Çalışan Destek Programı'nı (ÇDP) ve çalışanların moral ve üretkenliği üzerindeki rolünü incelemektir. Bu amaçla, bu çalışma Çalışanlara Destek Programı ile ilgili tanım ve temel bilgiler başlamıştır. Sonra, amaç Çalışanlara Sağlanan Destek Programı'nın Çalışanlara Yönelik Moral ve Verimlilik üzerindeki etkilerini anlamaktır. Veriler yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma ve görüşmeler boyunca araştırmacı, Çalışan Destek Programı'nın bir kuruluş veya şirket için çok faydalı olabileceğini tespit etmiştir. Bu program, çalışanlara birçok farklı şekilde fayda sağlar. Bu araştırmanın ana bulguları, bir kurumdaki iki önemli unsur olan çalışanların moral ve üretkenliğine işaret etmektedir. Görüşmelerden sonra yöneticilerin görüşleri NVIVO 12 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularından sonra cevaplar on iki ana tema altında yazılmıştır ve bu temalar alt temalarla takip edilmiştir. Görüşülen kişilerden zaman kısıtlaması nedeniyle, araştırma mümkün olduğu kadar etkili bir şekilde yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak, Çalışan Destek Program'da gizlilik çok önemli olduğu için, Çalışan Destek Programı'ndan yararlanan çalışanlara başvuruda bulunulmamıştır.Article Citation - WoS: 5Component Importance in Coherent Systems With Exchangeable Components(Cambridge Univ Press, 2015) Eryilmaz, SerkanThis paper is concerned with the Birnbaum importance measure of a component in a binary coherent system. A representation for the Birnbaum importance of a component is obtained when the system consists of exchangeable dependent components. The results are closely related to the concept of the signature of a coherent system. Some examples are presented to illustrate the results.Doctoral Thesis Hilary Mantel'in Every Day Is Mother's Day (1985), Doris Lessing'in Beşinci Çocuk (1988) ve Jodi Picoult'nun Cam Çocuk (2009) Eserlerinde Annelerin Engelli Çocuk Yetiştirme Deneyimi(2025) Semercioğlu, Pelin Duygu Aksu; Tekin, KuğuBu tez, Hilary Mantel'in Every Day is Mother's Day (1985), Doris Lessing'in Beşinci Çocuk (1985) ve Jodi Picoult'nun Cam Çocuk (2009) adlı eserlerinde engelli çocukların annelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Engelli çocukların annelerinin karşılaştığı zorluklar ele alınırken, annelik deneyimleri ve çocuklarıyla olan ilişkileri, ailelerde babaların rolleri, engelliliğin temsili ve romanların geçtiği zamanlardaki sosyal, eğitim ve sağlık hizmetlerinin işlevleri de tartışılacaktır. Bu tez engelli çocukların annelerinin yaşadığı zorlukların, esasen, toplumsal düzenin ataerkil yapısından kaynaklandığını ve bu düzenin büyük ölçüde engelsiz heteroseksüel erkek bireyler için tasarlandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, tez annelik ve feminist engelli çalışmalarını temel almakta olup, Judith Butler'ın Performativite Kuramı ve Rosemarie Garland Thomson'ın Feminist Engellilik Kuramına referansla bir inceleme gerçekleştirmektedir. Butler'a göre toplumsal cinsiyet rolleri, tekrar eden pratikler sonucunda şekillenir ve norm olarak kabul edilir; dolayısıyla doğal değil, toplumsal olarak inşa edilmiştir. Garland Thomson ise engelliliğin fiziksel değil, toplumsal olarak inşa edildiğini öne sürer. Bu yüzden, bireyleri engelli kılan fiziksel ya da bilişsel farklılıklar değil, toplumun engelsiz bireyler için tasarlanmış yapıları olduğu savunulmaktadır. Bu çalışma, geleneksel aile yapısı içinde annelerden ideal annelik sergilemelerinin beklendiğini ve bu durumun annelerin omuzlarına ağır bir yük olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca, engelli bir çocuğa annelik etmenin, aile içi dinamikler ve toplumsal yapı göz önünde bulundurulduğunda, çok daha fazla zorluk içerdiği tartışılmaktadır. Seçilen romanlar aracılığıyla, bu tezin, engelli çocukların annelerinin karşılaştığı zorlukların temelinde toplumsal normların yattığını ve bu normların, anneleri çocuklarının birincil bakım sağlayıcısı olarak konumlandırdığını ve, bunun yanı sıra, babaların aile içindeki yokluğu ve sosyal, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, annelerin