3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Farklı Çalışma Koşulları Altında Güneş ve Rüzgar Sistemleri için Mppt Tekniklerinin Karşılaştırmalı Analizi(2023) Ahmad, Muhammad Saeed; Sünter, SedatYenilenebilir enerji teknolojileri, fosil yakıtlara güvenin azalması, iklim değişimlerinin etkisini azaltması gibi sebeplerden dolayı son birkaç 10 yıldır önem kazanmıştır. Güneş, rüzgar ve su gibi yenilenebilir kaynaklar temiz ve sürdürülebilirdir. Bu teknolojiler son yıllarda önemli derecede dikkatleri üzerine çekmiştir. Yenilenebilir enerji teknolojileri birçok avantajlara sahip olmalarına rağmen fosil yakıtlarına göre oldukça düşük verimlere sahip olmaları önemli bir dezavantajdır. Sonuç olarak, yenilenebilir enerji sistemleri, fosil-yakıt temelli sistemlerin ürettiği miktardaki bir enerjiyi üretmek için daha fazla yere ve kaynağa ihtiyaç duyarlar. İlave olarak, yenilenebilir enerji sistemlerinin verimi hava ve diğer çevresel koşullara bağlı olarak değişebilir. Örnek olarak, güneş panelleri bulutlu günlerde daha az etkiliyken rüzgar türbinleri de sakin (rüzgarsız) havada daha az etkilidir. Bu durumlar yenilenebilir enerji sistemlerinin üreteceği enerji miktarını tahmin ve kontrol etmeyi zorlaştırabilir. Bu durum yenilenebilir enerji sistemlerinin şebekeye entegrasyonunu zorlaştırabilecektir. Maksimum güç noktası takip (MPPT) tekniklerinin kullanılmasıyla verimle ilgili problemlerin üstesinden gelinebilir. Bu teknikler, maksimum güç noktasında veya en çok gücü üreteceği noktada çalışmayı sağlayarak yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için kullanılır. Birkaç çeşit maksimum güç noktası izleme (MPPT) tekniği vardır, fakat genel olarak üç kategoride sınıflandırılırlar. : Basit, Yapay zeka (AI) ve hibrit. PO ve IC gibi basit MPPT teknikleri en temel olanlardır ve MPPT'de oldukça fazla kullanılır. Bu teknikler, maksimum güç noktasını sağlamada sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlamak için oldukça basit algoritmalar kullanırlar. PSO ve ANN gibi AI-temelli MPPT teknikleri, yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için ileri algoritmalar ve makine öğrenme teknikleri kullanır. Bu teknikler çevresel koşulların değişimine kendilerini uyarlayabilir ve gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlayabilirler. ANFIS ve PSO&PO gibi hibrit MPPT teknikleri, basit ve AI-temelli tekniklerinin bir birleşimidir. Bu teknikler maksimum güç noktasını hızlıca takip etmek için basit algoritmalar kullanır ve daha sonra gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarının ince ayarı için AI-temelli teknikler kullanırlar. Hibrit enerji (güneş ve rüzgar) sistemleri için basit, AI, ML ve hibrit MPPT tekniklerinin karşılaştırmalı analizi bu tezde sunulmuştur. MPPT algoritmaları, verim, yerleşme zamanı, MPPT noktasında salınım ve algoritma karmaşıklığı gibi farklı metriklere dayanan verilere göre sıralanmıştır. PV sistem için, hibrit ve konvansiyonel tekniklere göre AI-temelli teknikler en iyi performansı göstermiştir. Rüzgar sistemi için ise, konvansiyonel ve AI tekniklerinin faydalarını birleştiren hibrit teknikler en iyi sonucu göstermiştir.Master Thesis Ters Elektrodiyaliz Sistemi için Poliepiklorohidrin Bazlı Anyon Değişim Membranları(2021) Karakoç, Ezgi; Güler, EnverTuzluluk gradyan gücü yenilenebilir, sürdürülebilir ve karbon içermeyen bir enerji kaynağıdır. Ters elektrodiyaliz sistemi, tuzluluk gradyan gücünden yararlanarak deniz ve nehir suyunun karışımı ile enerji üretiminde en etkili yöntemlerden biridir. Bu yüzden, bu teknoloji ile tuzluluk gradyan gücünden elektrik üretimi için ucuz ve uygun iyon değişim membranlarının geliştirilmesi önemlidir. Özellikle, anyon değişim membranlarının hazırlanması daha