13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Doctoral Thesis Doğal Dil İşleme ile Arapça ve İngilizcede Duygu Analizi(2024) Aljamel, Yousra Alhadı; Turhan, Çiğdem; Topallı, DamlaIn previous research, the Arabic-language emotion text classification received less attention than the English-language emotion text classification. Therefore, this study addresses the problem of emotion analysis in English and Arabic using the supervised machine learning approach. The subsequent steps were followed: data collection, processing, feature extraction, and emotion classification. Three datasets were used, SemEval18: task 1(in two versions), the English and Arabic datasets, and the ArabicNewsHeadline dataset. Seven machine learning algorithms were applied: NB, SVM, KNN, RFC, LGR, QDA, and SGD.Doctoral Thesis Elektrikli Otomobillerdeki Li-ion Bataryaların Termal Davranışının Tahmin Edilmesi(2024) Berbecı, Bernardo Jose Azuaje; Ertan, Hulusi BülentAs the popularity of EVs continues to rise, research efforts on lithium-ion batteries (LIBs) are intensifying. Thermal runaway (TR) in LIBs is a serious concern for the safe operation of these high-energy-density batteries that is yet to be overcome. The EV's battery is a critical component and is considered the most susceptible to failure. If the LIB fails, the EV becomes immobile. Overheating and TR may arise from the operating conditions of the EV, a failure in the cooling system, or malfunctioning faults in some of the LIBs. Predicting TR and warning passengers is critical to mitigating injuries from TR-induced LIB failure in EVs. This thesis work proposes a reliable model to predict voltage variation, heat generation, temperature rise, and the process leading to TR of a LIB under its operating conditions (charging-discharging). Such a model can be used to design battery packs more resilient to TR or assess how a battery pack would perform under hazardous conditions. The approach adopted in this thesis is based on a numerical analysis of a multilayered electrochemical-thermal model of LIB. In this scope, the development of the model (integrating Newman's and Hatchard's models) is first addressed. Tuning the parameters of a LIB for accurate results from this numerical model is presented, as well as the details of the approach in the thesis. Experiments are performed under several LIBs, and their voltage and surface temperature variations are measured under various operating conditions, including TR. Measurements of voltage and temperature for the LIB under test are compared with the numerical predictions obtained from the proposed model. An excellent agreement is observed with the experimental results, proving the accuracy of the proposed approach. Subsequently, two extensive sets of case simulations using the proposed model were conducted to investigate and identify conditions that trigger the onset of TR. The initial set of case simulations assumed a constant operating current condition and open-air ambient temperature. The second set of case simulations considered realistic EV operating conditions, incorporating the ambient temperature of the battery pack to predict LIB's thermal response in the event of a cooling system failure. The approach in this thesis can be configured to give results in a few minutes. The thesis also discusses how the developed approach can be used to create a TR warning during operating conditions or to change the mode of operation of a LIB before a hazard occurs.Doctoral Thesis Bulut Bilişim İçin Bir Enerji Optimizasyon