çocuklarını yetiştirirken daha fazla zorluk yaşamasına neden olduğunu bulmayı amaçlar.Article Citation - WoS: 38Citation - Scopus: 47Understanding Key Skills for Information Security Managers(Elsevier Sci Ltd, 2018) Haqaf, Husam; Koyuncu, MuratInformation security management is a necessity for all institutions and enterprises that regard company information as valuable assets. Developing, auditing and managing information security depends upon professional expertise in order to achieve the desired information security governance. This research seeks the key skills required for the position of information security management as well as the methods to develop these skills through professional training programs. The study adopts the Delphi method which requires building a list of items through a literature survey and involves experts with certain expertise to modify the list until a consensus on less than 20% of the items is reached. Through completing three rounds of the Delphi technique - data collection, relevance voting and ranking sixteen skills are shortlisted as the key skills. In the final list, the majority belong to core information security skills, and the top two skills belong to project/process management skills and risk management skills, indicating the importance of these skills for the information security manager role. In addition, a series of related professional training programs and certifications are surveyed, the outcome of which highlights a number of most comprehensive and appropriate programs to develop these determined skills.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1The Effect of Group Behavior on the Pull-Out Capacity of Model Soil Nails in High Plasticity Clay(Springer int Publ Ag, 2024) Akis, Ebru; Bakir, Bahadir Sadik; Yilmaz, Mustafa TolgaSoil nailing technique is widely used in stabilizing roadway and tunnel portal cut excavations. The key parameter in the design of soil nail systems is the pull-out capacity. The pull-out capacity of soil nails can be estimated either from the studies involving similar soil conditions or from the empirical formulas available in the literature. Particularly, it has been documented placing nails closer than a certain minimum distance results in a reduction in the pull-out resistance of a nail placed in sand. However, this requirement has not been discussed for the nail groups located within clay formations. In order to investigate the influence of nail spacing on the pull-out resistance of nails, a series of laboratory pull-out experiments were performed in clay of high plasticity. The results of these experiments showed a remarkable trend. Specifically, there was a significant reduction in the pull-out capacity of a nail when the spacing between nails two times the nail diameter (2 & Oslash;). In contrast, the pull-out capacity of a nail embedded in clay remained unaffected by neighboring nails, provided the spacing was maintained at six times the nail diameter (6 & Oslash;). In addition, during the conducted pull-out tests, it was observed that the failure mode of a single nail and 6 & Oslash; spaced group nails near the surface results as heaving around the single nail. However, in the case of closely positioned (2 & Oslash; spaced) nails, the affected area following nail failure exhibits distinct characteristics, which operate as a group. This leads to the occurrence of failure in the form of heaving around the group of nails.Master Thesis Çözündürme ve Yaşlandırma Koşullarının Döküm Fe-Mn-Al-C-Si Hafif Çeliğinin Sertlik, İçyapı ve Aşınma Direncine Etkileri(2025) Köseoğlu, Fatih; Konca, ErkanBu çalışma, çözündürme ve yaşlandırma ısıl işlemlerinin östenit matrisli deneysel döküm Fe-Mn-Al-C-Si hafif çeliğinin mekanik özellikleri ve içyapısı üzerine etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Hedeflenen kompozisyonda ve 6,60 g/cm³ yoğunluğunda dökümler yapılmıştır. Çözündürme işlemleri 950°C-1150°C arasında 2, 4 ve 16 saat uygulanmış, ardından 400°C ile 700°C arasında 4, 16 ve 64 saat yaşlandırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Isıl işlemlerin etkilerini değerlendirmek amacıyla makro/nano sertlik ölçümleri, optik mikroskopi, enerji saçılım spektroskopisi ve elektron geri saçılma kırınımı ile donatılmış elektron mikroskobu, x-ışını kırınım analizleri ve aşınma testleri yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, yaşlandırma öncesinde 1000°C'de 4 saat süreyle uygulanan çözündürme ısıl işleminin iç yapısal kararlılık ve mekanik özellikler açısından en uygun sonucu verdiği görülmüştür. 