Search Results

Now showing 1 - 10 of 129
  • Master Thesis
    Farklı Çalışma Koşulları Altında Güneş ve Rüzgar Sistemleri için Mppt Tekniklerinin Karşılaştırmalı Analizi
    (2023) Ahmad, Muhammad Saeed; Sünter, Sedat
    Yenilenebilir enerji teknolojileri, fosil yakıtlara güvenin azalması, iklim değişimlerinin etkisini azaltması gibi sebeplerden dolayı son birkaç 10 yıldır önem kazanmıştır. Güneş, rüzgar ve su gibi yenilenebilir kaynaklar temiz ve sürdürülebilirdir. Bu teknolojiler son yıllarda önemli derecede dikkatleri üzerine çekmiştir. Yenilenebilir enerji teknolojileri birçok avantajlara sahip olmalarına rağmen fosil yakıtlarına göre oldukça düşük verimlere sahip olmaları önemli bir dezavantajdır. Sonuç olarak, yenilenebilir enerji sistemleri, fosil-yakıt temelli sistemlerin ürettiği miktardaki bir enerjiyi üretmek için daha fazla yere ve kaynağa ihtiyaç duyarlar. İlave olarak, yenilenebilir enerji sistemlerinin verimi hava ve diğer çevresel koşullara bağlı olarak değişebilir. Örnek olarak, güneş panelleri bulutlu günlerde daha az etkiliyken rüzgar türbinleri de sakin (rüzgarsız) havada daha az etkilidir. Bu durumlar yenilenebilir enerji sistemlerinin üreteceği enerji miktarını tahmin ve kontrol etmeyi zorlaştırabilir. Bu durum yenilenebilir enerji sistemlerinin şebekeye entegrasyonunu zorlaştırabilecektir. Maksimum güç noktası takip (MPPT) tekniklerinin kullanılmasıyla verimle ilgili problemlerin üstesinden gelinebilir. Bu teknikler, maksimum güç noktasında veya en çok gücü üreteceği noktada çalışmayı sağlayarak yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için kullanılır. Birkaç çeşit maksimum güç noktası izleme (MPPT) tekniği vardır, fakat genel olarak üç kategoride sınıflandırılırlar. : Basit, Yapay zeka (AI) ve hibrit. PO ve IC gibi basit MPPT teknikleri en temel olanlardır ve MPPT'de oldukça fazla kullanılır. Bu teknikler, maksimum güç noktasını sağlamada sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlamak için oldukça basit algoritmalar kullanırlar. PSO ve ANN gibi AI-temelli MPPT teknikleri, yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için ileri algoritmalar ve makine öğrenme teknikleri kullanır. Bu teknikler çevresel koşulların değişimine kendilerini uyarlayabilir ve gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlayabilirler. ANFIS ve PSO&PO gibi hibrit MPPT teknikleri, basit ve AI-temelli tekniklerinin bir birleşimidir. Bu teknikler maksimum güç noktasını hızlıca takip etmek için basit algoritmalar kullanır ve daha sonra gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarının ince ayarı için AI-temelli teknikler kullanırlar. Hibrit enerji (güneş ve rüzgar) sistemleri için basit, AI, ML ve hibrit MPPT tekniklerinin karşılaştırmalı analizi bu tezde sunulmuştur. MPPT algoritmaları, verim, yerleşme zamanı, MPPT noktasında salınım ve algoritma karmaşıklığı gibi farklı metriklere dayanan verilere göre sıralanmıştır. PV sistem için, hibrit ve konvansiyonel tekniklere göre AI-temelli teknikler en iyi performansı göstermiştir. Rüzgar sistemi için ise, konvansiyonel ve AI tekniklerinin faydalarını birleştiren hibrit teknikler en iyi sonucu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Bazı Modülasyon Türlerinin Sınıflandırılmasında Yüksek Mertebeden İstatistiksel Özelliklerin Performans Analizi
