Search Results

Now showing 1 - 10 of 51
  • Research Project
    Türkiye'de İdari Yargı Hakim ve Savcılarının Hukuk Kültürü
    (2013) Köker, Hüseyin Levent; Özen, Hayriye
    -
  • Research Project
    Benzotellurodiazol Esaslı Yeni Anorganik-organik Melez Elektroaktif Monomerlerin Sentezi
    (2017) Cihaner, Atilla; Işık, Murat; Algı, Fatih
    Bu çalışmada benzotelluradiazol ve benzimidazol birim esaslı altı farklı elektron verici-alıcı- verici (V-A-V) monomerin sentezi, karakterizasyonu ve polimerizasyonu rapor edilmeye çalışılmıştır. Benzotelluradiazol esaslı V-A-V monomerleri başarı ile sentezlenememiş olsada benzimidazole esaslı V-A-V monomerleri başarılı bir biçimde sentezlenmiş, karakterize edilmiş ve elektrokimyasal olarak polimerleştirilmiştir. Benzotiyadiazol ve benzoselenadiazol türevleri gibi, tiyofen ve 3,4-alkilendioksitiyofen elektron verici birimleri ile birleştirilmiş benzimidazole birimleri içeren polimerler 1.50 eV ve 1.57 eV aralığında dar band aralığı değerlerine sahip olup dışarıdan uygulanan potensiyel altında elektrokromik özellikler göstermiştir. Diğer bir taraftan benzotelluradiazol türevleri için daha önceden literatürde rapor edilen sentez reçeteleri bu çalışmadaki benzotelluradiazol esaslı V-A-V monomerlerinin sentezinde çalışmamıştır. Malesef literatürde benzotiyadiazol veya benzoselenadiazol içerikli polimerlerin benzotelluradiazol içerikli polimerlerin dönüşümünde kullanılan sentez reçeteleri monomer ve oligomer sentezlerinde çalışmamıştır. Bunun yanında teorik çalışmalar benzotelluradiazol esaslı V-A-V tipi monomerlerin ve oligomerlerin oda sıcaklığında kararlı bileşikler olduğunu ve diğer elektron alıcı benzerleri ile karşılaştırıldığında daha düşük band aralıklı polimerler verebileceğini göstermiştir. Sonuç olarak benzotelluradiazol esaslı monomerler sentezleyebilmek için bilinen sentez reçetelerinin dışında yeni stratejilerin ve reçetelerin uygulanması gerekmektedir. Bu konu üzerindeki çalışmalar sürmektedir.
  • Research Project
    Finansal Gelişme, Sermaye Birikimi, Verimlilik ve Büyüme: Türkiye Deneyimi
    (2015) İsmihan, Mustafa; Dinçergök, Burcu; Cılasun, Seyit Mümin; Çelik, Eşref Uğur
    -
  • Research Project
    Binükleer Rodyum Komplekslerinin, $[rh_2(b-b)_4l_2] (b-b=ch_3co_2^-, So_4^{2-}, Hpo_4^{2-})$ Elektrokimyasal Özellikleri, Elektron Soğurma Spektrumları ve Elektron Yapıları
    (2003) İşçi, Hüseyin; Özbek, Özge; Önal, M. Ahmet; Yaman, Şeniz Özalp
    Bu çalışmada, çeşitli dirodyum(II,II) kompleksleri, [M2(B-B)4L2]n ve [NH4]n[M2(B-B)4L2] (M= Rh(II); B-B= O2CCH3\", SO42\\ CO32\" ve H2PO4\"; L = CH3OH, H2O), hazırlanmış, komplekslerin elektrokimyasal davranımları ve elektron soğurma spektrumları çalışılmıştır. Yükseltgenme-indirgenme tepe gerilimlerinin değişimleri ile komplekslerin HOMO ve LUMO enerji seviyelerini ilişkilendirebilmek amacıyla çeşitli eksenel ligandları (L = H2O, CH3CN, Cl\", Br\", SCN\"), içeren komplekslerin yükseltgenme tepe gerilimleri dönüşümlü voltametre yöntemi ile ölçülmüştür. Elektron soğurma spektrumlarmın açıklanması da yine elektrokimyasal veriler kullanılarak yapılmıştır. Komplekslerin sabit potansiyel elektrolizleri çeşitli çözücüler içinde yapılmış ve ürünlerin oluşumları elektroliz sırasında UV-Vis spektrofotometre kullanılarak izlenmiştir.