400°C–700°C sıcaklık aralığında 16 saat süreyle uygulanan yaşlandırmanın özellikle sertlik artışı açısından en uygun koşul olduğu söylenebilir. Yaşlandırma işlemleri içyapı içerisinde sertlik artışına katkıda bulunan κ-karbürlerin oluşumuyla sonuçlanmıştır. Ancak, yaşlandırmanın çok uzun süreyle yapılması mekanik özellikleri olumsuz etkilemesi nedeniyle istenmeyen tane sınırı çökeltilerinin oluşumuna yol açmıştır.Article DOĞRUSAL OLMAYAN SINIR KOŞULLARINA SAHİP ISI TRANSFERİ PROBLEMLERİNİN SINIR ELEMAN YÖNTEMİ İLE ANALİZİNE YÖNELİK YENİ BİR FORMÜLASYON(2019) Baranoğlu, BesimBu çalışmada Fourier denklemi ile ifade edilen ısı transferi problemlerinin bir ya da daha fazla bölgesinde tanımlı doğrusal olmayan sınır koşulları altında çözümüne yönelik sınır eleman yöntemi tabanlı etkili bir sayısal çözüm sunulmaktadır. Çözüm, sınır eleman yöntemi sistem matrislerinin üzerinde yapılan matematiksel işlemler ile bilinmeyenleri sadece doğrusal olmayan sınır bölgesindeki sıcaklık farkı olan indirgenmiş matris denklemleri elde etmektedir. Bu sayede doğrusal olmayan sınır koşullarına dayalı iterasyonlar daha hızlı gerçekleştirilebilmektedir. Doğrusal olmayan sınır koşullarının tanımlı olduğu bölgelerde çözüm elde edildikten sonra tüm sınır çözümü tanımlı bir son-işlem ile gerçekleştirilebilmektedir. Gerçek çözümü elde edilmiş bir örnek kullanılarak elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.Article Alzheimer hastalığında Kallikrein-6, 7 ve potasyum kanal proteinlerinin olası rolü(2021) Bulduk, Erkut; Yıldırım, Filiz; Yıldırım, ZuhalAmaç: Alzheimer hastalığının (AH) oluşum mekanizması kesin olarak bilinmemekle birlikte AH’dan sorumlu başlıca iki protein, senile plakların yapısındaki beta amiloid ve nörofibriler yumakların yapısındaki tau proteinidir. Hastalığa yol açan en önemli etmenlerden biri çözünür olmayan amiloid çökeltilerin oluşumu, diğeri ise artmış tau fosforillenmesidir. Kallikreinler, nöronal hasar ve işlev kaybı ile belirgin AH’nın etiyolojisinde rol oynayan, serin proteazların bir alt familyasıdır. Kallikrein (KLK)-6 ve KLK-7’nin merkezi sinir sisteminde (MSS) yüksek seviyelerde bulunan yaşa bağlı proteaz olduğu bilinmektedir. Daha once AH’ı gibi nörodejeneratif hastalıklarda yer alan hücre dışı proteinlerin proteolizine karıştığı gösterilmiştir. Bu çalışmada KLK-6 ve KLK-7’nin AH patogenezindeki olası rolünü ve potasyum kanal proteinleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinde takip edilen yaşları 65’in üzerinde olan 35 AH ve rutin tarama amacıyla nöroloji polikliniğine başvuran kognitif durumu normal olarak değerlendirilen 35 sağlıklı birey (control grubu) dahil edildi. 12 saat açlığı takiben antekübital venden alınan kan örnekleri 4°C’de 2500xg’de 10 dakika santrifüj edilerek, serum örneklerinde KLK-6 ve KLK-7 ile içeri doğru düzeltici potasyum kanalı (KCNJ3) ve iki gözenekli potasyum kanalı (KCNK9) protein düzeyleri enzim-bağımlı immunosorbent assay (ELISA) ile ölçüldü. Gruplar arasındaki fark T-test ile incelendi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından bir fark saptanmadı (p>0.05). Alzheimer grubu control grubu ile karşılaştırıldığında serum KLK-6 ve KLK-7 düzeyleri anlamlı olarak artarken (p<0.05), KCNJ3 ve KCNK9 protein düzeylerinde bir fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Beyinde anormal protein katlanmasının ve birikmesinin önüne geçilememesinin AH’ye yol açtığı düşünülmektedir. Bu araştırmanın bulgularına göre KLK- 6 ve KLK-7 düzeyleri ile AH’nın patolojisi arasında bir ilişki saptandı.

