Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    İran Devrimi Sonrası Kadın Hakları 1989-2013
    (2017) Banaeinia, Masoumeh; Orhan, Duygu Dersan
    İranlı kadınlar, İran devriminden sonra sosyo-politik haklar konusunda daima gündemin ilk konusu olmuştur. 1979 sonrasındaki kısıtlamalar dolayısıyla, Pavlavi rejimi ile mukayese edildiğinde, devrimin kurbanı oldukları zannedilmektedir. Bu tez, kadın meseleleri konusundaki politikalarına dayalı olarak 1989-2013 arasında politikalarının kadınları nasıl değiştirdiği ile ilgili üç devlet başkanı Rafsanjani, Khatami, ve Ahmadinejad üzerinede odaklanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kadın hakları çalışmaları literatürüne katkı sağlamak olup, bu tezin savı İran'daki devrim sonrası süreçte, her bir başkanın yerel ve dış politikalarından etkilenen ve dini kuruluşlardan etkilenen kişisel vizyon ve ilişkiler konusunda kadın hakları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, sadece dış politika değil, ancak aynı zamanda da dış politikalar konusundaki siyasi ve diplomatik ilişkilerin de kadın meselelerini aynı derecede etkileyeceğini göstermektedir. Bundan başka, Pavlavi rejimi süresince bunlar, çağdaşlık sembolü olarak kullanıldılar ve devrim sonrası süreçte de İslam' ın sembolü oldular. İran politikalarının bir parçasıydılar. Asla İran vatandaşları olmadılar, sadece İran' ın sembolü oldular.
  • Article
    Çin’in Avrasya Rüyası Olarak İpek Yolu Ekonomik Kuşağı: Ortak Kimlik mi Ortak Korku Mu?
    (2019) Yıldırım, Nilgün Eliküçük
    İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Çin’in Avrasya Ekseni stratejisinin anahtar bileşenidir. Bu çalışmada Çin’in Avrasya Ekseni stratejisi, sosyal kimlik teorisi perspektifinden bir yaratıcılık stratejisi olarak ele alınmıştır. Çin, yaratıcılık stratejisinde başarılı olabilmek için, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ülkeleriyle Çin Rüyası üzerinden ortak bir grup kimliği oluşturmaya çalışmaktadır. Fakat Çin Rüyası, Orta Asya Türk Toplumları ve Uygurlar tarafından ortak bir kimlik olarak algılanmamaktadır. Orta Asya Devletleri, Çin’in bölgedeki varlığını, ekonomik ve jeo-stratejik olarak olumlu karşılarken, Çinli göçünün yol açacağı demografik değişimlerden ve kültürel etkiden korkmaktadırlar. Bu yüzden, Çin Rüyası, İpek Yolu Ekonomik Kuşağında yer alan Türk toplumlarının ortak kimliğinden ziyade ortak korkusudur. Bu korku uzun vadede girişimin başarısını engelleyecek en önemli faktörlerden biridir