  • Research Project
  • Research Project
    Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri
    (2017) Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Tamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.
  • Research Project
    Çok Fonksiyonlu Fotokatalitik Nanokompozit Malzemelerin Hazırlanması, Hidrojen Eldesinde ve Çevre Islahında Kullanımı
    (2017) Yapıcı, Murat Kaya
    Gittikçe kirlenen çevre ve enerji rezervlerinin sınırlı olması nedeniyle, çevre ıslahı ve enerji üretimi için yüksek verimli yenilenebilir teknolojilerin, yeşil enerji kaynaklarının ve çevre dostu yöntemlerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Türkiye tekstil üretiminde söz sahibi bir ülkedir. Ancak tekstil endüstrilerinden çok miktarda boya içeren yaygın atıksu tahliyesi, biyobozunur olmamaları, toksik olmaları ve potansiyel karsinojenisite sebebiyle çevre ve ekosistem için büyük bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Bu nedenle etkili arıtma yöntemlerinin bulunması ve bu yöntemleri kullanan tesislerin yaygılaştırılması gerekmektedir. Atık suyun tahliyesi ile ilgili katı uluslararası yönetmelik ve standartlar, güneş enerjisi kullanarak ışıl bozunma yöntemi ile atık sulardaki organik atıkların parçalanması için etkin, toksik olmayan, düşük maliyetli etkin fotokatalitik malzemelerin geliştirilmesini öne çıkarmıştır. Nano yapıdaki titanyum dioksit (nano-TiO2), diğer fotokatalizörlerle kıyaslandığında, kolay oksitlenmesi, toksik olmaması ve uzun süreli fotokararlılık göstermesi gibi pekçok avantaja sahiptir. Ancak, titanyum dioksitin de düşük kuantum verimi ve fotokatalitik etkinlik, görünür bölgedeki ışıkla etkileşememesi gibi sorunları vardır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için çalışmalar titanyum dioksitin, üzerine soy metal biriktirilmesi,iyon ile katkılanması, başka bir metal oksit ile harmanlaması, boya ile yüzeyinin ışığa duyarlı hale getirmesi ve polimer ile birleştirilmesi gibi bazı stratejiler üzerine odaklanmıştır. Üzerinde önemle durulan bir diğer konu da katalizörün geri kazanılması ve yeniden kullanılabilmesidir. Pek çok heterojen sistem katalizörün geri kazanımı için bir süzme ya da santrifüj basamağını gerektirir. Ancak manyetik olarak desteklenmiş katalizörler, desteğin manyetik karakterine bağlı olarak harici bir mıknatıs yardımı ile geri kazanılabilir. Böylece bahsedilen ayırma adımlarına ihtiyaç duyulmadan dikkate değer bir katalizör geri kazanımı sağlanır ve katalizör sonradan başka bir döngüde tekrar kullanılabilir. Bu çalışmada, ultraviyole (UV) ve görünür bölge (Vis) ışık kaynağı kullanarak fotokatalitik bozunma yolu ile, aynı anda hem endüstri kaynaklı atık sularda bulunan uçucu organik bileşiklerden (VOCs) H2 üretmek hem de yine atık sularda bulunan organik boyaların giderimi ile çevre ıslahı sağlamak için çok işlevli organik-inorganik nanokompozit fotokatalizörlerin geliştirilmesi planlanmıştır. Bu amaçla, yüksek fotokatalitik aktiviteye sahip, yeni, manyetik olarak geri kazanılabilir, poli(3,4- etilendioksitiyofen) (PEDOT) ve soy metal (Ag, Au ve Pd) nanoparçacıklarla modifiye edilmiş titanium bazlı (TiO2) nanokompozitler (CoFe2O4@SiO2-PEDOTTiO2/ M, (M=Ag, Au, Pd, AgAu, AgPd, AuPd)) üretilmiştir. Nanokompozitlerin fotokatalitik özelliklerinin, TiO2 nanopartikülleri, soy metal nanoparçacıkları ve PEDOT yüklemesi ile sinerjik olarak etkileşiminin katalitik aktiviteye etkisi incelenmiştir. Bunun yanında manyetik silika kaplı kobalt ferrit (CoFe2O4@SiO2) nanoparçacıkların nanokompozit yapıya eklenmesiyle, sıvı fazdan ayrılması ve yeniden kullanılması işleminin harici bir mıknatıs kullanılarak yapılabilmesi sağlanmıştır. Hazırlanan nanokompozitlerin kompozisyonu, yapısı, morfolojisi ve optik özellikleri TEM, HR-TEM, STEM, FE-SEM, ICP-OES, parçacık boyutu dağılımı (Zeta sizer), titreşen örnek magnetometresi (VSM) ve UV-Vis kullanılarak incelenmiştir. Hazırlanan katalizörlerin karşılaştırmalı fotokatalitik etkinliği, farklı ışık kaynakları (UV,Vis,) altında araştırılmıştır. Uçucu organik moleküllerden (VOCs) fotokatalitik olarak bozunma ile H2 eldesi çalışmalarında oldukça düşük toksititeye sahip, kolay buharlaşabilen etanol model kirlilik olarak seçilmiştir. Üretilen katalizörlerin fotokatalitik olarak organik boya parçalamadaki etkinliğini tespit etmek için metilen mavisi (MB) kullanılmıştır.
  • Research Project
    Cerrahi Aletlerle Yönlendirilebilen Robot Yardımlı Endoskop Kontrol Sistemi (neuroboscope)
    (2018) Berker, Mustafa; Işıkay, Ahmet İlkay; Çağıltay, Nergiz
    NeuRoboScope Projesi ile hipofiz bezinden kaynaklanan tümörlerin minimal invaziv cerrahisi sırasında, bu islemde kullanılan görüntüleme aracını (endoskop) cerrahın istedigi sekilde yönlendirilmesine yarayan özel bir robotik sistem gelistirmesi amaçlanmıstır. Ameliyatı gerçeklestiren cerrahın -biri endoskop olmak üzere- üç adet ameliyat aletini aynı anda kullanması hedeflenmistir. Önerilen sistemde, giyilebilir bir ana kumanda sistemi ile cerrahın el hareketleri istedigi anda algılanarak ve uygun bir sekilde islenerek endoskopu yönlendiren robot kola hareket bilgisini ulastırması amaçlanmıstır. Bu sayede, cerrah iki eliyle farklı cerrahi aletleri kullanırken ameliyat boyunca istedigi zaman operasyona ara vermeden endoskopu yönlendirebilmesi hedeflenmistir. Bu kritik ameliyat için, cerrahi operasyonun performansının ve verimliliginin arttırılması ve ameliyat süresinin kısalması önemlidir. Bu amaca ulasmak için robotik ameliyat sisteminin gereksinimleri cerrah ekibi ile yapılan ön-prototip testleri ve toplantılarla belirlenmis; robot sisteminin mekanik, elektronik ve yazılımsal tasarımları gerçeklesitirilmis; tasarım dogrulama gerek bilesenler üzerinde gerekse alt-sistemler için yapılmıs; ilk nesil prototipler üretilip üzerlerinde yapılan testler neticesinde tasarım degisiklikleri islenerek ikinci nesil prototipler üretilmis; simülatör ve kafatası maketi üzerinde gelistirilen sistemin performansı ve kullanılabilirligi test edilmistir. Cerrahla robotun aynı anda hasta üzerinde ameliyatı gerçeklestirdigi ve cerrahın gerekli gördügü durumlarda robot ile fiziksel etkilesime geçerek beraber çalıstıgı bu sistem, ameliyat robotu sınıflandırmasında isbirlikçi ameliyat robotu olarak yeni bir kategoriye yerlesmistir.