    (2020) Tezel, Remziye Büşra; Kara, Ali
    Modülasyon Sınıflandırma algoritmaları, alıcıda elde edilen sinyalin modülasyon tipini belirlemek ve uygun demodulator seçimi için kullanılır. Özellik tabanlı ve Olabilirlik tabanlı olmak üzere 2 tür vardır. Bu tezde yapı olarak daha az karmaşık olan FB yöntemi kullanılmıştır. 12 Analog ve Dijital Modülasyon tipli sinyalleri sınıflandırmak için algoritma geliştirilmiştir. İstatistiksel özellikler, Yüksek Dereceli Momentler ve Yüksek Dereceli Kümülantlar kullanılmıştır. Havadan kaydedilen ve sentetik simüle kanal etkileri eklenen sinyaller Lineer, Kuadratik ve Kübik Destek Vektör Makinesi (DVM) ile sınıflandırıldı. SNR'de 0 dB ile 20 dB arasında incelenen sinyallerin sınıflandırma performansı sunulmuştur. Performansın 10 dB ve 20 dB arasında kararlı olduğu ve yaklaşık %73, en yüksek performansın ise Karesel SVM'de 12dB'de % 75.5 olduğu gözlenmiştir. Bu tezde, geliştirilen algoritmasının sınırları, 12 modülasyon tipinin özellikleri ve SVM yapısı ile başarılı bir şekilde sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Eğitim Amaçlı Düşük Maliyetli Modüler Fmcw Radar Tasarımı ve Gösterimi
    (2021) Ovaıs, Ibrahım; Kara, Ali; Kara, Ali; Kara, Ali; Department of Electrical & Electronics Engineering; Department of Electrical & Electronics Engineering
    FMCW radar sürekli dalga frekans modülasyonlu sinyal kullanır. Sürekli dalga radarı hedef mesafesini ölçemeyeceği için frekans modülasyonu(FM) kullanılır. FMCW radar ile hedef mesafe ve hızı kolayca ölçülebilir. Ayrıca FMCW oldukça iyi mesafe çözünürlüğü sağlar. Bu tez çalışmasında, eğitim ve araştırma amaçlı bir FMCW radar tasarımı ve kapalı alan testleri sunulmaktadır. Radar 4.4-4.9 GHz bandında (500 MHz band genişliği) çalışmakta ve oldukça iyi mesafe çözünürlüğü sağlamaktadır. Modüler olarak geliştirilen radar sinyal işleme için basit, ucuz ve kolay bulunabilir bir platform kullanmaktadır. Çalışma kapsamında radarın bir laboratuvar ortamında test ve gösterim çalışmaları gerçekleştirilmekte, çevresel etkilerinde yer aldığı kargaşa altında başarımı irdelenmektedir.
  • Master Thesis
    900 Mhz'de Yere Yakın Antenlerle Deneysel Radyo Yayılımıçalışması
    (2020) Bilgiç, Burcu; Kara, Ali; Aydın, Elif
    Bu çalışmanın amacı, dış ortamdaki radyo sinyal yayılımını deneysel sonuçlara göre analiz etmektir. Bu tez, Ankara'nın çevresindeki kırsal ve banliyö ortamlardan alınan deneysel verileri içermektedir. Beş farklı sahadaki GHz altı yol kaybı deneyleri gösterilmiştir. Yol kaybı ölçümleri farklı alıcı ve verici anten yüksekliklerinde yapılmıştır. Buna ek olarak, açık ve kapalı görüş sahalarındaki deneysel çalışmalardan elde edilen eğri uydurma yöntemleri sunulmuştur. Bu araştırma, farklı dış ortamlardaki linklerde kablosuz cihazların etkin kullanımını açıklamıştır. Bu tez, farklı anten yükseklikleri ve farklı arazi çeşitlerinde, yol kayıplarını modellemek ve yeni formüller oluşturmak için eğri uydurma yöntemiyle kataloglama sistemi oluşturmayı sağlamıştır. Hem anten yüksekliği etkisi hem arazi yapısının yol kaybına etkisi yeni modellerle sunulmuştur. Ayrıca, literatürde yer alan modellerle oluşturulan yeni model karşılaştırılmıştır.