karmaşıktır ve bu nedenle istenen fizikokimyasal özelliklere ulaşmak için daha fazla çaba gerektirir. Bundan dolayı bu çalışmanın temel amaçları anyon değişim membranlarını üretmek, karakterize etmek ve onları laboratuvar ölçekli RED sisteminde test etmektir. Bu tezde aktif polimeri poliepiklorohidrin olan homojen anyon değişim membranları çözücü uçurma yöntemi ile laboratuvar ölçekli olarak üretilmiştir. Anyon değişim membranlarını üretirken farklı klor miktarlarına sahip (H, 37% klor ve C, 25% klor) iki tür poliepiklorohidrin kullanılmıştır. Membranların karışım oranları (aktif polimerin inert polimere kütlece oranı) 0.6 dan 2.0 a kadar, diamine oranları (çapraz bağlayıcının klorometil gruplarına kütlece oranı) ise 1.2 den 4.0 a kadar ayarlanmıştır. Bu anyon değişim membranlarını karakterize etmek için SEM, FTIR ve DSC analizleri incelenmiştir. RED sistemi için uygun membranı karşılaştırmak ve bulmak için iyon değişim kapasitesi, şişme derecesi ve sabit yük yoğunluğu belirlenmiştir. Karakterizasyon sonuçlarına göre bu membranlar RED sisteminde test edilmiş ve üç çift membran kullanılmıştır. Besleme akış hızları dakikada 30 ml, 60 ml, 90 ml ve 120 ml ve tuzluluk oranı 1:30 (g/g) olarak ayarlandı. En yüksek maksimum güç yoğunluk değeri 0.6 karışım ve 2.0 diamine oranında PECH-C esaslı anyon değişimli membranlar için 0,316 W/m2 olarak bulunmuştur. Bu çalışma, ters elektrodiyaliz sistemi ile enerji üretimi için PECH bazlı membranların tasarım ve optimizasyon potansiyelini kanıtlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Tuzluluk gradyan gücü, ters elektrodiyaliz, poliepiklorohidrin, anyon değişim membranlarıMaster Thesis Ankara'da Uzak Komünite için Sıfır Enerji Binalarında Bağımsız Mikrogrıd Hibrit Enerji Sisteminin Techno-ekonomik Optimizasyonu(2020) Hayalı, Othman Jasım Mohammed Al; Mehrtash, Mehdi; Eseller, Kemal EfeArtan elektrik enerji tüketimi, fosil yakıtların azalması, iletim hatlarının yüksek fiyatları ve çevre kirliliği sorunları ülkeleri yenilenebilir enerji kaynaklarından elektriğin üretildiği sıfır enerji binaları (ZEB) geliştirmeye itmektedir. Rüzgar ve güneş enerjileri ümit verici kaynaklardır. Ancak, bu kaynakların kesintili doğası sistem güvenilirliğini azaltır. Hibrid yenilenebilir enerji sistemi (HRES), bu soruna bir çözüm olarak kabul edilir. Bir HRES tasarlamak için yatırımcıların minimum yapılandırma maliyetini göz önünde bulundurmaları gerekir. Bu çalışmada, Ankara'da uzak bir bölgede 30 evin elektriklendirmek için fotovoltaik (PV) ve rüzgar türbini (WT) sistemlerinin kurulması simüle edilmiştir. Yükü en az maliyetle karşılayabilecek en uygun hibrit sistemi elde etmek için farklı senaryolar düşünülmüştür. Optimal konfigürasyon elde etmek için Çoklu Enerji Kaynakları için Hibrid Optimizasyon Modeli (HOMER) yazılımı ve Parçacık Sürüsü Optimizasyonu (PSO) algoritması uygulanmıştır. 107 kW PV, 3 × 10 kW WT, 10 kW dizel jeneratör (DG) ve 45 × 7.15 kWh pillerden oluşan HRES, elektrik yükü talebini karşılamak için en uygun seçim olarak seçilmiştir. Enerji maliyeti (COE) ve net yüzde maliyeti (NPC) sırasıyla 0.25 $/kWh ve 568431 $ olarak bulunmuştur. Duyarlılık analizinde sonuçları doğrulamak için PV ve WT sermaye maliyetlerinin, yakıt fiyatının ve pillerin türünün sistem performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak, yakıt fiyatını ikiye katlamak, COE ve NPC'yi sırasıyla 14% ve 13% oranında arttırdıgı gözlenmiştir. PV ve WT sermaye maliyetleri yarıya düştüğünde, COE ve NPC sırasıyla 20% ve 12% oranında azalmıştır. Belirli bir pil teknolojisinin kullanılmasının hem genel fiyatı hem de gaz emisyonlarını azalttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Off-grid ZEB, Yenilenebilir Enerji, PSO, HOMER, Ankara
