4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article The Woman Question as Reflected in Charlotte Brontë’s Villette Through the Female Character Lucy Snowe(2011) Aras, Gökşen19.yüzyıl İngiltere’sinde “Kadın Sorunsalı,” kadının hem toplum içindeki yeri hem de özel hayatı açısından, bu dönem içinde özellikle kadın romancılar tarafından yazılan romanlarda yansıtılmıştır. Bu romanlardan biri de bir kadın ve kadın romancı olarak benzer sorunları yaşayan Charlotte Brontë’nin Villette adlı romanıdır. Bu roman, kadın sorunsalını, kahramanı Lucy Snowe aracılığı ile aşk ve evlilik; duygusal ve ekonomik özgürlük ve kadın- erkek ilişkileri açısından ele almaktadır.Article Edebiyatta Yaratıcılık ve Madde Bağımlılığı(2020) Aras, Gökşen: Bilindiği üzere, bireyin en büyük arzusu varlığını ispat etmek olmuştur ve kendini gerçekleştirme eylemi de ürettikleriyle özdeşleştirilmiştir. Bu noktada yaratıcılığın insanın en değerli gücü olduğu söylenebilir. Pek çok etkenle şekillenen yaratıcılık, çoğunlukla görünenin ötesini keşfedebilecek algı, sezgi ve ifade gücüne sahip yazar ve sanatçılara atfedilmektedir. Ancak, bu keşif yolunda, yazar ve sanatçıların bilgi ve yetenekleri dışında farklı yöntemlere de ihtiyaç duydukları ifade edilmiştir. Afyon ve esrarın bazı yazarlar ve sanatçılar tarafından fiziksel rahatsızlıklarının tedavisinde kullanıldığı ifade edilse de bu maddelerin, bu maddelere bağımlı olan yazar ve sanatçıların hayal güçlerine ve yaratıcılıklarına katkı sağlayıp sağlamadığı önemli bir tartışma konusu olmuştur. İngiliz edebiyatının tanınmış yazarlarından Thomas De Quincey, bağımlılığını itiraf ettiği Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları başlıklı eserinde afyon kullanımına ve etkilerine dikkat çekmektedir. Charles Baudelaire, Yapma Cennetler başlıklı eserinde, afyon ve esrar kullanımı ile ilgili görüşlerini ortaya koymaktadır. Alman edebiyat eleştirmeni ve kültür tarihçisi Walter Benjamin’in Esrar Üzerine başlıklı eseri, 1927-1934 yılları arasındaki uyuşturucu deneylerinin tutanaklarını içermektedir. Bu çalışmanın amacı, yaratıcılık kavramını, afyon ve esrarın on dokuzuncu yüzyılda ve öncesinde kullanım alanlarını, fiziksel ve psikolojik etkilerini, bağımlılık kavramını açıklamak, yukarıda adı geçen üç esere ve uyuşturucu kullandığı iddia edilen yazarlara, özellikle Samuel Taylor Coleridge’e göndermeler yaparak, edebiyat, üretim, yaratıcılık ve bağımlılık ilişkisini değerlendirmektir.Article The English Romantics and The Romantic Imagination: William Wordsworth and Samuel Taylor Coleridge(2012) Aras, GökşenEdebiyatın kültürel bağlamdan yoksun olması düşünülemez. Bununla birlikte, edebiyat, okuyucunun edebi metinleri sadece estetik, yapısal ve dilbilimsel boyutları ile değil, kültürel anlamları açısından da yorumlamasına ve değerlendirmesine ve bu sayede aydınlatıcı ve düşündürücü, diğer bir deyişle, yeni ve farklı bakış açıları oluşturmasına yardımcı olan kültürel bir süreçtir. Bu çerçevede, Romantik şiir akımı 200 yıldır en çok okunan ve çalışılan edebi türlerden biri olmuş, ancak bu şiir türünün net bir tanımı yapılamamakla birlikte, sadece bir anlamla sınırlandırılması da mümkün olmamıştır. Aslında, Romantik şiirin son derece karmaşık yapısının yanısıra bu akıma anlam ve bi- çem açısından duyulan ilginin diğer bir nedeni de Neoklasik akımın genel kurallarını altüst etmeyi hedefleyen ruhu ve aynı zamanda bu türü Neoklasik dönemden ayıran en önemli özelliklerinden biri olan hayal gücü kavramına yüklediği anlamdır. Diğer bir nokta ise, farklılıklarına rağmen, Romantik şairlerin hayal gücü olgusuna sergiledikleri benzer tutumlardır. Romantikler ve Neoklasikler arasındaki en temel ayrım ise Romantikler için büyük önem taşıyan hayal gücü teriminin Neoklasikler için aynı derecede öneme sahip olmamasıdır. Bu çalışma, William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge gibi önde gelen Romantik şairlerin, üstün bir zihinsel beceri tanımının atfedildiği hayal gücü kavramını şiirleri aracılığı ile nasıl yansıttıklarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Article NORGARD KOHLHAGEN DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KADINLAR 1(2015) Aras, GökşenNorgardKohlhagen tarafından kaleme alınan, Türkçe çevirisi ise Osman Deniztekin tarafından yapılan Dünyayı Değiştiren Kadınlar (2004) başlıklı eserde, dünyayı değiştiren kadınlar listesine Mary Wollstonecraft ile başlanmış, oldukça uzun olan bu listede sırasıyla Bettina VonArnim, Germaine de Stael-Holstein, AnnetteVonDroste-Hülshoff, George Sand, HarrietBeecherStowe, FannyLewald, MathildeFranziskaAnneke, LouiseOtto-Peters, FlorenceNightingale, HedwigDohm, Emmeline Pankhurst ve Sylvia Pankhurst, FranziskaTiburtius, BerthaVonSuttner, VeraFigner, ClaraZetkin, LilyBraun, KatheKollwitz, AdelheidPopp, Maria Montessori, Rosa Luxemburg, Virginia Woolf, KatherineMansfield, Simon de Beauvoir ve son olarak Flora Tristan yer almaktadır.Yirmi altı kadının tanıtıldığı eserin önsözünde belirtildiği üzere, bu kadınları birbirine bağlayan en önemli özellikleri, statükoyu olduğu gibi, kaçınılmaz ve değişmez olarak kabul etmemeleri ve her birinin kurallara ve kalıplara kendi tarzlarında karşı çıkmalarıdır