  • Master Thesis
    Geometrik Optik ve Fresnel Bölgesi Kavramları Kullanarak Çoklu Yansımalı Sinyallerin Saçılma Merkezinin Hesaplanması
    (2013) Kapusuz, Kamil Yavuz; Kara, Ali
    Bu tezde, alıcı tarafından açısal bilgisi kabaca ölçülen bir yansı için muhtemel yansıma noktaları ve bu noktalar ile muhtemel yansıma merkezinin hesaplanması için bir yöntem önerilmektedir. Temelde yöntem, elektromanyetik dalga yayılımı kuramına dayanarak belirli varsayımlar ile ölçülmüş bir yansının düzgün olmayan yeryüzü üzerindeki merkezini hesaplamayı hedeflemektedir. Bu amaçla geometrik optik (GO) kuramı Fresnel bölgesi kuramı ile birlikte, yeryüzüne yönelik sayısal coğrafi bilgilerine, hem alıcı hem de verici konumlarının bilindiği varsayıldığı durumda, uygulanmıştır. Önerilen yöntemin, UHF ve üstü bantlarda, özellikle radar ve elektronik harp uygulamalarındaki menzillerde geçerli olabileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Piezoelektrik ile Güçlendirilmiş Taşınabilir Ultraviyole Su Temizleme Sisteminin Geliştirilmesi
    (2020) Şala, Derda Erdem; Kara, Ali
    Günümüzde, sanayi bölgelerinin ve nüfusun hızla artması nedeniyle çevresel kirlenme insan sağlığı için ciddi bir tehlike haline gelmiştir. Bu durumdan en çok su kaynakları etkilenmektedir. Literatürde UV dezenfeksiyonu kullanan birkaç su dezenfeksiyon sistemi vardır ve bunlar iki şekilde kategorize edilebilir; elektrik güç kaynağı ve UV ışık kaynağı. Güç kaynağı olarak piezoelektrik kullanan ve UV ışık kaynağı olarak UV LED'leri içeren UV su dezenfeksiyon sistemleri sürdürülebilirlik, taşınabilirlik ve verimlilik sağlayabilir. Bu özelliklere sahip taşınabilir bir UV dezenfeksiyon sistemi için yakın zamanda tezin yazarı tarafından patent başvurusu yapılmıştır. Önerilen sistem, piezoelektrik üretici vasıtasıyla insan el çalkalamasından elektrik üretmeyi amaçlamaktadır. Ardından sistem, su dezenfeksiyonu için UV LED'leri çalıştırmak için üretilen elektriği kullanmaktadır. Bu çalışma, sistemin detaylı tasarımını ve parametre optimizasyonunu kapsamaktadır. Bu şekilde, sistem parametreleri ve sistemin matematiksel modeli geliştirilmiştir. Son olarak, objektif fonksiyon (OF) türetilmiş ve sistemin optimum çalışması için tasarım parametreleri belirlenmiştir. Bu nedenle optimizasyon için Genetik algoritma (GA) kullanılmıştır. Genetik Algoritma (GA) kullanılarak tek ve çok amaçlı optimizasyon sonuçları sunulmaktadır. Son olarak, tasarım parametreleri üç farklı maliyet senaryosu için türetilmiştir.