Algoritması(2024) Şereflişan, Oğuzhan; Koyuncu, MuratBu tezde, özellikle enerji tüketimini optimize etmeye odaklanan, konteyner yönetimi için özel olarak uyarlanmış Sanal Makine (VM) tahsisi için kullanılan Best-Fit algoritmasının varyantlarının ve Genetik Algoritmaların (GA'lar) yenilikçi entegrasyonu incelenmektedir. Bulut hizmetlerine olan artan talep, daha enerji verimli veri merkezi yönetim stratejilerinin geliştirilmesini gerektirmiştir. Geleneksel VM tahsis yöntemleri genellikle optimal kaynak kullanımını hedefleseler de artan enerji israfına yol açabilmektedirler. Bu araştırma, verimli bir şekilde kutu paketleme problemlerinde kullanılan ve enerji kullanımını baz alarak genetik algoritmanın seçme işlemi için uyarlanan ve enerji tüketimi odaklı olarak Best-Fit algoritması varyantı ile enerji kullanımına ve gelen iş yüküne göre değişken olan Genetik Algoritma varyantının birlikte uyarlanmasına dayanan, yeni bir yaklaşım önermektedir. Bu yaklaşım Maksimum Kullanıma Dayalı Genetik Algoritma (MUBGA) olarak adlandırılmıştır. MUBGA, VM'leri kaynak kullanımındaki boşlukları minimize etmek için sanal makineleri ve konteynerleri akıllıca tahsis ederken, GA bileşeni, tahsis stratejisini, sürekli olarak değişen yük ve altyapı koşullarına uyum sağlamak üzere evrimleştirir. CloudSim ortamında yapılan bir dizi simülasyon, önerilen modelin enerji verimliliği ve hesaplama yükü açısından standart tahsis stratejilerine karşı performansını değerlendirmiştir. Ayrıca MUBGA, VM yerleştirme ve seçim aşamalarında, daha önce test edilmiş olan İlk Uyan (FF), Çeyrekler Arası Aralık (IQR), Maksimum Korelasyon (MC), Minimum Taşıma Süresi (MMT), Medyan Mutlak Sapma (MAD), Yerel Regresyon (LR) ve Statik Eşik (THR) gibi mevcut algoritmalar ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, MUBGA olarak adlandırılan yeni geliştirilen algoritmanın, Hizmet Seviye Anlaşması (SLA) konusunda hafif bir hizmet kaybı olsa bile, özellikle büyük veri merkezlerinde, belirgin bir enerji tasarrufu sağladığını göstermektedir. Bu çalışma ile gerçek dünya bulut bilişim ortamlarında bu hibrit yaklaşımın potansiyelini ortaya konmaktadır. Bu çalışma, sadece konteyner tahsisinde teorik ilerlemelere katkıda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda veri merkezlerinde enerjiye duyarlı kaynak yönetimi için pratik sonuçlar sunmaktadır.Doctoral Thesis Yapay Zekanın İş İlişkisine Etkileri(2024) Çankaya, Yiğitcan; Başterzi, SüleymanGünümüzde iş hukukunun tartıştığı birçok sorun veya kavram, günlük yaşamımıza olduğu kadar çalışma yaşamına çok katmanlı bir şekilde entegre olmuş, Endüstri 4.0 uygulamaları kapsamında ele alınan yapay zeka nedeniyle gündeme gelmektedir. Bu teknolojilerin çalışma yaşamında kullanılma biçimleri, ortaya çıkan hukuka aykırılıklarda işçinin veya işverenin hukuki veya cezai sorumluluğunun tespitinde belli zorluklar gündeme getirmektedir. Katıldığımız kavramlaştırmaya göre yapay zeka, makine öğrenme ve derin öğrenmeye dayalı olarak, akıl yürütme ve zeka ile ilişkilendirilen bilişsel yeteneklerin, bir bilişim sistemi tarafından kullanılması ve düşünsel bir içerik, tahmin, öneri ya da karar ortaya çıkarmasıdır. Yapay zekanın kullanılma amacı ve bilişsel yeteneklerine göre zayıf veya güçlü yapay zeka; dar, genel veya süper yapay zeka; analitik, insandan ilham alan veya insansı yapay zeka; otonom veya otonom olmayan yapay zeka olarak sınıflandırılması mümkündür. Bu sınıflandırma aynı zamanda yapay zekanın kişiliğe ve kişilik hakkına ya da hukuki ve cezai sorumluluğa sahip olup olmadığı tartışmasında önem taşımaktadır. Yapay zeka