2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis 1980 Sonrası Türkiye'de Neo-liberal Politikaların Kentle Olan İlişkisi(2025) Çinar, Sinan; Gençoğlu, FundaTarım Devrimiyle birlikte kentleşme tarihinin ana uğrak noktalarından olan Sanayi Devrimi, üretim ilişkilerinde köklü değişikliklere neden olarak, kapitalist sistemin tarihsel gelişim sürecini derinden etkilemiştir. Sanayileşme eşliğinde kapitalizmin tarihsel izleği takip edildiğinde, kentlerin geçirmiş olduğu dönüşümün tarihsel bağlamı görünür olacaktır. Kapitalizmin krizli tarihi içerisinde yaşanan dönüşümler farklı karakteristik özellikler taşıyan tarihsel dönemler oluştururken, coğrafi bakımdan da yeniden yapılanmaları beraberinde getirmiştir. Bu coğrafi yapılanma küresel, ulusal, bölgesel düzeyde işbölümü ve sınıf mücadelesinin bir yansıması olmuştur. İşbölümü ve sınıf mücadelesinin oluşturduğu küresel hiyerarşik sistem içerisinde yer alan ülkelerin kapitalist sistem bünyesinde üstlendikleri roller, bu ülkelerin içerisindeki ve çevresindeki iktidar ilişkilerini şekillendirmiştir. Söz konusu iktidar ilişkilerinin analizinde emperyalizm kavramı temel çözümleme aracıdır ve emperyalizmin karakteristik mekanizmalarından doğan eşitsiz gelişim küresel ölçekte oluşan kentleşme hareketinin merkezinde yer almaktadır. Bu iktidar ilişkileri üzerine kurulan kapitalist sisteme merkez, yarı-çevre ve çevre ülke olarak eklemlenen ülkelerin üstlendikleri roller, bu ülkelerin kentleşme ve kentlileşme süreçlerinin belirleyicisi olmuştur. Kapitalist sistem içerisinde üstlenilen rol üzerinden kapitalizm ile eklemlenme metotları kentlerin mekânsal formunu şekillendirirken, kentleşmenin kendi sosyo-psikolojisini, sosyo-kültürel yapısını da yaratarak farklı kentlileşme pratiklerini oluşturmuştur. Bu genel görünüm içerisinde; kentler sınıflar arası ve sınıf içi ilişkilerle sınıfların devletle ilişkilerini ifade eden iktidarın üretildiği, sergilendiği esas mekânlar olmuştur. İktidar ilişkileri kentlerin morfolojisini ve kentli öznelliğini belirlerken, kentlerin aldığı form da iktidar ilişkilerini düzenlemekte, ona şeklini vermektedir. Bu boyutuyla kentler ve iktidar ilişkileri arasında yaşanan diyalektik ilişki kentlerin bir iktidar aygıtına dönüşmesine sebebiyet vermektedir. Türkiye kentleşme tarihi de bu paradigma içerisinde değerlendirilmelidir. Türkiye kentleşme ve kentlileşme pratiği sanayileşme vasıtasıyla yarı-sömürge durumundan yarı-çevre ülke konumuna doğru yapılan yolculuk içerisinde şekillenmiştir. Bugün gelinen noktada neo-liberal siyasalar içerisinde Türkiye'nin yarı-çevre ülke olarak geliştirdiği alt-emperyalist ilişkiler kentleşme ve kentlileşme pratiklerini etkilemeye başlamıştır. Türkiye'nin devam eden bu yolculuğunun arkasındaki ana motivasyon ise milli burjuvazinin oluşturulabilmesi adına sermaye birikiminde devamlılığın sağlanması ve bu amaca uygun kentli öznelliğinin inşa edilmesi olmuştur.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Kavaklidere-Ankara: the Formation of a Residential District During the 1950s(Emerald Group Publishing Ltd, 2015) Resuloglu, Cilga; Ergut, Elvan Altan; Interior Architecture and Environmental DesignThis paper aims to examine the formation of Kayak Were as a 'modern' residential district during the 1950s. Contemporary urbanization brought about changes in various regions of Ankara, among which Kavaklidere emerged as an important location with features that defined a new stage in the development of the identity of the capital city. The construction of houses in this district from the early 1950s onwards was in accordance with new functional requirements resulting from the needs of the contemporary socio-economic context, and exemplified the relationship between architectural approaches and social developments. In line with the rapid urbanization of Ankara throughout the 1950s, daily life in Kavaklidere was transformed, as experienced in the apartment blocks that were the newly constructed sites of modernization. The contemporary transformation of Kavaklidere was apparently formal and spatial, with the modernist architectural approach of the period, i.e. the so-called International Style, beginning to dominate in the shaping of its changing character. Nonetheless, the transformation was not only architectural but also social: the characteristics of this part of the city were then defined by structures like these apartment blocks, which brought modernist design features, together with modern ways of living, into wider public use and appreciation. The paper discusses how the identity of Kavaklidere as a residential district was formed in the context of the mid-twentieth century, when these new residences emerged as pioneering modernist architectural housing, the product of social change, which housed and hence facilitated the 'modern' lifestyle of that time.

