Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    A Critical Analysis of the Established Explanations About the Nature of Ecotourism
    (2012) Erdoğan, Nazmiye; Erdoğan, İrfan
    This qualitative study questions the prevailing explanations about the nature of ecotourism. The major aims of the study are (a) to point out that the widespread notions and theoretical attributions about the character of ecotourism should be reconsidered and (b) to express the need for critical questioning and design in qualitative and quantitative academic studies in social, management, administrative and tourism sciences. The article explains, first, the basic rationale for legitimizing, market building, supporting, sustaining and expanding the capitalist market, including ecotourism practices, and connects the concept of environment with economy, and inclusion of tourism and ecotourism in sustainable development. Then, it discusses the nature of dominant explanations of ecotourism. The study concludes that widespread explanations of the nature, structure, activity and outcome of ecotourism rarely match the nature of daily ecotourism practices. Instead, they generally create, employ and sustain functional myths about industrial practices, relations, causes, effects and outcomes of ecotourism. They provide strategically prescriptive and normative ethics and principles that are mostly unattainable. They consciously or inadvertently ignore the fact that the notion of ecotourism is deeply embedded in the logics of ideological normalisation of corporate activities, commodity circulation, technological end-product distribution and use, and global governance of the economic, political and cultural market conditions
  • Article
    Kurumsal Yeşil Dönüşümün Belirleyicileri: Türkiye ve Avrupa Birliği Firmaları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz
    (2025) Ekinci, Mehmet; Karaca, Gökhan
    Bu çalışma, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) tarafından yürütülen 2018–2020 İş Ortamı ve İşletme Performansı Anketi (BEEPS) verilerini kullanarak, 16 Avrupa Birliği ülkesinde faaliyet gösteren 5.871 firma ile Türkiye’deki 739 firmanın yeşil dönüşüm süreçlerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Firma düzeyindeki çevresel uygulamalardan türetilen Yeşil Dönüşüm Endeksi, medyanın üzerinde değer alan firmaları “yeşil dönüşümü gerçekleştirmiş” olarak sınıflandırmak amacıyla kullanılmıştır. Lojistik regresyon analizinde bağımsız değişkenler altı kavramsal kategori altında değerlendirilmiştir: (i) dışsal baskılar, (ii) düzenleyici çerçeve, (iii) algılanan engeller, (iv) organizasyonel kapasite, (v) operasyonel koşullar ve (vi) finansal/piyasa erişimi. Bulgular, müşteri çevre taleplerinin, enerji performans standartlarının ve resmî iş stratejilerinin her iki bölgede de yeşil dönüşümün en güçlü belirleyicileri olduğunu, ancak etkinin Türkiye’de daha yüksek olduğunu göstermektedir. AB örnekleminde ise kalite sertifikaları, kadın sahipliği ve çevresel risklere doğrudan maruz kalma gibi faktörler daha belirgin rol oynamaktadır. Finansmana erişim her iki bölgede dönüşümü desteklerken, çevre düzenlemelerinin bir engel olarak algılanması yalnızca Türkiye’de olumsuz etki yaratmaktadır. Türkiye için politika önerileri arasında piyasa temelli teşviklerin güçlendirilmesi, düzenleyici araçların tutarlı uygulanması, yeşil finansman imkânlarının artırılması, kurumsal yönetişim kapasitesinin geliştirilmesi ve operasyonel kırılganlıkların azaltılması yer almaktadır. Bu adımlar, sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum yükümlülüğü olmaktan çıkarıp stratejik bir rekabet avantajına dönüştürerek firmaların çevresel performansını ve uzun vadeli ekonomik dayanıklılığını artıracaktır.
  • Article
    Exploring the Impact of Landscape Design on User Preferences in Shopping Centers Post the Covid-19 Pandemic
    (2024) Aslantamer, Özlem Nur; Ilgın, Hüseyin Emre
    This study explores the impact of landscape design, which has gained importance alongside architectural changes in shopping centers, and investigates preferences in the post-COVID-19 pandemic era. Although e-commerce has increased during the pandemic, research and societal behaviors suggest that shopping centers will continue to serve as contemporary agoras due to their socialization and leisure functions. However, in response to the pandemic, it is anticipated that newly designed shopping centers will be architecturally conceived as semi-outdoor or outdoor spaces, regardless of climate conditions. This transformation will involve the softening of rigid appearances through landscape elements, making them both ecologically and psychologically sustainable. The number of studies on this subject is limited. To address this knowledge gap, an online survey was conducted with 586 randomly selected users across nine shopping centers located in three major cities of Turkey: Istanbul, Ankara, and Izmir, with three shopping centers in each city. The survey investigated users' preferences for architectural styles (indoor, semi-outdoor, or outdoor) and landscape design in shopping centers. The findings of the study indicate that post-pandemic, outdoor and semi-outdoor shopping centers are likely to be preferred more frequently. An emphasis is likely to be placed on natural landscape elements such as plants and water features in landscape design. Furthermore, shopping center designs are likely to become simpler, offering comfortable and spacious navigation areas while optimizing parking and transportation conditions. This study is expected to shed light on decision-making processes for future shopping centers. By incorporating consumer preferences, architects can enhance the sustainability of shopping center investments through next-generation design.