alanında genellikle yumuşak hukuk kuralları benimsenmektedir. Türkiye ise 2025'e kadar uygulanacak olan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi haricinde yapay zekaya ilişkin bir hukuk politikası geliştirmemiştir. Yapay zeka iş ilişkilerinde işe alımlarda, iş ilişkisinin devamında ve sona ermesinde kullanılmaktadır. Bu gelişmeler çalışmada algoritmik yönetim ve Hizmet Olarak Yapay Zeka (AIaaS) kavramları içerisinde incelenmektedir. İş ilişkisinin başlangıcında yapay zeka; işe alım ilanları ve aday işçinin bilgilendirmesinde, özgeçmiş ve sosyal medya analizlerinde, görüşme ve test analizlerinde kullanılmaktadır. Bu uygulamalar genel olarak ayrımcılığa yol açmakta ve bunun yaptırımlarına tabi olmaktadır. İş ilişkisinin devamında yapay zeka kullanımı; iş organizasyonunun belirlenmesinde, performans değerlendirme sistemlerinde ve izleme yöntemlerinde gündeme gelmektedir. Bu uygulamaların hukuka aykırı sonuçları ise ayrımcılık, işçinin özel yaşamın gizliliği hakkının ihlali, işçinin kişisel verilerin korunması hakkının ihlali ve çalışma koşullarının uygulanmamasıdır. Son olarak iş ilişkisinin sona ermesinde yapay zeka, fesih sebeplerinin tespiti ve otomatik fesihte kullanılır. Hukuka aykırı fesihler, iş güvencesine tabiiyet ve iş sözleşmesinin türüne göre iş hukuku bakımından farklı hüküm ve sonuçlara tabidir. Türk iş hukukunda yapay zekanın beraberinde getirdiği hukuki sorunları çözümlemek için ise (i) algoritmik ayrımcılığa ilişkin olarak sistemik ayrımcılık yaklaşımı benimsenmeli, (ii) algoritmik yönetime özgülenmiş işyeri kurulları oluşturulmalı, (iii) KVKK md. 11/1(g) hükmü otomatik ve yarı otomatik karar alma süreçlerini içerecek şekilde daha güvenceli hâle getirilmeli ve (iv) işverenin yapay zeka kullanımından doğan sorumluluğu kurutuluş kanıtı getirme imkanı tanıyan kusursuz sorumluluğa veya uygun illiyet bağı karinesi gibi ispat kolaylığı sağlanan kusur sorumluluğuna dayanacak şekilde açık düzenlemeye kavuşturulmalıdır.Doctoral Thesis Uygulanan Politikaların Süt Üretimine Etkisi: Seçilmiş AB Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması(2024) Güncer, Kemal; Omay, TolgaDünya nüfusundaki artışın, gelir artışları ile tarım ürünlerine olan talebi artırması ve tarımsal ürün talebinin bileşiminde değişikliklere yol açması beklenmektedir. Bu büyüyen gıda talebini karşılamak için tarımsal üretimde önemli artışlar gereklidir. Ancak, dünya üzerinde tarımsal üretimde kullanılabilecek arazi miktarının sınırlıdır. Bu durum, tarımda üretim artışları için birim arazide elde edilen üretim miktarının artırılması yani verimlilik artışlarının zorunlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca tarım sektöründe devlet müdahalesi yaygın olarak uygulanmakta ve üretimdeki artışlar makroekonomik politika ve düzenlemelere bağlı kalmaktadır. Tarımsal destek politikalarının verimlilik üzerindeki etkisi desteklerin niteliğine bağlıdır. Verimlilik ölçütleri arasında kısmi faktör verimliliği (KFV) ve toplam faktör verimliliği (TFV) bulunmakta, ancak TFV literatürde daha baskın olarak kullanılmaktadır. Tarım sektöründe çalışan verilerin kalitesi dikkate alındığında geleneksel TFV yaklaşımlarının büyümenin nedenleri hakkında yeterli bilgi sağlamamakta ve büyümenin teknolojik ve kurumsal değişim, tarımsal politika ve tasarım ile ilişkilisini ele almaktadır. Bu nedenle, çalışmada, KFV ve TFV yaklaşımlarının eksikliklerini gidermek ve tarımsal büyüme üzerindeki etkileri analiz etmek amacıyla yeni bir ölçüt olarak birleştirilmiş yaklaşım geliştirilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'deki