  • Master Thesis
    İnsansız Hava Sistemleri için Milimetre Dalga Altimetrisine Doğru
    (2024) Awan, Maaz Alı; Dalveren, Yaser
    İnsansız hava sistemlerinin otonom inişi için doğru irtifa verileri kritik öneme sahiptir. Lazer sensörleri, barometrik altimetreler ve Küresel Konumlama Sistemi, yavaş güncelleme hızları ve sıcaklık hassasiyeti nedeniyle sınırlıdır. Ticari havacılıkta radar altimetreleri minimum operasyonel performans standartlarına göre tasarlanır; ancak, 5G ağlarının 4.2–4.4 GHz aralığındaki radar bandına müdahalesi yeni yaklaşımlara ihtiyaç doğurmaktadır. Milimetre dalga otomotiv radarları, üstün boyut, ağırlık ve güç ölçütleriyle insansız hava sistemleri için kullanılmamış bir potansiyel sunmaktadır. Bu çalışma, ticari havacılıktaki radar altimetre performans standartlarını insansız hava sistemleri için uyarlayarak bir otomotiv milimetre dalga frekans modülasyonlu sürekli dalga radarının dalga formu parametrelerini türetmeyi amaçlamaktadır. Tez, ara frekans filtre bant genişliği ve iletim gücü radar kısıtlamaları içinde performans ölçütlerini en üst düzeye çıkarmak için bir metodoloji önermektedir. İniş aşaması için dalga formu tasarımının ayrıntıları sunulmuştur. Çalışma, otonom iniş sırasında durumsal farkındalığı artırmak için gelişmiş varış açısı çözünürlüğü sağlama potansiyeline sahip Zaman Bölmeli Çoğullama ile Çoklu Giriş Çoklu Çıkış yöntemini incelemektedir. Son olarak, insansız hava sistemlerinin iniş aşamasındaki radyal hız belirsizliğini ele almayı ve olası çözüm yolları önermeyi hedeflemektedir.
  • Doctoral Thesis
    Düşük Çözünürlülüklü Görüntülerde Araç Tespiti ve Sınıflandırması İçin Birden Fazla Aşamalı Modüller Bir Yöntem
    (2025) Maiga, Bamoye; Dalveren, Yaser
    Akıllı ulaşım sistemlerinde (ITS) gerçek zamanlı araç tespitinin önemi, şehir trafiğindeki araç sayısındaki sonsuz ve sürekli artışla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, çok çeşitli kamera kaliteleri ve çözünürlükleri, farklı görüş açıları ve zayıf aydınlatma ve olumsuz hava koşulları gibi harici ve kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisi, doğru araç tespiti ve sınıflandırmasında birçok zorluk yaratmaktadır. Derin öğrenme tabanlı nesne algılama algoritmalarının çoğu, daha önce bahsedilen bu koşullar düşük görünürlük ve/veya düşük çözünürlüklü görüntülere neden olduğu için bu tür durumlarda zorlanmaktadır. Bu kısıtlamaların üstesinden gelmek için bu çalışma, loş ışık, kötü hava koşulları ve düşük çözünürlük gibi zorlu görüntüleme durumlarına uyarlanmış gerçek zamanlı araç tespiti ve sınıflandırması için yeni, modüler, etkili ve güvenilir bir yaklaşım önermektedir. Önerilen yaklaşım iki özel veri kümesinin oluşturulmasını içermektedir. İlk veri kümesi PASCAL VOC formatında 4.500 düşük çözünürlüklü trafik manzarası görüntüsünden oluşmakta ve transfer öğrenme yoluyla bir nesne tespit modelini eğitmek için kullanılmaktadır. İkinci veri kümesi, iki farklı sınıflandırma modelini eğitmeyi amaçlayan, her biri 100 × 100 piksel boyutlarında ve 96 dpi ve altında çözünürlüğe sahip beş araç türünün 10.000 düşük çözünürlüklü görüntüsünü içerir. Önerilen yaklaşım, son teknoloji ürünü tek aşamalı bir dedektör (SSD) olan EFFICIENTDET1'i hafif bir özel evrişimli sinir ağı (CNN) sınıflandırıcısı ve bir XGBoost sınıflandırıcısı ile entegre etmektedir. Bu kombinasyon, hem makine hem de derin öğrenme algoritmalarının güçlü yönlerinden faydalanarak tespit performansını ve sınıflandırma doğruluğunu artırır. Önerilen yaklaşımın etkinliği deneysel değerlendirme ile gösterilmiştir. Önerilen yaklaşım, 0,9323 ortalama ortalama hassasiyet (mAP) ile aynı veri kümesi üzerinde karşılaştırılabilir koşullarda geleneksel ve son teknoloji nesne algılama modellerinden belirgin şekilde daha iyi performans göstermektedir. Ayrıca, çoklu işlemin uygulandığı önerilen yaklaşım, kare başına 26 milisaniyelik bir çıkarım hızına ulaşmaktadır. Bu, son teknoloji ürünü nesne yöntemlerine kıyasla hem doğruluk hem de çıkarım hızında önemli bir gelişmeye işaret etmektedir. Önerilen yaklaşımın modüler, uyarlanabilir ve ölçeklenebilir yapısı, onu ITS'deki uygulamalar için ideal kılmaktadır. Önerilen yaklaşımın yüksek doğruluğunun yanı sıra çıkarım hızı, düşük görüntü kalitesi veya olumsuz çevresel faktörler gibi koşullar altında gerçek zamanlı uygulamalar için etkili ve operasyonel bir seçenek haline getirmektedir. Sonuç olarak, önerilen yaklaşım, zorlu durumlarda daha güvenli ve daha etkili ulaşım yönetimi sağlayabileceğinden, derin öğrenme tabanlı araç algılama alanında büyük bir potansiyele sahiptir. Bu bulgular, verimli bir nesne algılama modelinin çok işlemli bir mimaride özel sınıflandırıcılarla birleştirilmesinin, gerçek zamanlı araç algılamada gelecekteki araştırmalar için umut verici bir yönü temsil ettiğini göstermektedir.