  • Article
    Türkiye’nin İlkokullar için Olan Yeni İngilizce Öğretim Programını Antroposentrik Bir Açıdan Değerlendirme
    (2020) Yastıbaş, Ahmet Erdost
    Antroposen olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağ, insan aktivitelerinin dünyayı nasıl olumsuz etkilediğini göstermiş ve dünyanın geleceğinin sürdürülebilirliği için devam eden için aktivitelerinin oluşturduğu tehdidi ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Antroposenin gösterdikleriyle ilgilenilmelidir. Bunu yapmanın yollarından bir tanesi eğitimdir. Bu yüzden, bu çalışma ilkokullar için olan yeni Türk İngilizce Öğretim Programını antroposen bir açıdan değerlendirmeyi amaçlamıştır. Nitel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Veriler, ilkokul için hazırlanan yeni program ve bu yeni programa göre hazırlanan ders kitaplarından toplanmıştır. Veriler, doküman incelemesi ile analiz edilmiştir. Veri çeşitlemesi ve yoğun anlatım çalışmayı inandırıcı kılmak için kullanılmıştır. Bulgular, yeni programın 2., 3. ve 4. sınıf ders izlencelerinde yedi tane doğayla ilgili temanın olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, bu temaların öğrencilerin İngilizceyi doğayla ilişkili olarak çalışmalarına ve öğrenmelerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Bulgular tartışılmış ve gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    A Research On The Relationship Between Functional Transformation İn Spaces And Gentrification, Nevşehir Uçhisar Mekanlarda İşlev Dönüşümü ve Soylulaştırma İlişkisi Üzerine Bir Araştırma, Nevşehir Uçhisar
    (Kare Publ, 2024) Sümer, Tuğçe Utku
    Dünyada 1960’larda tartışılan soylulaştırma, fiziksel ve toplumsal hareketliliği içeren kaotik bir durumdur. Ortaya çıkışından günü- müze, ilk söylendiği şekliyle temel alınsa da farklı birçok tanımı ya- pılmıştır. Tanımların çoğunda da toplumsal sonucuna odaklanıldığı ve bir “soylulaştırma genellemesi” yapıldığı görülmüştür. Ancak bu tür bir soylulaştırma anlayışının, farklı kentlerde görülen soylulaş- tırmanın bağlamsal çeşitliliğini, özelliklerini ve/veya varsa sınırları- nı bulma sürecini gölgelemekte olduğu görülmüştür. Bu nedenle çalışma soylulaştırmanın, özellikle mekanla ve fiziksel dönüşümle ilişkili olduğunu, buna bağlı olarak mekansal dinamiklerle direnç gösteren ya da tetiklenebilen bir kavram olduğunu göstermeyi he- deflemektedir. Bunu yaparken örneklem alanı olarak turizmin aktif bir role dönüşmesi ile tarihi yapı stoğunun dönüşümüne şahitlik eden ve soylulaştırma ile temas halinde olan Nevşehir’in Uçhisar beldesi seçilmiştir. Turizmin bölgeye hâkim olması ile pek çok kaya- dan oyma konut, konaklama yapısına dönüştürülmeye başlanmıştır. Çalışma kapsamında bu mekânlar incelenmiş ve tasarım süreçle- rine dâhil olan mimar ve işletmecileriyle yenilenme sürecine dair görüşmeler yapılmıştır. Yapılı çevredeki değişimlerin soylulaştırma- yı nasıl etkilediği, soylulaştırmanın yapılı çevreyi nasıl etkilediği ve yeni bir mimari dil yaratıp yaratmadığı sorularına cevap aranmıştır. Analizler sonucunda mekânsal dönüşümle soylulaştırma arasında bir döngü olduğu, dönüşüm sürecinde mekâna dair dinamiklerin soylulaşma üzerinde tetikleyici ve engelleyici etkisi olduğu saptan- mıştır. Burada kavramı yalnızca toplumsal bir sorun olmaktan çıka- rarak mekânsal parametrelere sahip olduğu görülmüş ve kavramın yalnızca sosyolojik bir kavram olmadığı saptanmıştır.
  • Article
    Monetary Policymaking Under Climate Uncertainty
    (2022) Kantur, Zeynep; Özcan, Gülserim
    The most effective policy to prevent climate change is the decarbonization of the production process. Decarbonization, which should be planned and not delayed, will cause some assets to become idle or stranded, either entirely or partially. Therefore, the transition to a low-carbon economy results in sudden and unexpected fluctuations in asset prices. These shocks will affect the relevant sector and all production sectors with a domino effect and deteriorate financial stability. To the extent that these shocks are predictable, policymakers can prepare for the repercussions of green financial transformation. However, the tools needed to pre-measure them are new and dependent on many economic variables. Therefore, policymakers need a road map to act under this uncertainty. This paper theoretically provides insights into central banks’ role/engagement under climate change ambiguity. The paper shows that the less the central bank trusts its policy model, the higher the sensitivities of inflation, output-gap, and asset price-gap to climate-related shocks. Hence, an aggressive response of monetary policy is required in the face of uncertainty.