süt üretiminin belirleyicilerini analiz etmek ve çözümlemek amacıyla 1961-2017 dönemi üzerine odaklanılmış, aynı dönemde, hayvancılık ve süt sektörlerini yoğun şekilde destekleyen Almanya, Fransa ve Hollanda gibi üç Avrupa Birliği ülkesi ile regresyon analizini de içeren karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır.Doctoral Thesis Çağdaş İskoçya Dramasında İskoç Ulusal Kimliği Drama(2024) Abualauan, Thıkra Khalaf Effan; Canlı, Sifat GülsenYirmi birinci yüzyıl, İskoçya'nın gelişen sosyal, politik ve kültürel manzarasını yansıtan, İskoç ulusal kimliğinin değişen doğasına katkıda bulunan önemli değişikliklere tanık oldu. Yirminci yüzyılın son on yılından bu yana, İskoç edebiyatında, özellikle de İskoç oyun yazarlarının İskoçya'nın coğrafyası, manzarası, tarihi ve kültürünün bir rol oynadığı fikrine odaklandığı drama ve tiyatroda, ulusal öz farkındalığın yükselen bir dalgası var. Stephen Greenhorn'un Passing Places, Alistair Beaton'ın Caledonia ve Linda Mclean'ın Glory on Earth adlı eserlerinde refleksif olarak mevcut olan bir kimlik farkındalığı. Üç oyun yazarı, İskoç ulusunun temsili konusunda, büyük ölçüde onun farklılıklarını müzakere etme becerisine ve siyaset ve kültür alanında aldığı etkilere dayanan bir yaklaşım izliyor. Siyasi ve kültürel faillik, coğrafya, tarih, kültür ve geleneksel edebiyat tekniklerine meydan okuyan çeşitli anlatım teknikleri kullanılarak ima ediliyor. Üç metin kendi edebi geleneklerinden ayrılarak iç sınırları aşıyor. İskoç edebiyatında kimlik meselesini ele alırken anlatıları aracılığıyla sınırları genişleten bir ses veya görünürlük ihtiyacını temsil ediyorlar. İskoç ulusal kimliğinin sesi derinlikten çeşitliliğe, esnekliğe ve ayrıcalıklı olmayan yapıya doğru kayıyor. İskoç ulusal kimliğinin farkındalığı, inşası bakımından daha dinamik hale gelmiş, evrilmiş, istikrarsız ve zaman zaman değişime uğramıştır.Doctoral Thesis A Transhumanist and Critical Posthumanist Study of Margaret Atwood’s Oryx and Crake, Jeannette Winterson’s Frankissstein: A Love Story and Richard K. Morgan’s Altered Carbon(2024) Yastıbaş, Gülşah Çınar; Tekin, KuğuThis dissertation aims to study three twenty-first-century dystopian science and speculative fiction, focusing on Margaret Atwood's Oryx and Crake, Frankissstein: A Love Story by Jeanette Winterson and Altered Carbon by Richard K. Morgan within the context of transhumanism and critical posthumanism. By examining the technologies developed to transcend human physical, cognitive and psychological limitations that intersect with transhumanism, as well as the ethical, environmental, and socio-political concerns that intersect with critical posthumanism, this thesis aims to show the inherent conflicts between the techno-optimistic vision of the transhumanist approach and the unprecedented outcomes of such a vision that arise in techno-capitalist societies within the selected novels. The selected novels are analysed to understand the role of technology in shaping human experiences and relationships with other beings, ultimately leading to the redefinition of what it means to be human. This dissertation employs the theoretical frameworks of transhumanism and critical posthumanism, drawing on key proponents such as Julian Huxley, Max More, Nick Bostrom, Donna Haraway, N. Katherine Hayles, and Rosi Braidotti. Through this analysis, the dissertation highlights the power of literature to shape societal perspectives on emerging technologies and provoke critical reflection on the future of humanity. By comparing transhumanism's techno-optimistic