  • Master Thesis
    Çizgisel Yayılan Ağaç Kablosuz Ağda Eşzamanlama Üzerine Deneysel Bir Çalışma
    (2018) Erpay, Ahmet; Kara, Ali
    Bu çalışmada, çizgisel yayılan kablosuz algılayıcı ağda eşzamanlama çalışılmaktadır. PIC tabanlı bir platform üzerine metot uygulanırken eşzamanlama ve eşzamanlama üzerindeki sıcaklık etkileri odak alınmıştır. Açıkhava deneyleri sıcaklık değişimleri ile birleştirilip, olası engelleri bertaraf etmek için kablosuz algılayıcı ağın performansını takip hedef olarak seçilmiştir.
  • Doctoral Thesis
    Emitörlerin Pasif Konumlandırılmasında Çok Yollu Saçılmaların Kullanımı
    (2016) Dalveren, Yaser; Kara, Ali
    Bu tez, ada ve kıyı bölgelerindeki radar emitörlerinin çok yollu saçılımdan yararlanarak pasif konumlandırılmasına hitap etmektedir. Çalışmadaki fikir, Coğrafik Bilgi Sistemi (CBS) ile çok yollu saçılan sinyallerin yapay sensör olarak kullanılmasına dayalıdır. Böylece, tek sensör, tipik olarak Elektronik Destek (ED alıcı, ile pasif konumlandırma elde edilebilmektedir. Önerilen yöntem, düzensiz araziler üzerindeki muhtemel çok yollu saçılma merkezlerinin kestirimi ile başlamaktadır. Bunu yapmak için, çok yollu saçılmış darbeler ve direk yol ile ED alıcıları tarafından alınmış darbelerin geliş açısı (GA) ve varış zaman (VZ) bilgilerine ihtiyaç vardır. O halde, ele alınan problem klasik varış zaman farkları (VZF) temelli tekniklerin kolayca uygulanabileceği çoklu sensör konumlandırma problemine dönmektedir. Fakat, çok yollu saçılım düzensiz araziler üzerindeki dağınık bileşenleri kapsadığı için, yapay sensör olarak kullanılacak saçılma merkezlerinin konumunda yüksek derecede bir belirsizlik olacaktır. Açıkçası bu durum yüksek konumlandırma hatasına yol açmaktadır. Bu hatayı azaltmak için belirsizlik bölgelerinin bölütlendirilmesi önerilmektedir ve sonrasında radyo dalga yayılımı ilkeleri muhtemel saçılma merkezlerinin konumunu kestirebilmek için uygulanmaktadır. Muhtemel saçılma merkezlerinin konumu belirlendiğinde, ağırlıklandırılmış ortalama yöntemi radar emitörünün konumunu kestirmek için kullanılmaktadır. Basitleştirilmiş bir iki boyuttaki bir model ile ilgili simülasyon sonuçları sunulmaktadır.