vision with posthumanism's critical perspectives, this dissertation underscores the need for a balanced approach to technological progress that considers the broader implications for individuals, society, and the environment. The study ultimately seeks to demonstrate how these literary works reflect and warn against the anxieties associated with human enhancement technologies, offering a nuanced understanding of the potential future of humanity in an age of rapid technological change.Doctoral Thesis Güçlendirilmiş Polimer Kompozitlerin Deneysel ve Sayısal Analizleri(2024) Kabakcı, Gamze Çakır; Aslan, ÖzgürTaze hurda Düşük Yoğunluklu Polietilen (LDPE) ve Poliüretan (PU) esaslı kompozitler, taze hurda kauçuk ve kısa karbon ve cam elyaf takviyeleri ile tasarlanmış olup, bu malzemelerin sertleşme mekanizmaları, mekanik ve fiziksel özellikleri ile mikroyapısal ve kırılma yüzeyi analizi açısından detaylı olarak araştırılmaktadır. Bu kompozitlerin mekanik özellikleri, temel malzeme karakteristikleri hakkında kritik bilgiler toplamak için kapsamlı bir şekilde incelenmektedir. Matris içindeki takviyelerin hacim yüzdesinin belirlenmesinden sonra, takviyelerin sertleşme mekanizmaları üzerindeki etkilerine odaklanılmaktadır; karbon ve cam elyaf takviyeleri kompozitlerin çok işlevselliklerini artırmak için kullanılmaktadır. Genel karakterizasyonların ardından ek testler ve ölçümler yapılmaktadır. Test sonuçları daha sonra ABAQUS/Standard ile sonlu elemanlar analizi (FEA) kullanılarak sayısal olarak yeniden üretilmektedir. Simülasyonlar, farklı boyutlardaki makroyapılar üzerinde farklı rastgele içeriklerle gerçekleştirilerek sayısal sonuçların tutarlılığı doğrulanmaktadır. Rastgele dağılmış içerikler içeren temsilci hacim elemanları (RVE'ler), homojenleştirme için kullanılmakta ve heterojen kompoziti homojen bir malzeme olarak yaklaşık olarak temsil etmek için periyodik sınır koşulları (PBC'ler) kullanılmaktadır. Heterojen kompozitin gerilme-şekil değiştirme tepkisi, temsili hacim elemanları üzerinde ortalama gerilme ve şekil değiştirme tensörleri değerlendirilerek karakterize edilmektedir. Ayrıca, malzeme modeli, örtük doğrusal olmayan sonlu eleman hesaplamaları için bir kullanıcı altrutini (UMAT) olarak uygulanmaktadır. Sayısal sonuçların deneysel sonuçlarla karşılaştırmalı analizi, simülasyon yaklaşımının güvenilirliğini ve doğruluğunu doğrulamaktadır.Doctoral Thesis Women’s Unending Struggle against Patriarchy Represented in Victorian Poetry and Modernist Poetry(2024) Özdemir, Feyza Apaydın; Elbir, Nüket BelginYüzyıllar boyunca kadınlar erkek egemen bir dünyada hayatta kalmaya çalışmışlardır. Bu mücadelelerini dile getirmek ve kadınların basmakalıp tasvirini yıkmak için, edebiyatın en eski biçimi olan şiir genel olarak kadın yazını; kadın dünyasını, kadın ve erkek kültürünü anlatan kadın karaktere kamusal bir ses vererek kadınların arzularını, özlemlerini ve ataerkilliğe karşı isyanlarını ifade etmekte bir araç olarak kullanılmıştır. Bu, Elaine Showalter'ın Kültürel Kadın Eleştirisi Modeli'ndeki yaklaşımına karşılık gelmektedir. Showalter, kadın yazınının işçi, hizmetçi, yazar, ev kadını ve hatta prenses de dahil tüm kadınların ataerkil sisteme karşı çıkışlarının ve eşitlik mücadelelerini dile getirmelerinin bir aracı olduğunu savunur. Eşitlik arayışlarının kadın yazınına nasıl yansıdığını araştıran bu çalışma, kadın yazınının bir 'alt metin' içerdiğini savunur. Çalışma, şiirleri analiz etme aşamasında Showalter'ın teorisine uygun olarak 'alt metin' ve 'vahşi bölge' gibi terimleri kullanmaktadır. Böylece şiirler, kadın kültürü ve kadın yazını arasında bağlantı kurularak analiz edilmekte ve şiirlerde 'alt metnin' nasıl gömülü olduğu vurgulanmaktadır. Bu doğrultuda, tezin ana teması, kadınlar arasında birleştirici işlevi olan kadın kültürünün ve mücadelesinin tasvir edilmesi, kadın şiirinin on dokuzuncu yüzyıldan yirminci yüzyılın ilk on yılına kadar olan tarihsel gelişiminin temsil türleri ve kullandığı şiirsel teknikler açısından incelenmesidir. Çalışma, kadın kültürünün genel kültürün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve toplumsal cinsiyet normlarına meydan okumada önemli bir rol oynadığını, bunun Viktorya dönemi kadın şiirinde keşfedildiğini ve Modernist şiirde toplumsal cinsiyet kavramının genişletilmesi ve modernist tekniklerin kullanılması yoluyla vurgulandığını ortaya koymaktadır. Böylelikle, çalışma on dokuzuncu yüzyıldan yirminci yüzyılın başlarına kadar geçen süre içerisinde kadın şiirinin içerik ve biçim açısından gelişimini göstermiş ve Viktorya dönemi gelenekselciliğinden modernist yaklaşıma geçişin izini sürmüştür. Çalışma ayrıca kadın şairlerin geleneksel cinsiyet normlarını ihlal ettiklerini, kadınlar için biçilen itaatkâr rollere karşı çıktıklarını ve kamusal ve ev içi alanlarda yeni roller ortaya koyduklarını göstermiştir. Böylelikle kadın şairler, kadın geleneğinin ortaya çıkışında kadın yazınının önemine dikkat çekmiş ve şiirin erkeklikle olan güçlü ilişkisini sorgulamışlardır.Doctoral Thesis İnovasyon ve Teknolojinin Ekonomi Politiği(2024) Akanak, Emre; Omay, TolgaTez, G7 ülkeleri ışığında inovasyon ve teknolojinin arka planını anlamaya ve politik ekonomi teorisi, ekonomi teorisi ve ekonomik ilişkiler (üretim ve tüketim ilişkileri) dahil olmak üzere ilgili verilerin analizine odaklanmıştır. 1983'ten 2019'a kadar G7 verileri kullanılmış (ve yararlanılmıştır). Bölüm 1'de 3D geliştirme yolunu oluşturmak için diğer birçok veriden yararlanılmıştır. Analiz, genel olarak patent başvurularının büyümede çok baskın ve anlamlı olmadığını, ancak doğrudan yabancı yatırım, AKIiGSYİH ve diğer ilgili parametrelerin çok önemli olduğunu gösteriyor. Etkin bir piyasa yapısı ve işleyen bir piyasa mekanizmasının da ortaya çıkması kalkınma açısından oldukça önemlidir. Sonuçlar aynı zamanda üniversitelerin Ar-Ge çalışmalarındaki rolünün zayıflamasıyla da ilişkilidir. Temel bulgu, büyüme ile sermaye değişiklikleri arasında ciddi ilişkilerin olduğu ve ayrıca ME'nin oldukça baskın olduğudur. Niteliksel verilerin ve kavramların değerlendirilmesi açısından ME ve büyüme arasında açıkça bir ilişki vardır ancak gelişme için ticarileştirme yeteneği gereklidir. Ar-Ge'nin ticarileştirilmesi, gelişmiş ve işleyen bir finansal sistem ve kurumları gerektirirken, ME'nin ticarileşmesi ve askeri sanayideki Ar-Ge çalışmalarının dönüştürülmesi, gelişmiş hukuk sistemleri aracılığıyla çok köklü mali yapı, finansal kurumlar, sınırlı devlet yapısı ve güçlü kişi ve kuruluşları gerektirir. Açıkçası G7, Dünya Ekonomisinin gelişmiş kısmını temsil ediyor, ancak aynı zamanda sorunlardan biri de, gelişmemiş ülkelerden veri (ve özellikle doğru ve güvenilir veriler) bulmanın mümkün olmaması ve hatta gelişmiş ülkeler için bile birçok verinin sonradan kaydedilmeye başlanmasıdır. 1980'ler. Ancak her ekonominin kendine has koşulları olduğunu, kalkınmanın net bir yolunun bulunmadığını ve her büyümenin kalkınmayı garanti etmediğini görmek mümkündür. Ancak kalkınma için işleyen bir sanayi ve yüksek verimli bir sanayi yapısı gereklidir. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Teknoloji, Kalkınma, Büyüme, Modelleme,

